TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
10 results
Search Results
Article Çocuk Yazınındaki Dilsel ve Dil Ötesi Normlar Bağamında Felaket Henry Serisinin Türkçeye Çevirileri(2010) Kansu Yetkiner, Neslihan; Yetkiner, Neslihan KansuÇocuk yazını, çocukların okuma becerilerini geliştiren bir unsur olmaktan öte, belli bir dünya görüşünü, kabul gören değer yargılarını, davranış biçimlerini, dilbilimsel yapıları açık veya örtük bir biçimde iletmesi, yayması ve pekiştirmesi açısından önemli bir araçtır. Çocuk yazını çevirilerindeki dil denetimi bir başka dilde ve kültürdeki erek okura aktarım sırasında metnin dil düzeyinde zorluk-basitlik, kesit dil, ölçünlü-ölçünsüz dil kullanımı gibi dilbilimsel tercihlerin yapılması ile kendini gösterir. Değer yargıları ve normlar dikkate alındığında ise erek kültürün süzgecine takılabilecek öğelerin belirlenmesi, ayıklanması ve metnin buna göre yeniden düzenlenmesi gibi bir dizi karar çeviri sürecine dâhil olmaktadır. Bu çalışmanın iki temel amacı vardır: (i) çocuk yazını çevirileri çerçevesinde kaynak kültürün değer yargıları ve davranış biçimleri ile dilbilimsel normlarının erek kültürde "çocuklar için uygunluk" prensibiyle alımlanışını sorgulayan çeviri sürecini alanyazında incelemek (ii) kaynak kültürde kodlanan davranış biçimi', sunulan değerler ve dilbilimsel normların erek kültürde izini sürerek alınan çeviri kararlarını belirlemek. Bu bağlamda, Felaket Henry" serisi olarak Türkçeye çevrilen 14 kitap içinde yer alan 56 öykü, İngilizce asıllarıyla karşılaştırılarak dilsel ve dil ötesi normlar temelinde çevirmen kararlarını etkileyen etkenler göz önüne alınarak incelenmiştir. 23 dile çevrilen Felaket Henry, aykırı, hınzır, alışılmışın dışında bir karakter çizdiği, kötü örnekler oluşturduğu ve uygun olmayan dil kullanımı ve etkileşim biçimleri sergilediği için çeviri çalışmaları için verimli bir malzeme sunmaktadır. Çözümlemeler sonunda, dil ötesi normlar temel alındığında Felaket Henry serisinin çevirilerinde olay örgüsü, karakterler, davranış biçimleri gibi konularda kimi anlatımların yumuşatıldığı, uygunsuz davranış biçimlerinin daha dolaylı olarak ifade edildiği gözlenmiştir. Çeviri edimini sınırlayan ve çevirmeni zorlayan sorunların temel olarak dilbilimsel normlar ve iki dil arasındaki yapı farklılıklarından kaynaklandığı belirlenmiştir.Article Sözlü Çeviride Kip Kaydırmalarına Dizgeci İşlevsel Dilbilgisi Çerçevesinde Bütünce Temelli Bir Yaklaşım(2014) Yavuz, Yasemin; Oktar, Lütfiye; Özgen, Murat; Kansu Yetkiner, Neslihan; Yetkiner, Neslihan KansuBu çalışmanın temel amacı Hallidayin (Halliday, 1994; Halliday ve Matthiesen, 2004) Dizgeci İşlevsel Dilbilgisi (DİD) modeli çerçevesinde sözlü çeviri öğrencileri tarafından oluşturulan sözlü çeviri metinlerindeki kip kaydırmalarını çeviri türü, yönlülük ve metin türü açısından karşılaştırmalı olarak incelemektir. İkinci olarak söz konusu kaydırmaların durum bağlamı ve söylem-anlambilimsel düzeyde yol açtığı değişikleri irdelemek ve kip dizgesi kaydırmalarının çevirilim çalışmaları ve çeviri eğitimine olası etkilerini saptamaktır. 232 sözlü çeviri ses kaydı verisine dayanan bütünce bulguları, kip dizgesindeki kaydırmaların basit bir dilbilgisel tercih değişikliği olmayıp söylem yapısını, amacını dolayısıyla işlevini değiştiren bir işlev kaydırması olduğunu ortaya koymakta, DİD modelinin tanımladığı takip edilebilir dizge içinde çeviri eğitimine katkısını ele almaktadır.Article Yazılı Metinden Sözlü Çeviride Akıcısızlık ve Duraklar: Öğrenci Odaklı Bütünce Temelli Bir Yaklaşım(2015) Oktar, Lütfiye; Kansu Yetkiner, Neslihan; Özgen, Murat; Yavuz, Yasemin; Yetkiner, Neslihan KansuBu çalışma, öğrenci odaklı bütünce temelli bir yaklaşımla, yazılı metinden sözlü çeviri esnasındaki öğrenci performanslarında görülen akıcısızlığın takibinin alımlama, üretim, planlama ve aktarım gibi çeviriye ilişkin bilişsel süreçlere yönelik olarak önemli bilgiler sunduğu fikrine dayanmaktadır. Çalışmamızın temel amacı, öğrenci çevirilerinde akıcısızlık türlerinden biri sayılan durak sıklığının, öğrencilerin çeviri sürelerine etkisini ve bu olgunun hangi sözdizimsel yapılarda eşleştiğini yönlülük (İngilizce-Türkçe ve Türkçe- İngilizce) ve metin türü (bilgilendirici ve anlatımsal metinler) parametreleri bağlamında çözümlemektir. Bir başka deyişle, boş ve dolu duraklarla yordanan yazılı metinden sözlü çeviri edimi sırasında öğrencilerin yaşadığı sorunların hangi sözdizimsel yapılar üzerinde oluştuğunu bilişsel olarak ortaya koymak için, durak sıklığı, çeviri süresi ve yantümce-durak ilişkisinin istatistiksel çözümlemeleri yapılmıştır. Öğrenci odaklı bütünce temelli bu çalışmanın veri tabanını İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümünde son sınıfa devam eden 20 öğrencinin toplam 80 yazılı metinden sözlü çeviri ses kaydı oluşturmaktadır. Araştırma bulgularımız, her iki metin türünde de Türkçeden İngilizceye çeviri yönünde İngilizceden Türkçeye kıyasla daha fazla durak olduğunu ve bu durumun doğal olarak daha uzun çeviri süresine yol açtığını ortaya koymuştur. Durak sıklığına metin türü açısından bakılacak olursa, daha fazla bilgi yoğunluğuna sahip olan bilgilendirici metinlerde, anlatımsal metinlerle karşılaştırıldığında daha sık olarak durak kullanımı olduğu görülmektedir. Her iki metin türü ve çeviri yönü açısından, bir üretim ve/veya aktarım sorununun boş veya dolu durak şeklinde gözlendiği sözdizimsel yapılar ad ve sıfat yantümceleri olarak belirlenmiştir. Hem eksiklikleri ve sorunları teşhis etmeye hem de bunlara görgül çözümler bulmaya yardımcı olabilecek araştırma bulgularımız, yazılı metinden sözlü çeviri kapsamında daha etkin eğitim ve öğretim bilişsel süreçlerine ışık tutacak veriler sunmaktadır.Article Skopos Kuramı Bağlamında Öğrenci Odaklı Bütünce Temelli Bir Uygulama(2016) Kansu Yetkiner, Neslihan; Avşaroğlu, Merve; Yetkiner, Neslihan KansuSkopos Kuramı, çeviri kararlarını tamamen metin düzeyinde sınayan dilbilimsel yaklaşımlardan bir ayrılışı temsil etmesi nedeniyle çeviri alanında bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. Hans Vermeer'in ilk olarak 1970'li yıllarda geliştirdiği bu erek kültür odaklı kuramın temel varsayımı, çevirinin bir eylem olarak kabul edilmesinden ötürü belirli bir amaca, yani skoposa hizmet ettiğidir. Bu kuram, çevirmenin, erek kültür, erek metin okuru, erek metnin erek kültür içindeki yeni bağlamı, çeviri edimindeki taraflar, söz konusu taraflar arasındaki ilişkiler gibi birçok dinamiği göz önünde bulundurarak çeviri sürecinde bir karar alma mekanizması geliştirmesi gerektiğini öngörmektedir. Çeviri tarihinde yer alan kendisinden önceki yaklaşımlara kıyasla, çevirmenin hareket alanında esneklik sağlayan Skopos Kuramı, çevirmenin karar alma sürecine ışık tutacak somut yöntem ve prensipler sunmadığı ve dolayısıyla, çeviri edimi her seferinde farklı değişkenlerle karşımıza çıktığı için eleştiri almıştır. Kaynak metinden tamamen farklı bir erek metnin oluşturulması, Skopos Kuramı çerçevesinde çeviri stratejilerinin tanımlanmasındaki belirsizlikten ve skopos temelli yaklaşım kapsamında mümkün olan esneklikten kaynaklanabilmektedir. Özellikle çeviri eğitiminde sınırları ve kuralları tam belirlenmemiş olan Skopos Kuramı, erek metne yansıtılacak kaynak metin öğelerinin seçimi ve sunumuna ilişkin karar verme ve gerekçelendirme konusunda çeviri öğrencileri için ciddi bir belirsizlik alanını temsil etmektedir. Öğrenci odaklı bütünce temelli bu çalışma, skoposla ilgili eğitsel uygulamalarda kaynak metnin ve erek metnin konumunu, çevirmenin ve diğer tarafların tutumunu ve duruşunu belirlemede gerçek yaşamla örtüşen senaryolar eşliğinde çalışılması gerektiği önerisini getirmektedir. Çalışmada, İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Mütercim-Tercümanlık Bölümü'ne devam eden ve bir yarıyıl boyunca Çeviri Kuramı dersine katılan 87 üçüncü sınıf öğrencisinin Edwin Morgan'ın "The Subway Piranhas" şiirine yönelik final sınavı sorusuna verdikleri yanıtların niceliksel ve niteliksel çözümlemesi yapılmaktadır. Araştırma bulgularımız, öğrencilerin tarafları, sorunları ve ihtiyaçları belirlemesine karşın, çeviri sürecinde hareket alanlarının sınırlarını belirlemede ve karar alma mekanizmasını nedenselleştirmede sorun yaşadıklarını ortaya koymaktadır.Article A Learner Corpus-Based Approach To Explicitation in Interpreting Studies(2016) Kansu Yetkiner, Neslihan; Özgen, Murat; Yavuz, Yasemin; Oktar, Lütfiye; Yetkiner, Neslihan KansuBu çalışmanın temel amacı, Halliday'in (Halliday, 1994; Halliday ve Matthiesen, 2004) Dizgeci İşlevsel Dilbilgisi (DİD) modeli çerçevesinde belirtikleştirme odaklı sözlü çeviri sürecine ışık tutmaktır. Kaynak metin ve erek metinlerin karşılaştırılması temelinde 232 öğrenci performansındaki belirtikleştirmeye ilişkin çeviri davranışları, çeviri türü (andaş, ardıl ve yazılı metinden sözlü çeviriler), yönlülük (İng-Tr ve Tr-İng) ve metin türü (Bilgilendirici ve anlatımsal metinler) parametreleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Araştırmanın odak noktasını, adlaştırma yapılarının incelenmesi yoluyla 20 dördüncü sınıf mütercim tercümanlık öğrencisinin sözlü çeviri ses kaydı verisine dayanan performanslarındaki dilbilgisel eğretilemelerden uzaklaşma örüntülerinin, bir başka deyişle, belirtik eşleşik yapıların değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Ses kayıtlarına temel oluşturan metinler, İngilizce Türkçe olarak üretilmiş, benzer içeriklere sahip 12 farklı metinden oluşmaktadır. Anlatımsal metinleri oluşturan 6 farklı politik konuşma metni 3 İngilizce ve 3 Türkçe) zamanın dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Amerika Başkanı Barack Obama'nın seçim konuşmalarından alınmıştır. Enflasyon ve işsizlik konulu 6 bilgilendirici metin ise benzer sayıda eğretilemeli yapıları oluşturmak üzere özgün metinlerde değişiklik yapılarak üretilmiştir. Çalışma, İngilizce-Türkçe dil çifti söz konusu olduğunda Evrensel Çeviri Öğeleri kapsamında yer alan belirtikleştirme varsayımınının aksine, belirlenen parametrelere duyarlı bulgular ortaya koymuştur. Öğrenci odaklı bütünce, İngilizceden Türkçeye bilgilendirici metinlerin çevirisinde çeviri türüne bakılmaksızın adlaştırma yani, dilbilgisel eğretileme eğilimi olduğunu, Türkçeden İngilizceye anlatımsal metinlerin çevirisinde ise yönlülüğün belirleyici bir belirtikleştirme faktörü olduğunu ortaya koymuştur. Bilgilendirici metinlerin İngilizceden Türkçeye çevirilerinde tüm sözlü çeviri türleri için dilbilgisel eğretileme yoğunluğu dolayısıyla, belirtikleştirmeden uzaklaşma ortak bir örüntü olarak görülmektedir. Genel olarak anlatımsal metinlere bakıldığında ise, çeviri türü ve yönlülük parametrelerine bakılmaksızın öğrenci deneklerin özgün metinlerle karşılaştırıldığında çeviri metinlerde yoğun belirtikleştirme yaptıkları görülmektedir. Hiç şüphe yok ki, bu çalışma kapsamında yer alan üç farklı çeviri türüne ilişkin farklı performanslar, özellikle süreç yönetimi ve zaman kısıtı açısından büyük farklılıklar gösteren bu farklı çeviri türlerinin kendilerine has doğasından kaynaklanmaktadır. Bu bakımdan, konuşmacının belirlediği hız ayarı ve zaman kısıtı düşünüldüğünde, adlaştırmadan uzaklaşma yoluyla yapılan belirtikleştirme, kaynak metindeki karmaşık sözlükdilbilgisel yükü hafifletmek açısından öğrencilere yardımcı olabilir. Ayrıca, öğrenci çevirilerinden oluşan bu bütüncenin sunduğu bulgular, örtüklük ve belirtiklik dereceleri açısından söylem oluşturma stratejilerinde bir farkındalık yaratırken, uygun sözlükdilbilgisel yeniden bağlamlaştırmanın ve üzerinde çalışılan iki dil çifti arasındaki olası dilbilimsel zorlukların altını çizmektedir. Problem çözme tekniklerini somut bir biçimde ortaya koyan çeviri süreçlerini aydınlatmak, soyut ve karmaşık anlambilimsel yapıların takip edilebilir ve tanımlanabilir birimlere dönüştürülerek çözümlenmesine olanak sağlayan pedagojik bir boyut yaratmaktadır.Research Project Çeviri Çalışmalarına Ekoeleştirel Bakış: (yeniden) Çeviri Yoluyla Çeviri Çocuk Edebiyatında “çevre Okuryazarlığına” Artsüremli Betimleyici Bir Yaklaşım(2017) Tufan, Osman; Uysal, Elifnur; Yavuz, Yasemin; Avşaroğlu, Merve; Duman, Derya; Kansu Yetkiner, Neslihan; Yetkiner, Neslihan KansuÇeviri çocuk edebiyatı ile çevre odaklı karşılaştırmalı çalışmaları kültürlerarası bir bakış açısıyla birleştiren sınırlı sayıdaki yaklaşımları göz önüne alarak, bu çalışma artsüremli Betimleyici Çeviri Çalışmaları çerçevesinde çocuk kitaplarının yeniden çevirilerinde çevre okuryazarlığı aktarımlarını ve buna ilişkin çeviri davranışlarını metin ve yan metin çözümlemeleriyle betimlemek ve çözümlemek üzere tasarlanmıştır. Ölçülebilir ve takip edilebilir parametrelerle çevre okuryazarlığının aktarımını gözlemlemek için alanyazında var olan tanımlar ve sınıflamalar taranmış, Roth’un (1992) çevre okuryazarlığı çerçevesi uyarlanıp üzerinde değişiklikler yapılarak bu proje için bir ölçek oluşturulmuştur (ÇEMÇOK: Çeviri Metinlerde Çevre Okuryazarlığı ölçeği). Bu proje kapsamında orijinal dili İngilizce olan toplam 10 farklı çocuk edebiyatı romanının 1929 (harf devriminden sonra) ve 2013 yılları arasında İngilizceden Türkçeye aktarılan toplam 104 yeniden çevirisi incelenmiştir. Bir diğer deyişle, bu proje kapsamında, Betimleyici Çeviri Çalışmaları içinde artsüremli bir yaklaşımla, proje için oluşturulan ölçek (ÇEMÇOK) çerçevesinde ve üç değişkeni (eşdeğerlik, süreç ve çevirmen değişkeni) temel alan bir araştırma deseni içinde İngilizceden Türkçeye yapılan çocuk edebiyatı çeviri romanlarında çevre okuryazarlığı düzeylerini (nominal ve içerik çevre okuryazarlığı) özgün ve çeviri metinleri karşılaştırarak belirlemek, sınıflandırmak, çeviri yöntemlerini tespit etmek ve diller/kültürler arasındaki çevre okuryazarlığı aktarımının gerçekleşip gerçekleşmediğini ölçülebilir parametrelerle saptamak temel hedef olarak belirlenmiştirArticle Çevirmen Neredesin? Çocuk Edebiyatı Yanmetinlerinde Çevirmenin Kılıcı Rolü ve Görünürlüğüne Artsüremli Bir Yaklaşım: 1929-2013(2018) Duman, Derya; Kansu Yetkiner, Neslihan; Avşaroğlu, Merve; Yetkiner, Neslihan KansuBir TÜBİTAK projesinin parçası olan bu çalışmada, Betimleyici Çeviri Çalışmaları çerçevesinde 19. yüzyılsonu veya 20.yüzyıl başlarında yazılmış 10 İngilizce çocuk klasiğinin 1928 harf devrimi sonrasındanbaşlayarak 1929-2013 yılları arasında basılan 94 yeniden çevirisi, yan metinler açısından, özellikle çevir-men görünürlüğünün ve çevirmenin kılıcı rolünün tarihsel değişimine vurgu yaparak, artsüremli olarakincelenmiştir. Çalışmanın temel savı, yanmetinlerin çevirmen ve yayınevi gibi çeviri çalışmalarının diğeraktörlerine aktarım yükü ve kaynak metnin iletisine ve genel söylemine müdahale etmede özel bir alansunduğudur. Çözümlemelerin birinci aşamasında, süreç, ürün ve kılıcı açısından belirleyici olan yanme-tin çözümlemelerinde, öncelikle 94 çeviri kitaptaki yayınevi ve yazar bilgisi, önsöz/sunu, dipnot/çevir-menin notu, son/ek materyal ve arka kapak tanıtım yazıları gibi yan metinsel öğeler taranarak geneldağılımı incelenmiştir. Ardından, çeviri çalışmalarındaki güç ilişkileri konusunda önemli ipuçları verenön kapakta, çevirmen görünürlüğü, yani kılıcı çevirmenin diğer kılıcılar tarafından (yayınevi, özgünyazar) tanınır ve görünür kılınıp kılınmadığı, 1929-1960, 1961-1980 ve 1981-2013 dönemlerine ayrılanüç tarihsel süreç temelinde artsüremli olarak ele alınmış ve yorumlanmıştır. Çözümlemelerin üçüncüaşamasında, Ç.N. ve dipnotların çevirmen görünürlüğüne, çeviri süreci denetimine ve kültürlerarasıaktarım dinamiklerine ilişkin oluşturduğu ipuçları, yine belirtilen üç tarihsel dönemde artsüremli olarakincelenmiş ve yorumlanmıştır. Belirtilen üç döneme yayılan süreçte elde edilen bulgular, çevirmenin önkapaktaki görünürlüğünün ve Ç.N./dipnot kullanımının geçmişten günümüze doğru giderek arttığını ortaya koymuştur. Artan görünürlük ve kılıcı rolüne ilişkin bu görünüm, Türkiye’nin yaşadığı sosyo-poli-tik, ekonomik ve ideolojik deneyimlerle bağlantılandırılarak ele alınmıştır. Tarihsel süreç içinde Ç.N. vedipnotların giderek artması, kültürlerarası aktarımın değişen doğasını, kültürel özelliklerin giderek belir-gin bir çeşitliliğe doğru kaydığını ve çevirmenin görünür kılındığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, tarihselsüreçte giderek artan sayıdaki dipnotlar, kültürlerarası alımlamadaki farklı normların ve erek kültüreyabancı öğelerin belirginleştirilerek sunulduğunun da altını çizerek, değişen çocuk eğitimi, okuma veçeviri normlarına yönelik ipuçları sunmaktadır. Çevirmenin ön kapakta giderek daha çok yer alması, birkılıcı olarak metin denetimindeki rolünün arttığını ve etkin bir kılıcı olarak kabul gördüğünü göstermekte-dir. Özellikle 2000’li yıllarda değişen piyasa koşulları ve buna bağlı olarak evrilen sosyo-kültürel ve politikparadigmalar, bu tür uygulamalarda alana çeşitlilik getirmiştir.Article Erken Cumhuriyet Döneminden Günümüze Çocuk Edebiyatındaki Çevre Odaklı Kültürel Sözcüklerin Çevirisine Niceliksel Bir Yaklaşım(2018) Yavuz, Yasemin; Duman, Derya; Kansu Yetkiner, Neslihan; Avşaroğlu, Merve; Yetkiner, Neslihan KansuBetimleyici Çeviribilim temelli bu çalışmanın amacı, kültüre özgü bir ögeolarak değerlendirilen çevre/doğa bilgisi içeren sözcüklerin kültürlerarasıaktarımı sırasında geliştirilen çeviri yöntemlerinin dağılımlarını nicelikselverilerle tarihsel olarak belirlemek ve kültür ögelerinin çevrilmesi açısındançocuk edebiyatı kapsamında öncül bir yöntem haritası oluşturmaktır.Çalışmanın veri tabanını doğada serüven, insan-doğa mücadelesi, insan-hayvan dostluğu temalı, özgün dili İngilizce olan 10 çocuk klasiği ve bueserlerin 1929-2013 yıllarında basılan 48 yeniden çevirisi oluşturmaktadır.Çalışmamızın bulguları, erken Cumhuriyet döneminde en fazla sözcüğüsözcüğüne çeviri yönteminin kullanıldığını; daha sonraki dönemlerde çevirisürecine egemen olan yöntemlerin sırasıyla yerlileştirme, sözcüğü sözcüğüneçeviri ve yabancılaştırma olduğunu ortaya koymuştur. Sonuçlar, tarihselsüreçte ülkenin sosyo-kültürel ve politik koşullarıyla bağdaştırılarakincelenmiştir.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Intralingual Translation and Paratext: a Centennial Chase of Tevfik Fikret's Sermin(Ahmet Yesevi Univ, 2015) Kansu Yetkiner, Neslihan; Yetkin Karakoç, Nihal; Karakoç, Nihal Yetkin; Yetkiner, Neslihan KansuThe limited number of studies on intralingual translations reveals that the act of intralingual translation is named with different wording in the analysis of intralingual translations made from Ottoman into Turkish, and there is no agreement on its definition. The aim of this descriptive study is to shed light on the interventions made on diachronic intralingual translations both on intralingual and paratextual contexts and to follow the adventure of modernization through 30 different versions of Sermin (1914) by Tevfik Fikret, which constitutes one of the first children's poem books in the Turkish children's literature. The scrutiny of the intralingual translation strategies indicates that the apparent language modernization taking into account current linguistic features is not made on lexical and structure bases only, as the publishing house policies, pedagogical and ideological concerns have also a manipulative effect through paratextual elements in this process.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Intermodal and Intermedial Translation of Songs in Stage and Film Musicals: Application of an Integrated Approach in Turkish Context(Istanbul Univ, Fac Letters, 2022-05-17) Kansu Yetkiner, Neslihan; Sahin, Mehmet; Kansu-Yetkiner, Neslihan; Yetkiner, Neslihan KansuEngaging with a spectrum of intermodal and intermedial translation, the primary aim of this study is to present and apply a holistic multimodal approach to song translation through which the interaction of the potential meaning of semiotic resources can be considered as a composite and indivisible whole. The focus of this study is Fiddler on the Roof, chosen because it has been translated for both stage and film musicals in Turkiye. With this purpose, we adopted a triple model which operationalized Halliday's Systemic Functional Grammar (SFG), Kress and van Leeuwen's integrated approach by combining textual and visual grammar, and Leeuwen's (1999) framework of musical analysis. Our historical approach to the Turkish musical landscape proposes that translation strategies for songs in film musicals reflect a consistent pattern of choice (mainly mixed translation) arising from state-monopolized TV impositions; while in contrast, for stage musicals, the wider range of translation strategies shed light on fluctuations in multi-semiotic popular arts entertainment, caused by ideologically- and economically-driven practices. Our in-depth multimodal analysis revealed that an integrated approach can bring to the surface the potential density of interacting semiosis in the performative and narrative dimensions of musicals. These new dimensions, enabled through a multimodal analysis, require new skills, knowledge and literacies, thus, expanding the boundaries of translation studies.
