Gürsoy, A. Özgür
Loading...
Profile URL
Name Variants
Gürsoy, Ö.
Gürsoy, Özgür
Gürsoy, Ali Özgür
Gursoy, A. Ozgur
Gürsoy, Özgür
Gürsoy, Ali Özgür
Gursoy, A. Ozgur
Job Title
Email Address
ozgur.gursoy@ieu.edu.tr
Main Affiliation
04.02. New Media and Communication
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
4
QUALITY EDUCATION

0
Research Products
5
GENDER EQUALITY

0
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

0
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

0
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

0
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

0
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

0
Research Products

Documents
3
Citations
1
h-index
1

Documents
5
Citations
1

Scholarly Output
15
Articles
14
Views / Downloads
34/32
Supervised MSc Theses
1
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
3
Scopus Citation Count
2
WoS h-index
1
Scopus h-index
1
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.20
Scopus Citations per Publication
0.13
Open Access Source
10
Supervised Theses
1
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi | 2 |
| Contınental Phılosophy Revıew | 1 |
| Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi | 1 |
| Extrapolation | 1 |
| FLSF (Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi) | 1 |
Current Page: 1 / 3
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 15
Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Unconscious Reasons: Habermas, Foucault, and Psychoanalysis(Springer, 2019) Gürsoy, A. ÖzgürThe Habermas-Foucault debate, despite the excellent commentary it has generated, has the standing of an unfinished project' precisely because it occasions the interrogation of the fundamental categories of modernity, and because the lingering sense of anxiety, which continues to remain after arguments and counter-arguments, demands new interpretations. Here, I advance the claim that what gives Habermas's criticisms of Foucault's histories and theoretical formulations their bite is the categorial distinction he maintains between facts and rights, and by extension, between causes and reasons. The Kantian distinction between de jure (in principle) validity and de facto (factual) effectivity underwrites the categorial distinction between both norms/facts' and reasons/causes' conceptual pairs, which distinction, in turn, is reinforced by a picture of the natural world as matter in motion and human agency as self-determination. I want to claim that Foucault's work enacts a critique of Habermas not by evading the problem of justification but by undermining the very distinctions Habermas needs to maintain the universal and necessary status of communicative rationality. Drawing on Jonathan Lear's discussion of reasons and causes in relation to the unconscious, I claim that psychoanalytic discourse helps us make intelligible a type of reflectionsuch as one finds in Foucault's historiographythat is at once critical and empirical. Moreover, the realization that the distinction between causes and reasons may not be categorial and exhaustive shows how Habermas's insistence on the contrary leads to one particular kind of misrecognition of our practices.Master Thesis Can Pictures Bear Witness: the Representative Potential of Painting and Photography(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Hasçiftçi, İrem; Gürsoy, Ali ÖzgürAnlamlandırma insan yapımı bir pratiktir. Dış dünyada bulunan her türlü ''şey'' anlamdan yoksun ve insandan bağımsız bir şekilde varolmaktadır. Duyu organları dış dünyadaki bu bağımsız varoluşları kendi sınırlarınca alımlayarak algılamayı ve beraberinde anlamı oluşturur. İnsanlar bu yaratılan anlamlar sayesinde, çevreleri ile iletişime geçerler. Bu iletişim süreci sosyal bir varlık olan insanca sürekli bir gelişime uğratılarak evrilmiştir. Öyle ki teknolojinin de etkisiyle iletişimin sınırları zamanı ve mekanı aşmaktadır. Bir yerde olan olaya zaman ve mekan farketmeksizin ulaşmak mümkün hale gelmiştir. Tanıklık, böyle bir iletişim ortamında sorgulanan bir kavram haline gelmiştir. Basitçe şahit olunan bir olayın başkalarına aktarılması olarak tanımlanabilecek olan tanıklığın aktarımı resimden yazıya, fotoğraftan sinemaya kadar bir çok yol ile sağlanabilmektedir. Bu tezde tanıklık ederken gerçeklikle kurulan ilişki, tanıklığın fotoğraf ve resim sanatları ile aktarımı üzerinden incelenecektir. Bu inceleme yapılırken, fotoğraf ve resim sanatında kullanılan temsil formlarına da anlamın deşifre edilmesi için bakılacaktır. Temsil formları dolayımlı yaratılan anlamlar, Roland Barthes'ın göstergebilim analizi ile çözümlenecek ve tanıklığın gücü, bu anlamların optimize edilmiş gerçeklik ile karşılaştırılmasıyla ölçülecektir. Örneklem olarak tarihsel olaylara tanıklık eden ikonik fotoğraf ve resimler seçilmiştir. Ulaşmak istenen noktalar öncelikle , her iki aktarım yolunun da, farklılıklarına rağmen tanıklık ederken temsil formlarını kullandıklarını göstermektir. Bunun yanında; iki aktarım yolundan birinin tercih edilmesinin, seçilen olaya tanıklık etmede hangisinin daha işlevsel olduğuna bağlı olduğunu göstermektir.Article Kâtip Yazardan Komut Veren Yazara: Senaryo Yazımında Yapay Zekâ Kullanımı Işığında Yazarlık, Otantiklik ve Yaratıcılığın Durum Değerlendirmesi(2024) Savk, Serkan; Gürsoy, A. ÖzgürÜretken yapay zekânın yaratıcı alanlara girişinin yol açacağı potansiyel zorluklar açık olsa da bunların kesin olarak nasıl ve hangi şekillerde vücut bulacağı henüz net değildir. Bu hususta önemli bir endişe, orijinal ve sahte arasındaki çizginin daha belirsiz hale geleceğidir. Bu çalışmada, dilin doğasına ilişkin bir dizi felsefi kuramdan yararlanarak, üretici yapay zekâ söz konusu olduğunda yazarlık ve özgünlük durumunun analiz edilebileceği kavramsal bir çerçeve oluşturuyoruz. İki kavramsal yönelimin, yani yapısöküm ve kökbilimin, yazarlığın her zaman bir ortak yazarlık olarak görülmesi gerektiği iddiasında birleştiğini savunuyoruz. Daha sonra bu kavramsal çerçeveye, senaryo çekici (logline) ve sinopsislerinin yapay zekâ desteğiyle üretildiği bir sınıf deneyinin sonuçlarını yorumlamak için başvuruyoruz. Araştırmamızın bulguları, yaratıcı üretimde kendilerini sorumlu biçimde ifade etmeleri için öğrencilerin eleştirel becerilerini geliştirmemiz gerektiğini göstermektedir. İnsan – yapay zekâ etkileşiminin potansiyelini ancak bu şekilde ortaya çıkarabiliriz.Article Historical Action and Narrative in the Context of Historiography in Ricoeur and Ranciere(2024) Gürsoy, A. ÖzgürThe argument of this study is that a critical encounter between the ‘historiographical’ texts of Ricoeur and Rancière on the theme of historical action and narrative provides us with a fruitful approach to the political stakes of the act of writing history. More specifically, I claim that attention to how these two authors frame narrative agency in the construction of our identities in history reveals two points of salience that give orientation to our attitude toward history, namely, disruption and harmony. Framing history as a problem in this way makes visible the centrality of how to conceive agency within the two poles of modern existence: on the one hand, statistical regularities that govern behavior in the form of impersonal forces and, on the other, individual projects, the trajectories of which form a coherent life (and define autonomy for the subject). The merit of narrative history is to bridge these poles; but it thereby occludes the antagonisms characteristic of modernity. It is in order to make these visible that we need a disruptive attention to the way narratives are constructed retrospectively.Article Individual Spontaneity and the Possibility of Community in Mead’s Social Psychology(2024) Gürsoy, Ali ÖzgürThe central question of the present study is how to understand the spontaneity of the social self in George H. Mead’s account of the genesis and structure of the self. Its argument develops in three stages. First, I provide a brief discussion of the notion of the self in relation to social existence in Hegel in order to highlight some salient features that will prefigure some of the claims that Mead makes. Second, I discuss Mead’s theory in greater detail in order to emphasize the role of communication and ‘attitude-taking’ in the constitution of the self. These factors comprise what is particularly original in Mead’s account. Finally, I offer an evaluation of Mead’s key claims in the context of certain questions concerning the relationship between the individual and community. I think that Mead provides a sound scheme by means of which we can understand the constitution of the self as a social phenomenon and communities as dynamic systems susceptible to transformation in response to individual and/or group action, i.e., without reifying communities. However, the dynamics of social change, for the most part in terms of ‘adaptation’ in Mead’s account, needs some modification, if we want to understand those periods of social upheaval during which the continuity between the ‘old’ and the ‘new’ seems minimal.Article Eleştiri ve Polemiğin Ötesinde: Çevrimiçi ve Dışı Kamusal Tartışmalar Üzerinden Bakım Etiğinin Sınırlarının Sorgulanması(2023) Gürsoy, Ali ÖzgürBu makale günümüzde çevrimiçi ve dışı kamusal iletişimin bakım etiğine dair sunduğu sınırları incelemektedir. Makalenin argümanı dört aşamadan oluşmaktadır. İlk olarak iki argümansal stil—kritik ve polemik— modernitede etkili olmuş iki etik teorisiyle ilişkilendirilmekte ve kendimizi bu terimlerin kurduğu kuramsal çerçeveye sıkıştırmanın oluşturduğu kavramsal salınımlar gösterilmektedir. İkinci olarak, bakım etiğinin bu salınımları aşmakta ümit verici kaynaklara sahip olduğu iddia edilmektedir. Üçüncü olarak, bu kaynakların merkezinde bakım etiğinin bağımlılık ve bağımsızlık arasındaki zıtlığı yeniden düşünmemizi sağlayan ve ahlak ile siyaset arasındaki sınırları sorgulayan argümanları konumlandırılmaktadır. Son olarak, bakım etiğinin karşılaştığı en önemli sınırın, genellikle iddia edildiğinin aksine evrensel normlar veya kesin standartlar sunamaması değil, günümüz siyasası yaşamını tanımlayan dissensus olarak anlaşmazlığı yeterince sorgulamaması olduğu iddia edilmektedir.Article Yaşamın Çevrimiçi Okulu: Alain de Botton’un ‘The School Of Life’ Oluşumunun Strateji ve Taktik Olarak Analizi(2020) Gürsoy, A. Özgür; Karanfil, GokcenBu çalışma genel olarak popüler kültürün iktidar, direniş ve öznellik gibi olgulara olanak tanıyan bir alan yaratma potansiyelini ve bu potansiyelin varlığına dair eleştirel yaklaşımları tartışmaya açmaktadır. Çalışmada, Michel de Certeau ve Michel Foucault’nun “strateji” ve “taktik” kavramlarını birbirlerine yakın ama farklı şekilde tanımlamalarından faydalanılarak, popüler kültüre dair iki temel yaklaşımın örtüşme noktaları tespit edilmeye çalışılmıştır. Makale, bu iki kavramın popüler kültür çalışmalarında analitik bir araç olarak kullanımının, yani strateji ve taktiklerin birbirini karşılıklı koşullayışının, şu durumu görünür kıldığını ileri sürmektedir: Kültürel ürünlerin esasen çift-değerli oluşları ve sınırlayıcı stratejiler ile özgürleştirici tersine dönüşlerin aynı zemini paylaştıklarını. Öyleyse popüler kültürel ürünlerin kültür endüstrisinin baskısına karşı kullanımı ancak stratejilerin yapılandırdığı bir mekânın içinden mümkün olacaktır. Çalışmanın ampirik boyutunu bir popüler kültür figürü olan Alain de Botton’un kurduğu The School of Life isimli kişisel gelişim oluşumunun analizi oluşturmaktadır. Makale söz konusu organizasyonun özellikle YouTube kanalını ve çevrimiçi satış mecrasını, belirtilen kuramsal çerçeve içinde inceleyerek, The School of Life’ın (ve benzer kişisel gelişim organizasyonlarının) bir analizini sunmaktadır.Article Hakikatin Ötesi, Berisi, Kendisi: “hakikat-ötesi” Kavramına Dair Eleştirel Bir Çözümleme(2021) Gürsoy, A. Özgür“Hakikat-ötesi”, güncel toplumsal gerçekliğimizin ne olduğuna ve bugün karşılaştığımız birçok sorununtasvirine dair tartışmalarda sıklıkla başvurulan bir kavrama dönüştü. Fakat yaygın tartışmalarda hakikatin neolduğu sorusuna dair garip bir sessizlik söz konusudur. Bu durum bir yere kadar anlaşılabilir, çünkü bu soruyumesele eden felsefe tarihinde genel uzlaşıya varılmış bir tanım yoktur. Fakat söz konusu sessizliğin bir riski,hakikati verili ve sadece bulunan bir şeymiş gibi varsayarak, bizleri savunması güç epistemoloji kuramlarınasığınmak zorunda bırakmak ve hakikat-ötesi dediğimiz durumun sebebini bir grup insanın cahilliğinde,aptallığında veya kötü niyetinde konumlandırmaktır. Bu çalışmanın amacı, hakikat-ötesi kavramının felsefi bireleştirisini denemektir. Gerekçe arayışını neyin tatmin edebileceğine dair temel bir sorunu içeren bir yapınınhatırlanması, kavramın kullanımlarının faydasına ve faydasızlığına ışık tutacaktır. Çalışmanın vardığı sonuç,hakikat-ötesi kavramının normatif ve betimsel düzlemlerde kaçınılmaz bir çift-anlamlılığı içerdiğidir. Hakikatötesi diyerek kavramsallaştırılmaya çalışılan toplumsal durumun tehlikesi, her şeyin tartışılır hale geldiğikuralsız bir görecilik değil, herhangi anlamlı bir tartışmayı imkânsız hale getiren toplumsal bir bölünmüşlük veçatışma halidir. Öyleyse kavramın felsefi bir eleştirisinin göstereceği ilginç sonuç, hakikat-ötesinde söz konusuedilmek istenen meselenin—en genel anlamıyla—siyasi oluşudur.Article Eleştiri ve Polemiğin Ötesinde: Çevrimiçi ve Dışı Kamusal Tartışmalar Üzerinden Bakım Etiğinin Sınırlarının Sorgulanması(2023) Gürsoy, Ali ÖzgürBu makale günümüzde çevrimiçi ve dışı kamusal iletişimin bakım etiğine dair sunduğu sınırları incelemektedir. Makalenin argümanı dört aşamadan oluşmaktadır. İlk olarak iki argümansal stil—kritik ve polemik— modernitede etkili olmuş iki etik teorisiyle ilişkilendirilmekte ve kendimizi bu terimlerin kurduğu kuramsal çerçeveye sıkıştırmanın oluşturduğu kavramsal salınımlar gösterilmektedir. İkinci olarak, bakım etiğinin bu salınımları aşmakta ümit verici kaynaklara sahip olduğu iddia edilmektedir. Üçüncü olarak, bu kaynakların merkezinde bakım etiğinin bağımlılık ve bağımsızlık arasındaki zıtlığı yeniden düşünmemizi sağlayan ve ahlak ile siyaset arasındaki sınırları sorgulayan argümanları konumlandırılmaktadır. Son olarak, bakım etiğinin karşılaştığı en önemli sınırın, genellikle iddia edildiğinin aksine evrensel normlar veya kesin standartlar sunamaması değil, günümüz siyasası yaşamını tanımlayan dissensus olarak anlaşmazlığı yeterince sorgulamaması olduğu iddia edilmektedir.Article Between Consensus and Dissensus Difference, Equality, and Dialogue in Le Guin and Rancière(Liverpool Univ Press, 2024) Eǧilmez, D. Burcu; Gursoy, A. OzgurIn this article, we argue that Ursula K. Le Guin's writings are motivated by a complex political vision of cohabitation of different individuals that is compatible with the principle of their mutual equality. However, this alternative model of sociality based on "critical difference" and dialogue faces three potential objections: her vision of "being human" risks reproducing some of the blind spots of traditional humanism, it may overemphasize individual experience, and it implicitly privileges consensus. Bringing Le Guin's "literary" texts in dialogue with Jacques Ranci & egrave;re's "philosophical" texts, we articulate a more complex and nuanced understanding of political dialogue that takes into account the disruptive nature of equality.

