Kasapoğlu Turhan, Mine

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Kasapoglu Turhan, Mine
Turhan, Mine
Job Title
Email Address
mine.turhan@ieu.edu.tr
Main Affiliation
08.01. Law
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

7

Articles

7

Views / Downloads

10/1033

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

7

Supervised Theses

0

JournalCount
Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi2
Ankara Barosu Dergisi1
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi1
İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi1
Toplum ve Hekim1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Article
    İDARİ KOLLUK YETKİSİ BAĞLAMINDA ZORUNLU AŞI UYGULAMASI
    (2019) Kasapoğlu Turhan, Mine
    İdare, kolluk yetkisi kapsamında güvenlik, dirlik-esenlik ve genel sağlık olmak üzere üç unsurdan oluşan kamu düzenini sağlamak ve korumakla görevlidir. Kamu düzeninin unsurlarından biri olan genel sağlığın korunması için idarenin birtakım tedbirler alması gerekir. Bu tedbirlerden biri de salgın hastalıkları önlemek ve toplumu bulaşıcı hastalıklardan korumak için yapılan aşılama faaliyetleridir. Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında çocuklar doğdukları andan itibaren bazı hastalıklara karşı aşılanmaktadır. İdari kolluk faaliyeti olarak nitelendirilebilecek olan zorunlu aşılama, aynı zamanda vücut bütünlüğünün korunması hakkına yapılan bir müdahale niteliğindedir. Bu noktada, kamu yararı ile kişinin vücut bütünlüğünün korunması hakkı arasındaki dengenin kurulması gerekir. Bu dengenin kurulması için gerek uluslararası sözleşmelerdeki, gerekse Anayasa’daki düzenlemelere uygun kanuni düzenlemelere ihtiyaç vardır. Bu çalışmada zorunlu aşı uygulaması, idare hukuku bakımından ele alınarak, özellikle idari kolluk yetkisinin sınırları bağlamında değerlendirilmiştir.
  • Article
    İdari Yargıda İvedi Yargılama Usulü
    (2015) Kasapoğlu Turhan, Mine
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la eklenen bir maddeyle, idari yargıda ivedi yargılama usulü öngörülmüştür. İvedi yargılama usulü, genel yargılama usulüne göre basit ve hızlı işleyen özel bir yar- gılama usulüdür. Bu usul, idari yargıda sadece belirli konulardaki davalar için öngörülmüş bir usuldür. İvedi yargılama usulüyle bazı davalarda yargılamanın hızlandırılması hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda, ivedi yargılama usulünde, başta sürelerin kısaltılması olmak üzere, genel yargılama usulünden farklı bazı usul kuralları öngörülmektedir. Bu çalışmada, ivedi yargılama kav- ramı, ivedi yargılama usulünün kapsamı, ivedi yargılama usulünün özellikleri ele alınacaktır.
  • Article
    Yapı Kayıt Belgeli Yapılara Verilen Güçlendirme İzni
    (2021) Kasapoğlu Turhan, Mine
    Deprem kuşağında yer alan Türkiye, geçmişte meydana gelen büyük depremler nedeniyle çok acı tecrübeler yaşamıştır. Deprem doğal bir afet olarak kaçınılmaz olmakla birlikte, depremle mücadele için gerekli adımların atılması durumunda, can ve mal kayıplarının önüne geçmek mümkün olabilir. Yapıların güçlendirilmesi de depreme karşı alınması gereken tedbirlerdendir. Önemli olan güçlendirmenin depremden sonra değil, depremden önce yapılmasıdır. Bu nedenle, idarenin kolluk yetkilerini kullanarak gerekli denetimleri zamanında yapması gerekir. 14.02.2020 tarihli ve 7221 sayılı Kanun’la İmar Kanunu’na eklenen geçici 21. madde ile yapı kayıt belgesi verilen yapıların güçlendirilmesine imkân tanınmıştır. Bu düzenlemeye göre, yapı kayıt belgesi verilen yapılarda, ilave inşaat alanı yaratmamak koşuluyla, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre güçlendirme izni alınarak güçlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir. Yapı kayıt belgesi ile afet risklerine hazırlık kapsamında, 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olan ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amaçlanmıştır. Yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olan yapı kayıt belgesi, yapı sahibinin beyanı esas alınarak verilmiş ve belge verilmeden önce yapının mevcut durumuna ilişkin olarak hiçbir denetim yapılmamıştır. Üstelik bu yapılarla ilgili olarak İmar Kanunu uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilmiş ve geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanması suretiyle, bu yapıların kullanımına da izin verilmiştir. Bu yüzden, bu yapılarda yapı güvenliğinin sağlanması oldukça önemlidir. Geçici bir çözüm olsa da, güçlendirme ile, bu yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve böylece can ve mal kayıpları yaşanmasının önüne geçilmesi mümkün olabilir. Bu çalışmada, yapı kayıt belgesi kavramı ve hukuki niteliği, güçlendirme kavramı, güçlendirme kapsamında olan yapılar, güçlendirme izninin kapsamı ve koşulları, güçlendirme izninin hukuki niteliği, güçlendirme izninin iptali konuları idare hukuku boyutuyla ele alınacaktır.
  • Article
    Covid-19 Pandemisinde İlan Edilen Sokağa Çıkma Yasaklarının İdare Hukuku Yönüyle Değerlendirilmesi
    (2020) Kasapoğlu Turhan, Mine
    Covid-19, Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilmiştir. Pandemi olarak nitelendirilen tehlikeli salgın hastalıklar tüm dünyada kamu sağlığını tehdit etmektedir. Salgın hastalığın yayılmasının önlenmesi için devlet tarafından alınan tedbirler ise yaşam biçimlerimizi değiştirmektedir. Bu tedbirlerin başında sokağa çıkma yasağı gelmektedir. Covid-19 pandemisinde Türkiye’de sokağa çıkma yasakları ilan edilmiş ve bu yasakların bazıları çok uzun süreli olmuştur. İdari kolluk tedbiri niteliğindeki sokağa çıkma yasağı temel hak ve özgürlükleri de etkilemektedir. Sokağa çıkma yasağı, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup onları kullanılamaz hale getirmemelidir. Kesistisiz bir yasak yerine sınırları belirlenmiş yasaklar, yasak kapsamındaki kişilerin gündelik temel ihtiyaçlarını görmelerine de olanak sağlar. Bu nedenle, sokağa çıkma yasağının koşullarının, kapsamının ve istisnalarının öngörülebilir olması için mevzuatta gerekli düzenlemelerin yapılması ve bu düzenlemelerin Anayasal sınırlara uygun olması, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada, sokağa çıkma yasağı kavramı, pandemi sürecinde yasağın kapsamı, hukuki niteliği, pandemi sürecinde yasağın hukuka uygunluğu, temel hak ve özgürlüklere etkisi, yargısal denetimi idare hukuku yönüyle ele alınmaktadır.
  • Article
    Çeşitli Ülkelerdeki Kamu Özel Ortaklığı Uygulamalarının Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi
    (2011) Kasapoğlu Turhan, Mine
    Kamu özel ortaklığı kavramı dünyada 1990'lı yıllarda ortaya çıkmıştır. Kamu özel ortaklığı (KÖO), idare ile özel sektör arasında uzun süreli bir sözleşme ilişkisine dayanan ve kamu hizmetlerinin görülmesine ve/ veya finansmanına idare ile özel sektörün birlikte katılmasını öngören, finansman, altyapı ve hizmet sağlama modellerinin tümü için kullanılan bir üst kavramdır. Türkiye'de bu kavram 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na 2005 yılında eklenen bir madde (ek madde 7) ile gündeme gelmiştir. KÖO modelleri dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır. Bu kavram, küreselleşme ve liberal ekonomi politikalarının bir ürünüdür. Dünyadaki KÖO uygulamalarına bakıldığında, KÖO modelleri ile, kamu hizmeti alanının yeniden düzenlenerek, devletin kamu hizmetlerindeki rolünün daraltılmasının amaçlandığı görülür. KÖO'ların yaygınlaşmasıyla birlikte, devletin kamu hizmetleri alanındaki rolü, daha çok düzenleyici ve denetleyici bir role dönüşmektedir. Bu bağlamda, çeşitli ülkelerdeki KÖO uygulamalarının hukuki açıdan incelenmesi bir gereklilik arzetmektedir.
  • Article
    Kamu Görevlileri Bakımından İşyerinde Psikolojik Taciz (mobbing) ve Hukuki Korunma Yolları
    (2013) Kasapoğlu Turhan, Mine
    İşyerinde psikolojik taciz (mobbing) hem özel sektörde, hem de kamu sektöründe yaşanan önemli bir sorundur. Bu çalışma- da işyerinde psikolojik taciz, sadece kamu görevlileri bakımından ele alınmaktadır. Kamu görevlileri bakımından psikolojik taciz, psikolojik tacize ilişkin hukuki korunma yolları ve bu konuda idarenin görev ve yetkileri ile sorumluluğu incelenmektedir.