Türkiye Niçin ve Nasıl Balistik Füzelere Yöneldi?
Loading...
Files
Date
2017
Authors
Egeli, Sıtkı
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
1980'li yıllardan itibaren yakın coğrafyasında balistik füzelerin hızla yaygınlaşması ve bunlardan bazılarının çatışmalarda kullanılmasına yanıt olarak Türkiye, asimetrik karşılığın yanısıra simetrik karşılık seçeneğine yönelmiş ve kendi balistik füzelerini geliştirme yoluna gitmiştir. İlaveten, son 10-15 yılda kaydedilen teknolojik gelişmeler, görece kısa menzilli balistik füzeleri Türkiye gibi hava gücü imkânları gelişmiş ülkeler açısından bile cazip silah sistemleri haline getirmektedir. Türkiye, 1990'larda başlattığı çok aşamalı füze geliştirme programı sayesinde, 300 km menzilli balistik füzeler konuşlandırmıştır. Daha uzun menzilli türevlerin geliştirilmesine devam edilmektedir. Diğer taraftan; jeostratejik, teknolojik, maliyet ve dış ilişkiler gibi kıstasların kesişme noktasında, Türkiye'nin konuşlandıracağı balistik füzeler için en uygun menzil aralığı olarak takribi 800 kilometre rakamı belirginleşmektedir. Son dönemde gündeme gelen çok daha uzun menzilli (örneğin 2,500km) balistik füzeler edinilmesine yönelik çağrılarsa, Türkiye'nin jeostratejik şartları ve güvenlik hedefleriyle tam manasıyla örtüşmemektedir. Kapsamlı maliyet-yarar analizlerinden ziyade basit rekabet refleksine dayandığı izlenimi yaratan bu çağrılar, uluslararası camiada Türkiye'nin nükleer silah emelleri beslemeye başladığına dair şüpheleri ciddileştirmektedir
Description
Keywords
Fields of Science
Citation
WoS Q
Q3
Scopus Q
Q2
Source
Uluslararası İlişkiler
Volume
14
Issue
56
Start Page
3
End Page
22
