Dokuz Eylül’ün Poetik Mirası: Serdar Kökçeoğlu’nun Belgesel Sinemasında Anlatı, Ses ve Bellek
Loading...

Date
2025
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
Bu söyleşi, Serdar Kökçeoğlu’nun Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki öğrencilik dönemi ve sonrasında kurduğu bağlardan yola çıkarak, belgesel sinemada ses, arşiv ve bellek üzerine düşüncelerini odağına almaktadır. Serdar Kökçeoğlu, sinema yolculuğuna 1990’lı yılların sonunda, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Televizyon Bölümü’nde başlamıştır. Kökçeoğlu’nun sanatsal birikimi burada aldığı eğitimle temellenmiş, İzmir’in çokkültürlü ve zengin entelektüel ortamının etkisiyle şekillenmiştir. Şehrin alternatif üretim alanları ve bağımsız sanat çevreleri ile kurduğu ilişki, sanatçının belgesel anlatısına doğrudan yansımıştır. İlk uzun metraj belgeseli Mimaroğlu: The Robinson of Manhattan Island (2020) ile hem ulusal hem de uluslararası birçok başarıya imza atan yönetmen, özgün sinema dili ve belgesel sinemaya getirdiği yaratıcı katkılar sayesinde Türkiye’de çağdaş belgesel sinemanın dikkat çeken isimlerinden biri hâline gelmiştir. Ses ve arşiv kullanımına odaklanan bir anlatı geliştiren Kökçeoğlu’nun sinemasında ses, yalnızca destekçi bir unsur olmanın ötesinde, görüntüyü de şekillendiren bağımsız bir öğe olarak ön plana çıkar. Filmlerinde kullandığı arşiv materyalleri ise sadece geçmişe dair izler sunmakla kalmayıp, hikâye içinde yeniden kurgulanarak çok katmanlı bir anlam kazanır. Yönetmen, belgesellerinde eklektik ve epizodik anlatı yapıları kullanarak hem kişisel hem de toplumsal belleğe dokunan eserler ortaya koyar.
Description
Keywords
Fields of Science
Citation
WoS Q
N/A
Scopus Q
N/A

OpenCitations Citation Count
N/A
Source
Yedi: Sanat, Tasarım ve Bilim Dergisi
Volume
Issue
Start Page
17
End Page
23
Google Scholar™


