Kılıç, Didem Kan2023-06-162023-06-1620212147-33742602-280Xhttps://doi.org/10.33417/tsh.877390https://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/455744https://hdl.handle.net/20.500.14365/4103Beden, görür, duyar, koklar, hisseder ve tat alır. Peki, bu deneyimin içindengörme duyusunu çıkarırsak, deneyim eksik mi kalır? Bu çalışma, görme engellibireylerin kentsel mekanla nasıl ilişki kurduklarını, bu ilişkinin belirleyicilerininneler olduğunu anlamaya ve anlatmaya çalışmaktadır. Bu ilişkiyi anlatmak içinde fotoğraf araç olarak kullanılmıştır. Görme engelli katılımcı, fotoğrafı,çevresiyle kurduğu ilişkinin bir dışavurumu olarak kullanmıştır. Aynı zamanda,mekanın diğer boyutlarını ve kodlarını nasıl açığa çıkardığını, kentin içindekiboşlukları nasıl doldurduğunu fotoğraf aracılığı ile tarif etmiştir. Fotoğraflarlabunu anlatabilmek için görme engelli katılımcılar, çalışma öncesinde 1 ayfotoğrafçılık eğitimi almışlardır. Çalışmanın yapılacağı kentsel doku olarakİzmir Kemeraltı Çarşısı seçilmiş ve bu dokunun gündelik hayatının içinesızılmıştır. Mekanları yürüyerek keşfeden 7 sonradan görme engelli kentkatılımcısı, kentsel mekandaki taktiksel üretimlerini ve mekanla kurduklarıetkileşimi çektikleri fotoğraflarla anlatmaya çalışmışlardır. Yürüyüş sırasındakiolayları içerecek bütün temsiller kare kare görme engelli tarafındanbelgelenmiştir. Aynı zamanda, sözlü anlatımlarla yürüyüş sırasında hangitaktiksel ve yaratıcı öğelerin olduğunu ve hangi durumlarda meydana geldiğiniaktarmışlardır. Görme engelli birey tarafından çekilen fotoğraflarda bir görmeengellinin mekandan ve toplumdan nasıl ayrıştığı somut haliyle görülmüştür. Bumakalenin sonunda, “Bir kör nasıl fotoğraf çekebilir?” sorusundan uzaklaşılıpasıl soru olan “Bir görme engelli neden fotoğraf çekmek ister?” sorusununcevabı bulunmuştur.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessKent Mekânını Görme Biçimleri: Görme Engelli Kent Katılımcılarının Çektiği Fotoğraflar ile Kentin KeşfiArticle10.33417/tsh.877390