Sur, Ayşe Melda2026-04-252026-04-2520251305-757Xhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/9062https://search.trdizin.gov.tr/en/yayin/detay/1382029Bu makalede Türk yargı kararlarında çalışanın ifade özgürlüğü konusunda gelişen temel eğilimler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ortaya koyduğu bazı ölçütler ve Fransız hukuku ile karşılaştırılarak değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin temel yaklaşımına göre, işyeri yönetimi ve iş koşullarına dair yapılan eleştirilere işverenin katlanması gerekmektedir. Çalışana uygulanan yaptırımın ağırlığı da önemlidir ve birçok kararda işten çıkarma aşırı bir yaptırım olarak değerlendirilmektedir. AİHM içtihadında toplumun genelini ilgilendiren ve siyasî konularda ifade özgürlüğüne üstünlük tanınacağı vurgulanmasına karşın, politik görüşlerin ifadesi ülkemizde hâlen özel durum ve zamanın koşullarına bağlı hassas bir alandır. Bütün hâllerde adil bir yargılama gereklerine uygun biçimde, yaratılan olumsuz etkinin mahkemelerce dikkatle incelenmek suretiyle sonuca varılması gerekmektedir.This study aims to assess Turkish case law concerning the freedom of expression of employees in comparison with the views adopted by the European Court of Human Rights and French law. For the Turkish Constitutional Court, criticising the management and work conditions must be tolerated. The sanction applied is also taken in consideration and termination of employment is often considered as excessive. Concerning political opinions, whereas for the European Court raising questions of general interest is protected, the issue is still uncertain in Türkiye where circumstances and time can lead to different consequences. In all cases, courts must duly examine and appraise the negative impact generated by the message, in compliance with the requirements of a fair trial.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessHukukThe Freedom of Expression of Employees and Its Limitations - a Comparative ApproachÇALIŞANIN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE SINIRLARIBİR KARŞILAŞTIRMALI YAKLAŞIMArticle