Çamyamaç, Anıl2023-06-162023-06-1620191303-69632587-1870https://doi.org/10.33717/deuhfd.642016https://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/330491https://hdl.handle.net/20.500.14365/4108Diplomatik ayrıcalık ve bağışıklıklar diplomatik hayatın vazgeçilmezunsurlarıdır. Onlar olmaksızın diplomatik ajanların görevlerini yerine getirmesimümkün olamayacaktır. Bir başka deyişle, bu ayrıcalık ve bağışıklıklar biranlamda diplomatik yaşam biçimini garanti etmektedir. Bu ayrıcalık ve bağışıklıklar arasında hareket ve seyahat serbestisi de yer almaktadır. Bu serbestiyabancı diplomat, diplomatik misyon üyeleri ve onların ailelerinin gönderilmişoldukları devlette serbestçe hareket ve seyahat etmelerini garanti altına almaktadır. Gerçekte çok uzun bir süre, hiçbir devletin, istisnaî durum ve koşullarharicinde, görüldüğü üzere, bu tür bir serbestiyi sınırlandırma düşüncesi olmadığından dolayı hareket ve seyahat serbestisi için bu tür bir düzenlemeye gerekduyulmamıştır. Bunun da nedeni, diplomatik misyonun işlevlerinin bu tür birserbestiyi zarurî kılmasında yatmaktaydı. Ne yazık ki, II. Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte, bu durum dramatik bir biçimde değişmiştir. Savaştan sonra,özellikle komünist devletler bu serbestiyi sınırlandırmıştır. Komünist devletlerinuygulamasını takip eden Batılı devletlerse, Komünist devletlerin diplomatikmisyon üyeleri için karşılıklılık gereği hareket ve seyahat serbestisine sınırlandırma koymuştur. Bu durum hareket ve seyahat serbestisi için bir hükmü zarurîkılmıştır. Bu tür düzenlemeye ilk önce 1961 tarihli Diplomatik İlişkilere DairViyana Sözleşmesinde 26. madde olarak yer verilmiştir. Benzer hükümler ilgilidiğer sözleşmelerde de yer almıştır. Böylelikle, bu çalışmanın ana amacı, diplomatik ilişkilerde hareket ve seyahat serbestisini irdelemek olacaktır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessDİPLOMATİK TEMSİLCİLER VE ONLARA TANINAN HAREKET VE SEYAHAT SERBESTİSİArticle10.33717/deuhfd.642016