Özcan, Cem
Loading...
Profile URL
Name Variants
Ozcan, Cem
Job Title
Email Address
ozcan.cem@ieu.edu.tr
Main Affiliation
08.01. Law
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
SDG data is not available

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
27
Articles
10
Views / Downloads
67/805
Supervised MSc Theses
17
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
26
Supervised Theses
17
| Journal | Count |
|---|---|
| Legal Hukuk Dergisi | 2 |
| Terazi Hukuk Dergisi | 2 |
| Türkiye Adalet Akademisi Dergisi | 1 |
| Türkiye Barolar Birliği Dergisi | 1 |
| UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ DERGİSİ | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

27 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 27
Article Fransız Hukukunda Mahkeme Dışı Anlaşmalı Boşanma(2019) Özcan, CemFransa’da anlaşmalı boşanma 18 Kasım 2016 tarihinde kabul edi-len bir kanunla bütünüyle sözleşmesel bir yapı kazanmıştır; bu kanunagöre eşler, noterin incelemesinden geçen bir anlaşma ile boşanabilmek-tedirler. Başka bir deyişle eşler, anlaşmalı boşanabilmek için artık ailemahkemesine gitmek zorunda değildirler. Bu durum boşanma süreciniönemli ölçüde kolaylaştırarak mahkemelerin iş yükünü azaltmakta amaaynı zamanda birçok hukuki soruna yol açmaktadır. Anlaşmalı boşan-mada hâkim denetiminin olmayışı eşler ve özellikle çocuklar için tehli-keli ve belirsiz bir durum yaratmaktadır. Çalışmanın konusunu bu huku-ki sorunların incelenmesi oluşturmaktadır.Master Thesis Kadına Karşı Şiddet ve Ailenin Korunması Sorununun Türk Hukuk Mevzuatı ve Uluslararası Sözleşmelerdeki Yeri(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Kandemir, Fersu Ege; Özcan, Cem6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu'nu değerlendirerek günümüzde ülkemizdeki uygulamalarına, yeniliklerine ve noksanlıklarına değinerek çözüm geliştirmek ve sorunlara ışık tutmak amacıyla öncelikle Birinci Bölümde "kadınlara yönelik ayrımcılık" ve "şiddet" kavramları üzerinde çalıştık. Akabinde, 6284 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce Türk Hukuk Mevzuatında bu hususun ele alınış biçimleri, bu alanda yapılan düzenlemeler, çalışmalar ve kanunlara yer verdiğimiz İkinci Bölümümüzde, özellikle 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'un Türk Hukukuna getirdiği yenilikler, uygulama alanı ve zafiyetlerine ilişkin geniş açıklamalara yer vererek aynı zamanda 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile mukayese yaparak Yeni Kanun'un Eski Kanun karşısında getirdiği yenilikler ve çözümler üzerinde odak kurduk. Üçüncü Bölümde çalışmamızın ana temasını oluşturan ve fikir çalışmamışın odağında olan 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'a geniş yer verdik. Keza bu bölümde kanunun amacını, kanunun kapsamını, kanunun uygulama şartlarını, kanunun uygulanabilirliği ve kararın verilmesi ve nihai olarak kanunda öngörülen koruyucu ve önleyici tedbirler konularını detay anlatımlı alt başlıklar halinde tek tek inceledik. Son olarak Dördüncü Bölümde, çalışmamıza esin kaynağı olan kadına karşı her türlü ayrımcılığın ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi gibi hususlarda Türkiye'nin de Taraf Devlet olduğu ve pozitif hukukumuzda tesiri olan uluslararası sözleşmeleri anlattık. Bu sözleşmelere tek tek yer vererek getirdikleri reformist uygulamalar, yeni tanımlamalar, yenilikçi düzenlemeler ve iç hukukumuzdaki etkilerine yer vermeye çalıştık.Article Uluslararası Mal Satımına İlişkin Viyana Antlaşması’nın (CISG) Taraf İradeleri ile Uygulama Dışı Bırakılması(2024) Özcan, CemGünümüzde satım sözleşmesi uluslararası ticaretin temel hukuki araçlarından biridir. Ulusal hukuklar, satım sözleşmesinin uluslararası alanda kullanımında ortaya çıkabilecek hukuki sorunlara cevap ver- mede yetersiz kalmaktadırlar. Uluslararası Mal Satımına İlişkin Viya- na Antlaşması (CISG), uluslararası satımlar bakımından ortak bir sis- temin oluşturulması için Birleşmiş Milletler’in himayesi altında hazırlanmıştır. Bu Antlaşmanın 6. maddesine göre satım sözleşmesi- nin tarafları, aralarındaki sözleşmeye Antlaşmanın uygulanmamasını kararlaştırabilecekleri gibi, 12. madde saklı kalmak şartıyla, hükümle- rine istisna getirebilir veya hükümlerinin doğurabileceği etkileri değiş- tirebilirler. Bu madde ile Viyana Antlaşması taraf iradelerine öncelik verdiğini göstermektedir. Çalışmada bu maddenin yorumlanması ve uygulanması ile ilgili hukuki sorunları incelenecektir.Master Thesis Hekimin Tıbbi Uygulama Hatalarından Doğan Hukuki Sorumluluğu(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Sarıbaş, Nur Yücel; Özcan, CemÇalışmamızın konusu hekimin tıbbi uygulama hatalarından doğan hukuki sorumluluğudur. Hazırlanmış olan çalışmamız giriş ve sonuç bölümleriyle birlikte beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmamızın yazılış amacı ve konusu temel düzeyde anlatılmış olmakla birlikte, sonraki bölümlerde bahsedilecek olan konu başlıkları detaylandırılarak aktarılmıştır.Birinci bölümde tıbbi müdahale kavramı ve konuya ilişkin temel kavramlar açıklanmış olup; bununla birlikte hasta ile hekim arasındaki hukuki ilişkinin mahiyeti hususuna değinilmiştir.İkinci bölümde tıbbi uygulama hatası (malpraktis) ve komplikasyon kavramları kendi içlerinde özelleştirilerek incelenmiş ve bu iki kavram arasındaki ayrım açıklanmıştır.Çalışmamızın üçüncü bölümünde hekimin tıbbi uygulama hatasından doğan hukuki sorumluluğu ve hekimin tıbbi uygulama hatasına karşı alabileceği hukuki önlemler incelenmiştir.Çalışmamızın son bölümünde yapılmış olan araştırmalar sonucu ulaşılan bilgiler ışığında hekimin tıbbi uygulama hatasından doğan hukuki sorumluluğuna ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır.İncelenmekte olan konu pek çok detaylı alt başlığa sahip olduğundan çalışmamızda konu sınırlandırılmasına gidilmiştir. Bu sebeple çalışmamızda hekimin özel hukuk sorumluluğu temel alınmıştır.Çalışmamızda hekimin idari, cezai ve disiplin sorumluluğu incelenmemiştir.Article Ticari Kredi Sigortasının Hukuki Yapısı ve Güncel Sorunlar(2017) Kubi̇lay, Huriye; Özcan, Cem[Abstract Not Available]Article İsviçre Federal Mahkemesi’nin Atf 142 Iıı 9 Kararı Işığında Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisinin Hukuki Sorumluluğu(2019) Özcan, CemVasiyetin yerine getirilmesi görevi sui generis bir yasal kurum olarak özel hukuku ilgilendirmektedir. Mirasbırakan, Medeni Kanun hü-kümleri çerçevesinde bir ya da daha fazla vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir. Vasiyeti yerine getirme görevlisinin başlıca vazifesi mirasbırakanın son arzularının yerine getirilmesini sağlamaktır. Vasiyetiyerine getirme görevlisi atanması mirasın paylaşılması ile ilgili ciddisorunlar olduğunda oldukça önemli bir konu haline gelir. Bununla birlikte görevlinin vazifesini özenle yerine getirmemesi halinde hukuki sorumluluğu söz konusu olacaktır. İsviçre Federal Mahkemesi, ATF 142III 9 sayılı kararında, vasiyeti yerine getirme görevlisinin sorumluluğunuele almaktadır. Çalışmamızda Federal Mahkemenin bu kararı incelenecektir.Article Perruche Davası ve Doğum Öncesi Teşhis Hatası Nedeniyle Tazminat(2015) Özcan, CemGünümüzde hekimin hukuki sorumluluğu alanında doğum öncesi teşhis, önleyicitıbbın gelişmelerinin anne ve babalara özürlü bir çocuğun doğumunu engelleme imkâ- nı verdiği ölçüde önemli bir konu haline gelmiştir. Fransada, Yargıtayın Perruche kara- rı doktrinde hekimin hukuki sorumluluğu, illiyet bağı ve zarar kavramlarını ilgilendirenbüyük bir tartışma yaratmıştır. Bu karar aynı zamanda yasal bir değişikliğe yol açmış vebu yasal değişiklik de doğmuş olmaktan dolayı uğranılan zararı tazmin etme imkâ- nına son vermiştir. Anti-Perruche Kanununun yürürlüğe girmesi Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin müdahalesine neden olmuştur. Bu kanunun geriye etkililiği FransanınAİHM önünde mahkum olmasına yol açmıştır ve sonuç olarak geriye etkililik ile ilgili buhüküm Fransız Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştirMaster Thesis Türk Hukukunda Evlat Edinme(2025) Uğural, Burcu; Özcan, CemEvlat edinme kurumu bakıma muhtaç, kimsesi olmayan çocukların himaye altına alınmasını, çocuk sahibi olmayan ailelerin veya kişilerin çocuk sevgisine olan ihtiyaçlarının giderilmesi amacını taşıyan son derece faydalı bir kurumdur. Evlat edinme kurumu evlat edinilmek için uygun olan çocukla evlat edinmesi uygun görülen kişi veya kişiler arasında hukuken bağ kurulmasıdır. Evlat edinme ile hem hiç evlat sahibi olamamış hem de istediği sayıda evlat sahibi olamayan aileler evlat sahibi olmakta, evlat edinilen kişi de sıcak bir aileye kavuşmuş olmaktadır. Evlat edinme kurumu bizim hukukumuzda yer almakla birlikte çeşitli hukuk sistemlerinde de yer almaktadır. Evlat edinme kurumunun birçok faydası olmakla birlikte içinde çeşitli problemleri de barındırmaktadır. Evlat edinme gerek ahlaken gerekse sosyal ve psikolojik açıdan da birçok yönü bulunmaktadır. Sevgiye ve şefkate muhtaç çocuklar evlat edinilmeleri ile gelecek için faydalı bireyler olma şansına sahip olmaktadırlar. Çalışmamızın konusunu Türk hukukunda evlat edinme oluşturmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 305 ile 320. maddeleri arasında düzenlenme alanı bulmuştur. Çalışmamızın ikinci bölümünü evlat edinme kavramı, hukuki niteliği açıklanacak olup çalışmamızın üçüncü bölümünde evlat edinmenin esasına ilişkin şartları, ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi konuları açıklanmaya çalışılacaktır. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde, evlat edinmenin hukuki sonuçları, geçersiz sayılabileceği durumlar ve evlat edinme ilişkisinin sona ermesine neden olabilecek hususlar ele alınacaktır.Master Thesis Evlilik Birliğinin Boşanma ile Sona Ermesi Durumunda Birlikte Velayet(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Tokuş, Aylin; Özcan, CemSürekli değişim ve gelişim içerisinde olan dünyada toplum ile aile yapısı da değişikliğe uğramıştır. Kadın ve erkek eşitliği, çocuk hakları gibi kavramların kabul edilmesi ile bu konulara dair ulusal ve uluslararası yasal düzenlemeleri beraberinde getirmiştir. Velayet kavramı da bu süreç içerisinde değişiklikler geçirmiştir. Uluslararası hukuk dünyasında boşanma sonrasında ana ve babanın çocuk üzerinde eşit haklara ve yükümlülüklere sahip olması düşüncesi ile pek çok ülkede boşanmadan sonra birlikte velayet söz konusu olmuş ve buna izin veren yasal değişiklikler yapılmıştır. Türk hukuk sisteminde ise evlilik boşanma ile sona erdiği takdirde Türk Medeni Kanunu m. 336/3' e göre velayet ''çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir'' denilmektedir, hükmün lafzının açık olup olmadığı bu hükümde herhangi bir kanun boşluğunun olup olmadığı meseleleri öğretide tartışmalıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 7 No'lu Protokolü'nün onaylanması ve tarafı olduğumuz uluslararası metinlerde çocuğun yüksek yararı kavramının da göz önünde bulundurulması sonucu birlikte velayete hükmedilmesinin mümkün olup olmadığı meseleleri gündeme gelmiştir. Özellikle Yargıtay'ın son yıllarda birlikte velayetin mümkün olduğuna dair vermiş olduğu kararlar doğrultusunda böyle bir yasal düzenlemeye gereksinim olup olmadığı konusundaki tartışmaları artırmış bu konuda çeşitli görüşleri ortaya çıkarmıştır. Ulusal ve Uluslararası mevzuat irdelenmiş ulusal yasa metninde böyle bir değişikliğe ihtiyaç olup olmadığı, değişiklik olacak ise bu kuralın bir ana kural mı yoksa istisna kural mı olması gerektiği, karşılaştırmalı hukukta birlikte velayet düzenlemeleri ve buna dair modeller incelenmiştirArticle Evaluation of a Swiss Federal Court Decision on the Place of the Signature in a Holographic Will(2024) Özcan, CemEl yazılı vasiyetname, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda resmi vasiyetname ve sözlü vasiyetname ile düzenlenmiş üç tür vasi- yetnameden biridir. Kanun’un 538. maddesinde el yazılı vasiyetname şekil şartları da belirtilmek suretiyle düzenlenmektedir. Buna göre el yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış ol- ması zorunludur. İsviçre Federal Mahkemesi’nin incelemeye konu kararında el yazılı vasiyetnamede imzanın vasiyetnamedeki yeri ve özellikle imzanın vasiyetnamenin içine konulduğu zarfın üzerine atıl- mış olması tartışma konusudur. Bu nedenle gerek doktrin gerek yar- gı kararlarında tartışılan bu konuya odaklanılmaktadır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

