Özcan, Cem

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Ozcan, Cem
Job Title
Email Address
ozcan.cem@ieu.edu.tr
Main Affiliation
08.01. Law
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

24

Articles

7

Views / Downloads

67/805

Supervised MSc Theses

17

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

23

Supervised Theses

17

JournalCount
Legal Hukuk Dergisi2
Ankara Barosu Dergisi1
İZMİR BAROSU DERGİSİ1
Terazi Hukuk Dergisi1
Türkiye Adalet Akademisi Dergisi1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 24
  • Master Thesis
    Kadına Karşı Şiddet ve Ailenin Korunması Sorununun Türk Hukuk Mevzuatı ve Uluslararası Sözleşmelerdeki Yeri
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Kandemir, Fersu Ege; Özcan, Cem
    6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu'nu değerlendirerek günümüzde ülkemizdeki uygulamalarına, yeniliklerine ve noksanlıklarına değinerek çözüm geliştirmek ve sorunlara ışık tutmak amacıyla öncelikle Birinci Bölümde "kadınlara yönelik ayrımcılık" ve "şiddet" kavramları üzerinde çalıştık. Akabinde, 6284 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce Türk Hukuk Mevzuatında bu hususun ele alınış biçimleri, bu alanda yapılan düzenlemeler, çalışmalar ve kanunlara yer verdiğimiz İkinci Bölümümüzde, özellikle 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'un Türk Hukukuna getirdiği yenilikler, uygulama alanı ve zafiyetlerine ilişkin geniş açıklamalara yer vererek aynı zamanda 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile mukayese yaparak Yeni Kanun'un Eski Kanun karşısında getirdiği yenilikler ve çözümler üzerinde odak kurduk. Üçüncü Bölümde çalışmamızın ana temasını oluşturan ve fikir çalışmamışın odağında olan 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'a geniş yer verdik. Keza bu bölümde kanunun amacını, kanunun kapsamını, kanunun uygulama şartlarını, kanunun uygulanabilirliği ve kararın verilmesi ve nihai olarak kanunda öngörülen koruyucu ve önleyici tedbirler konularını detay anlatımlı alt başlıklar halinde tek tek inceledik. Son olarak Dördüncü Bölümde, çalışmamıza esin kaynağı olan kadına karşı her türlü ayrımcılığın ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi gibi hususlarda Türkiye'nin de Taraf Devlet olduğu ve pozitif hukukumuzda tesiri olan uluslararası sözleşmeleri anlattık. Bu sözleşmelere tek tek yer vererek getirdikleri reformist uygulamalar, yeni tanımlamalar, yenilikçi düzenlemeler ve iç hukukumuzdaki etkilerine yer vermeye çalıştık.
  • Article
    Fransız Hukukunda Mahkeme Dışı Anlaşmalı Boşanma
    (2019) Özcan, Cem
    Fransa’da anlaşmalı boşanma 18 Kasım 2016 tarihinde kabul edi-len bir kanunla bütünüyle sözleşmesel bir yapı kazanmıştır; bu kanunagöre eşler, noterin incelemesinden geçen bir anlaşma ile boşanabilmek-tedirler. Başka bir deyişle eşler, anlaşmalı boşanabilmek için artık ailemahkemesine gitmek zorunda değildirler. Bu durum boşanma süreciniönemli ölçüde kolaylaştırarak mahkemelerin iş yükünü azaltmakta amaaynı zamanda birçok hukuki soruna yol açmaktadır. Anlaşmalı boşan-mada hâkim denetiminin olmayışı eşler ve özellikle çocuklar için tehli-keli ve belirsiz bir durum yaratmaktadır. Çalışmanın konusunu bu huku-ki sorunların incelenmesi oluşturmaktadır.
  • Article
    Terekenin Resmi Defterinin Tutulması Talebinden Sonra Miras Ortaklığına Temsilci Atanmasının İstenmesi
    (2023) Özcan, Cem
    Miras hukukunda, mirasbırakanın vefatının ardından, mirasçıların kendilerine tanınan yasal süre dolmadan önce tereke işlerine gereğinden fazla karışmamak koşuluyla, mirası reddetme hakları bulunmaktadır. Bu imkanın yanı sıra mirasçılar medeni kanun hükümleri uyarınca terekenin resmi defterinin tutulmasını isteyebilirler. Diğer yandan Türk Medeni Kanunu (TMK) mirasçılara miras ortaklığına temsilci atanmasını talep etme imkanını da sunmaktadır. Terekenin resmi defterinin tutulmasına başlandıktan sonra, mirasçılardan birinin miras ortaklığına temsilci atanmasını istemesinin TMK m.610/f.2 anlamında tereke işlerine gereğinden fazla karışma teşkil edip etmeyeceği ve buna bağlı olarak da bu mirasçının mirası red hakkını kaybedip etmeyeceği hukuki bir sorun oluşturmaktadır.
  • Master Thesis
    Satış Sözleşmesinde Hasarın Geçişi
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2021) Ünal, Elif; Özcan, Cem
    Satış sözleşmesi, ekonomik hayatta önemli bir yere sahip olan ve günlük hayatta en fazla yapılan sözleşmelerden biridir. Satış konusu mal, sözleşme kurulduktan belirli bir süre sonra teslim edilebilir. Teslime kadarki aşamada, satılanda bazı eksilmeler meydana gelebilir. Tarafların kusurundan kaynaklanmayan eksilmelere hangi tarafın katlanacağı önem arz eder. Bu durum, satış sözleşmesinde hasarın geçişi sorunu olarak adlandırılmaktadır. Satış sözleşmesinde hasarın geçişi, tarafların sözleşmeyle elde etmek istedikleri karşılıklı menfaatleri doğrudan etkileyen bir meseledir. Bu nedenle, satış sözleşmesinde hasarın geçişi sorununa Roma hukukundan beri çeşitli çözümler getirilmiştir. Temeli Roma hukukuna dayanan "satılanın hasarı alıcıya aittir" ilkesi, İsviçre hukukunda ve eski Borçlar Kanunu'nda da benimsenmiştir. Bu ilke, edim-karşı edim dengesini satıcı lehine bozmakta ve alıcı için son derece ağır sonuçlar yaratmaktadır. Nihayet, bu ilke isabetli olarak Türk Borçlar Kanunu'nda terk edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 208. maddesinde, Alman hukukunda benimsenen teslim ilkesinin bir yansıması olarak, satılanın yarar ve hasarının taşınırlarda zilyetliğin devri, taşınmazlarda ise tescil işleminin yapılmasıyla alıcıya geçeceği hükme bağlanmıştır. Tezde, hasarın geçişine ilişkin Türk hukukundaki ve diğer hukuk sistemlerindeki düzenlemeler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Hasarın geçişiyle ilgili Türk Borçlar Kanunu'ndaki düzenlemelerin, uygulamada karşılaşılabilecek sorunların çözümünde ne ölçüde etkili olacağı belirlenmiştir. Milletlerarası satışlar yönünden hasarın geçişine ilişkin düzenlemeler de Viyana Sözleşmesi'nde yer alan ilgili hükümler çerçevesinde incelenmiştir.
  • Article
    Fransız Hukukunda Aile Arabuluculuğu
    (2017) Özcan, Cem
    Aile hukukundan kaynaklanan hukuki sorunların kendine has bazı özellikleri vardır çünkü toplumun temel direği olan aile kavramı hukuki, psikolojik ve sosyal yönlerden oluşmaktadır.Aile arabuluculuğu, aile hukukunun ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Fransa'da aile arabuluculuğu sivil toplum örgütlerinin inisiyatifi sayesinde kurulmuştur. Aile arabuluculuğunun yasal çerçevesi 2000'li yıllarda oluşturulmuştur ve bugün aile arabuluculuğu mesleği Fransız yargı sistemine tamamen entegre olmuş durumdadır. Fransız aile arabuluculuğu sistemi Avrupa'da önemli bir modeldir. Bununla birlikte bu sistemin etkinliği hâlâ tartışmaya açık durumdadır. Bu nedenle bu sistemin daha iyi anlaşılabilmesi için avantajları ve dezavantajlarının incelenmesi gerekmektedir.
  • Master Thesis
    Evlilik Birliğinin Boşanma ile Sona Ermesi Durumunda Birlikte Velayet
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Tokuş, Aylin; Özcan, Cem
    Sürekli değişim ve gelişim içerisinde olan dünyada toplum ile aile yapısı da değişikliğe uğramıştır. Kadın ve erkek eşitliği, çocuk hakları gibi kavramların kabul edilmesi ile bu konulara dair ulusal ve uluslararası yasal düzenlemeleri beraberinde getirmiştir. Velayet kavramı da bu süreç içerisinde değişiklikler geçirmiştir. Uluslararası hukuk dünyasında boşanma sonrasında ana ve babanın çocuk üzerinde eşit haklara ve yükümlülüklere sahip olması düşüncesi ile pek çok ülkede boşanmadan sonra birlikte velayet söz konusu olmuş ve buna izin veren yasal değişiklikler yapılmıştır. Türk hukuk sisteminde ise evlilik boşanma ile sona erdiği takdirde Türk Medeni Kanunu m. 336/3' e göre velayet ''çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir'' denilmektedir, hükmün lafzının açık olup olmadığı bu hükümde herhangi bir kanun boşluğunun olup olmadığı meseleleri öğretide tartışmalıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 7 No'lu Protokolü'nün onaylanması ve tarafı olduğumuz uluslararası metinlerde çocuğun yüksek yararı kavramının da göz önünde bulundurulması sonucu birlikte velayete hükmedilmesinin mümkün olup olmadığı meseleleri gündeme gelmiştir. Özellikle Yargıtay'ın son yıllarda birlikte velayetin mümkün olduğuna dair vermiş olduğu kararlar doğrultusunda böyle bir yasal düzenlemeye gereksinim olup olmadığı konusundaki tartışmaları artırmış bu konuda çeşitli görüşleri ortaya çıkarmıştır. Ulusal ve Uluslararası mevzuat irdelenmiş ulusal yasa metninde böyle bir değişikliğe ihtiyaç olup olmadığı, değişiklik olacak ise bu kuralın bir ana kural mı yoksa istisna kural mı olması gerektiği, karşılaştırmalı hukukta birlikte velayet düzenlemeleri ve buna dair modeller incelenmiştir
  • Master Thesis
    Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2022) Toprak, Erçin Heval; Özcan, Cem
    Çalışmamızın konusu evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Hazırlanmış olan çalışmamız giriş ve sonuç bölümleriyle birlikte beş bölüm halinde kaleme alınmıştır. İlk bölümüz olan giriş bölümü, aile kavramını, aile hukukunu, çalışmamızın gayesini ve konusunu oluştururken, sonraki bölümlerde ise konu başlıkları detaylı şekilde açıklanmıştır. İkinci bölümde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, özel boşanma sebepleri, genel boşanma nedenleri başlığı altında ise; anlaşmalı boşanma ve ortak hayatın yeniden kurulamamış olması (fiili ayrılık) sebebiyle boşanma halleri irdelenmiştir. Yargıtay içtihatları da çalışmada ele alınmıştır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmanın boşanma hukukumuzdaki yeri, tarihçesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma halinin hangi koşullara dayandığı, yargıcın takdir hakkını kullanması, yargıcın takdir hakkını kullanırken hangi hususlara önem vermesi gerektiği, üçüncü bölümde Türk hukukumuzda anlaşmalı boşanma ve boşanma anlaşmasının hukuki niteliği ve kapsamı ile Almanya ve İsviçre'de anlaşmalı boşanma kurumu ele alınarak incelenmiştir. Çalışmamızın dördüncü bölümünde ise boşanma davasının hukukumuzdaki yeri ve özelliği, boşanma davasında hangi mahkemenin görevli ve yetkili oluşu, boşanma kurumunun ilkeleri, boşanma davasında kimlerin taraf sıfatını haiz olduğu, dava ehliyeti, yargıcın karar vereceği geçici önlemler ele alınmış olup buna ek olarak boşanma davasının neticeleri, boşanmanın eşler ve çocuklar açısından neticeleri akabinde boşanmanın eşler yönünden kişisel-mali sonuçları, boşanmanın çocuklar yönünden kişisel-mali sonuçları şeklinde ele alınmıştır. Çalışmamızın beşinci ve son bölümünde yapılan incelemeler sonucunda elde edilen veri ışığında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ilişkin kanaatimiz bildirilmiştir.
  • Master Thesis
    Hekimin Tıbbi Uygulama Hatalarından Doğan Hukuki Sorumluluğu
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Sarıbaş, Nur Yücel; Özcan, Cem
    Çalışmamızın konusu hekimin tıbbi uygulama hatalarından doğan hukuki sorumluluğudur. Hazırlanmış olan çalışmamız giriş ve sonuç bölümleriyle birlikte beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmamızın yazılış amacı ve konusu temel düzeyde anlatılmış olmakla birlikte, sonraki bölümlerde bahsedilecek olan konu başlıkları detaylandırılarak aktarılmıştır.Birinci bölümde tıbbi müdahale kavramı ve konuya ilişkin temel kavramlar açıklanmış olup; bununla birlikte hasta ile hekim arasındaki hukuki ilişkinin mahiyeti hususuna değinilmiştir.İkinci bölümde tıbbi uygulama hatası (malpraktis) ve komplikasyon kavramları kendi içlerinde özelleştirilerek incelenmiş ve bu iki kavram arasındaki ayrım açıklanmıştır.Çalışmamızın üçüncü bölümünde hekimin tıbbi uygulama hatasından doğan hukuki sorumluluğu ve hekimin tıbbi uygulama hatasına karşı alabileceği hukuki önlemler incelenmiştir.Çalışmamızın son bölümünde yapılmış olan araştırmalar sonucu ulaşılan bilgiler ışığında hekimin tıbbi uygulama hatasından doğan hukuki sorumluluğuna ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır.İncelenmekte olan konu pek çok detaylı alt başlığa sahip olduğundan çalışmamızda konu sınırlandırılmasına gidilmiştir. Bu sebeple çalışmamızda hekimin özel hukuk sorumluluğu temel alınmıştır.Çalışmamızda hekimin idari, cezai ve disiplin sorumluluğu incelenmemiştir.
  • Article
    Perruche Davası ve Doğum Öncesi Teşhis Hatası Nedeniyle Tazminat
    (2015) Özcan, Cem
    Günümüzde hekimin hukuki sorumluluğu alanında doğum öncesi teşhis, önleyicitıbbın gelişmelerinin anne ve babalara özürlü bir çocuğun doğumunu engelleme imkâ- nı verdiği ölçüde önemli bir konu haline gelmiştir. Fransada, Yargıtayın Perruche kara- rı doktrinde hekimin hukuki sorumluluğu, illiyet bağı ve zarar kavramlarını ilgilendirenbüyük bir tartışma yaratmıştır. Bu karar aynı zamanda yasal bir değişikliğe yol açmış vebu yasal değişiklik de doğmuş olmaktan dolayı uğranılan zararı tazmin etme imkâ- nına son vermiştir. Anti-Perruche Kanununun yürürlüğe girmesi Avrupa İnsan HaklarıMahkemesinin müdahalesine neden olmuştur. Bu kanunun geriye etkililiği FransanınAİHM önünde mahkum olmasına yol açmıştır ve sonuç olarak geriye etkililik ile ilgili buhüküm Fransız Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir
  • Master Thesis
    Türk Hukukunda Evlat Edinme
    (2025) Uğural, Burcu; Özcan, Cem
    Evlat edinme kurumu bakıma muhtaç, kimsesi olmayan çocukların himaye altına alınmasını, çocuk sahibi olmayan ailelerin veya kişilerin çocuk sevgisine olan ihtiyaçlarının giderilmesi amacını taşıyan son derece faydalı bir kurumdur. Evlat edinme kurumu evlat edinilmek için uygun olan çocukla evlat edinmesi uygun görülen kişi veya kişiler arasında hukuken bağ kurulmasıdır. Evlat edinme ile hem hiç evlat sahibi olamamış hem de istediği sayıda evlat sahibi olamayan aileler evlat sahibi olmakta, evlat edinilen kişi de sıcak bir aileye kavuşmuş olmaktadır. Evlat edinme kurumu bizim hukukumuzda yer almakla birlikte çeşitli hukuk sistemlerinde de yer almaktadır. Evlat edinme kurumunun birçok faydası olmakla birlikte içinde çeşitli problemleri de barındırmaktadır. Evlat edinme gerek ahlaken gerekse sosyal ve psikolojik açıdan da birçok yönü bulunmaktadır. Sevgiye ve şefkate muhtaç çocuklar evlat edinilmeleri ile gelecek için faydalı bireyler olma şansına sahip olmaktadırlar. Çalışmamızın konusunu Türk hukukunda evlat edinme oluşturmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 305 ile 320. maddeleri arasında düzenlenme alanı bulmuştur. Çalışmamızın ikinci bölümünü evlat edinme kavramı, hukuki niteliği açıklanacak olup çalışmamızın üçüncü bölümünde evlat edinmenin esasına ilişkin şartları, ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi konuları açıklanmaya çalışılacaktır. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde, evlat edinmenin hukuki sonuçları, geçersiz sayılabileceği durumlar ve evlat edinme ilişkisinin sona ermesine neden olabilecek hususlar ele alınacaktır.