Meral Öğütçü, Yasemin
Loading...
Profile URL
Name Variants
Meral, Yasemin
Meral Ogutcu, Yasemin
Ögütcü, Yasemin Meral
Öğütçü, Yasemi̇n Meral
Öğütçü, Yasemin Meral
Meral Ogutcu, Yasemin
Ögütcü, Yasemin Meral
Öğütçü, Yasemi̇n Meral
Öğütçü, Yasemin Meral
Job Title
Email Address
yasemin.meral@ieu.edu.tr
Main Affiliation
02.04. Psychology
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
7
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
2
Research Products
4QUALITY EDUCATION
7
Research Products
5GENDER EQUALITY
6
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
2
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
3
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
1
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
5
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

Documents
5
Citations
42
h-index
2

Documents
6
Citations
36

Scholarly Output
24
Articles
4
Views / Downloads
249/644
Supervised MSc Theses
18
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
34
Scopus Citation Count
39
Patents
0
Projects
3
WoS Citations per Publication
1.42
Scopus Citations per Publication
1.63
Open Access Source
16
Supervised Theses
18
| Journal | Count |
|---|---|
| Behavıoural And Cognıtıve Psychotherapy | 1 |
| Behavıour Research And Therapy | 1 |
| Death Studies | 1 |
| International Journal of Psychology | 1 |
| Journal of Clinical Psychology Research | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

24 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 24
Master Thesis Psychotherapy Relationship as a Secure Base: the Role of Attachment To Therapist Beyond Alliance(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2022) Bey, Buse; Öğütçü, Yasemin MeralBu çalışma psikoterapi ilişkisini bağlanma kuramı perspektifinde incelemektedir. Psikoterapi ilişkisinin güvenli temel işlevi, terapiste bağlanma, terapötik ittifak, seans içi keşif, ittifakta kırılma ve onarılma değişkenleri açısından incelenmiştir. Çalışma değişkenlerini ölçmek için Demografik Bilgi Formu, Danışanın Terapiste Bağlanma Ölçeği, Terapötik İttifak Ölçeği, Seans Değerlendirme Ölçeği-Sıfatlar Formu ve ittifakta kırılma-onarılma deneyimini ölçmek için Seans Sonrası Değerlendirme Ölçeği'nden seçilen sorular kullanılmıştır. Mevcut çalışmaya psikoterapi sürecinde en az 5 seans tamamlayan 81 katılımcı katılmıştır. Sonuçlar terapiste güvenli bağlanmanın daha yüksek düzeyde ittifak, seans içi keşif ve ittifakta kırılmanın onarılması ile ilişkili olduğunu, terapiste kaçınmacı bağlanmanın ise daha düşük ittifak, seans içi keşif ve ittifakta kopmanın onarılması ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Fakat ittifakta kırılmanın şiddeti ile terapiste güvenli bağlanma veya terapiste kaçınmacı bağlanma arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Terapiste güvenli bağlanmanın, ittifakta kırılmanın yoğunluğundan bağımsız olarak daha iyi onarım kapasitesi sağlayabileceği ve dolayısıyla bu danışanların psikoterapiden daha fazla kazanım elde edebileceği düşünülmektedir. Sonuçlar terapiste bağlanma değişkeninin, terapötik ittifağın ötesinde seans içi keşfini bağımsız olarak yordadığını göstermektedir. Psikoterapi ilişkisinin, işbirlikçi çalışma tutumunun ötesinde daha kapsamlı ilişkisel dinamikleri içerdiği öne sürülebilir. Ayrıca psikoterapi sürecinin erken dönem aşamasında, bilişsel davranışçı terapi grubunda yer alan katılımcılar psikodinamik yönelimli terapi grubunda yer alanlara kıyasla daha yüksek terapötik ittifak ve terapiste güvenli bağlanma göstermişlerdir. Literatür ve mevcut çalışma bulguları göz önüne alındığında, psikoterapi ilişkisinde bağlanma örüntülerinin incelenmesinin psikoterapi ilişkisinin sağladığı düzeltici duygusal deneyimin öneminin anlaşılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Master Thesis The Investigation of the Relationship Between Self-Focused Attention and Safety Behaviors in Social Anxiety Using Scenarios About Social Situation(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2022) Kasaboğlu, Tuba; Ögütcü, Yasemin MeralBu çalışmada, sosyal kaygısı yüksek ve sosyal kaygısı düşük olan bireylerin kendine odaklı dikkat (SFA) ve güvenlik davranışlarını farklı sosyal durum senaryoları kullanarak araştırmayı amaçlamıştır. Sosyal kaygılı bireyler, başkaları tarafından olumsuz değerlendirilebilecekleri sosyal durumlardan korkarlar. Bu sosyal durumlar DSM V'e göre üç kategoriye ayrılır; başkalarının önünde performans sergilemek (örn. sunum yapmak), gözlemlenmek (örn. yemek yemek veya içmek) ve sosyal etkileşimler (örn. arkadaşlarla buluşmak). Clark ve Wells (1995), sosyal kaygı bozukluğunun gelişimsel ve koruyucu bileşenleri olarak SFA ve güvenlik davranışlarını vurgulayan bir bilişsel model geliştirmiştir. Bu nedenle, bu çalışma, etkileşim, performans ve gözlenme olmak üzere üç farklı sosyal duruma ilişkin senaryolar kullanarak sosyal kaygıda SFA ile güvenlik davranışları arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. Senaryoları okuduktan sonra, katılımcılar kaygı düzeylerini ve SFA'larını derecelendirdiler. Daha sonra duruma göre uyarlanabilir, kaçınma ve güvenlik davranışı olarak adlandırılan bir davranışı seçmeleri istenmiştir. Bu çalışmanın bulguları, sosyal kaygısı yüksek bireylerin düşük sosyal kaygılı bireylere göre daha kaygılı olduklarını ve genel olarak tüm sosyal durum senaryolarında daha fazla SFA bildirdiklerini ortaya koymuştur. Ek olarak, düşük sosyal kaygılı bireylerle karşılaştırıldığında, yüksek sosyal kaygılı bireyler, güvenlik ve kaçınma davranışlarını uyumsal davranışa tercih etme eğilimindeyken, seçimlerinden daha az memnuniyet rapor ettiler. Tüm katılımcılar için en çok kaygı uyandıran durum sunum durumu olmuştur. Sonuç olarak, bu çalışma sosyal kaygıda SFA ve güvenlik davranışlarının önemini bir kez daha vurgulamaktadır.Conference Object Integrating Feedback-Informed Treatment (FIT) Into Cognitive Behavioral Therapy(John Wiley & Sons Ltd, 2024) Meral, YaseminMaster Thesis Nesne İlişkileri ve Evcil Hayvan Bağlanmasının Kaygı Üzerine Etkisi(2025) Sadık, Selin Maya; Ögütcü, Yasemin MeralBu çalışma, nesne ilişkileri ile kaygı semptomları arasındaki ilişkide evcil hayvan bağlanmasının kaygılı ve kaçıngan boyutları üzerinden aracı rolünü incelemeyi amaçlamıştır. Nesne ilişkileri ve bağlanma kuramlarına dayanan bu araştırma, erken dönem ilişkisel zorluklar yaşamış bireylerde evcil hayvanlarla kurulan duygusal bağların geçiş nesnesi ya da duygusal düzenleyici işlev görüp görmediğini araştırmıştır. Katılımcılar, 1865 yaş aralığında, en az üç aydır kedi veya köpek ile aynı evde yaşayan 290 Türk yetişkinden oluşmaktadır (%83,8 kadın). Veriler, Bell Nesne İlişkileri ve Gerçeklik Testi Envanteri (BORRTI), Evcil Hayvan Bağlanma Ölçeği (PAS) ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASS-21) kullanılarak toplanmıştır. Korelasyon analizleri, bozulmuş nesne ilişkilerinin hem kaygı semptomları hem de kaygılı evcil hayvan bağlanması ile pozitif yönde ilişkili olduğunu; kaçıngan bağlanmanın ise anlamlı bir ilişki göstermediğini ortaya koymuştur. Mediyasyon analizleri, bu bağlanma stillerinin nesne ilişkileri ile kaygı arasındaki ilişkiyi anlamlı şekilde açıklamadığını göstermiştir. Bulgular, bozulmuş nesne ilişkilerine sahip bireylerin evcil hayvanlara kaygılı biçimde bağlanabileceğini, ancak bu bağların kaygıyı azaltıcı bir işlev taşımayabileceğini göstermektedir. İnsan–hayvan bağları oldukça bireyseldir ve kişinin içsel nesne dünyası ile gelişimsel geçmişine bağlı olarak farklı işlevler üstlenebilir. Sonuçlar, terapötik süreçte bu bağların taşıdığı simgesel ve telafi edici anlamların dikkatle ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.Research Project Covid-19 Kaynaklı Kaygının Yaygın Anksiyete Bozukluğuna Etkisinde Maneviyat, Farkındalık, Bilişsel Kontrol ve Esneklik Değişkenlerinin Rolü(2020) Meral Öğütçü, Yasemin; Öğütçü, Yasemin MeralGiris: COVID- 19 salgını insan psikolojisine dair bir tehdit olusturmakta ve anksiyetede artısa sebep olmaktadır (Duan, 2020). Bireyler pandemi sürecindeki belirsizlikle birlikte saglık, ekonomi, egitim ya da gelecek gibi farklı alanlar hakkında endise duymaktadırlar. Bu nedenle, Yaygın Anksiyete Bozuklugu (YAB) semptomlarında artıs olması beklenmektedir. Mevcut çalısma, COVID- 19 kaynaklı endise ve YAB semptomları arasındaki iliskiyi incelemeyi ve maneviyat, farkındalık, bilissel kontrol ve bilissel esneklik faktörlerinin bu iliski üzerindeki aracı rollerini arastırmayı amaçlamıstır. Yöntem: Bu çalısmaya 18 ile 75 yasları arasındaki 458 kisi (78.4% kadın, 21.6% erkek) katılmıstır. Veriler COVID-19 kaynaklı endise, YAB semptomları, Maneviyat, Bilinçli Farkındalık, Bilissel Esneklik ve Bilissel Kontrol öz- bildirim ölçekleri kullanılarak çevrimiçi yolla toplanmıstır. Bulgular: Mevcut çalısmanın sonuçları, koronavirüs kaynaklı endisenin YAB semptomlarını anlamlı biçimde yordadıgını göstermistir. Pandeminin sonuçlarına iliskin endiseler arttıkça (ekonomik zorluklar, saglık problemleri) YAB semptomlarında da artıs görülmüstür. Ayrıca, bu iliski Bilinçli Farkındalık ve Bilissel Kontrol tarafından aracı edilmistir. Bilinçli Farkındalıgı ve Bilissel Kontrolü yüksek olan kisiler daha az YAB semptomu sergilemislerdir. Maneviyat ve Bilissel Esneklik faktörlerinin, anksiyete semptomlarını azaltan bir etkisi oldugu gösterilmis olsa da COVID- 19 kaynaklı anksiyete üzerinde etkisi bulunmamıstır. Sonuç: YAB?da, kisilerin endiseleri gerçek dısı degildir ancak çogunlukla gerçek bir tehdit ile de baglantılı degildir. Öte yandan, pandemi sırasındaki endiseler gerçek bir tehdit ile iliskilidir. Bu nedenle, pandemi hakkındaki inançlar ve düsünceler uyumsuz olmayabilir. Bu inançları degistirmektense, Bilissel Kontrolde oldugu gibi dikkati amaç dogrultusunda yönlendirebilme becerisine sahip olmak daha anlamlı olabilir. Ayrıca, pek çok insan pandemiden olumsuz sekilde etkilenmistir. Bu deneyimleri yargılayıcı olmayan bir sekilde kabul etmek daha saglıklı bir yol olabilir. Sonuçlarımız, pandemi sırasında YAB semptomlarına sahip olan bireylerin Bilinçli Farkındalık ve Bilissel Kontrol temelli müdahalelerden faydalanabilecegini vurgulamaktadır.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 2Self-Image and Self-Focused Attention in a Social Interaction Situation: What Is Relevant for Social Anxiety?(Cambridge Univ Press, 2021-10-15) Meral Öğütçü, Yasemin; Vriends, Noortje; Meral, YaseminBackground: According to Clark and Wells' cognitive model (Clark and Wells, 1995), social anxiety is maintained by both a negative self-image and self-focused attention (SFA). Although these maintaining factors were investigated extensively in previous studies, the direction of this relationship remains unclear, and so far, few studies have investigated self-image and SFA together within a current social interaction situation. Aims: The aim of this experiment is to investigate the influence of a negative versus positive self-image on social anxiety and on SFA during a social interaction. Method: High (n = 27) and low (n = 36) socially anxious participants, holding a manipulated negative versus positive self-image in mind, had a real-time video conversation with a confederate. Social anxiety, SFA and state anxiety before and during the conversation were measured with questionnaires. Results: An interaction between negative self-image and social anxiety showed that high socially anxious individuals with a negative self-image in mind were more anxious than those with a positive self-image in mind during the conversation. They were also more anxious compared with low socially anxious individuals. Furthermore, high socially anxious individuals reported higher SFA; however, SFA was not affected by negative or positive self-image. Conclusion: The present results confirm once again the strong influence of self-image and SFA on social anxiety, highlighting that a negative self-image has more impact on socially anxious individuals. Moreover, the present results suggest that SFA is not necessarily affected by a negative self-image, indicating that therapies should focus on both.Master Thesis The Mediating Role of Cognitive Fusion and Acceptance on the Relationship Between Obsessive-Compulsive Symptoms, Shame, Guilt, and Self-Disgust(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2021) Kaymak, Aslıhan; Ögütcü, Yasemin MeralBu çalışmanın temel amacı düşünce-eylem kaynaşması ve yaşantısal kaçınmanın utanç ve obsesif-kompulsif semptomlar; öz-tiksinme ve obsesif-kompulsif semptomlar; suçluluk ve obsesif-kompulsif semptomlar arasındaki ilişkiye olan aracı rollerinin incelenmesidir. Örneklem 18 yaş ve üzeri 316 yetişkinden oluşmaktadır. Bu çalışmanın amaçlarını ölçmek için Vancouver Obsesif-Kompulsif Envanteri, Kabul ve Eylem Formu-II, Düşünce-Eylem Kaynaşması Ölçeği, Öz-Tiksinme Ölçeği-Revize Formu, Suçluluk Utanç Ölçeği kullanılmıştır. Sonuçlar, düşünce-eylem kaynaşmasının utanç ve obsesif-kompulsif semptomlar; öz-tiksinme ve obsesif-kompulsif semptomlar; suçluluk ve obsesif kompulsif semptomlar arasındaki ilişkiye önemli ölçüde aracılık ettiğini göstermiştir. Bulgular, ayrıca deneyimsel kaçınmanın utanç ve obsesif kompulsif semptomlar; öz-tiksinme ve obsesif-kompulsif semptomlar üzerindeki ilişkiye anlamlı şekilde aracılık ettiğini, ancak suçluluk ve obsesif-kompulsif semptomlar üzerinde anlamlı bir aracılık etkisi olmadığını göstermiştir. Utanç ve kendinden iğrenme, benlik hakkındaki inançlarla ilişkilendirilirken, suçluluk belirli bir davranış hakkındaki inançlarla ilişkilidir. Bu nedenle, bireyler suçluluk durumunda kaçınma ve bastırma yerine geçmişte işlenen davranışları düzeltmek için genellikle onarıcı eylemleri tercih ederler. Ancak bireyler, somut bir eylem yapılmadığı için utanç ve öz-tiksinme durumlarında deneyimsel kaçınma sergilerler. Somut eylemin varlığının, deneyimsel kaçınmanın utanç, öz-tiksinme, suçluluk ve obsesif-kompulsif belirtiler arasındaki ilişkiye önemli ölçüde aracılık edip etmeyeceğini belirlediği düşünülmüştür. Bununla birlikte utanç, öz-tiksinme ve suçluluk duygusuyla kaynaşmanın, obsesif kompulsif semptomlara yol açacağı düşünülmüştür. Bu süreçte obsesif-kompulsif semptomların gelişmesinde abartılmış sorumluluk, katastrofik yanlış yorumlama ve sorumsuzca hareket etme korkusu kavramlarının rolü olduğu düşünülmüştür. Mevcut çalışmanın sonuçları, sınırlamaları, güçlü yönleri ve etkileri tartışılmış ve gelecekteki tartışmalar için öneriler bu çalışmada sunulmuştur.Article Kovid-19 Kaynaklı Endişenin Yaygın Anksiyete Bozukluğuna Etkisinde Bilinçli Farkındalık, Bilişsel Kontrol ve Bilişsel Esneklik Değişkenlerinin Aracı Rolü(Association for Clinical Psychology Research, 2024-04-25) Meral Öğütçü, Yasemin; Yakın, İ.; Çarboğa, G.; Bayram, Ö.E.; Meral, YaseminThe outbreak of COVID-19 presents a threat to human psychology and shows an increase in anxiety. With the uncertainty during the pandemic, individuals are concerned about different areas in their life such as health or economy. Thus, an increase in Generalized Anxiety Disorder (GAD) symptoms is expected. The present study aimed to investigate the association between COVID-19 concerns and GAD-symptoms, and the mediating roles of Mindfulness, Cognitive Control (CC), and Cognitive Flexibility (CF) in this relationship. 458 individuals aged between 18-75 (78.4% female, 21.6% male) participated in the present study. Data was collected online using self-reported questionnaires measuring concerns related to COVID-19, GAD-symptoms, Mindfulness, CC, and CF. The results of the present study showed that GAD-symptoms were significantly predicted by coronavirus concerns. The more worries about the pandemic outcome, the higher GAD-symptoms were reported. Moreover, this association was mediated by Mindfulness and CC. Mindful individuals and those with higher CC showed fewer GAD-symptoms. Even though CF has been found as decreasing anxiety symptoms, it did not affect coronavirus concerns. Regarding GAD, individuals’ worries are not unrealistic, but mostly not linked to real threat. During the pandemic on the other hand, worries are related to real danger. Thus, beliefs about the pandemic might not be maladaptive. Instead of changing these beliefs, having the ability to direct attention purposefully through CC might be more functional. Furthermore, accepting their experiences in a non-judgmental way might be adaptive. These results highlight that individuals with GAD-symp-toms might benefit from interventions based on Mindfulness and CC during the pandemic. © 2024 Association of Clinical Psychology Research. All rights reserved.Master Thesis The Grief Experience of People Who Lost Their Pets: Mediating Role of Social Constraints, Perceived Social Support, and Attachment(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2022) Demirci, Öykü; Ögütcü, Yasemin MeralBu çalışma, bir evcil hayvanın ölümünün ardından yas ile depresyon, anksiyete ve stres arasındaki ilişkide sosyal kısıtlamalar, algılanan sosyal destek ve bağlanmanın aracı rollerini incelemektedir. Araştırmanın örneklemini son bir yılda evcil hayvanını ölüm nedeni ile kaybeden 210 yetişkin katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmanın hipotezlerini test etmek için Katılımcı Bilgi Formu, Evcil Hayvan Yas Ölçeği, Lexington Evcil Hayvanlara Bağlanma Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği-Gözden Geçirilmiş Form, Sosyal Kısıtlamalar Ölçeği ve Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği-21 kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sosyal kısıtlamalar yas ile depresyon, anksiyete ve stres arasındaki ilişkiye aracılık etmiştir ancak algılanan sosyal destek ve bağlanmanın bu ilişkide aracılık rolü olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre, bir evcil hayvanın ölümü ile ilgili yas tepkilerinin yoğunluğuna rağmen, bireylerin deneyimledikleri kayıp diğer insanların gözünde gerçek bir kayıp olarak kabul edildiği taktirde depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri azalabilir. Mevcut çalışmanın sonuçları, sınırlamaları, güçlü yönleri ve etkileri tartışılmış ve gelecekteki tartışmalar için öneriler bu çalışmada sunulmuştur.Master Thesis The Influence of Intolerance of Uncertainty and Emotion Regulation Strategies on Anxiety Under Uncertainty(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2021) Sezgin, Esin; Öğütçü, Yasemin MeralBelirsizlik hayatın büyük bir parçası ve çoğunlukla azaltmaya veya en aza indirmeye çalıştığımız istenmeyen bir durum. Literatür, belirsizliğin gelecekteki öngörülemeyen olaylardan kaynaklanan kaygı ile güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu ve kaygılı bireylerin belirsizliğe karşı yüksek tahammülsüzlüğe sahip olduklarını göstermektedir. Bunun yanı sıra, kaygılı bireyler duyguları düzenlerken de zorluklar yaşarlar ve uyumsuz duygu düzenleme stratejileri kullanma olasılıkları daha yüksektir. Belirsizliğe tahammülsüzlük ve duygu düzenleme, ikisi de kaygı bozuklukları için tanılararası kavramlardır, ancak aralarındaki bağlantı normatif bir örneklemde daha önce hiç çalışılmamıştır. Bu nedenle bu tez, The Beads Task adlı bir görevle belirsizliği manipüle ederek, belirsizlik, belirsizliğe tahammülsüzlük ve duygu düzenlemenin kaygı üzerindeki etkisini araştırmayı amaçlamıştır. Katılımcıların kaygı düzeyi, hem Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri aracılığıyla öznel olarak, hem de fizyolojik bir ölçüm olan Deri İletkenlik Tepkisi kullanılarak nesnel olarak ölçülmüştür. Sonuçlar, belirsizlik arttıkça bireylerin daha yüksek kaygı düzeyleri bildirdiklerini göstermiştir. Bununla beraber, belirsizliğe tahammülsüzlüğü yüksek olan kişiler, belirsizliğe tahammülsüzlüğü düşük olanlara göre daha yüksek kaygı seviyeleri bildirmişlerdir. Ancak aynı etkiler fizyolojik ölçümlerde gözlenmemiştir. Buna ek olarak, duygu düzenlemenin hem öznel hem de nesnel ölçümlerde kaygı üzerinde anlamlı etkisi bulunmamıştır. Bu çalışmanın bulguları, öznel ve nesnel olarak ölçülen kaygı arasındaki farkı ortaya koyarak, anksiyetede bilişsel süreçlerin önemini vurgulamıştır. Ayrıca, sonuçlar anksiyetede etiyolojik ve sürdürücü faktörlerin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir ve terapötik amaçlara katkıda bulunabilir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

