Tuna Kaykusuz, Ezgi
Loading...
Profile URL
Name Variants
Tuna, Ezgi
Job Title
Email Address
ezgi.tuna@ieu.edu.tr
Main Affiliation
02.04. Psychology
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Files
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
4QUALITY EDUCATION
0
Research Products
5GENDER EQUALITY
1
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
2
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

Documents
8
Citations
122
h-index
5

Documents
11
Citations
113

Scholarly Output
10
Articles
6
Views / Downloads
52/0
Supervised MSc Theses
2
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
1
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.10
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
4
Supervised Theses
2
| Journal | Count |
|---|---|
| Current Issues in Personality Psychology | 2 |
| International Journal of Psychology | 2 |
| Nesne Dergisi | 2 |
| Journal of Family Trauma Child Custody & Child Development | 1 |
| Studies in Psychology-Psikoloji Calismalari Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

10 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 10
Article Covıd-19 Korkusu ve Psikolojik Sıkıntı İlişkisinde Bilişsel Duygu Düzenleme Stratejilerinin Aracı ve Düzenleyici Rolü(2023-12-31) Sayınta, Senanur; Gürül, Başak; Tuna, Ezgi; Koçak, HaticenurCOVID-19 salgını, bireylerin fiziksel ve psikolojik iyilik hallerine dünya çapında bir tehdit oluşturmuştur. Yapılan çalışmalar, korku ve kaygının salgına karşı verilen en yaygın tepkiler arasında olduğunu göstermektedir. COVID-19 korkusunun psikolojik sıkıntı düzeylerinin yükselmesine katkıda bulunduğuna dair bilimsel kanıtlar düşünüldüğünde, bu duygunun etkili bir şekilde düzenlenememesi, psikolojik bozuklukların başlaması için bir yatkınlık oluşturabilir. Bu çalışmanın amacı, COVID-19 korkusu ile psikolojik sıkıntı düzeyi arasındaki ilişkide bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracı ve düzenleyici rolünü incelemektir. Veriler, 587 Türk yetişkinden (Ort.yaş = 37, SS = 15.25) COVID- 19 korkusu, bilişsel duygu düzenleme stratejileri ve psikolojik sıkıntı ölçümlerini içeren çevrimiçi öz bildirim anketleri aracılığıyla toplanmıştır. COVID-19 korkusu ve psikolojik sıkıntı düzeyi ilişkisinde bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracı olduğu çoklu aracılık modeli test edilmiş ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Buna göre; kabullenme, ruminasyon, felaketleştirme ve başkalarını suçlama stratejilerinin COVID-19 korkusu ile psikolojik sıkıntı arasındaki ilişkide kısmi aracı rolü üstlendiği görülmüştür. Kabullenme stratejisinin bu ilişkideki düzenleyici rolü de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Buna göre, kabullenme stratejisini daha sık kullananlarda COVID-19 korkusu ile psikolojik sıkıntı düzeyi arasında daha güçlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Bulgular, bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin kullanımının bireylerin COVID-19 korkusu ve psikolojik sıkıntı düzeyi arasındaki ilişkide rol oynadığını göstermiştir. Görece daha az işlevsel olan duygu düzenleme stratejilerinin kullanımını azaltmayı hedeflemek, salgından etkilenen bireylerde psikolojik iyilik halini artırmak için etkili bir yol olabilir.Conference Object The Adaptiveness of Emotion Regulation Strategies in American and Turkish Young Adults(John Wiley & Sons Ltd, 2024) Tuna, Ezgi; Chentsova-Dutton, Yulia E.Article Beliefs about Negative Emotions and Emotional Eating: The Role of Rumination and Body Mass Index(Termedia Publishing House Ltd., 2026-02-10) Engin, Esin; Tuna, EzgiMaster Thesis The mediating roles of emotional self-awareness and self-control in the relationship between differentiation of self and burnout in Turkish mental health professionals(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Akçor, İrem Nur; Tuna Kaykusuz, Ezgi; Kaykusuz, Ezgi TunaTükenmişlik, ruh sağlığı profesyonelleri arasında yaygın bir sorundur ve hem ruh sağlığı çalışanlarının iyi oluşunu ve sundukları bakımın kalitesini etkiler. Benlik ayrımlaşması da tükenmişliği etkileyen faktörlerden biri olabilir. Bu nedenle, tükenmişliği etkileyen faktörleri incelemek önemlidir. Bu çalışma, Türk ruh sağlığı çalışanlarında benlik ayrımlaşması ve tükenmişlik arasındaki ilişkide duygusal öz- farkındalık ve öz-kontrolün aracı rolünü incelemiştir. Örneklem, psikiyatristler, klinik psikologlar, psikologlar ve psikolojik danışmanlar da dahil olmak üzere toplam 189 ruh sağlığı çalışanlarından oluşmaktadır. Bu çalışmada, Benlik Ayrımlaşması Ölçeği – Revize Edilmiş Formu, Maslach Tükenmişlik Envanteri, Duygusal Öz-Farkındalık Ölçeği ve Kısa Öz-Kontrol Ölçeği kullanılmıştır. Yol analizi, öz-kontrolün, duygusal kopma ve kişisel başarı boyutu arasında ve 'ben' pozisyonu ve kişisel başarı arasında önemli bir aracı olduğunu göstermiştir. Bu, düşük duygusal uzaklaşma seviyelerinin ve daha güçlü bir 'ben' pozisyonunun, öz denetimi artırdığını ve bunun da kişisel başarı hissine yol açtığını göstermektedir. Ayrıca, duygusal öz-farkındalık, benlik ayrımlaşmasının her boyutu ile duyarsızlaşma tüm benlik ayrımlaşması boyutları ile kişisel başarı arasındaki ilişkide aracı etkisi anlamlıdır. Bu, daha az tepkisel ve duygusal olarak uzaklaşmış veya kaynaşmış olmanın, aynı zamanda otonomi ve yakınlığı korumanın duygusal öz-farkındalığını artırdığını göstermektedir. Sonuç olarak, bireyler stresli durumlarda duyarsızlaşmayı azaltır ve başarı hissi artar. Bulgular, ruh sağlığı çalışanları arasındaki potansiyel tükenmişlik risklerini ele almada dış faktörlerle birlikte içsel dinamiklerin önemini vurgulamıştır. Çalışmanın bulguları ve sınırlılıkları mevcut literatür bağlamında tartışılmıştır ve gelecekteki araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.Conference Object The Role of Shame- and Guilt-Proneness in Re-Victimization Among Turkish Women(John Wiley & Sons Ltd, 2024) Fidantek, Hulya; Guller, Eylul; Gonenc, Ezgi; Tuna, EzgiMaster Thesis Pathological narcissism and relationship quality: The mediating role of self and perceived partner authenticity in romantic relationships(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Aytaçlar, Pınar; Tuna Kaykusuz, Ezgi; Kaykusuz, Ezgi TunaNarsisizm ve otantiklik arasındaki dinamiklerin incelenmesi, kişilerarası ilişkiler üzerindeki etkilerinin daha derinlemesine anlaşılmasını sağlar. Bu çalışmanın amacı patolojik narsisizm ve ilişki kalitesi arasında ilişkide otantikliğin rolünü incelemektir. Katılımcılar (N=452, %78,5 kadın), yaşları 19 ile 65 arasında değişen ve en az bir aydır romantik bir ilişki içinde olduklarını bildiren Türk yetişkinlerden oluşmaktadır. Katılımcılar, Patolojik Narsisizm Envanteri, Otantiklik Ölçeği, İlişkilerde Otantiklik Ölçeği (AIRS), algılanan partner otantikliğini (APO) değerlendiren modifiye edilmiş AIRS ve Yatırım Modeli Ölçeği gibi çevrimiçi anketleri doldurmuşlardır. Çalışma değişkenlerinin betimsel analizleri, değişkenler arası korelasyonlar ve ilişki süresinin narsisizm, ilişkide kendini otantik görme (KO) ve APO ile korelasyonu incelenmiştir. Daha sonra, büyüklenmeci ve kırılgan narsisizm ile ilişki kalitesi arasındaki KO ve APO'nun aracı rollerini analiz etmek için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Bulgular, kırılgan narsisizmin azalan KO ve APO yoluyla ilişki kalitesini olumsuz etkilediğini ortaya koymuştur. Buna karşılık, büyüklenmeci narsisizm, KO ve APO aracılığıyla ilişki kalitesini artırmaktadır. Sürekli otantikliğin bir kovaryant olarak dahil edildiğinde, büyüklenmeci narsisizmin KO ve APO üzerindeki etkilerinin ortadan kalktığı bir alternatif model ortaya konmuştur. Kırılgan narsisizmin APO üzerindeki olumsuz etkisi devam ederken, KO üzerindeki etkisi ortadan kalkmıştır, ilişki kalitesi üzerindeki doğrudan etkisi olumlu hale gelmiştir. Araştırma, özgünlüğün romantik ilişki dinamiklerini iyileştirmede ve narsisizmin olumsuz etkilerini azaltmada kilit bir faktör olma potansiyelinin altını çizmektedir. Gelecek araştırmalar ve klinik uygulamalar için yönlendirmeler tartışılmıştır.Article Citation - WoS: 1Non-Suicidal Self-Injury Among Turkish Young Adults: an Investigation of Intrapersonal Factors(Istanbul univ, fac letters, dept psychology, 2024-04-05) Tuna, Ezgi; Gençöz, TulinNonsuicidal self-injury (NSSI) includes the actions of individuals that inflict intentional harm to bodily tissues without intent of ending one's life. NSSI is especially frequent among young individuals and may predict future suicidal acts. Although scholarly attention on NSSI has increased, it remains a poorly understood and complex condition. Furthermore, NSSI among nonwestern populations is under-examined. According to the benefits and barriers model (BBM; Hooley & Franklin, 2018) of NSSI, benefits, such as self-punishment and affect improvement, play a role in the initiation of NSSI, while barriers, such as pain and a positive view of the self, play a role in its prevention. The current study uses the framework based on the BBM and explores the relative association between several psychological factors (i.e., emotion dysregulation, negative and positive affect [NA and PA, respectively], thought suppression, self-criticism, and self-compassion) and NSSI. The participants were 353 Turkish young adults (NSSI group: n = 158; no-NSSI group: n = 195) who completed online questionnaires. The results indicated that NSSI was common and repetitive in the sample. The most prevalent NSSI behavior was impeding wound healing. Among the study variables, high levels of nonacceptance of emotional reaction and self-criticism and decreased levels of self-compassion were related to NSSI. PA, NA, thought suppression, and the remaining five dimensions of emotion regulation problems were nonsignificantly linked to NSSI when considering all factors. The results indicate that NSSI is a complex phenomenon associated with various psychological factors, which may require prevention and intervention programs that target multiple aspects. Based on these findings, improving emotion regulation and self-compassion and decreasing self-criticism may be intervention targets for this population.Article Childhood Trauma and Intimate Partner Violence in Turkish Women: Shame and Guilt as Pathways to Revictimization(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2026-02-09) Tuna, Ezgi; Fidantek, Hulya; Uncu, EzgiIntimate partner violence (IPV) remains one of the most widespread forms of violence against women. Prior research indicates that women who have experienced traumatic childhood experiences face an enhanced likelihood of IPV later in life, often described as revictimization. Although the occurrence of revictimization is well-documented, less is known about the mechanisms that explain how women with childhood trauma become more vulnerable to IPV victimization. The present study explored two emotional factors, shame- and guilt-proneness, that might contribute to the heightened risk for IPV. Specifically, we examined whether a tendency toward shame and guilt mediates the relationship between the five types of childhood traumatic events (i.e., physical abuse, emotional abuse, emotional neglect, sexual abuse, and physical neglect) and IPV through a multiple mediation model. The sample consisted of 594 Turkish women, aged 18 to 70 (M = 29.53; SD = 10.83), who were in a romantic relationship for a minimum of one year. Participants completed an online survey. Our findings revealed that all five forms of childhood trauma are positively related to IPV, indicating evidence for revictimization. Furthermore, shame-proneness mediated the link between emotional abuse and IPV, whereas guilt-proneness did not function as a mediator between traumatic childhood experiences and IPV. These findings suggest that shame-proneness, but not guilt-proneness, may play a role in revictimization in women with a history of emotional abuse and may be a focus for prevention and intervention efforts.Article Beliefs about Negative Emotions and Emotional Eating: The Role of Rumination and Body Mass Index(Termedia Publishing House Ltd, 2026-02-10) Engin, Esin; Tuna, EzgiBACKGROUND Emotion beliefs are cognitive processes that influence how emotions are regulated, with important implications for well-being. Maladaptive beliefs about emotions may associated with the use of less adaptive emotion regulation strategies, such as rumination, and may contribute dysfunctional eating behaviors. This study examines the relationship between beliefs about the uncontrollability and uselessness of negative emotions and emotional eating (EE), with a focus on the mediating role of rumination. We also tested an exploratory hypothesis examining whether body mass index (BMI) moderates the pathways from emotion beliefs and rumination to EE. PARTICIPANTS AND PROCEDURE After obtaining ethical approval, participants were cruited from the general population through announcements on social media platforms. The sample consisted 414 adults (Mage = 32.5, SD = 11.4) from Turkey who completed online self-report questionnaires. RESULTS Our results showed that stronger beliefs that negative emotions are uncontrollable or useless were associated with greater EE indirectly through their effects on rumination, after statistically controlling for gender. In the moderated mediation analyses, BMI significantly moderated the pathway from rumination to EE, with stronger associations observed in individuals with higher BMI. However, BMI did not moderate the associations between emotion beliefs and EE. CONCLUSIONS These findings underscore the significance of targeting emotion beliefs and rumination in interventions for EE and suggest the potential benefit of tailoring interventions based on the needs of individuals with different BMI levels.Article Covıd-19 Korkusu ve Psikolojik Sıkıntı İlişkisinde Bilişsel Duygu Düzenleme Stratejilerinin Aracı ve Düzenleyici Rolü(2023-12-31) Sayınta, Senanur; Gürül, Başak; Tuna, Ezgi; Koçak, HaticenurCOVID-19 salgını, bireylerin fiziksel ve psikolojik iyilik hallerine dünya çapında bir tehdit oluşturmuştur. Yapılan çalışmalar, korku ve kaygının salgına karşı verilen en yaygın tepkiler arasında olduğunu göstermektedir. COVID-19 korkusunun psikolojik sıkıntı düzeylerinin yükselmesine katkıda bulunduğuna dair bilimsel kanıtlar düşünüldüğünde, bu duygunun etkili bir şekilde düzenlenememesi, psikolojik bozuklukların başlaması için bir yatkınlık oluşturabilir. Bu çalışmanın amacı, COVID-19 korkusu ile psikolojik sıkıntı düzeyi arasındaki ilişkide bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracı ve düzenleyici rolünü incelemektir. Veriler, 587 Türk yetişkinden (Ort.yaş = 37, SS = 15.25) COVID- 19 korkusu, bilişsel duygu düzenleme stratejileri ve psikolojik sıkıntı ölçümlerini içeren çevrimiçi öz bildirim anketleri aracılığıyla toplanmıştır. COVID-19 korkusu ve psikolojik sıkıntı düzeyi ilişkisinde bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracı olduğu çoklu aracılık modeli test edilmiş ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Buna göre; kabullenme, ruminasyon, felaketleştirme ve başkalarını suçlama stratejilerinin COVID-19 korkusu ile psikolojik sıkıntı arasındaki ilişkide kısmi aracı rolü üstlendiği görülmüştür. Kabullenme stratejisinin bu ilişkideki düzenleyici rolü de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Buna göre, kabullenme stratejisini daha sık kullananlarda COVID-19 korkusu ile psikolojik sıkıntı düzeyi arasında daha güçlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Bulgular, bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin kullanımının bireylerin COVID-19 korkusu ve psikolojik sıkıntı düzeyi arasındaki ilişkide rol oynadığını göstermiştir. Görece daha az işlevsel olan duygu düzenleme stratejilerinin kullanımını azaltmayı hedeflemek, salgından etkilenen bireylerde psikolojik iyilik halini artırmak için etkili bir yol olabilir.

