Browsing by Author "Türk, Uğur Önsel"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Article Clinical Management Strategies of Cardiologists in Heart Failure with Reduced Ejection Fraction in Türkiye(Kare Publ, 2024) Türk, Uğur Önsel; Kocabaş, Umut; Özçalık, Emre; Kıvrak, Tarık; Altın, CihanAmaç: Kalp yetersizliği (KY) kılavuz önerilerinin klinik pratikte uygulanması zaman almaktadır ve genellikle gerçek yaşam şartlarında optimal düzeyde uygulanmamaktadır. Bu zorluğun önemli nedenlerinden biri hekim ile ilişkili faktörlerdir. Bu anket çalışmasının amacı, Türkiye’deki kardiyoloji uzmanlarının düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (DEF-KY) tedavi tercihlerini belirlemektir. Yöntem: Anket çalışması 22 sorudan oluşmaktadır. Bu sorular, SurveyMonkey üzerinden yayınlanmış ve anket katılım linki birçok sosyal medya aracı üzerinden hekimlere ulaştırılmıştır. Bulgular: Anket çalışmasına Türkiye’de görev yapmakta olan 177 kardiyoloji uzmanı ve asistanı katıldı. Katılımcıların ortalama yaşı 39.5, %73.3’ü erkek, %38.7’si eğitim ve araştırma hastanelerinde görev yapmakta idi ve sadece %10.2’si kendisini KY uzmanı olarak tanımlamaktaydı. Katılımcıların %80.1’i, DEF-KY tanısı için sınır ejeksiyon fraksiyonu değerini %40 olarak kabul ettiklerini belirttiler. Hekimlerin %52.6’sı anjiyotensin reseptör-neprilisin inhibitörü (ARNi) tedavisini ‘‘en etkili KY tedavisi’’ olarak kabul ettiklerini belirtmelerine karşın, %62.7’si ilacın geri ödeme kısıtlılıkları ve fiyatı nedeniyle, DEF-KY tedavisine ARNi yerine anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü (ADEi) ile başlamak zorunda kaldıklarını belirttiler. Katılımcıların %52.3’ü tedaviye farklı bir KY ilaç sınıfını eklemenin, halihazırda kullanılan ilaçların dozunu arttırmaktan daha önemli olduğunu belirttiler. Hekimlerin %69.5’i yeni tanı KY hastalarında, hastane yatışı sırasında dört KY ilaç sınıfını aynı anda başlamanın mümkün olduğunu belirttiler. Buna karşın günlük pratiklerinde, sırasıyla ADEi/ARNI, beta–bloker, mineralokortikoid reseptör antagonisti ve sodyum-glukoz ko-transporter 2 inhibitörlerini başladıkları sıralı yaklaşımı daha çok tercih ettiklerini belirttiler. Sonuç: Bu anket çalışması, kılavuz önerileri ile gerçek yaşam uygulamaları arasında önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymaktadır. Kılavuz önerilerinin, klinik pratikte uygulanabilmesi için sağlık sağlayıcıların gerekli önlemleri almalarına ve düzenlemeleri yapmalarına ihtiyaç vardır.Article Citation - WoS: 8Citation - Scopus: 7Evaluation of Demographic and Clinical Characteristics of Female Patients Presenting With Minoca and Differences Between Male Patients: a Subgroup Analysis of Minoca-Tr Registry(Kare Publ, 2022) Gok, Gulay; Coner, Ali; Cinar, Tufan; Kilic, Salih; Yenercag, Mustafa; Oz, Ahmet; Ekmekci, Cenk; Türk, Uğur ÖnselObjective: Although the prevalence and rate of myocardial infarction with non-obstructive coronary arteries (MINOCA) are higher in women than in men in previous cohorts, potential demographic and clinical differences between women who are diagnosed with MINOCA versus myocardial infarction with obstructive coronary arteries (MIOCA) have not been studied till date. In this study, we aimed to document these characteristics and to compare them between female patients with MINOCA and MIOCA. Methods: The study was a subgroup analysis of the MINO-CA-TR study. The study was a multi-center, observational cohort study that was conducted in Turkey between March 2018 and October 2018. In this study, 477 (29.3%) female patients who had been diagnosed with acute myocardial infarction were evaluated. Results: Of these women, 49 (10.3%) were diagnosed with MINOCA (mean age 58.9 +/- 12.9 years) and 428 (89.7%) had a final diagnosis of MIOCA (mean age 67.4 +/- 11.8 years). The prevalence of hypertension, hyperlipidemia, and diabetes mellitus was significantly lower in the MINOCA group than in the MIOCA group. In addition, the MINOCA group had higher rates of recent flu history and non-ST elevation myocardial infarction (NSTEMI) presentation than the MIOCA group. There were significant clinical differences in patients with MINOCA in terms of sex. The female patients were older, had higher systolic blood pressures, and lower hemoglobin levels than male patients. Conclusion: The study revealed that the prevalence of traditional coronary artery disease risk factors was lower in female patients with MINOCA than in those who had final diagnosis of MIOCA.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 2Evaluation of Treatment Safety in Patients With Atrial Fibrillation on Edoxaban Therapy in Real-Life in Turkey Study: Design and Rationale(Aves, 2022) Türk Uğur Önsel; Alioglu, Emin; Mavioglu, Zafer; Diker, Erdem; Ozpelit, Ebru; De Caterina, Raffaele; Türk, Uğur ÖnselObjective: Safety and effectiveness of edoxaban was demonstrated in phase III, Effective Anticoagulation with Factor Xa Next Generation in Atrial Fibrillation-Thrombolysis in Myocardial Infarction 48 (ENGAGE-AF-TIMI 48) trial and is being confirmed in the post-authorization Edoxaban Treatment in routiNe clinical prActice for patients with Atrial Fibrillation in Europe (ETNA-AF-Europe) study in patients with atrial fibrillation. However. any post-authorization safety study focusing on the safety of edoxaban treatment in Turkey with a prospective design has not been performed yet. The Evaluation of Treatment Safety in Patients with Atrial Fibrillation on Edoxaban Therapy in Real-Life in Turkey (ETAF-TR) study is designed to evaluate the safety and effectiveness of edoxaban treatment in atrial fibrillation in routine practice. The present article describes the design and rationale for the ETAF-TR Study. Methods: The ETAF-TR (NCT04594915) is a national. multicenter. prospective, observational study that enrolled 858 patients from 32 centers. The primary outcome of the ETAF-TR study is any overt bleeding (consisting of major bleeding or clinically relevant nonmajor bleeding or any bleeding that does not meet this definition but is considered as overt bleeding by the participating physician). Effectiveness, treatment persistence. and posology will also be evaluated in an explorative manner. The overall duration of follow-up will be 1 year: the first patient was enrolled in August 2020. Conclusions: Results of ETAF-TR wilt add data from clinical practice to those from ENGAGE-AF trial and also ETNA-AF study. Comparing their results will enable to test the external validity of ENGAGE-AF trial in the country conditions.

