Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/11

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 901
  • Master Thesis
    Uçan Tasarsız Ağlar için Doğadan İlham Alan ve Geleneksel Yönlendirme Algoritmalarının Araştırılması
    (2025) Karaküçük, Ömer Hakan; Korkmaz, İlker
    Uçan Tasarsız Ağ (FANET), mobil tasarsız ağların (MANET) özel bir türüdür ve ağ düğümlerinin son derece hareketli insansız hava araçları (İHA) olduğu bir iletişim ağını ifade eder. Doğal afetler, ulusal güvenlik veya terörle mücadele gibi bazı İHA kullanım durumlarının kırılgan ve kritik doğası, paketlerin düğümler veya eşler arasında iletim hızı açısından en doğru yönlendirme algoritmasını seçmenin büyük önemini ortaya koymaktadır. Uçan tasarsız ağlardaki düğümlerin yüksek hareketliliği, FANET'ler için son derece dinamik bir topolojiye yol açar ve amaca uygun bir yönlendirme algoritmasının dikkatlice seçilmesini gerektiren bir ağ yönlendirme zorluğu ortaya çıkarır. Bu bağlamda uygun bir yönlendirme algoritması için örnek olarak, karınca kolonisi optimizasyon metasezgisine dayanan bir sürü zekası optimizasyon algoritması olan AntHocNet verilebilir. Bu tezde, popüler geleneksel yönlendirme algoritmalarından bazıları (AODV, DSDV ve OLSR) ve doğadan ilham alan bir yönlendirme algoritması (AntHocNet), önceden belirlenmiş çeşitli senaryolar çalıştırılarak ns-3 simülasyonları aracılığıyla karşılaştırılmıştır. Önceden belirlenmiş senaryolara dayalı olarak yürütülen simülasyonlar, karşılaştırılan yönlendirme protokollerinin performansının dinamik olarak değişen ağ topolojileri, ağ yükleri ve ağ boyutları altında nasıl etkilendiğine dair araştırma sorularına yanıt aramaktadır. Simülasyon sonuçlarının karşılaştırmalı analizi, doğadan ilham alan yönlendirme protokolü AntHocNet'in hem reaktif yönlendirme protokolü AODV hem de proaktif yönlendirme protokolleri DSDV ve OLSR'nin çok ötesinde performans sunduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    İnsan Meme Epitel Hücrelerinin Replikatif Senesensi Sırasında Tekrarlayan DNA Elementlerindeki Nicel Değişimler
    (2026) Çeltik, Büşranur; Yandım, Cihangir
    Tekrarlayan DNA, insan genomunun yaklaşık yarısını oluşturur ve yaşlanma boyunca yapısal değişiklikler geçirdiği bilinmektedir. Bu değişiklikler kanser dahil birçok hastalıkla ilişkilendirilmiştir. Bazı tekrar ailelerinde yaşa bağlı ekspresyon ve kopya sayısı farklılıkları bildirilmiş olsa da hücresel senesens sırasında tekrarlayan DNA'daki nicel değişimlerin kapsamı sistematik olarak araştırılmamıştır. Özellikle epitel hücrelerinde tekrarlayan element dinamiklerinin yaşlanmaya veya kanserleşmeye nasıl katkı sağlayabileceği hâlen belirsizdir. Bu çalışma, replikatif senesensin insan epitel hücrelerinde tekrarlayan elementlerde ölçülebilir değişikliklere yol açıp açmadığını incelemek amacıyla tasarlanmıştır. Bu doğrultuda, genç ve senesens durumundaki HMEC örneklerinin genomik değişimlerini değerlendirmek için kısa-okuma tam genom dizileme kullanılmıştır. Satelit DNA hem de novo kümelendirme yöntemi hem de okuma-haritalama temelli analizlerle incelenmiştir. Senesens sırasında nicel değişim gösteren birkaç aday satelit tekrar saptandı; ancak ALR_alpha, tüm örneklerde tutarlı biçimde artan tek satelit ailesi olup, bu yönüyle ortak ve özellikle dikkat çekici bir tekrar olarak öne çıktı. Diğer satelitler ise örnekler arasında değişken desenler sergilemiştir. STR analizi, yaşlanma sürecinde tekrar uzunluğu değişen lokuslarla örtüşen belirli gen gruplarını ortaya koymuş ve gen zenginleştirme analizi bu genlerin gelişimsel ve yapısal süreçlerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Transpozon eklenmesi analizi ise senesense özgü bir mobilizasyon olmadığını ortaya koymuştur. Bu bulgular, bazı tekrarların senesensle ilişkili olabileceğini ve küçük genomik değişikliklerin dahi epitel yaşlanması üzerinde önemli biyolojik etkiler yaratabileceğini düşündürmektedir. Sonuçlar, senesens ve erken karsinogenez arasındaki olası bağlantılara işaret etmektedir. Gelecek çalışmalarda istatistiksel gücü artırmak için daha geniş örneklem gruplarına ve tekrarlayan elementlerin daha doğru çözümlenmesini sağlayacak uzun-okuma dizileme teknolojilerine ihtiyaç vardır. Bu tez, TÜBİTAK 1001 programından (Proje No: 123Z315) fon desteği almıştır.
  • Doctoral Thesis
    Anket Verileri Dayalı Ajan Tabanlı Simülasyon Modellemesi: Evsel İlaç Atığı Yönetimi için Bütünleşik Bir Yaklaşım
    (2025) Utma, Gizem Halil; Tunalı, Semra
    Küresel ilaç tüketimindeki hızlı artış, evsel ilaç atıklarının çevre ve halk sağlığı açısından yarattığı riskleri büyütmüştür. Bu tez, İzmir'deki hanelerin ilaçları saklama, bertaraf etme ve olası yeniden kullanma davranışlarını şekillendiren bireysel, yapısal ve bilgisel etmenleri incelemektedir. Çalışma iki aşamalı bir karma yöntem tasarımına dayanmaktadır. İlk aşamada, 401 hane ve 43 eczacıdan toplanan anket verileri lojistik regresyon ile analiz edilerek ilaç birikimi, kullanılmayan ilaçları evde tutma eğilimi, uygunsuz bertaraf ve yeniden kullanım niyetlerini etkileyen temel belirleyiciler ortaya konmuştur. Bu ampirik bulgular, ikinci aşamada bilgi müdahaleleri, eczacı rehberliği, toplama altyapısının güçlendirilmesi ve döngüsel ekonomi seçeneklerini içeren politika senaryolarını değerlendiren bir Etmen Tabanlı Modelleme ve Simülasyon (ABMS) çerçevesinin oluşturulmasında kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, hanelerde oluşan ilaç fazlasının özellikle uzun süreli tedavilerde ortaya çıkan reçeteleme ve temin süreçlerinden kaynaklandığını göstermektedir. Simülasyon deneyleri, yalnızca bilgilendirme yapılmasının sınırlı bir etki yarattığını; etkili davranış değişimi için erişilebilir bir toplama altyapısının gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. Eczacılar iade süreçlerini desteklemeye istekli olsa da yasal ve operasyonel sınırlamalar bu katkıyı kısıtlamaktadır. Ayrıca döngüsel ekonomiye yönelik uygulamalar, sıkı güvenlik gereklilikleri ve iade edilen ürünlerin sınırlı raf ömrü nedeniyle daralmaktadır. Sonuç olarak, evsel ilaç atıkların yönetimi konulu bu tez çalışması kapsamında yapılan simülasyon denemeleri, evsel ilaç atıklarının oluşmasını önleyici düzenlemeler yapma yaklaşımının, evsel ilaç atıklarının uygun bir şekilde imhası için düzenlemeler yapmaktan çok daha fazla etkili olacağını ortaya koymuştur. Bu yaklaşım; daha dengeli reçeteleme uygulamaları, yaygın ve etkin işleyen bir toplama ağı ve eczacıların sürece daha aktif katılımıyla önemli bir ölçüde desteklenebilir.
  • Doctoral Thesis
    Asimetrik ve Bölgesel Olmayan Federalist Düzenlemeler Çok Uluslu Devletlerde Çoğulcu Birlikteliğe Katkıda Bulunur Mu? Normatif ve Tarihsel Bir Analiz
    (2025) Kong, Lingkai; Sezer, Devrim
    Bu tez, federalizmi daha geniş felsefi bağlamı içerisinde konumlandırmakta ve düşünceleri incelikli bir gelişim hattı paylaşan ancak çoğu zaman yeterince çalışılmamış üç önemli düşünürün—Johannes Althusius, Pierre-Joseph Proudhon ve Karl Renner—argümanlarını analiz etmektedir. Bu üç düşünürün eserleri birlikte ele alındığında, federalizmin monist kavrayışlarından ayrılan kuramsal bir çizgi ortaya çıkmaktadır. Althusius, federalizmi birliksel (associational) ve uzlaşmacı (consociational) terimlerle anlamlandırmıştır; Proudhon ise Althusius ile açık bir şekilde tartışmaya girmemiş olsa da, Althusçu birliksel geleneği yeniden üretmiş ve genişletmiş, buna ek olarak etnik çoğulculuğa daha güçlü bir vurgu getirmiştir. Bu birliksel çerçeveler, asimetrik federal düzenlemelerin kavramsal temellerini sunmaktadır. Renner ise kişisel ilke (personal principle) aracılığıyla bölgesel olmayan (non-territorial) bir federal yenilik geliştirmiştir. Bu düşünürlerin normatif çözümlemesine ek olarak, tezde İspanya ve Kanada örnekleri üzerinden asimetrik federal yapıları, Belçika örneği üzerinden ise bölgesel olmayan düzenlemeleri gösteren kısa bir ampirik bölüm de bulunmaktadır. Güncel tartışmaları tarihsel anlatılarla birleştirerek ve kuramsal düşünümü ampirik örneklerle destekleyerek, tez büyük ölçüde ihmal edilmiş bir federal düşünce damarını ortaya çıkarmaktadır. Antlaşma ve birlik temelli bu yaklaşım—asimetrik ve bölgesel olmayan özellikleriyle—çok uluslu bir arada yaşama sorunlarını anlamak ve potansiyel olarak çözmek için önemli bir alternatif sunmaktadır.
  • Master Thesis
    G4ML: DNA G-Quadripleks Tanımlanması için G4-ChIP Dizileme Verileri Kullanılarak Antikora ve Hücre Tipine Özgü Bir Makine Öğrenmesi Yaklaşımı
    (2026) Ulaş, Polen Nehir; Doluca, Osman
    G-quadruplexler (G4s), DNA and RNA'da ortaya çıkabilen sıra dışı ikincil yapılardır. Genomda önemli düzenleyici görevleri olmasına rağmen G4'lerin dinamik and ortama bağlı yapısı, oluşumlarının doğru tahmin edilmesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, G4 tahmininin doğruluğunu artırmak and iyileştirmek amacıyla, deneysel and hesaplamalı yöntemler geliştirilmeye devam edilmektedir. Bu çalışmada, DNA dizilerindeki G-quadruplex oluşumunu tahmin etmek üzere, biyoloji temelli mimariye sahip bir evrişimsel sinir ağı (CNN) geliştirilmiştir. Model, önceden işlenen büyük ölçekli in vivo (canlı hücre ortamında) BG4-ChIP-seq verileri ve, elde edilen sekansların ikincil yapı olasılıkları birlikte kullanılarak eğitilmiştir. Model mimarisine, G/C dizilim örüntülerini and zincir yönünden bağımsız BG4 bağlanma davranışını yakalamak amacıyla, G4 biyolojisinden ilham alınarak geliştirilen iki yeni evrişim bloğu uygulandı, G4Stack Evrişim and Ters Tamamlayıcı Evrişim. İki yeni evrişim bloğunun da dahil edilmesiyle elde edilen mimari, temel modele kıyasla kayda değer bir gelişme göstererek 0.970 AUC-ROC (ROC eğrisi altında kalan alan) değerine ulaşıp modelin tahmin performansını önemli ölçüde iyileştirmiştir. G4Stack Evrişim bloğunun tek başına kullanıldığında model performansını iyileştirmesi göz ardı edilemezken, G4Stack Evrişim and Ters Tamamlayıcı Evrişim bloklarının sinerjistik etkisinin en yüksek doğruluk değeri ile sonuçlanması özellikle dikkate değerdir. Türler arası değerlendirme sonuçları, insan verisinde güçlü bir performans gösterirken, fare verisinde makul düzeyde bir aktarılabilirlik sağlamakta and pirinç verisinde sınırlı bir performansa işaret etmektedir. Bu bulgular, derin öğrenme mimarilerinin G4-spesifik biyolojik kısıtlamalarla bütünleştirilmesinin in silico (bilgisayar ortamında) G4 tahminlerini iyileştirebileceğini göstermektedir. Bu çalışmada sunulan yapı, genom çapında G-quadruplex analizi için güçlü bir hesaplamalı araç sağlamak ile birlikte, gen düzenlemesi and G4 hedefli terapötik çalışmaların gelecekteki araştırmalarını destekleyebilir.
  • Master Thesis
    Yabancı Kelimelerin Marka Olarak Tescili
    (2026) Kocakaya, Turan; Uzunallı, Sevilay
    Bu tez, küreselleşme ve dijitalleşme ile hayatımıza her alanda nüfuz eden yabancı kelimelerin, Türk hukukunda marka olarak tescil edilebilirliğini incelemektedir. Çalışmada, AB ve Türkiye uygulamaları incelenmiş ve AB'deki tutarlı ve objektif değerlendirmelerin aksine, TÜRKPATENT ve Yargıtay kararlarında ilgili ortalama tüketici algısının tespitinde istikrarlı ve objektif ölçütlerin gözetilmediği tespit edilmiştir. Tespit edilen bu durum, hukuki güvenliği ve öngörülebilirliği zedelemektedir. Bu çalışmada, özellikle İngilizce yönünden yerleşik olduğu tespit edilen bilinirlik ön kabulü yerine, yabancı kelimelerin anlamının kural olarak bilinmediği yönünde bir adi karinenin esas alınması gerektiği savunulmaktadır. Söz konusu karinenin çürütülmesi için, denetime elverişli ve somut verilere dayalı bazı objektif ölçütler önerilmektedir. Önerilen ölçütler, dilbilimsel analiz, ampirik veriler ve marka sicil verisi gibi araçları içermektedir. Bu objektif ölçütler, mutlak ret sebeplerinden SMK m.5 a, b, c ve f bentleri ile SMK m.6 uyarınca nispi ret sebeplerinden karıştırılma ihtimali değerlendirmeleri için çözüme kavuşturulması gereken zorunlu bir ön sorun olarak konumlandırılmıştır. Yabancı kelimenin anlamının bilinip bilinmemesi, markanın ayırt edicilik düzeyini ve karıştırılma ihtimali analizinde görsel, işitsel veya kavramsal benzerliklerden hangisinin ön plana çıkacağını doğrudan etkilemektedir. Latin alfabesi dışındaki alfabelerden oluşan kelimelerin ise kural olarak şekil muamelesi gördüğü tespit edilmiştir. Tez ile önerilen objektif metodolojinin benimsenmesinin, hukuki güvenlik ve dürüst rekabet ilkelerinin tesisi için zorunlu olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Kapsayıcı ve Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım: Karşıyaka, İzmir, Türkiye Örneğinde Paylaşımlı E-Skuter Kullanımının Değerlendirilmesi
    (2025) Durmaz, Emrecan; Biresselioğlu, Mehmet Efe
    Bu tez, eşitlikçi ve sürdürülebilir kentsel ulaşımın teşvik edilmesinde paylaşımlı e-skuter sistemlerinin rolünü İzmir örneği üzerinden incelemektedir. Küresel ölçekte şehirler, karbon emisyonlarını azaltmak ve düşük etkili ulaşım biçimlerine geçişi teşvik etmek amacıyla mikro-mobilite çözümlerine yönelmektedir. İzmir'de belediye tarafından işletilen e-skuter sistemi, kamu yönetiminin kullanım kalıpları, çevresel etkiler ve toplumsal kapsayıcılık üzerindeki etkilerini değerlendirmek için özgün bir bağlam sunmaktadır. Çalışma kapsamında 184.000'i aşkın sürüş kaydı, meteorolojik veriler ve mekânsal göstergelerle birlikte analiz edilmiş; kullanıcı demografisi, seyahat davranışları ve zaman içindeki değişimlere dair temel eğilimler belirlenmiştir. Bulgular, cinsiyet dengesizliği ve hava koşullarına duyarlılık gibi küresel eğilimleri doğrularken, hafif yağış altında kullanım artışı gibi yerel farklılıklara da işaret etmektedir. E-skuterlerin toplu taşıma ile entegrasyonunun etkili olduğu görülmüş, bu da sürdürülebilir ulaşım hedeflerini desteklemektedir. Ancak, özellikle cinsiyet temelli kullanım farkları ve sosyo-ekonomik kullanıcı profillerine dair verilerin eksikliği, eşitlik açısından hâlâ çözülmesi gereken sorunlara işaret etmektedir. Bu tez, paylaşımlı mikro-mobiliteyi hem çevresel hem de toplumsal adalet perspektiflerinden ele alarak, adil geçiş literatürüne katkı sunmaktadır. Kamusal olarak işletilen sistemlerin kamu yararına hizmet etme potansiyelini ortaya koyarken, kapsayıcı tasarım ve hedefe yönelik politika önlemlerinin önemini vurgulamaktadır. İzmir örneği, mikro-mobilite alanındaki literatüre Doğu Akdeniz bağlamından pratik bir katkı sunmakta ve benzer hedefleri olan kentler için yol gösterici nitelik taşımaktadır.
  • Master Thesis
    OECD Ülkelerinde Dijitalleşmenin Finans Sektörü İstihdamı Üzerindeki Etkisi
    (2025) Topçu, Nilay; Esen, Oğuz; Binatlı, Ayla Oğuş; Akdede, Sacit Hadi
    Bu çalışma, 2010–2023 yılları arasında OECD ülkelerinde finansal dijitalleşme ve bankacılık altyapısının finans sektöründeki istihdam üzerindeki etkilerini cinsiyet boyutuyla incelemektedir. 25 ülkeden oluşan dengeli panel veri setinde, kadın ve erkek istihdamı ayrı ayrı ele alınmış ve üç ana belirleyici grubu dikkate alınmıştır: geleneksel bankacılık altyapısı (ATM ve şube yoğunluğu), dijitalleşme göstergeleri (mobil abonelikler, internet kullanım oranı ve güvenli sunucular) ve makroekonomik koşullar (kişi başına GSYH, enflasyon ve işsizlik). Öncelikle tanımlayıcı istatistikler ve korelasyon analizleri yapılmış, ardından panel birim kök ve yatay kesit bağımlılığı testleri uygulanarak metodolojik sağlamlık sağlanmıştır. Bulgular, mobil penetrasyonun kadın istihdamı ile pozitif, erkek istihdamı ile negatif ilişkilendiğini ortaya koymaktadır; bu durum dijital kanalların genişlemesinin kadınlara yeni fırsatlar sunduğunu göstermektedir. Buna karşılık güvenli sunucu yoğunluğu, teknoloji yoğun işlerde erkeklerin ağırlığını yansıtarak erkek istihdamı ile daha güçlü ilişkilidir. ATM yoğunluğu istihdam üzerinde sınırlı ama olumlu bir etkiye sahipken, şube yoğunluğunun etkisi zayıf ve istatistiksel olarak anlamlı değildir. İşsizlik tüm modellerde istihdamı azaltmakta, bu etki kadınlar için daha belirgin olmaktadır. Bulgular, dijitalleşmenin cinsiyet açısından nötr olmadığını, sektör içinde fırsatları yeniden dağıttığını göstermektedir. Politika açısından, yeniden beceri kazandırma programlarının desteklenmesi, dijital yetkinliklerin güçlendirilmesi ve kapsayıcı iş gücü stratejilerinin geliştirilmesi önem arz etmektedir.
  • Master Thesis
    Polisin Zor ve Silah Kullanma Yetkisinde Sınırın Aşılması
    (2025) Esen, Rana Elvin; Özbek, Veli Özer
    Toplumdaki refah ve kamu düzeninin bozulmaması güvenlik ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Bu sebeple hukuk düzeni tarafından yasalar ile amaç ve sınırları belirlenmiş kolluk kavramı yaratılmıştır. Polisin yetkileri yasal düzenlemelerden gelmektedir. Polise verilen her türlü yetki kaynağını yasalardan almaktadır. Yasa koyucu polise verilen yetkileri düzenlediği gibi buna ilişkin sınırlarda hukuki denetimin nasıl yapılacağını da açıkça düzenlemiştir. Polise verilen zor ve silah kullanma yetkisinin şartlarının birinin bile yerine getirilmemesi durumunda hukuka aykırılık söz konusu olur. Çalışmamızda zor ve silah kullanma yetkisi ve bu yetkide sınırın aşılmasının hukuki boyutu, ilgili yasalar kapsamında detaylı şekilde incelenmiş; polisin kendisine verilen zor ve silah kullanma yetkisinde sınırı aşması durumunda cezai sorumluluğun yanı sıra idari ve hukuki sorumluluğunun da bulunduğu hususlarının üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Polisin zor ve silah kullanma yetkisi, Sınırın aşılması, Toplumsal olay, Aşırı güç kullanımı, Direnmek.
  • Master Thesis
    Kişisel Marka Araştırmalarının Gelişimini İncelemek: Sosyal Medyanın Rolüne İlişkin Sistematik Bir Literatür Taraması
    (2025) Demir, Simge Ece; Ünsal, Pınar Umul
    Son yıllarda dijitalleşmenin hız kazanması ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, bireylerin dijital ortamlarda kendilerini ifade etme, konumlandırma ve görünür kılma biçimlerinde köklü dönüşümlere yol açmıştır. Bu süreçte sosyal medya kullanıcıları yalnızca içerik üreticisi değil, aynı zamanda kendi kişisel markalarının stratejik yöneticileri haline de gelmişlerdir. Özellikle COVID-19 pandemisiyle birlikte hızlanan dijital etkileşimler, kişisel markalaşma kavramının akademik literatürde daha fazla ilgi görmesine neden olmuştur. Bu araştırma, kişisel markalaşmanın akademik alandaki gelişimini ve sosyal medya bağlamındaki dönüşümünü sistematik bir literatür taramasıyla incelemektedir. Web of Science veri tabanında 2017–2025 yılları arasında yayımlanmış, 'personal branding', 'self branding' ve 'self marketing' anahtar kelimeleri üzerinden taranmış; içerik açısından uygun bulunan 94 makale detaylı şekilde analiz edilmiştir. Çalışma, 2017–2025 yılları arasında alanı şekillendiren temel kuramsal çerçeveleri, araştırma yöntemlerini ve tematik yönelimleri vurgulayarak kişisel markalaşma alanındaki akademik yaklaşımların nasıl evrildiğini ortaya koymaktadır. Kapsamlı ve bütüncül bir bakış açısı sunan bu araştırma, dijital kimlik vii inşasının daha derinlemesine anlaşılmasına katkı sağlamakta ve kişisel markalaşma, sosyal medya ve dijital iletişim kesişiminde yürütülecek gelecekteki çalışmalara yönelik değerli içgörüler sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Ege Mutfak Kültüründeki Servis ve Tasarım Bileşenleriyle Menemen Çömleğinin Yerel Mutfakla Eşleştirilmesi Üzerine Bir Vaka Çalışması
    (2025) Hersanlı, Bengi; Özcan, Ahmet Can
    Çalışmanın amacı, malzemeler, kültürel miras ve duyusal estetik arasındaki etkileşimi incelemek ve geleneksel formların sürdürülebilir ve anlamlı tasarım yaklaşımlarına nasıl katkıda bulunabileceğini araştırmaktır. Tezin ilk bölümünde Ege mutfağının coğrafi yapısı, yerel malzemeleri ve gastronomik kimliği ele alınmaktadır. Hizmet ve tasarım bileşenleri bölümünde özellikle el yapımı ve malzeme odaklı nesnelerin rolünü vurgulanarak, yiyecek sunumunun işlevsel ve estetik boyutları incelenmiştir. Menemen çömlekçiliğine ayrılan bölümde, bu zanaat ürününün tarihi gelişimi ve üretim teknikleri incelenmektedir. Bu vaka çalışması, Menemen çömlekçiliğinin kullanım potansiyelini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Literatür incelemesi sonucunda, Ege mutfağından seçilen yemekler kullanılarak iki farklı masa düzeni hazırlandı. İnsanların ve yapay zekanın hizmete yönelik geleneksel yaklaşımlarını incelemek için internette çevrimiçi bir anket yayınlandı. Bu ankete seksen beş kişi katıldı. Anketlerden elde edilen veriler, Sosyal Bilimler için İstatistiksel Paket Programı (SPSS/PC) 21.0 kullanılarak analiz edilmiştir. Aynı anket yapay zeka tarafından da analiz edildi. Çalışmanın amaçlarından biri, insanlar ve yapay zeka arasında yaklaşım farklılığı olup olmadığını ölçmektir. Araştırmanın bir diğer amacı ise çömlek kullanımının tercih edilirliğini ölçmektir. Analiz sonucunda, çömlek servis düzenlemelerine olan tercihin porselen servis düzenlemelerine kıyasla daha az yaygın olduğu görülmüştür. Elde edilen verilere göre, yapay zekaya dayalı yeni tasarım önerileri geliştirilmiştir. Bu bağlamda, bu tez gelecekteki araştırmalar için faydalı bir çalışma olmayı amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Türk Hukukunda Evlat Edinme
    (2025) Uğural, Burcu; Özcan, Cem
    Evlat edinme kurumu bakıma muhtaç, kimsesi olmayan çocukların himaye altına alınmasını, çocuk sahibi olmayan ailelerin veya kişilerin çocuk sevgisine olan ihtiyaçlarının giderilmesi amacını taşıyan son derece faydalı bir kurumdur. Evlat edinme kurumu evlat edinilmek için uygun olan çocukla evlat edinmesi uygun görülen kişi veya kişiler arasında hukuken bağ kurulmasıdır. Evlat edinme ile hem hiç evlat sahibi olamamış hem de istediği sayıda evlat sahibi olamayan aileler evlat sahibi olmakta, evlat edinilen kişi de sıcak bir aileye kavuşmuş olmaktadır. Evlat edinme kurumu bizim hukukumuzda yer almakla birlikte çeşitli hukuk sistemlerinde de yer almaktadır. Evlat edinme kurumunun birçok faydası olmakla birlikte içinde çeşitli problemleri de barındırmaktadır. Evlat edinme gerek ahlaken gerekse sosyal ve psikolojik açıdan da birçok yönü bulunmaktadır. Sevgiye ve şefkate muhtaç çocuklar evlat edinilmeleri ile gelecek için faydalı bireyler olma şansına sahip olmaktadırlar. Çalışmamızın konusunu Türk hukukunda evlat edinme oluşturmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 305 ile 320. maddeleri arasında düzenlenme alanı bulmuştur. Çalışmamızın ikinci bölümünü evlat edinme kavramı, hukuki niteliği açıklanacak olup çalışmamızın üçüncü bölümünde evlat edinmenin esasına ilişkin şartları, ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi konuları açıklanmaya çalışılacaktır. Çalışmanın dördüncü ve son bölümünde, evlat edinmenin hukuki sonuçları, geçersiz sayılabileceği durumlar ve evlat edinme ilişkisinin sona ermesine neden olabilecek hususlar ele alınacaktır.
  • Master Thesis
    Göçmen Kaçakçılığı Suçu
    (2025) Şinik, Ahmet Baybars; Aşçı, Arzu
    Ekonomik, toplumsal, siyasi sebeplerle bireylerin bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitmesi göç olarak tanımlanmaktadır. Göç ve seyahat etmeyi birbirinden ayıran temel unsur gidilecek yerde yaşamı sürdürmektir. Tarih boyunca insanlar çeşitli nedenlerle göç etmişlerdir. Bunların başında ekonomik nedenler, savaş ve salgın hastalıklar gelir. Göç hareketlerinin insanların zor şartlar altında yaşadıkları ülkelerden daha iyi yaşam koşulları olan ülkelere doğru olduğu görülmektedir. Son yıllarda dünya genelinde göç hareketlerinde ciddi artış yaşanmış, bu da gelişmiş ülkelere daha katı göç politikaları uygulamaya yöneltmiştir. Artan yasal prosedürleri karşılayamayan göçmenlerin, yasa dışı yollara yöneldikleri gözlemlenmektedir. Bu bağlamda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda göçmen kaçakçılığı suçu 79. maddede düzenlenmiştir. Özellikle 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşıyla artan göçmen kaçakçılığı suçu mevzuatımızda yeni düzenlemeler yapılmasına neden olmuştur. Bu suç, transit ülke olan ülkemizin yanı sıra kaynak ve hedef ülkelerin yasalarını da ihlal etmektedir. Bu nedenle göçmen kaçakçılığı ile ilgili milli hukukumuzdaki ve uluslararası hukuktaki gelişmeler paralellik göstermektedir. Bu çalışmamızda göçmen kaçakçılığı suçu kavramı, ulusal ve uluslararası kaynaklar çerçevesinde incelenmiş, 5237 sayılı ve 765 sayılı Ceza Kanunu düzenlemeleri karşılaştırılmıştır. Suçun seçimlik hareketleri ve nitelikli halleri incelenmiş; maddi menfaat temini özel kastının aranacağı ve teşebbüs aşamasında kalsa dahi suçun tamamlanmış sayılacağı belirtilmiştir. Bu konunun seçilmesinde, Marmaris ve çevresinde söz konusu suç türünün yaygın şekilde karşılaşılan bir problem olması ve pratikte elde edilen deneyimlerin akademik çalışmalarla bütünleştirilmek istenmesi etkili olmuştur.
  • Master Thesis
    Turizm Endüstrisinde Farklı Kuşaklar Üzerindeki İnfluencer Pazarlamasının Etkisi
    (2025) Yusifova, Tamasha; Gürkaynak, Nilgün
    Bu çalışmanın amacı, sosyal medyadaki influencerların (sosyal medya etkileyicilerinin) farklı kuşaklardan tüketiciler üzerinde destinasyon seçimi bağlamında nasıl bir etki yarattığını anlamaktır. Çalışma ayrıca bu kuşakların platform tercihlerine de odaklanmaktadır. Çalışmada nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırma, sosyal medya kanallarını aktif olarak kullanan ve son bir yıl içinde en az bir kez seyahat etmiş 15 Türk kadın katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular, dijital platform ve içerik tercihlerinin kuşaklar arasında farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Z kuşağı, Instagram'da kısa video 'reels' içeriklerini tercih etmektedir; bilgiye erişimin daha kolay olduğunu ve Instagram kullanımının onlar için daha pratik olduğunu belirtmişlerdir. Y kuşağı açısından ise YouTube platformunda daha detaylı ve uzun videolar izlemek daha tercih edilebilir bulunmuştur. Bulgular ayrıca, sosyal medyanın etkisinin kuşaklar arasında değiştiğini, Z kuşağı katılımcıların sosyal medya reklamlarına daha duyarlı olduklarını göstermektedir.
  • Doctoral Thesis
    Türk Politik Kültüründe Muhalefet Fikri: AKP Döneminin Analizi
    (2025) Saraçoğlu, Burcu; Başkan, Filiz
    Bu tez, Türk siyasetinin anlaşılmasında siyasal kültür kuramının güçlü bir çerçeve sunduğunu savunmakta ve Türkiye'nin derin tarihsel travmaları, kırılganlıkları ve komplekslerini aydınlatmaktadır. Çalışmada iki ana soru ele alınmaktadır: (1) Türk siyasal kültüründe parlamenter muhalefete yönelik patolojik hoşgörüsüzlük ve (2) bu hoşgörüsüzlüğün AKP döneminde neden zirveye ulaştığı. Türkiye, askeri darbeler ve sistemsel sorunlara rağmen Osmanlı'dan bir parlamenter demokrasi geleneği devralmıştır. Ancak siyasal kültür, çoğulculuğu nadiren değerli görmüş, muhalefeti ise demokrasinin ayrılmaz bir unsuru olarak değil, 'halledilmesi gereken bir sorun' olarak değerlendirmiştir. Bu köklü hoşgörüsüzlük, AKP ve Erdoğan döneminde artan otoriterleşmeyle birlikte sistemli bir baskıya dönüşmüş; güç tek elde toplanmış, denge ve denetleme mekanizmaları zayıflamış, özgürlükler gerilemiş, yargı bağımsızlığı ciddi biçimde aşınmıştır. Bu tez, söz konusu hoşgörüsüzlüğün hem kitle düzeyindeki hem de elit düzeyindeki boyutlarını incelemektedir. Bir yandan, Türk siyasal kültürünün uzun süredir otoriter eğilimler, muhalefete karşı düşük tolerans ve demokratik çoğulculuğu zayıflatan bir çoğunlukçu zihniyeti nasıl barındırdığını analiz etmektedir. Öte yandan, AKP'nin, özellikle Erdoğan döneminde, bu kültürel temelleri kutuplaştırıcı söylem, muhalefetin güvenlik tehdidi olarak çerçevelenmesi ve ahlaki olarak gayri-meşrulaştırılması yoluyla nasıl inşa ettiğini araştırmaktadır. Erdoğan'ın konuşmalarına yönelik Karşılaştırmalı Tarihsel Analiz ile Eleştirel Söylem Analizi yöntemlerini birleştiren çalışma, kültürel normlar ile elit düzeyindeki kaygıların muhalefet aktörlerinin marjinalleştirilmesinde nasıl etkileşimli rol oynadığını ortaya koymaktadır. Nihayetinde tez, Türkiye'nin deneyiminin sadece bir demokratik gerileme örneği olmadığını, aynı zamanda siyasal kültürün ve varoluşsal güvensizliklerin otoriter yönetime meşruiyet kazandırmak için nasıl araçsallaştırılabileceğine dair bir uyarı niteliği taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Siyasi Kültür, Muhalefet, Erdoğan, AKP.
  • Master Thesis
    Uzaktan Çalışan Çalışanların Motivasyon Faktörleri: Nitel Bir Çalışma
    (2025) Alcı, Elif Eda; Torgalöz, Alev Özer
    Bu çalışma, kavramsal çerçeve olarak İş Talepleri-Kaynaklar (JD-R) teorisine dayanan nitel bir yaklaşımla uzaktan çalışma düzenlemelerinde çalışan motivasyonunun faktörlerini araştırmaktadır. Tesis dışında çalışan kişilerin öznel deneyimlerini tam olarak anlamak için fenomenolojik bir yöntem kullanılmıştır. Amaca uygun olarak seçilen katılımcılar yarı yapılandırılmış görüşmelere katılmış ve veriler Braun ve Clarke (2006) tarafından geliştirilen tematik analiz yaklaşımı kullanılarak incelenmiştir. Dört ana kategori altında toplanan sonuçlar, uzaktan çalışmanın hem motive edici faktörler hem de engeller sunduğunu göstermektedir: Örgütsel Destek, İş-Yaşam Dengesi, Sosyal İlişkiler ve Performans. Bu temalar, 'Yöneticilere Kolay Erişim', 'Geri Bildirim', 'Ekip İletişimi', 'Konfor Alanı', 'Sosyal İzolasyon' ve 'Verimlilik Algısı' dahil olmak üzere on iki alt temayı kapsamaktadır. JD-R teorisine göre, çalışma bu alt temaları iş talepleri veya kaynakları olarak sınıflandırmakta ve bunların iş-yaşam dengesi, çalışan bağlılığı ve performansı nasıl etkilediğini göstermektedir. Bulgular, çok az araştırma yapılmış bir bağlam olan Türkiye'deki uzaktan çalışanların motivasyon koşullarına ilişkin içgörü sağlayarak hem teoriyi hem de uygulamayı ilerletmektedir. Çalışanların motivasyonunu artırmak ve dijital iş yerlerine uygun verimli İK prosedürleri oluşturmak isteyen işletmeler için stratejik tavsiyeler de sonuçlar arasında yer alıyor.
  • Master Thesis
    EEG Sinyalleri ve Makine Öğrenimi Kullanarak Çoklu Koku Uyarıcıları Altında İnsan Duygularının Tespiti
    (2025) Bozbaş, Özge Ada; Akan, Aydın
    Bu çalışmada, farklı kokuların bireylerin duygusal durumları üzerindeki etkilerinin elektroensefalografi (EEG) sinyalleri aracılığıyla incelenmesi ve bu sinyallerden duygu durumunun makine öğrenmesi yöntemleriyle tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya katılan 46 bireyden elde edilen EEG kayıtları ve öz-bildirim anketleri değerlendirilmiştir. Katılımcılara lavanta, yeşil çay, tarçın ve narenciye kokuları ile kokusuz kontrol koşulları rastgele sırayla sunulmuş; EEG verileri 23 aktif kanal kullanılarak kaydedilmiştir. Ham EEG verileri, Butterworth bant geçiren filtre ile ön işleme tabi tutulmuş; ardından zaman domeni, frekans bantları, doğrusal olmayan ölçümler ve entropi temelli olmak üzere dört farklı kategoride toplam 23 özellik çıkarılmıştır. Bu özellikler, z-score normalizasyonu, aykırı değer düzeltmesi ve ReliefF algoritması ile öznitelik seçimi uygulanarak sınıflandırma için uygun hale getirilmiştir. Duygular, valens ve uyarılma eksenlerinde etiketlenmiş; sınıflandırma sürecinde ise Destek Vektör Makineleri (SVM), En Yakın Komşu Sınıflandırıcıları (KNN), Karar Ağaçları ve Çekirdek Yaklaşımlı Sınıflandırıcılar dâhil olmak üzere, çeşitli alt türleriyle birlikte toplam 17 farklı algoritma kullanılmıştır. Çalışmada en yüksek doğruluk, valens ekseninde yeşil çay kokusu altında, Cubic SVM algoritması ve ReliefF ile seçilmiş öznitelik seti kullanılarak %88.07 oranında elde edilmiştir. Bu sonuç, yeşil çay kokusunun EEG sinyalleri üzerinden duygusal durumları ayırt etmede en etkili olfaktör uyaran olduğunu göstermektedir. Ayrıca, tüm özniteliklerin birlikte kullanımı ve ardından gerçekleştirilen öznitelik seçimi, sınıflandırma başarımını anlamlı şekilde artırmıştır. Bu çalışma, EEG tabanlı duygu tanıma sistemlerinde olfaktör uyaranların etkisini ortaya koyarak literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Makine Öğrenmesi Yöntemleriyle Ürünlerin Satın Alma Fiyatının Tahminlenmesi
    (2025) Özen, Fatma Neşe; Anagün, Ahmet Sermet
    Fiyatlandırma bir ürün veya hizmet için en uygun olan fiyatı belirleme stratejisidir. Bu süreç, ticari işletmelerin kârlılığını doğrudan etkileyen temel unsurlardan biri olması nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Artan rekabet koşulları, işletmeleri birçok alanda olduğu gibi fiyatlandırma konusunda da daha stratejik ve bilinçli davranmaya itmektedir. Bu doğrultuda, doğru fiyatlandırma stratejileri işletmelerin hem kârlılığını maksimize etmesine hem de pazarda rekabet avantajı elde etmesine katkı sağlar. Bu çalışmada, bağlantı elemanları sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın ürünlerine yönelik satın alma fiyatı tahminlemesine odaklanılmaktadır. Çoklu Doğrusal Regresyon, Rastgele Orman, Destek Vektör Regresyonu ve Yapay Sinir Ağları algoritmaları ürünlerin satın alma fiyatını tahmin etmek amacıyla uygulanmıştır. Algoritmaların performansı Korelasyon Katsayısı, Ortalama Mutlak Hata, Kök Ortalama Kare Hata, Bağıl Mutlak Hata ve Kök Bağıl Karesel Hata performans metrikleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, en yüksek korelasyon katsayısı ve en düşük hata oranlarıyla Rastgele Orman algoritmasının en başarılı performansı sergilediğini ortaya koymuştur. Bu bulgular, makine öğrenmesi yaklaşımlarının ürün satın alma fiyatlarını tahminleyebildiğini ve fiyat tahminlemesi problemleri için etkili ve uygulanabilir çözümler sunduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    İşçinin Rekabet Etmeme Borcu
    (2025) Olgun, Niran Sena; Sur, Ayşe Melda
    İşçi ile işveren arasında kurulan iş ilişkisiyle birlikte, işçi bakımından sadakat borcunun bir yansıması olarak işverene karşı rekabet etmeme yükümlülüğü doğmaktadır. Bu yükümlülük, herhangi bir ek sözleşmeye ya da taraflar arasında ayrıca mutabakata varılmasına gerek olmaksızın doğrudan kanun hükmünden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona ermesiyle birlikte, dayanağını doğrudan sadakat borcundan alan ve kanuni nitelikte olan bu rekabet etmeme yükümlülüğü de kendiliğinden ortadan kalkar. Tarafların, iş ilişkisi sona erdikten sonra da rekabet yasağının sürmesini istemeleri halinde, bu hususun ya iş sözleşmesine açık bir hüküm olarak eklenmesi ya da ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesi ile düzenlenmesi gerekmektedir. Rekabet yasağı sözleşmesi, iş ilişkisi sona erdikten sonra hüküm ve sonuç doğurmaya başlayan; işçinin, işverenin menfaatlerine zarar verebilecek nitelikte iş sırları ya da müşteri çevresi bilgilerine sahip olması durumunda, işverenle rekabet oluşturabilecek faaliyetlerde bulunmasının önlenmesini amaçlayan bir düzenlemedir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, kanunda öngörülen yer, zaman ve konu bakımından sınırlamalara uygun olarak hazırlanmış olması şarttır. Çalışmamızda, işçinin rekabet etmeme borcu, iş sözleşmesinin devamı süresindeki sadakat borcundan kaynaklanan rekabet yasağı ile sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönemi kapsayan rekabet yasağı olmak üzere iki ayrı başlık altında ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    Tehlikeli Maddelerin Deniz Yoluyla Taşınması ve Gemi Kazaları
    (2025) Acar, Cem; Küçüközmen, Cumhur Çoşkun
    Deniz taşımacılığında tehlikeli maddelerin taşınması çok riskli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bu bağlamda genel olarak tehlikeli maddeler,türleri ve taşınırken dikkat edilmesi gereken hususlara değinilmiş ve gemi kazaları konu edilmiştir. Daha sonrasında bu tip kazaların yaşanmaması,can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi adına alınabilecek ne gibi aksiyonlar vardır gibi sorulara yanıt aranmıştır.