Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/11
Browse
Browsing Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu by Language "en"
Now showing 1 - 20 of 897
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 2d Oxide Dielectric Nanosheets Structured Nanofilms for Ultrathin, Flexible, Transparent Capacitor Fabrication and Biological Applications(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Küçükcan, Begümnur; Sağlam, Özge; Gördeşli̇ Duatepe, Fatma PınarBu tezde, Dion-Jacobson (DJ) tipi KCa2NaNb4O13 katmanlı malzemeler katı hal yöntemi kullanılarak sentezlenmiştir. KCa2NaNb4O13 katmanlı malzemelerinin kimyasal pullandırma yöntemi ile 2.4 nm kalınlığında ve 3.5 µm yanal boyutlarında Ca2NaNb4O13 nanolevhaları içeren kolloidal solüsyonlar elde edilmiştir. Bu kolloidal solüsyonlar arasında TBA+:H+ oranı 1:16 olan solüsyon nanolevha üretimi için kullanılmıştır. Bu nanolevhalar, Langmuir-Blodgett (LB) kaplama yöntemi kullanılarak indiyum kalay-oksit – polietilen tereftalat (ITO-PET), Si, Ti/Au-Si, Ti/Au-cam ve ITO-cam alttaşları üzerine kaplanmıştır. Ek olarak, 10, 15 ve 20 katmanlı nanofilmler ITO-PET alttaşları üzerine kaplanmış ve optik litografi tekniği kullanılarak desenlenmiştir. Bu desenler, 75 nm kalınlığında ITO ile kaplanarak, 250 x 250 µm2' den 75 x 75 µm2' ye kadar değişen boyutlarda şeffaf ve esnek kapasitörler üretilmiştir. 10, 15 ve 20 katmanlı nanofilmlerini içeren kapasitörlerde, dielektrik katman sayısındaki artış, kaçak akım değerlerini azalttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, Si, Ti/Au-Si, Ti/Au-cam ve ITO-cam alttaşları üzerindeki nanofilmler, elektron demet litografisi (EBL) ile desenlenmiş ve 15/20 nm kalınlığında Ti/Au ile kaplanmıştır. Ti/Au-Si, Ti/Au-cam ve ITO-cam alttaşlar üzerinde de 20 x 20 µm2' den 250 x 250 nm2' ye kadar değişen boyutlarda Ti/Au elektrotlar da üretilmiştir. C-AFM ölçümleri ile bu elektrotların I-V analizleri yapılmıştır. Öte yandan, Ca2NaNb4O13 nanolevhaları ile üretilmiş nanofilmlerin Si ve ITO-PET alttaşları üzerindeki polar ve apolar yüzey gerilimleri, adezyon çalışmaları, yüzey termodinamiği temelli matematiksel modelleme ile hesaplanmıştır. Böylece, nanofilm ile ITO-PET arasındaki artan polar bağlanma, suda daha güçlü bir adezyona sebep olduğu tespit edilmiştir. Hem kaplanmamış hem de nanofilm kaplanmış Si ve ITO-PET alttaşlar üzerindeki bakteriyel biyofilm oluşumu, kristal viyole (CV) boyama yöntemi ile analiz edilmiştir.Master Thesis 2d Perovskite Nanosheets for Multifunctional Device Fabrication and Biological Applications(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2021) Günay, Bensu; Sağlam, Özge; Karagonlar, Zeynep FırtınaBu tezin amaçları, frekans yükseltme özelliğine sahip nanolevhalar kullanılarak yapılandırılmış çok işlevli bir cihaz tasarımı ve biyolojik uygulamalar için iki boyutlu nanolevhaların biyouyumluluğunun araştırılmasıdır. K2Ln2Ti3O10 yapıda katmanlı perovskitler frekans yükseltme ile kırmızı ışıma elde edebilmek için farklı sitokiyometrik oranlarda Tm3+/Er3+ iyonları ile katkılandırılarak sentezlenmiştir. 2.5% Tm3+-20% Er3+ ile katkılı katmanlı malzemenin yanal boyutu 300 nm ile 2.5 µm arasında elde edilmiştir. Nanolevhaların kalınlığı 2-3 nm arasında belirlenmiştir ve tek nanolevhaların başarılı bir şekilde elde edildiği gösterilmiştir. Frekans yükseltme özelliğine sahip Tm3+/Yb3+ ve Er3+/Yb3+ ile katkılı nanolevhalar katman-katman tekniği ile 20 kez kaplanmıştır ve hazırlanan filmler sırasıyla 1G4 ›3H6 geçişi ile mavi ışıma ve 4S3/2›4I15/2 ve 2H11/2›4I15/2 geçişleri ile yeşil ışımalar göstermiştir. Öte yandan, Tm3+/Er3+ ortak katkılı nanolevha yapılı filmler, frekans yükseltme işlemi sırasında kırmızı ve yeşil emisyon sergilemiştir. Er3+/Yb3+ ortak katkılı nanolevhaların biriktirilmiş filmleri durumunda, yeşil ve kırmızı frekans yükseltme emisyonlarında iki foton süreçleri yer almıştır. 60 katman ile üretilen filmler ayrıca üç farklı nanolevhalar kullanılarak hazırlanmıştır. Film oluştururken nanolevhaların kombinasyonu CIE diagramında beyaz emisyon sergilemiştir. Ayrıca nanolevhaların sitotoksisitesi HepG2 ve HEK 293 hücre hatları kullanılarak analiz edilmiştir. HEK 293 hücre hattı için Tm3+/Er3+ katkılı katmanlı malzemenin toksisitesi %45,7 iken, nanolevhaların toksisitesi %73,6 olarak belirlenmiştir.Master Thesis Ab Üye Ülkelerinin Enerji ile İklim Politika Stratejileri ve Hedefleriyle İlgili Uzun Vadede Değerlendirilmesi: Enerji Üçlemesi Yaklaşımı(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2016) Turan, Uğur; Biresselioğlu, Mehmet EfeAvrupa Birliği 28 üyesi ile birlikte enerji konusunda ciddi yatırımlar yapmaktadır. Dünya da yaşanan enerji krizleri yüzünden, enerjinin önemi önce ki yıllarda katlanarak artmıştır. Avrupa birliğinin ortak politikası gereği enerji hedefleri belirlenmiştir. Bu hedefler Enerji ve İklim Politikaları stratejisi adı altında 2020, 2030 ve 2050 kısa ve uzun vadeli olarak belirlenmiştir. Adeta bir yol haritası olan bu süreçte temel amaçlar, yenilenebilir enerji'nin kullanımını arttırmak, enerji verimliliğini arttırmak ve sera gazı salınımını düşürmektir. Birliğin asıl amacı Avrupa Birliği ülkeleri için güvenilir bir enerji tedariki sağlamak, kömürün payını azaltmak, yenilenebilir enerjiye teşviki sağlamak ve çevreyi korumaktır. Bu tezin amacı Avrupa Birliği enerji politikalarını detaylı şekilde inceleyip, karşılaştırmalı politika analizi kullanarak üye ülkelerin enerji politikalarını, projelerini ve hedeflerini Dünya Enerji Konseyinin Enerji Üçlemesi Listesine göre incelemektir ve analiz etmektir. Enerji üçlemesinde ki 3 ölçü şunlardır; enerji güvenliği, enerji eşitliği ve sürdürülebilir çevre'dir. Bu 3 ana başlık altında bir çerçeve geliştirilmiştir. Bu çerçeve, üye ülkelerin profillerini daha iyi analiz etmeyi hedeflemiştir. Ülkeler karşılaştırılırken 3 ana grupta incelenmiştir. Bu gruplar Dünya Enerji Konseyinin belirlediği enerji üçlemesi listesinde ki performanslarına göre sınıflandırılmıştır. İlk grup yüksek ulaşılabilir üyeler, diğeri orta derece ulaşılabilir üyeler ve son olarak düşük derece ulaşabilir olarak sınıflandırılmıştır. Geliştirilen çerçeve'de analiz edilen önemli noktalar ülkelerin politikalarını analiz ederken kullanılmıştır. Sonuç olarak performanslarına göre öne çıkan ülkeler İsveç, Avusturya ve Danimarka olmuştur. Gruplar arası enerji politikalarının başarılı olmasına göre yakın gelecekte İtalya'nın yüksek ihtimalle bir üst gruba geçmesi ön görülmüştür. Özetle enerji güvenliği, enerji eşitliği ve sürdürülebilir çevre başlıkları altında ülkeler kendi politikalarını geliştirmiş ve 2020, 2030 ve 2050 için hedeflerini belirlemiştir.Master Thesis Accident Analysis in Dangerous Goods Transportation in Azerbaijan(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Asadov, Namıg; Demir, Muhittin HakanÜlkemiz coğrafi konum, sanai ve ticari kapasite, üretim ve lojistik hizmetleri bakımından hem bölgede hem de dünyada önemli bir yerdir. Altyapı yatırımları ve coğrafi fırsatlar sayesinde karayolu taşımacılığı ülkemizde en çok kullanılan lojistik yöntemdir. Tehlikeli malların otoyollarda taşınması insanların, hayvanların ve çevrenin korunmasını gerektirir ve bu kurallara uyumu sağlamak için bir dizi kuralla uyumu gerektirir. Dünyada yükselen sanayileşme momentumu, tehlikeli madde kullanımını ve malların bir yerden bir yere taşınmasını da arttırdı. Dünyanın dört bir yanındaki birçok ülke tehlikeli malları deniz, kara, hava ve demiryolu gibi çeşitli ulaştırma modlarıyla taşıyor. Bu tez ile Azerbaycan'da lojistik sektörünün seviyesini, ülkemizde taşınan tehlikeli malları ve tehlikeli mal taşıma zamanı olan kazaları araştırmak amaçlanmaktadır.Doctoral Thesis Achieving Turkey's Indc Target: Assessments by Multiplier Analysis, Computable General Equilibrium, and Structural Decomposition Analysis Methods(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Alkan, Ayla; Binatlı, Ayla OğuşTürkiye, Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanı'nında (INDC), niyetini %21'e varan artıştan azaltım olarak açıklamıştır. Bu azaltım hedefi Türkiye için önemlidir, fakat, işsizlilk problemleri ile karşı karşıyadır ve büyümesini sürdürmeye ihtiyacı vardır. Bu çalışmada, 2002 ve 2012 yılları girdi-çıktı tablolarını temel alan iki Çevresel Genişletilmiş Sosyal Hesaplar Matrisi (SHM) geliştirimiştir. Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı ile beraber Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanı belgelerinin emisyon azaltım potansiyelleri Çarpanlar Analizi yöntemi ile hesaplanmıştır ve emisyonu hedeflenen seviyeye indirmek için daha akla yatkın alternatif politikalar önerilmiştir. SHM Çarpanlarını kullanarak sadece ekonomik büyümeyi hedef alan çeşitli politikalar oluşturulmuş ve bunların emisyon azaltım potansiyelleri Çarpanlar Analizi yöntemi ile hesaplanmıştır. Politika opsiyonlarını artırmak amacıyla, çok gazlı çok sektörlü bir Hesaplanabilir Genel Denge modeli geliştirilmiş ve INDC hedefini başarmak için alternatif vergi politikaları oluşturulup analiz edilmiştir. Karar almayı desteklemek için, Yapısal Ayrıştırma Analizi yöntemi 2002 ve 2012 Çevresel Genişletilmiş SHM'lere uygulanmış ve bu dönemde emisyon artışına sebep olan faktörler belirlenmiştir. Çalışma daha önceki ulusal dökümanlarının hem hazırlanışının hem de uygulamasının sorunlu olduğu ve Türkiye'nin bu dökümanlardaki iklim değişikliği azaltım politikalarını uygulamada titiz olmadığı kararına varmıştır. Çalışma aynı zamanda INDC'deki politikalarla hedefe ulaşmanın mümkün olmadığı ve Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı ve INDC dökümanlarından esinlenerek hazırlanan alternatif poltikaların da %21'lik hedefin gerisinde kaldığı kararına varmıştır. Çalışma daha zorlayıcı politikaların gerektiği sonucuna varmış ve INDC hedefinin ve dökümanın kendisinin büyük oranda gözden geçirilip düzeltilmesini tavsiye etmiştir.Master Thesis An Actor Model Based Platform for Developing Context-Aware Applications(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Karaçalık, Orkut; Çelikkan, Ufuk; Kurtel, KaanBilgi ve iletis¸im teknolojilerini kullanan uygulamalar, haberles¸me agˆları ile birbirlerine bagˆlı makineler yardımıyla farklı tu¨rden verileri toplayıp bunları is¸lemektedir. Bu olgu, Nesnelerin I·nterneti olarak da adlandırılmaktadır. U¨retilen veriler, su¨rekli degˆisen ve ac¸ık c¸evresel s¸artlar ic¸erisinde durumsal temeldeki uygu- lamalarr tarafından is¸lenmektedir. Bir bilgi parc¸ası, egˆer yorumlanırsa durumsal veri olarak kabul edilir, aksi takdirde sadece c¸evre hakkında bir veridir. Bu tezin amacı uygulama gelis¸tiricilerin hızlı ve kolay bir s¸ekilde durum farkında uygu- lamalar yapmaları ic¸in bir altyapı platformunun tasarımını ve gerc¸ekles¸tirilmesini sagˆlamaktadır. Platform, is¸letim sisteminden esinlenilerek katmanlı mimari olarak tasarlanmıs¸tır. Platform uygulama gelis¸tiricilere veri toplanması, saklanması ve yo¨netimi gibi hizmetler sunarak kolaylık sagˆlamaktadır. Platformun servislerini gerc¸ekles¸tirmek u¨zere Akto¨r modeli is¸lemsel model olarak sec¸ilmis¸tir. Akto¨r mod- eli, sistem biles¸enlerinin nasıl davranması ve birbirleri arasında etkiles¸ime girmesi gerektigˆini net bir s¸ekilde tanımlamakta ve modern bir sistemin ihtiyac¸larını kars¸ılayabilecek du¨zeyde imkanlar sunmaktadır. Platform, is¸levlerini akto¨r olarak tanımlanan servisleri sayesinde sagˆlar. Temel olarak, Gu¨venlik ve Gizlilik, Ku- ral, Veri Yo¨netim, Uyarı ve Bildirim servislerinden olus¸ur. Platform, uygula- malara ve veri sagˆlayıcalara platform ile iletis¸ime gec¸ebilmeleri ic¸in iki adet arayu¨z sagˆlar. Uygulamalar platform ile etkiles¸ime girmek ic¸in RESTful arayu¨zu¨ veya hazır ku¨tu¨phaneyi kullanabilir. Kimlik denetimi JSON Web Tokens aracılıgˆı ile sagˆlanır ve yetkilendirme rol tabanlı eris¸im kontrolu¨ prensipleriyle sagˆlanır. Plat- form, kullanıcı, veri sagˆlayıcı ve uygulama kaydı gibi yo¨netimsel is¸ler ic¸in web arayu¨zu¨ ile birlikte sunulmaktadır.Master Thesis Adaptation Korean Serials on Turkish Televisions and Cultural Proximity: Analysis of "güneşi· Beklerken"(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2015) Tutucu, Murat; Kaptan, YeşimBu çalışma, Türk izleyicisinin adaptasyon Kore dizilerini özelikle Türkiyede yayınlanan Güneşi Beklerken'i neden bu kadar çok tutkuyla izlediğini analiz etmektedir. Bu amaçla Türk kültürü ile Kore kültürü arasındaki benzerliklerin Kore yapımıdan uyarlanan dizilere nasıl yansıdığı kültürel yakınlık kavramı kullanarak irdelenmiştir. Güneşi beklerken dizisinin izleyicileriyle yapılan görüşmeler temel alınarak ortak kategoriler sınıflandırılmıştır ve bu noktaların diziye nasıl uyarlandığı sorusunun cevabı aranmaktadır.Master Thesis Adaptation of American Series Dawson's Creek To Turkish Television as Kavak Yelleri·: Considering Cultural Differences in Local Marketing of Global Tv Series(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2016) Karagülle, Melike; Karanfil, Yüksel GökçenBu tezde Dawson's Creek dizisinin Kavak Yelleri dizisine adaptasyonu kültürel yakınlık teorisine göre incelenir. Ele alınan dizilerde ergenliğin başlangıcında olan kız ve erkek gençlerin gerçekçi hikayeleri işlenir. Küreselleşme, küyerelleşme ve hibridizasyon kavramları incelenir. 1990'larda önce genel olarak Amerika'dan dünya pazarına televizyon dizilerinin tek yönlü akışı söz konusudur. 1990'lardan sonra teknolojik gelişmeler ve televizyonların özelleştirilmesi ile yerel üretim merkezleri ortaya çıkmıştır. İnsanlar kendi kültürlerine yakın TV programların izlemeyi tercih ettiklerinden, teknolojideki gelişmelerle birlikte TV dizilerinin dünya pazarına çok yönlü akışı söz konusu olmuştur. Artan televizyon kanalları ve yayın saatleri ile TV programlarına talep hızla artmıştır. Bir ülkede başarı sağlamış televizyon dizilerinin adaptasyonu yeni dizi üretmekten daha az risk taşır. 1990'lardan sonra, yabancı dizilerin adaptasyonu yaygınlaşmıştır ve 2000'lerden sonra format lisanslama etkin olmuştur. Bu çalışmada, DC'nin ilk beş bölümü incelenir. Jenerik, gençlerin ilişkileri, aile ilişkileri, cinsellik, cinsiyet ve diğer kültürel temalar analizlerde ele alınır. Adaptasyonun orijinal ürünün yalnızca yeniden üretilmesi olmadığı ve yaratıcı bir çalışma ile üretildiği görülür. Adaptasyonda kültürel farklılıkların dikkate alındığı ve bu farklılıkların Hofstede'nin kültürel boyutları uyumlu olduğu görülür. DC cinsellikle ilgili birçok diyaloglar içerir. KY de bu diyaloglar, aşk ve romantizm diyalogları ile değiştirilmiştir. KY bölümleri DC bölümlerinden daha uzun süreli olduğundan kültürel içerikli yerel hikayeler eklenmiştir. İki karşıt etki olan batılılaşma ve Türk seyircisinin geleneksel değerleri KY'de dengelenmiştir. KY'nin yönetmeni ve bir oyuncusu ile röportaj yapılmıştır. Yönetmen, KY'nin yaratıcı bir çalışma ile üretildiği ve gerçekçi bir konusu olduğundan kültürel öğelerin dikkate alındığını belirtmiştir.Master Thesis Adaptation of Buca House Plan Typology Through Shape Grammar(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Ergin, Erdem; Varinlioğlu, GüzdenBu tez, geleneksel konut planı özelliklerinin uyarlanmasıyla çağdaş konut planları oluşturmayı amaçlar. Bu bağlamda İzmir'in Buca bölgesini çalışma alanı olarak seçer. Geleneksel Türk Evleri'nin plan özelliklerini inceler ve Geleneksel Buca Evi üzerinde odaklanır. Çalışma plan kurgusunu, mekân organizasyonu özelinde inceler. Günümüze adapte edebilmek için modern yaşamın tanımını araştırır ve modern evleri inceler. Geleneksel konut özelliklerini modern yaşama uygun yeni konut tipine adapte eder. Çalışma bu işlemi biçim grameri hesaplamalı tasarım yöntemi ile yapar. Çalışma sonucunda Geleneksel Buca Evi mekân organizasyonu kurallarına sahip ve modern yaşamın standartlarına uygun plan tipleri ortaya çıkar.Doctoral Thesis Adaptation of Zero-Waste Pattern Design Method To Fashion Industry With the Case of Turkey(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Enes, Esra; Kipöz, ŞölenGünümüz moda endüstrisi, teknolojik ve endüstriyel gelişmelerin etkileriyle, küresel ısınmadan en çok sorumlu tutulan endüstrilerden biridir. Artan seri üretim nedeniyle hızla gelişen başat moda endüstrisinde, tüketim döngüsünün çevre üzerindeki zarar verici etkisi ile atık problemi daha belirgin hale gelmektedir. Atık probleminin küresel ısınma, hava kirliliği ve azalan doğal kaynaklar gibi çevresel etkilerinin yanı sıra, planlanamayan üretimde zaman kaybı, azalan üretim kaynakları gibi ekonomik sonuçları da vardır. Moda üretim sürecinde, kumaş esasen en değerli materyaldir çünkü bir giysinin üretim maliyetinin yaklaşık olarak yarısını kumaş maliyeti oluşturmaktadır. Giysi üretiminin kumaş kesim sürecinde, yaklaşık olarak bütün kumaşın %10-15'i kumaş kesim atığı olmaktadır. Kesim atığı, bitmiş bir giyside kullanılmamış bir kumaş olarak ortaya çıkan bir çeşit tüketici öncesi atıklardandır. Kesim atık problemi çoğunlukla çeşitli uluslararası kaynaklarda, sıfır atık tasarım odaklı sürdürülebilir üretim açısından araştırılmasına rağmen, Türkiye' de bu problem kumaş maliyeti, kumaş verimliliği, atık oranları başlıkları altında incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı kesim atık problemini, atığı çevresel etik açısından ele alarak azaltmaktır. Bu tezde, Türkiye'de moda endüstrisinin analizi ile kesim atıklarının yönetimi için çözüm aranmıştır. Sıfır atık kalıp tasarımı ve kesim yönteminin araştırılmasının ardından, Türkiye'deki atık probleminin bugünkü durumunu ve üretim sürecindeki atık yönetim stratejilerini anlamak için üreticilere bir anket uygulanmış ve Türkiye'de atık yönetim stratejilerini, çoğalan kumaş verimliliği ve azalan kumaş maliyeti ile daha ekolojik ve ekonomik üretime uygulamak için iki örnek olay çalışması yapılmıştır. Bu çalışmalarda, elbise kalıp modeli kesim ve dikim esnasında en fazla atık üreten giysiye örnek olarak seçilmiştir. Bu yüzden örnek olay çalışmaları elbiselerin kesim atığı problemini azaltmaya odaklanmıştır; ilk örnek olay çalışması sıfır atık yeniden tasarlanmış elbiseye ulaşmaya çalışırken, ikinci çalışmada elbise için kumaş özelliğine göre çeşitli pastal planları geliştirilerek kesim atığının minimize edilmesi amaçlanmıştır.Master Thesis Aerial Abstractions: the Analysis of Aerial Photographs as a Visual Art Form(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2012) Özker, Özge Deniz; Hasırcı, DenizBu çalışma seçilmiş hava fotoğraflarının görsel sanat biçimi olarak analizini kapsamaktadır. Havadan çekilmiş olan soyut fotoğraflar çalışmanın temel konusunu oluşturur. Bu tez okuyucusunun havadan görünümleri temel tasarım ilkelerine ve öğelerine dayandırarak nasıl görsel bir sanat biçimi olarak okuyacağı konusunda yardımcı olmak için yazılmış olacaktır. Böylece okuyucular bu çalışmanın yardımıyla hava fotoğraflarını yorumlayabileceklerdir. Öncelikle ?Yukarıdan Bakma?nın sosyolojik ve mitolojik yönleri, hava fotoğrafçılığının tarihi, hava fotoğrafçılığının farklı alanlarda kullanımı, hava soyutlamaları, tasarım ilkeleri ve öğeleri incelendikten sonra hava fotoğrafçıları ile yapılan röportajların yorumlanması ile birlikte seçilmiş hava fotoğraflarının görsel sanat biçimi olarak analizi yer alacaktır.Master Thesis Afet Sonrası Müdahale için İnsansız Hava Araçlarının Kullanımı(2025) Kara, Mert; Özpeynirci, SelinDünya'da her yıl meydana gelen deprem, sel ve yangın gibi doğal afetlerin sonucunda birçok insan hayatını veya mal varlığını kaybetmektedir. Son yıllarda meydana gelme sıklığı ile dikkat çeken deprem ve sel felaketleri, yerleşim alanlarında gerçekleştiği andan itibaren ilgili alanlarda yardım ve müdahale için zamana karşı yarışın başladığı gözlemlenmektedir. Deprem veya sel yaşanan alanların jeolojik yapılarına bakıldığı zaman, bazı durumlarda köprü ve otoyolların yıkılarak kapanması veya su altında kalması sonucunda karadan ulaşımın imkansızlaştığı, havadan ve denizden ise kısıtlı imkanlar ile operasyon icra edilebildiği dikkatleri çekmiştir. Gelişen teknoloji ile her gün biraz daha gündelik hayatta kullanımı ve önemi artan insansız hava araçları, düşük operasyonel maliyetleri, yüksek yük taşıyabilme kapasiteleri ve çeşitli görevlere yönelik havadan yürütmekte oldukları operasyonlar ile afet sonrası ulaşımın sınırlı olduğu alanlarda ilk yardım müdahaleleri için en etkili araçlardan biri konumundadır. Bu çalışmada, afet sonrası tüm ulaşımın kapandığı alanlarda yardım ekiplerin karadan ulaşım sağlayabileceği zamana kadar geçecek sürede hayatta kalan afetzedelere temel erzak ve ilkyardım malzemelerini içeren yardım paketlerinin insansız hava araçları ile yukarıdan atılarak, afetzedelerin hayatta kalmalarının sağlanması amaçlanan bir paket dağıtımı problemi ele alınmış olup, ulusal/uluslararası resmi kuruluşların önümüzdeki kısa dönem içerisinde olmasını öngördüğü İstanbul depremi için uygulanmıştır. Paket dağıtımı için çoklu depo ve çoklu insansız hava araçları kullanılan çizelgeleme çalışmasında, toplam ağırlık sürenin enazlanması için bir matematiksel model geliştirilmiş ve değişken komşuluk arama yöntemi kullanılmıştır.Master Thesis Agency and Representation: Ottoman Participation in Nineteenth Century International Fairs(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2009) Canol, Gülden; Baydar, GülsümOn sekizinci yüzyıldan başlayan devrimler zincirinin toplumun sosyal, politik, ekonomik alanlarındaki köklü değişiminin dışavurumu olan Dünya Fuarları düzenlendikleri süre boyunca dünyadaki gelişmelerin, ekonominin, teknolojinin, sanatın, mimarinin ve kültürel yapıların birebir izlenebildiği mekanlar olmuşlardır. Kentsel planlama ve mimarlık, mimari tasarım dilinin kullanımı yoluyla kültürel kimlik konularının öne çıktığı bu tür fuarlarda öncü rol oynamışlardır.On dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde Avrupa açısından dünya, iki parçadan oluşuyordu: Batılı biz ve Doğulu öteki. Dünya fuarları, sadece Batı dünyasına göre Doğu ülkelerinin temsil edilişine dayandırılarak değerlendirilemez. Batılı mimarlık tarihçileri, Batı uygarlığının bir parçası olmayan herhangi bir mimarlığı Batı'nın biricikliğini ve baskın üstünlüğünü vurgulayan bir orientalist perspektif çerçevesinde değerlendirmişlerdir.Bu sergiler gerçekte bütün on dokuzuncu yüzyıl dünyasını katmanlaşmış bir güç ilişkisine göre gözler önüne sermektedir: Batı dünyası ve sömürge ülkeler. Sömürge ülkeler, temsili `oryantal' ve `islam' olarak tanımlanan Asya, Afrika ve Güney Amerika'yı içine alan geniş bir spektruma oturmuşlardır.Bu tez çalışmasında, uluslararası fuarlara Osmanlı katılımına odaklanılmıştır. En önemli parametre, Osmanlı katılımının, Batı'nın tanımladığı İslam ve Orientalist temsiliyet kapsamında ve sömürge ülkelerle aynı kategori altında değerlendirilemeyeceği gerçeğidir. Dünya fuarlarında Osmanlının aktif iradesini incelerken, bu çalışma, tarih boyunca, Batılı olmayan kültürlerin temsiliyetinde onlara atfedilen pasif role karşı eleştirel bir bakış sunmaktadır..Master Thesis Agenda-Setting and Framing Effects of Media on Public Opinion About Turkish Eu Membership(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2011) Gökalp, Olgu; Kentmen, ÇiğdemBu çalışma Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğine dair kamuoyunun şekillenmesinde medyanın rolünü analiz etmektedir. Avrupa Birliği kamuoyunun şekillenmesinde medyanın rolüne dair zengin bir literatür olmakla birlikte, bugüne dek çok az çalışma medyanın etkisini Türkiye'nin muhtemel üyeliği bağlamında ele almıştır. Bu çalışmada ilk olarak haberlerin görünürlüğünü ve gerek değer çerçevelerinin gerekse konu bazlı çerçevelerin varlığını tespit etmek amacıyla, Eurobarometre'nin 57 no'lu (2002), 58 no'lu (2003), 63 no'lu (2005), 64 no'lu (2006), 66 no'lu (2007), 69 no'lu (2008) raporlarından önce The Guardian gazetesinde basılmış toplam 302 yazıya içerik analizi uyguladım. Daha sonra bu sonuçları söz konusu Eurobarometre raporlarında bulunan İngiltere'de Türkiye'nin üyeliğine dair tutum ile ilgili verilerle karşılaştırdım. Sonuçlar gösteriyor ki, medya gündem kurma etkisi yoluyla Türkiye'nin üyeliğine dair farkındalığı arttırabilmekle birlikte, bu etkisi bağlama ve ihtilafın derecesine bağlıdır. Bunun yanısıra konu medyanın gündem kurma etkisi ile görünür hale gelmesi halinde, medya değer çerçeveleri yoluyla okurlarının algısını etkileyebilir. Son olarak, araştırmanın sonuçlarına göre konu bazlı çerçeveler ile Türkiye'nin üyeliğine dair İngiltere'deki tutum arasındaki ilişki zayıf olmakla birlikte, bu durum İngiltere'de Türkiye'nin üyeliğine dair kamuoyunun başat saikleri ile The Guardian gazetesinin sıklıkla kullandığı konu bazlı çerçevelerin uyuşmazlığından kaynaklanıyor olabilir.Master Thesis Akut Miyeloid Lösemi için In Siliko Hedef Analizi ve İlaç Adayı Belirleme(2025) Ateş, Onur; Durmaz, Yağmur KirazAkut Miyeloid Lösemi (AML), kan hücresi öncüllerinde meydana gelen genetik mutasyonlardan kaynaklanan hematopoietik kök hücrelerdeki anormalliklerden doğan bir kemik iliği bozukluğudur. Bu mutasyonlar, kötü huylu klonal miyeloid kök hücrelerin kontrolsüz büyümesine yol açar. Myeloid sarkomlar ve lösemi cutis gibi ekstramedüller belirtiler ortaya çıkabilse de, temel sorun hematolojik hücre üretimindeki bozulmalar olarak kalmaktadır. Yaşlı hastalarda tam remisyonda yüksek oranlar elde edilmesine rağmen, hastaların önemli bir kısmı üç yıl içinde nüks yaşamaktadır. Bu sorunu aşmak için yeni hedeflerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu tezde, AML hastalarında daha düşük sağkalım oranlarına sahip bireylerde PSMB8'in daha yüksek ekspresyon seviyeleri dikkatimizi çekmiştir. PSMB8'in kristal yapısı PDB'den (6E5B), ligand molekülleri ise ZINC15 veritabanından 'for sale', 'named' ve 'in trial' filtreleri kullanılarak alınmıştır. PyRx kullanılarak in silico tarama yapılmıştır. Bağlanma enerjisi -9.00 kcal/mol'den düşük olan ligandlar ADMET analizi için kullanılmıştır. Bu analiz sonucunda Adozelesin, Fiduxosin ve Omipalisib molekülleri Moleküler Dinamik (MD) analizleri için seçilmiştir. MD analizleri Gromacs 2021.2 kullanılarak gerçekleştirilmiştir. MD analizleri, bu üç ilacın PSMB8 hedeflemesi için kullanılabileceğini göstermiştir. Bir sonraki adımda, PSMB8 inhibitörü olan ONX-0914 ile karşılaştırmalı olarak Omipalisib'in HL60 hücre hattı üzerindeki sitotoksisitesi araştırılmıştır. Bu çalışma, Akut Miyeloid Lösemi için potansiyel bir hedef ve hedefe yönelik tedavide kullanılabilecek potansiyel bir ilaç ortaya koymuştur.Master Thesis Akut Miyeloid Lösemi'de Prognostik Genetik Belirteçlerin Belirlenmesi ve Yeni Terapötik Hedeflerin Keşfine Yönelik Biyoinformatik Yaklaşımlar(2025) Ergun, Cansu; Duran, Gizem Ayna; Durmaz, Yağmur KirazAkut miyeloid lösemi hematopoetik kök hücrelerin klonal çoğalmasıyla karakterize edilen heterojen bir kanser türüdür. Bu çalışma bu kanser türüne yeni ve özgün bir tedavi yöntemi önermek ve yeni hedeflenebilir çekirdek genleri belirlemeyi hedeflemiştir. Bu bağlamda, 615 AML hasta verisi ve 22 sağlıklı birey verisi açık veri tabanlarından elde edilmiştir. Elde edilen hasta verilerinin içerdiği 54,675 adet gen probu farklı ifade edilen gen analizi ve sağkalım analizi ile araştırılmıştır. Bu analizlere ise çekirdek gen analizleri eklenerek 4 adet çekirdek gen elde edilmiştir. Bu genler CCT5, ZBTB16, APP ve PTPN6 genleridir. Ortaya çıkarılan bu çekirdek genlere ek olarak önceki farklı ifade edilen gen analizlerinden ve farklı ifade edilen genlerin sağkalım analizlerinden elde edilen veri setleri ise özgün inhibe edici ilaçların belirlenmesi amacıyla ilaç yeniden konumlandırma ile LINCS L1000LCS veri tabanı kullanılarak analiz edildi ve hem farklı ifade edilen hem de farklı ifade edilen ve sağkalımı düşüren genler ayrı olmak üzere analiz edildi. Bu iki gen grubunun da inhibisyonunu sağlaması açısından önerilen 16-Hydroxytriptolide ve Tyrphostin AG-1478 ilaçları bu genlerin ifadesini tersine çevirme konusunda etkin bulunup potansiyel özgün ilaçlar olarak öne çıkmıştır. Ek olarak analizlerde ortaya çıkan Wortmannin, Parthenolide ve Vemurafenib ilaçları da potansiyel terapötikler olarak sunulmuştur. Bu çalışmanın bulguları yapılan biyoinformatik analizlerin ve yeni ortaya çıkacak hedefli tedavi opsiyonlarının önemini ve gelecek araştırmaların gerekliliğini ortaya koymaktadır.Master Thesis Alaçatı, Türkiye'nin Yaşam Tarzı ve Tasarım Dili Mirası(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2012) Külahcıoğlu, Can; Hasırcı, DenizBu tez 2000 senesinden sonra Türkiye'nin Ege bölgesinde yer alan Alaçatı kasabasında gözlenen sosyal ve tasarımsal dönüşüme odaklanmıştır. Bu tezde, Alaçatı'nın tercih edilen bir turizm merkezine dönüşmesi ve yeni konut satan alanlar için bir cazibe alanı konumuna gelmesinin temel sebebi kasabanın tasarım lisanı ve yaşam tarzı unsurlarına ve bunların mirasına bağlanmaktadır. Bu tez, bu mirasın Antik Ege'den geldiğini iddia etmekte ve bu iddiasını ispat etmek için Antik Ege Bölgesinde yer almış yiyecek ve içecek tüketme aracılığı ile gerçekleşen sosyalleşme dinamiklerini, konu ile alakalı Tanrı ve Tanrıçalar adına düzenlenen festival, tapınma ve sunu adama ritüellerini ve bu eylemlerin gerçekleştirilmesi için düzenlenmiş iç mekânları inceler ve analiz eder. Bu tez aynı zamanda bahsi geçen hayat tarzı ve tasarım lisanı mirasının katkı seviyesini tanımlamak için Alaçatı'da Osmanlı dönemi esnasında inşa edilen, günümüzde restoranda ve kafelere dönüştürülmüş vernaküler yapıları da inceler. Alaçatı'da gözlenen yaşam tarzı ve tasarım lisanı, küçük bir kasabanın tasarımı bir araç olarak kullanarak kendi kendine seçkin bir turizm simgesine dönüşmesi olayını, tasarımın etkili gücünün altını da çizmeyi amaçlayan bir üslup ile incelenmiştir. Bu tez, Ege Bölgesinin yaşam tarzının ve tasarım lisanının günümüz Alaçatı'sına katkısını tespit edip hem bu konuda bilinçlendirmeyi sağlamayı hem de yabancı tasarım unsurlarına işaret etmeyi amaçlamaktadır. Bu tez aynı zamanda, Alaçatı'da geleneksel binalar için oluşan talebin dönüştürülen vernaküler binalar ile daha fazla karşılanamamasından sonra yükselen Yeni-Gelenekselci mimariyi, bu tartışmalı konu hakkında daha derin bir görüş elde edip sunmak için incelemektedir.Master Thesis Algılanan Ebeveyn Kabul-Reddi ile Ruh Sağlığı Arasındaki İlişkide Kişilerarası Duygu Düzenlemenin ve Duygu Dışavurumunun Aracı Rolü(2025) Kaçmaz, Gülçin; Ögütcü, Yasemin MeralÇocukluk döneminde yaşanan ebeveyn reddi deneyimleri, bireyin ruh sağlığı üzerinde uzun süreli ve derin etkiler bırakabilmektedir. Erken dönem ilişkisel olumsuzlukların ruh sağlığı üzerindeki etkisi literatürde kapsamlı biçimde ele alınmış olsa da, bu ilişkiyi açıklayabilecek duygusal mekanizmalar yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmada, Kişilerarası Kabul-Ret Kuramı'ndan (IPARTheory) yola çıkılarak, algılanan ebeveyn reddi ile psikolojik belirti düzeyi arasındaki ilişkide duygu dışavurum ve kişilerarası duygu düzenleme (IER) süreçlerinin olası aracılık rolleri incelenmiştir. Araştırmaya 18-75 yaş aralığında, Türkiye genelinden 384 kişi katılmıştır. Katılımcılar, çevrimiçi anket aracılığıyla Algılanan Ebeveyn Kabul-Ret Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri, Berkeley Dışavurumculuk Ölçeği ve Kişilerarası Duygu Düzenleme Ölçeği'ni doldurmuştur. Bulgular, algılanan ebeveyn reddi ile psikolojik belirtiler arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Ayrıca, pozitif duygu dışavurumun her iki ebeveyn modelinde de kısmi aracılık rolü olduğu görülmüştür. Kişilerarası duygu düzenleme açısından ise yalnızca perspektif kazanımı alt boyutu, anne ve baba reddi modelinde anlamlı bir dolaylı etki göstermiştir. Sonuçlar, erken ebeveynlik deneyimlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini anlamada duygu dışavurum ve kişilerarası duygu düzenleme süreçlerinin önemine işaret etmektedir. Bu bulguların özellikle duygusal ifade güçlüğü yaşayan bireylerle çalışan ruh sağlığı çalışanları için yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.Master Thesis Algılanan Ebeveynlik Stilleri ve Algılanan Partner Duyarlılığı Arasındaki İlişkide Ayrılma-Bireyleşmenin Aracı Rolü(2025) Korkun, Gamze; Köksal, Mustafa FalihBu çalışmanın amacı, algılanan olumsuz ebeveynlik ile algılanan partner duyarlılığı arasındaki ilişkide ayrılma–bireyleşme problemlerinin aracı rolünü incelemektir. Araştırmanın örneklemini, yaşları 18 ile 65 arasında değişen 318 birey oluşturmuştur. Demografik Bilgi Formu, Young Ebeveynlik Ölçeği, Ayrılma–Bireyleşme Envanteri ve Algılanan Partner Duyarlılığı Ölçeği çevrimiçi ortamda uygulanmıştır. Korelasyon analizleri, algılanan olumsuz ebeveynliğin ayrılma–bireyleşme problemleriyle pozitif yönde, algılanan partner duyarlılığıyla ise negatif yönde ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, ayrılma–bireyleşme problemleri ile algılanan partner duyarlılığı arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Bağımsız örneklemler t-testi sonuçları, ayrılma–bireyleşmenin ve çeşitli ebeveynlik alt boyutlarında cinsiyet farklılıklarının anlamlı olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular, ayrılma–bireyleşme problemlerinin algılanan olumsuz ebeveynlik ile algılanan partner duyarlılığı arasındaki ilişkide anlamlı şekilde aracı rol oynadıklarını göstermiştir. Buna ek olarak, ayrılma–bireyleşmenin alt boyutlarının bu ilişkideki aracı rolü de incelenmiştir. Farklılaşma ve ilişki problemleri alt boyutlarının anlamlı bir aracı rol üstlendiği, ancak bölme alt boyutunun anlamlı bir aracı değişken olmadığı bulunmuştur. Bu çalışma, erken dönem bakımveren deneyimlerinin bireylerin yakınlık kurma, özerklik geliştirme ve sınır koyma kapasitelerini şekillendirdiğini ve tüm bu süreçlerin yetişkinlikteki romantik ilişkilerin dinamiklerinde belirleyici bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Bulgular, hem klinik uygulamalar hem de gelecekteki araştırmalar için erken ebeveynlik deneyimlerinin gelişimsel ve ilişkisel süreçlerle nasıl ilişkili olduğunun anlaşılmasına katkıda bulunmuştur.Master Thesis Algılanan Ebeveynlik ve Sosyal Anksiyete Arasındaki İlişkide Mükemmeliyetçilik ve Sahtekarlık Fenomeninin Aracı Rolü(2025) Delen, Ecenaz; Ögütcü, Yasemin MeralBu çalışma, algılanan olumsuz ebeveynliğin sosyal anksiyete ile ilişkisi üzerinde mükemmeliyetçilik ve sahtekârlık fenomeninin ardışık aracılık rollerini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmanın örneklemini, yaşları 18 ile 35 arasında değişen 341 birey oluşturmuştur. Katılımcılar, çevrim içi olarak Qualtrics aracılığıyla uygulanan Demografik Bilgi Formu, Young Ebeveynlik Envanteri (YPI), Frost Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği (FMPS), Clance Sahtekârlık Fenomeni Ölçeği (CIPS) ve Liebowitz Sosyal Anksiyete Ölçeği'ni (LSAS) doldurmuşlardır. Seri aracılık analizleri, algılanan olumsuz annelik ve babalık için ayrı ayrı yürütülmüştür. Bulgular, hem mükemmeliyetçiliğin hem de sahtekârlık fenomeninin, algılanan olumsuz ebeveynlik ile sosyal anksiyete arasındaki ilişkiyi anlamlı şekilde aracıladığını göstermiştir. Özellikle, mükemmeliyetçilik ve sahtekârlık fenomeni üzerinden dolaylı etkiler hem algılanan olumsuz annelik hem de babalık için anlamlı bulunmuştur. Bu bulgular, algılanan olumsuz ebeveynliğin mükemmeliyetçi eğilimleri ve sahtekârlık duygularını besleyebileceğini ve bunun da sosyal anksiyeteye yönelik duyarlılığı artırabileceğini göstermektedir. Algılanan olumsuz ebeveynlik ile sosyal anksiyete arasındaki yolları netleştirerek bu çalışma, hem kuramsal modellere katkı sağlamakta hem de bilişsel davranışçı müdahale yaklaşımlarının geliştirilmesine ışık tutmaktadır.

