Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832
Browse
6 results
Search Results
Master Thesis Stoması Olan ve Olmayan Kolorektalkanser Hastalarında Beden İmajı, Cinsel Doyum ve Eş Desteğinin İncelenmesi(2024) Bar, Serap; Çürük, Gülsüm Nihal; Karayurt, ÖzgülBu çalışma, stoması olan ve olmayan kolorektal kanser hastalarında beden imajı, cinsel doyum ve eş desteğinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı, kesitsel ve karşılaştırmalı tipte olan çalışmanın örneklemini stoması olan 37 ve stoması olmayan 37 olmak üzere toplam 74 kolorektal kanser hastası oluşturmuştur. Veriler Tanıtıcı Özellikler Formu, Hopwood Beden İmajı Skalası, Glombok Rust Cinsel Doyum Ölçeği ve Eş Desteği Ölçeği kullanılarak araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ki-kare analizi, t testi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada, stoması olan ve olmayan kolorektal kanser hastalarının beden imajı puan ortalaması sırasıyla; 24,49±2,51 ve 20,54±6,74; kadın hastalarda cinsel doyum puan ortalaması sırasıyla 8,35±0,61 ve 8,33±0,69; erkek hastalarda sırasıyla 8,20±0,62 ve 8,26±0,81; eş desteği puan ortalaması ise sırasıyla 60,46±3,35 ve 60,59±2,42 olarak tespit edilmiştir. Stoması olan kolorektal kanser hastalarının beden imajı algısının istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde kötü olduğu saptanmıştır. Stoması olan kolorektal kanserli hastalarda yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, medeni durum ve birlikte yaşanılan kişilerin beden imajını etkilediği belirlenmiştir. Stoması olsun ya da olmasın kolorektal kanserli hastaların cinsel doyum düzeyleri düşük, eş destekleri ise yüksek olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, stoma varlığı beden imajını olumsuz yönde etkilerken, cinsel doyum ve eş desteği üzerinde anlamlı bir etkiye yol açmamıştır.Master Thesis Tıbbi Cihaz İlişkili Basınç Yaralarında Hemşirelerin Bilgi Düzeyi ve Öğrenme Motivasyonunun Basınç Yarasını Önlemeye Yönelik Tutuma Etkisi(2025) Lafcı, Esra; Çürük, Gülsüm Nihal; Karayurt, ÖzgülBu çalışma, tıbbi cihaz ilişkili basınç yaralarında hemşirelerin bilgi düzeyleri ve öğrenme motivasyonlarının, basınç yarasını önlemeye yönelik tutumlarına etkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 182 yoğun bakım hemşiresi oluşturmuştur. Veriler, sosyodemografik özellikler formu, tıbbi cihaz ilişkili basınç yaralanması bilgi ölçeği, öğrenme motivasyonu ölçeği ve basınç ülserini önlemeye yönelik tutum ölçeği kullanılarak araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklem t Testi, Kruskal Wallis H Testi, Mann Whitney U Testi, Bonferroni Posthoc Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi, Logistik Regresyon Analizi, Pearson Korelasyon Analizi ve Spearman's Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Çalışmamızda, hemşirelerin tıbbi cihaz ilişkili bilgileri (17.40±3.72), basınç yaralanmalarını önlemeye yönelik tutumları (42.39±4.94) ve öğrenme motivasyonları (61.77±8.61) ortalamanın üzerinde (61.77±8.61) bulunmuştur. Hemşirelerin öğrenim durumuna göre basınç ülserini önlemeye yönelik tutum ölçeği puanlarının anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir (p<0.05). Ayrıca hemşirelerin öğrenme motivasyon ölçeği puanları ile basınç ülserini önlemeye yönelik tutum ölçeği puanları arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0.05). Hemşirelerin lisansüstü mezunu olmasının basınç ülserini önlemeye yönelik tutum ölçeği puanını pozitif olarak yordadığı (β=0.174; p<0.05), diğer değişkenlerin etkisinin olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Anahtar Kelimeler: Tıbbi cihaz, basınç yarası, bilgi, öğrenme motivasyonu, tutum, hemşireMaster Thesis Stoması Olan ve Olmayan Kolorektalkanser Hastalarında Beden İmajı, Cinseldoyum ve Eş Desteğinin İncelenmesi(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Bar, Serap; Çürük, Gülsüm Nihal; Krayurt, ÖzgülBu çalışma, stoması olan ve olmayan kolorektal kanser hastalarında beden imajı, cinsel doyum ve eş desteğinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı, kesitsel ve karşılaştırmalı tipte olan çalışmanın örneklemini stoması olan 37 ve stoması olmayan 37 olmak üzere toplam 74 kolorektal kanser hastası oluşturmuştur. Veriler Tanıtıcı Özellikler Formu, Hopwood Beden İmajı Skalası, Glombok Rust Cinsel Doyum Ölçeği ve Eş Desteği Ölçeği kullanılarak araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ki-kare analizi, t testi ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada, stoması olan ve olmayan kolorektal kanser hastalarının beden imajı puan ortalaması sırasıyla; 24,49±2,51 ve 20,54±6,74; kadın hastalarda cinsel doyum puan ortalaması sırasıyla 8,35±0,61 ve 8,33±0,69; erkek hastalarda sırasıyla 8,20±0,62 ve 8,26±0,81; eş desteği puan ortalaması ise sırasıyla 60,46±3,35 ve 60,59±2,42 olarak tespit edilmiştir. Stoması olan kolorektal kanser hastalarının beden imajı algısının istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde kötü olduğu saptanmıştır. Stoması olan kolorektal kanserli hastalarda yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, medeni durum ve birlikte yaşanılan kişilerin beden imajını etkilediği belirlenmiştir. Stoması olsun ya da olmasın kolorektal kanserli hastaların cinsel doyum düzeyleri düşük, eş destekleri ise yüksek olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, stoma varlığı beden imajını olumsuz yönde etkilerken, cinsel doyum ve eş desteği üzerinde anlamlı bir etkiye yol açmamıştır.Master Thesis Meme Kanserine Bağlı Lenfödem Gelişen Kadınlarda Özbakımın ve Seçilmiş Faktörlerin Yaşam Kalitesine Etkisi(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Yanardağ, Cansu Hazal; Karayurt, Özgül; Çürük, Gülsüm NihalBu çalışma, meme kanserine bağlı lenfödem gelişen kadınlarda özbakımın ve seçilmiş faktörlerin yaşam kalitesine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda olup, örneklemi meme kanseri tedavisine bağlı lenfödem gelişen 101 kadın oluşturmuştur. Veri toplamak için Sosyodemografik ve Klinik Özellikler Formu, Lenfödem Yaşam Kalitesi Ölçeği (Kol) ve Meme Kanserine Bağlı Lenfödem Özbakım Ölçeği kullanılmıştır. Veriler yüzyüze görüşme yöntemi ve hastaların dosya kayıtlarından faydalanılarak doldurulmuştur. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular ve Sonuç: Lenfödemi olan kadınlar yaşam kalitesi ölçeğinden en az 35 en fazla 71 puan almış olup, yaşam kalitesi ölçeği puan ortalaması 52.63 ± 11.81'dir. Çalışmaya katılan kadınların % 68.3'ü lenfödem ile ilgili bilgi sahibidir, %63.8'inin lenfödem ile ilgili bilgi kaynaklarının hemşire olduğu bulunmuştur, %56.5'i lenfödem bilgi düzeylerini yeterli bulmadıklarını belirtmiştir. Lenfödemli kadınların lenfödem bilgi durumları, meme kanseri tanısından sonra geçen süre, lenfödem tanısından sonra geçen süre, lenfödem evresi, ek kronik hastalık varlığı ve özbakım puan ortalamaları yaşam kaliteleri üzerinde anlamlı bir fark yaratmıştır (p<0.05).Master Thesis Covid-19 Pandemisinde Sağlık Çalışanlarının Algıladığı Sosyal Desteğin Psikolojik Sağlamlık Üzerine Etkisinin İncelenmesi(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2022) Muratoğlu, Songül; Öğce, Ummahan Filiz; Çürük, Gülsüm NihalBu çalışma, COVID-19 pandemisinde sağlık çalışanlarının algıladığı sosyal desteğin psikolojik sağlamlık üzerindeki etkisini incelenmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma tanımlayıcı olup, örneklemini COVID-19 pandemisinde hekim, hemşire ve ebe olarak görev yapan toplam 608 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Veriler Sosyodemografik Özellikler Formu, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KPSÖ) ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ASDÖ) kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, medyan, minimum, maksimum değerler, Shapiro-Wilk Testi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Sağlık çalışanlarının yaş ortalaması 33,78±7,51 olup, %66,80'inin cerrahi birimlerde çalıştığı, %45,23'ünün hekim, %45,23'ünün hemşire olarak görev yaptığı, %60,90'ının COVID-19 hastasıyla doğrudan temasının olduğu, %40,30'unun COVID-19 tanısı aldığı saptanmıştır. Sağlık çalışanlarının Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek ölçeği toplam puan ortalaması 63,62±15,43; aile alt boyut puan ortalaması 23,34±4,87, arkadaş alt boyut puan ortalaması 20,95±5,97, özel insan alt boyut puan ortalaması 19,32±7,31 iken Kısa Psikolojik Sağlamlık ölçeği toplam puan ortalaması 18,21±4,94 olarak tespit edilmiştir.Çalışmamızda cinsiyet, eğitim düzeyi, meslek ve çalışılan servis algılanan sosyal destek üzerinde; eğitim düzeyi, meslek ve çalışılan birim psikolojik sağlamlık üzerinde etkili bulunmuştur. Sağlık çalışanlarının yaşı ve mesleki deneyimleri ile algıladıkları sosyal destek arasında pozitif yönde zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir sırasıyla (p<0.001, p<0.05). Sağlık çalışanlarının çok boyutlu algılanan sosyal destek düzeyleri ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasında pozitif yönde zayıf bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.001).Master Thesis Böbrek ve Karaciğer Nakli Alıcılarında Anksiyete,depresyon,sosyal Destek ve Sosyodemografik Özelliklerin Umut Düzeyine Etkisi(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2021) Şeker, Esra; Karayurt, Özgül; Çürük, Gülsüm NihalBu çalışma böbrek ve karaciğer nakli alıcılarında anksiyete, depresyon, sosyal destek, sosyodemografik ve klinik özelliklerin umut düzeyine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma, tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda olup, örneklemi böbrek (n=100) ve karaciğer (n=92) nakli yapılmış toplam 192 alıcı oluşturmuştur. Veriler, Sosyodemografik ve Klinik Özellikler Formu, Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği, Algılanan Elde Edilebilir Destek Ölçeği ve Herth Umut İndeksi kullanılarak toplanmıştır. Verilerin toplanmasında, yüzyüze görüşme yöntemi ve hastaların dosya kayıtlarından faydalanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmamızda alıcıların Herth Umut İndeksi puanını Hastane Depresyon Ölçeği puanı istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde (ß=-0,390; p<0,001), Algılanan Elde Edilebilir Destek Ölçeği puanı ise anlamlı ve pozitif yönde (ß= 0,386; p<0,001) yordamaktadır. Nakil sonrası geçen sürenin ve kadavra verici türünün alıcıların umut düzeyini istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde yordadığı saptanmıştır sırasıyla (ß=-0,219, p=0,006; ß=-0,201, p=0,004). Sosyo demografik özellikler ve diğer değişkenlerin alıcıların Herth Umut İndeksi puanlarını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yordamadıkları tespit edilmiştir. Böbrek ve karaciğer nakli sonrası alıcıların önemli bir kısmının anksiyete ve depresyon riski altında olduğu ve orta düzeyde sosyal desteğe sahip oldukları belirlenmiştir. Alıcıların anksiyetesinin umut düzeyini etkilemediği, umut düzeyi azaldıkça depresyon düzeyinin arttığı saptanmıştır. Alıcıların sosyal destek düzeylerinin artmasının umut düzeylerini artırdığı tespit edilmiştir. Nakilden sonra geçen sürenin artması ve kadavra vericinin kullanılması hastaların umut düzeyini azaltmaktadır.
