Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 983
  • Master Thesis
    Türkiye'den Avrupa ülkelerine göç eden sağlık profesyonellerinin göçünün temel nedenleri ve motivasyonlarının araştırılması
    (2026) Günay, Ayşe Başak; Çangarlı, Burcu Güneri
    Bu çalışma, Türkiye'den Avrupa ülkelerine göç eden sağlık profesyonellerinin göç kararlarını ve göç sonrası deneyimlerini nitel bir araştırma yaklaşımıyla incelemektedir. Sağlık profesyoneli göçünü tek seferlik bir karar olarak ele almak yerine, çalışma göçü göç öncesi ayrılma süreci ile göç sonrası yerleşme ve uyum sürecini kapsayan çok aşamalı bir süreç olarak kavramsallaştırmaktadır. Araştırmanın verileri, Türkiye'de eğitim almış ve hâlen farklı Avrupa ülkelerinde çalışan 13 sağlık profesyoneliyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış, derinlemesine görüşmeler aracılığıyla elde edilmiştir. Görüşmelerde katılımcıların göç motivasyonları, göç sonrası mesleki ve sosyal deneyimleri ile göçün kariyer gelişimleri, mesleki memnuniyetleri ve genel iyi oluş hâlleri üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Veriler, katılımcıların yaşantılarını ve yorumlarını derinlemesine incelemeye olanak tanıyan tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Bulgular, sağlık profesyonellerinin göç kararlarının yalnızca ekonomik faktörlerle açıklanamayacağını göstermektedir. Katılımcılar, iş yükü, çalışma saatleri, mesleki saygınlık, özlük hakları, kurumsal güven ve yaşam kalitesinin hem Türkiye'den ayrılma kararlarında hem de ev sahibi ülkede kalma ve yerleşme niyetlerinde belirleyici olduğunu vurgulamıştır. Bu faktörlerin, başlangıçtaki çekici unsurların ötesine geçerek uzun vadeli yerleşme ve elde tutma süreçlerinde kritik bir rol oynadığı ortaya konmuştur. Göçü dinamik ve zaman içinde yeniden değerlendirilen bir süreç olarak ele alan bu çalışma, geleneksel itici–çekici yaklaşımları genişleterek sağlık profesyoneli göçüne ilişkin literatüre katkı sunmaktadır. Aynı zamanda bulgular, çalışma koşullarının iyileştirilmesine, mesleki özerkliğin desteklenmesine ve sağlık profesyonellerinin iyi oluş hâllerinin güçlendirilmesine yönelik yapısal ve kurumsal politikalara duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.
  • Master Thesis
    Türkiye'deki sanal influencerlar: Anlam yansıtma ve anlam yaratma üzerinden inceleme
    (2025) Özkan, Sıla; Kip, Sema Misci
    Virtual influencers (VIs) are a form of marketing that emerged from the combination of artificial intelligence (AI) and computer-generated imagery (CGI). On social media, these digital figures interact with their followers and have become products of AI-based creative industries. The onset of COVID-19 paved the way for examples such as Lil Miquela, Imma, Prada's Candy, and Ford Türkiye's Alin. Based on Gambetti and Kozinets' (2024) classification of 'meaning-mirroring' and 'meaning-shaping,' this study aims to explore two Turkish virtual influencers' interactions by analyzing their followers' comments: IAMX Alara, a hyper-human figure that mirrors her audience's lifestyle, and Seren Ay, a pan-human influencer who reshapes young people's value perceptions. Over a six-month netnographic observation period, followers' comments on both virtual influencers were collected and immersion notes were documented. Separate focus groups were formed for each influencer, followed by interviews with participate. In addition, an in-depth interview was conducted with Seren Ay's creator to further analyze how virtual influencers influence follower engagement. The findings were interpreted through Stuart Hall's Encoding/Decoding Model (1980) and Xie-Carson, Benckendorff and Hughes (2023) Source-Content frame work. In the rapidly digitalizing Turkish market, this study aims to propose sustainable engagement strategies for virtual influencers and offers an innovative perspective on how AI-based digital personas can maintain authenticity and foster lasting follower relationships. Keywords: Virtual influencers, interactions, engagement, meaning mirroring, meaning shaping, Türkiye
  • Master Thesis
    Türk ceza hukukunda reşit olmayanla cinsel ilişki suçu
    (2026) Vicir, Ahmet Faruk; Özbek, Veli
    Criminal law systems worldwide exhibit significant similarities regarding the fundamental acts they criminalize. Most jurisdictions recognize and penalize acts such as intentional homicide, theft, and sexual assault as common categories of crime. However, some legal systems, as a result of their unique historical and socio-cultural dynamics, incorporate specific regulations rarely encountered in other countries.The offense of 'Sexual Intercourse with a Minor,' regulated under Article 104 of the Turkish Penal Code (TPC), stands as one of the most prominent examples of such unique provisions. Although the Turkish legal order has internalized modern Western criminal law systems for over a century, Article 104 maintains a type of offense whose roots trace back to the Ottoman criminal law reforms of the mid-19th century. This offense, which seeks to find its place amidst the remnants of the past within modern criminal justice, has been subject to intense doctrinal criticism. Consequently, these debates have led the provision to be challenged before the Constitutional Court on various occasions.'Within the scope of this study, the developmental stages of regulations similar to the offense in TPC Article 104 throughout Turkish legal history, its transformation during the period of Law No. 5237, the material and mental elements of the crime, and doctrinal criticisms are examined. Furthermore, the relationship between this offense and other sexual crimes, mistake of fact (error), procedural characteristics during the investigation and prosecution phases, specific circumstances within the execution regime, and similar regulations in comparative legal systems are analyzed from a holistic perspective in light of high court decisions.
  • Master Thesis
    The Perception of Glass Ceiling of Iranian Female Employees: A Qualitative Study
    (2026) Amırforoughı, Fatemeh; Torgalöz, Alev Özer
    Bu çalışma, güçlü toplumsal cinsiyet normlarıyla şekillenen sosyo-kültürel bir bağlamda, İranlı kadınların profesyonel örgütler içindeki kariyer ilerlemelerini belirleyen engelleri ve mekanizmaları incelemekte; cam tavan olgusunun sürekliliğine odaklanmaktadır. Toplumsal Cinsiyet Yapısı Kuramına (Risman, 2004, 2018) dayanan ve cam tavan yazınıyla desteklenen araştırma, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ilişkin kadınların yaşantılarını ortaya koymak amacıyla nitel fenomenolojik bir yaklaşım benimsemiştir. Veriler, farklı sektör-lerde ve kariyer aşamalarında bulunan, amaçlı örnekleme yoluyla seçilmiş İranlı kadınlarla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme verileri, Braun ve Clarke (2006) tarafından geliştirilen tematik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular; Kültürel ve Topumsal Normlar, Örgütsel Engeller ve Ayrımcılık, İşYaşam Dengesi ve Top-lumsal Cinsiyetlendirilmiş Beklentiler, Mentorluk ve Profesyonel Ağlar ile Uyum ve Direniş Stratejileri olmak üzere mikro, mezo ve makro düzeylerde işleyen tematik kategoriler altında sunulmuştur. Bu temalar, yapısal kısıtların, etkileşimsel önyargıların ve içselleştirilmiş toplumsal cinsiyet normlarının eşitsizliği nasıl sürdürdüğünü ortaya koymaktadır. Özellikle çalışma, açık dışlama olmasa dahi, kadınların yükselme olanaklarını sınırlayan mekanizmalar olarak öngörüsel ayrımcılık ve sınırlı özerklik kavramlarını vurgulamaktadır. Toplumsal Cinsiyet Yapısı Kuramı'nın İran bağlamına uygulanmasıyla, toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin kurumsal politikalar, işyeri uygulamaları ve bireysel başa çıkma stratejilerinin etkileşimi yoluyla nasıl yeniden üretildiği gösterilmektedir. Bulgular, cinsiyet yapısı analizini Orta Doğu bağlamına genişleterek ve bireysel dayanıklılığın sistemik eşitsizliği ortadan kaldırmadaki sınırlarını ortaya koyarak literatüre katkı sunmaktadır. Uygulamaya dönük çıkarımlar; şeffaf terfi sistemleri, resmî mentorluk ve sponsorluk programları, işyaşam dengesini destekleyen politikalar ve toplumsal cinsiyet önyargılarını azaltmaya yönelik müdahaleler için öneriler içermektedir. Genel olarak çalışma, İran'da cam tavan altında kadınların profesyonel deneyimlerini anlamada bağlama özgü çok önemli içgörüler sunmaktadır ayrıca.
  • Master Thesis
    Sanal gerçeklik ve hikaye anlatımı ıle kriz iletışımi eğıtımlerinin geliştirilmesi: Bir anlamsal ağ analizi
    (2025) Özoğul, Burak; Türkel, Selin
    Bu araştırma, belirli tarihler arasında meydana gelmiş ve medyada yer bulmuş doğal afetlerin (örneğin yangın, çığ, deprem) sanal gerçeklik ortamına aktarılması yoluyla, karar vericilerin kurum içi eğitimlerine nasıl katkı sağlayabileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın odağı, afet sırasında karar verici konumunda bulunan üst ve orta düzey yetkililerin sanal afet simülasyonlarındaki deneyimlerinden elde edilen ortak ifadeler üzerinden, afet öncesi eğitim ve iletişim süreçlerine yönelik çıkarımlar yapmaktır. Araştırma verileri, kaos teorisi ve hikâyeleştirme çerçevesinde değerlendirilecektir. Ortak ifadelerin belirlenmesinde anlamsal ağ analizi uygun bir yöntem olarak tercih edilmiştir. Derinlemesine görüşmeler sonucunda elde edilen veriler tablolaştırılacak ve iki ana kategori altında sınıflandırılacaktır: gerçekçilik ve eğitim. Bu iki kategoriye ait ortak ifadeler, afet öncesi eğitimlerde kullanılabilecek bir simülasyonun oluşturulmasında temel bir kılavuz niteliği taşıyacaktır.
  • Master Thesis
    Sentınel-2 zaman serileri kullanılarak makine öğrenmesi tabanlı erken dönem rekolte tahmini: Tahmin zamanı ve doğruluk arasındaki ödünleşimin analizi
    (2026) Öztürk, Metin Güney; Topallı, Ayça
    Erken dönem rekolte tahmini, tarımsal planlama açısından kritik öneme sahiptir; ancak sınırlı gözlemler ve ürün gelişiminin zaman içinde değişmesi nedeniyle belirsizlik içermektedir. Bu tez, uydu tabanlı bir rekolte tahmin çerçevesi kapsamında, tahmin zamanlaması ile tahmin doğruluğu arasındaki ödünleşimi incelemekte ve büyüme sezonunun erken safhalarında yapılan tahminlerde belirsizliğin nasıl değiştiğine odaklanmaktadır. Çok yıllı Sentinel-2 uydu görüntüleri, Copernicus Climate Data Store'dan elde edilen meteorolojik verilerle birleştirilerek bitki örtüsü indisleri ve çevresel değişkenlerden oluşan haftalık zaman serileri oluşturulmuştur. Bulut kaynaklı bozulmalar, bulut maskeleme ve zamansal yeniden yapılandırma (rekonstrüksiyon) prosedürü ile giderilmiş; yeniden yapılandırılan piksel oranı, veri güvenilirliğini değerlendirmek amacıyla nicel olarak analiz edilmiştir. Rekolte tahmin modelleri, Mart'tan Ekim'e kadar uzanan farklı tahmin ayları için geliştirilmiştir. Rastgele Ormanlar, Gradyan Artırma ve Yapay Sinir Ağları dâhil olmak üzere çeşitli modelleme yaklaşımları değerlendirilmiş; sağlamlığı, yorumlanabilirliği ve farklı tahmin ufukları boyunca istikrarlı performansı nedeniyle nihai model olarak Doğrusal Regresyon tercih edilmiştir. Model performansı, R², RMSE, MAE ve bağıl hata metrikleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, tahmin doğruluğunun tahmin zamanlamasına güçlü biçimde bağlı olduğunu göstermektedir. Erken dönem tahminleri yüksek belirsizlik sergilerken, sezon ilerledikçe tahmin performansı belirgin şekilde artmaktadır. Temmuz ve Ağustos ayları zamanlılık ile güvenilirlik arasında pratik bir denge sunarken, Eylül ve Ekim ayları yüksek güven düzeyine sahip rekolte tahminleri sağlamaktadır. Tüm tahminler, ilgili üretim yılına ait sezon sonu (Aralık) nihai rekoltesini hedeflemektedir.
  • Master Thesis
    Roma hukukunda evlilik ve evliliğin sona ermesi
    (2026) Şahin, Atakan; Havutcu, Ayşe
    Roma Hukuk'unda evlilik ilahi ve beşeri hukukta kadın ve erkeğin birleşmesini ifade eden bir kurumdur. Evlilik Roma toplumunda o kadar değerlidir ki taraf iradelerinin, consensus'larının uyuşması ile evliliğin kurulduğu ,yine consensun'un sona erdiği anda evliliğin sona erdiği kabul edilmekteydi. Roma Hukuku'nun bazı dönemlerinde kadın üzerinde hakimiyeti ifade eden manusla evlilikler yapılmış olsa da, manussuz evlilikler daima daha sıklıkla yapılmıştır. Roma hukukunda evlilik, monagami esasına tabidir.Zira Ius Civile'nin tanıdığı evlilik tek eşli evliliktir. Evliliğin kurucu unsurlarında biri de , tarafların patria potestas'a tabii olmaları durumunda, aile babasının evliliğe rıza göstermesidir. Patria potestas, yai baba hakimiyeti öyle bir kavramdır ki Roma ailesinine hastır ve Roma ailesenin yapı taşıdır. Zira Roma hukukunun ilk dönemlerinde patria potestası elinde tutan pater familias, ev halkının yaşamları ve ölümleri hakkında dahi tasarruf sahibidir. Roma hukukunda evlilik, ölüm, boşanma ve taraflardan birinin capitis dimimutio'ya uğraması ile son bulurdu ve bunlara ilişkin olarak dos adı verilen, kadının evlenmeden önce getirdiği malvarlığına ilişkin hukuk kuralları, bugün modern aile hukukçularını ve hukuku etkileşmiştir. Bu çalışmada Roma ailesinin yapı taşı olan ve tarafların alieni iuris olması durumunda geçerli bir evliliğin yapılabilmesi için rızasına ihtiyaç duyulan patria potestas kurumundan, Roma evliliğinden, bu evliliğin sona erme biçimleri ile dos konusu ele alınacaktır.
  • Master Thesis
    Perceptions of Employees on Open Workspaces: Pros and Cons
    (2026) Özkan, İrem Yağmur; Torgalöz, Alev Özer
    Açık ofisler ofis ortamlarında yaygın olarak kullanılmasına rağmen, çalışanlar bu alanları aynı şekilde deneyimlememektedir. Bu çalışma, çalışanların açık ofisleri nasıl algıladıklarını ve deneyimlediklerini, günlük iş uygulamaları ve fiziksel koşullara odaklanarak incelemektedir. İş Talepleri-Kaynakları (Job Demands-Resources, JD-R) kuramı rehberliğinde yürütülen araştırma, kolay iletişim, çalışma arkadaşlarına yakınlık ve ekip etkileşimi gibi iş kaynağı işlevi gören açık ofis özellikleri ile gürültü, kesintiler ve sınırlı mahremiyet gibi iş talebi olarak deneyimlenen özellikler arasında ayrım yapmaktadır. Nitel bir araştırma deseni benimsenmiş ve veriler, çalışanların deneyimlerini fotoğraflar ve yazılı yansımalar aracılığıyla ifade etmelerine olanak tanıyan fotovoice yöntemi ile toplanmıştır. Çalışma, farklı sektörlerde ve iş rollerinde açık ofislerde görev yapan, geleneksel ve açık ofis deneyimine sahip katılımcıları da içeren 25 çalışanla gerçekleştirilmiştir. Bulgular, açık ofislerin iş birliğini, hızlı bilgi akışını ve sosyal etkileşimi desteklediğini ve çalışanların ekiplerine bağlı hissetmelerine katkı sağladığını göstermektedir. Bununla birlikte, özellikle yoğun dikkat gerektiren görevlerde, katılımcılar odaklanma, kişisel alan ve konforla ilgili zorluklar yaşadıklarını belirtmiştir. İş rolleri ve çalışma stillerine bağlı olarak farklılıklar ortaya çıkmış, bu durum açık ofislerin tüm çalışanları aynı şekilde etkilemediğini göstermiştir. Genel olarak çalışma, açık ofislerin ekip çalışmasını destekleyebildiğini, ancak etkinliğinin fiziksel ofis tasarımının çalışanların işe ilişkin ihtiyaçlarına ne ölçüde yanıt verdiğine bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırma, fiziksel çalışma ortamını JD-R çerçevesi içinde ele alarak ve fotovoice yöntemini kullanarak, açık ofislerin günlük iş yaşamında nasıl deneyimlendiğine ilişkin çalışan merkezli içgörüler sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Pekiştirmeli öğrenmede içsel motivasyon yoluyla etkili keşif
    (2026) Eren, Berkay; Demir, Alper
    Pekiştirmeli öğrenme etmenleri, geri bildirimin sınırlı olduğu ve yalnızca bir dizi doğru eylemden sonra ortaya çıktığı seyrek ödüllü ortamlarda sıklıkla güçlük çekmektedir. Kısmi gözlemlenebilir navigasyon problemlerinde, basit keşif stratejileri genellikle yetersiz kalmaktadır. Bu tez, özellikle nadir ancak etkili eylemleri ödüllendiren 'Önemsiz Olanı Yapma' (DoWhaM) yöntemine odaklanarak içsel motivasyon mekanizmalarını incelemektedir. Bu yöntemin uzamsal görevlerdeki sınırlamalarını ele almak amacıyla, Alan-duyarlı DoWhaM Adaptasyonu (ADA) önerilmektedir. Bu yöntem, görülebilir alanı genişletmeyi teşvik etmek için eylem-yararlılığını uzamsal yenilik bonusları ile genişletir. ADA, çeşitli MiniGrid ortamlarında DoWhaM ve Sayaç-Tabanlı (Count-Based) bir temel yöntem ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar, ADA'nın eğitimin erken aşamalarında örneklem verimliliğini artırdığını göstermektedir. Düzenin her bölümde değiştiği dinamik ortamlarda ADA, Sayaç-Tabanlı yöntemi önemli ölçüde geride bırakmakta ve DoWhaM'dan daha hızlı öğrenmektedir. Bu bulgular, eylem-yararlılığının uzamsal yenilik ile birleştirilmesinin, prosedürel olarak oluşturulmuş görevlerde keşif için sağlam bir sezgisel yaklaşım sağladığını ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Modern Türk iç mekanlarında vitray
    (2026) Pamuk, Sude; Hasırcı, Deniz
    The documentation of stained-glass applications in modern Turkish interiors has remained a relatively underexplored area in the literature, resulting in a significant gap within interior design historiography. While artistic contributions such as ceramics and mosaics in modern interiors have been more extensively documented and discussed, the role and presence of stained glass have largely been overlooked. This study aims to examine how stained glass was positioned in modern Turkish interiors not merely as a decorative element, but as an integrated design component capable of transforming spatial perception, light conditions, and interior atmosphere. In this context, stained-glass applications in both public and residential interiors are examined together in order to assess their use across different spatial scales. The research seeks to make visible the methodological challenges and structural gaps in the literature concerning the documentation of modern stained-glass works. The limited availability of archival material, the fragmentation of visual records across personal collections, and the difficulty of clearly tracing artist–work relationships have hindered the academic representation of this field. Accordingly, the study adopts an interdisciplinary approach that combines archival research, visual analysis, and historical contextualization. The findings demonstrate that stained glass occupied a meaningful place within the synthesis of the arts approach in modern Turkish interior production, while simultaneously remaining marginal in processes of documentation and historiographical evaluation. Beyond identifying these limitations, this study proposes a framework for reconsidering stained glass as a more visible and integral component of modern Turkish interior design history. Keywords: Modern Turkish Interiors, Documentation of Modern Interiors, Archiving, Modern Stained-glass, Stained-glass in Turkey.
  • Master Thesis
    Mavi yakalı çalışanların kurumlarındaki hibrit çalışma düzenlemelerine ilişkin algıları
    (2026) Güleryüz, Emre; Torgalöz, Alev Özer
    This study aims to examine the perceptions of blue-collar employees on the hybrid work arrangement in their organizations. The fact that hybrid work arrangement is predominantly offered to white-collar workers can lead to differences in perceptions of equality and justice, among blue-collar workers. The research aims to reveal how these differences are evaluated and interpreted by blue-collar workers. The theoretical framework of the study is based on Social Comparison Theory and Equity Theory. Within this scope, the input-output balance and justice assessments perceived by blue-collar workers in comparison with other employee groups regarding hybrid work practices are analyzed. A qualitative research approach was adopted, and a phenomenological design was used. Semi-structured interviews were conducted with blue-collar workers employed in the manufacturing sector, selected using purposive sampling. The data obtained were analyzed using the thematic analysis method developed by Braun and Clarke (2006). The analysis revealed two main themes: perceived social comparison and inequality. In addition, six sub-themes emerged: work-life balance, well-being, perceived organizational justice, motivation, job commitment, and organizational belonging. The findings reveal that blue-collar workers perceive hybrid work arrangement not only as a work arrangement but also as a sign of value and status within the organization. It was concluded that social comparisons negatively impact organizational commitment and a sense of belonging by increasing the perception of inequality. Keywords: Hybrid Work Arrangements, Blue-Collar Workers, Social Comparison Theory, Equity Theory.
  • Master Thesis
    Lojistik performans endeks metodolojisine esnek ağırlık yaklaşımı
    (2026) Can, Işıl; Özpeynirci, Özgür
    Dünya Bankası sektör uzmanları ve ilgili paydaşlara periyodik aralıklarla bir anket sunmakta ve bu anketin sonuçlarını Lojistik Performans Endeksi (LPI) adını verdiği, ülkelerin kendilerinin ve diğer ülkelerin lojistik performanslarını değerlendirmek için baz alabilecekleri bir endekse dönüştürmektedir. Bu ankette ülkeler için 6 değerlendirme kriteri vardır ve Dünya Bankası bu kriterlerin puanlarını ağırlıklı ortalama yöntemiyle tek bir puana dönüştürmektedir. Bunun için kullandığı ağırlık yöntemi sabit ağırlık yöntemidir ancak bu yöntem bazı ülkeler için avantajlı diğer ülkeler için dezavantajlı olmaktadır. Ülkelerin, Dünya Bankasının sabit ağırlık kümesine makul bir yakınlıkta olmak şartıyla kendilerini diğer ülkeler arasındaki en iyi pozisyona getirecek ağırlıkları seçmelerine izin veren bir matematik model geliştirdik. Bu modeli çeşitli yakınlık seviyeleri için çalıştırdık ve gördük ki sabit ağırlık kümesini esnettikçe (yakınlık aralığı arttıkça) pozisyonunu geliştiren ülke sayısı da artmaktadır. Pozisyonunu geliştiren bu ülkeler çoğunlukla az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdir. Gelişmiş ülkelerin daha durağan kaldığı gözlenmiştir. Dünya Bankası sektör uzmanları ve ilgili paydaşlara periyodik aralıklarla bir anket sunmakta ve bu anketin sonuçlarını Lojistik Performans Endeksi (LPI) adını verdiği, ülkelerin kendilerinin ve diğer ülkelerin lojistik performanslarını değerlendirmek için baz alabilecekleri bir endekse dönüştürmektedir. Bu ankette ülkeler için 6 değerlendirme kriteri vardır ve Dünya Bankası bu kriterlerin puanlarını ağırlıklı ortalama yöntemiyle tek bir puana dönüştürmektedir. Bunun için kullandığı ağırlık yöntemi sabit ağırlık yöntemidir ancak bu yöntem bazı ülkeler için avantajlı diğer ülkeler için dezavantajlı olmaktadır. Ülkelerin, Dünya Bankasının sabit ağırlık kümesine makul bir yakınlıkta olmak şartıyla kendilerini diğer ülkeler arasındaki en iyi pozisyona getirecek ağırlıkları seçmelerine izin veren bir matematik model geliştirdik. Bu modeli çeşitli yakınlık seviyeleri için çalıştırdık ve gördük ki sabit ağırlık kümesini esnettikçe (yakınlık aralığı arttıkça) pozisyonunu geliştiren ülke sayısı da artmaktadır. Pozisyonunu geliştiren bu ülkeler çoğunlukla az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdir. Gelişmiş ülkelerin daha durağan kaldığı gözlenmiştir. Daha sonra, ülkelerin bu seçtikleri ağırlıkları kullanarak k-ortalamalar yöntemiyle kümeleme çalışması yaptık ve benzer eğilim gösteren ülkeleri tartıştık. Gördük ki az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, lojistik alt yapısına daha çok ağırlık veren kümelerde toplanmaktadır.
  • Master Thesis
    Küçük ve orta ölçekli tedarikçilerde tedarik 4.0 stratejisinin benimsenmesinin incelenmesi
    (2026) Tüzün, İlker; Oflaç, Bengü Sevil
    Hızla gelişen dijital dönüşüm ortamında, küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) tedarikçilerinin Tedarik 4.0 uygulamalarını benimsemesi ve bu teknolojileri kullanmaya yönelik hazırlılıkları büyük önem taşımaktadır. Tedarik 4.0, geleneksel tedarik süreçlerinde yeni ve daha gelişmiş teknolojiler ile iş uygulamalarının kullanılması yoluyla bu süreçleri daha verimli, daha hızlı tepki verebilir ve daha rekabetçi hale getirmeyi amaçlamaktadır.Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) tedarikçilerinin Tedarik 4.0 benimseme düzeyini incelemek ve Teknoloji–Organizasyon–Çevre (TOÇ) faktörlerinin Tedarik 4.0 Stratejisini (T4S) nasıl şekillendirdiğini ve bunun da sırasıyla Tedarik Zinciri İzlenebilirliği (TZİ) ile Operasyonel Performansa (OP) nasıl yansıdığını test etmektir.Bulgular, T4S'nin temel belirleyicilerinin teknolojik uyumluluk ve uygulamaya ilişkin faktörler olduğunu; özellikle iş kapsamı ve operasyonel uygulamalarla uyumun öne çıktığını göstermektedir. Sonuçlar ayrıca T4S'nin TZİ'yi geliştirdiğini ve daha yüksek TZİ'nin daha iyi OP ile ilişkili olduğunu ortaya koymakta; böylece dijital tedarik stratejisinin performans kazanımlarına dönüşmesinde izlenebilirliğin merkezi rolünü vurgulamaktadır.Bu çalışma, KOBİ tedarikçilerin ve odak firmaların Tedarik 4.0 yol haritalarını tasarlarken entegrasyon, süreç standardizasyonu ve veri odaklı tedarik girişimlerine öncelik vermelerine yardımcı olarak uygulamaya katkı sağlamaktadır. Ayrıca, KOBİ tedarikçi bağlamından ampirik kanıt sunması ve TOE temelli öncülleri T4S ile bunun TZİ ve OP üzerindeki ardıl etkileriyle ilişkilendirmesi bakımından literatüre değer katmaktadır.
  • Master Thesis
    İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı sebeple feshi: Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri
    (2026) Kilimtepe, Heysem; Şişli, Zeynep
    İş hukuku, işçi ile işveren arasındaki güç eşitsizliğini dengelemeye çalışan, sosyal devlet ilkesinin çalışma hayatındaki en belirgin yansımalarından biri olan hukuk dalıdır. İşçinin ekonomik ve sosyal bakımdan işverene bağımlı konumu, iş sözleşmesinin kurulması, yürütülmesi ve sona erdirilmesi süreçlerinde işçinin korunmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede, iş sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler, borçlar hukukunun genel ilkelerinden ayrılarak işçi lehine özel ve emredici düzenlemelere tabi tutulmuştur. Bu çalışma, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle derhal feshi kurumunu, özellikle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin II. bendinde düzenlenen 'ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller ve benzerleri' kapsamında incelemeyi amaçlamaktadır. Söz konusu bent, işverenin iş ilişkisini işçi açısından objektif olarak çekilmez hâle getiren davranışlarını örnekleme yoluyla düzenlemiş, 've benzerleri' ibaresiyle hükmün uygulama alanının genişletilmesine imkân tanımıştır. Çalışmada, işverenin işçinin kişilik haklarına yönelik ihlalleri, psikolojik taciz (mobbing), cinsel taciz, ücretin ödenmemesi veya eksik ödenmesi, çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılması gibi fiillerin haklı fesih sebebi oluşturduğu doktrin ve Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirilmiştir. Çalışmada ayrıca, işverenin zorlayıcı ve hukuka aykırı uygulamaları sonucunda iş sözleşmesini haklı nedenle derhal fesheden işçinin, fesih iradesinin maddi anlamda işverenden kaynaklandığının kabul edilmesi hâlinde ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı hususu, dürüstlük kuralı, ücret ve istihdam güvencesi ilkeleri, iş hukukunun işçiyi koruyucu temel fonksiyonu çerçevesinde değerlendirilmiştir.
  • Master Thesis
    Karanlık Üçlü kişilik özellikleri ile duygusal yakın partner şiddeti arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaçların doyumu ve engellenmesi ile öfke ruminasyonunun aracı rolü
    (2026) Karaca, Özge; Kaykusuz, Ezgi Tuna
    Bu çalışma Karanlık Üçlü kişilik özelliklerinin her biri—narsisizm, psikopati, Makyavelizm—ile duygusal yakın partner şiddeti arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaçların doyumu ve engellenmesi ile öfke ruminasyonunun seri aracı rollerini incelemeyi amaçlamaktadır. Örneklem, yaşları 18-65 arasında olan 382 Türk yetişkin katılımcıdan oluşmaktadır. Veriler çevrimiçi olarak Demografik Bilgi Formu, Kısaltılmış Karanlık Üçlü Ölçeği, Çok Boyutlu Duygusal İstismar Ölçeği, Temel Psikolojik İhtiyaçların Tatmini ve Engellenmesi Ölçeği ve Öfkeye İlişkin Derin Düşünme Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Korelasyon analizleri, Makyavelizm ve psikopatinin duygusal şiddet, temel psikolojik ihtiyaçların engellenmesi (TPİE) ve öfke ruminasyonu ile pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir. TPİE, duygusal şiddet ve öfke ruminasyonu ile pozitif, narsisizm ve temel psikolojik ihtiyaçların doyumu (TPİD) ile negatif yönde ilişkili bulunmuştur. TPİD, narsisizm ile pozitif, psikopati ile negatif yönde ilişkili bulunmuştur. Bununla birlikte, duygusal şiddet ile öfke ruminasyonu arasında pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Seri aracılık analizleri, TPİE ve öfke ruminasyonunun, her bir Karanlık Üçlü özelliği ile duygusal şiddet arasındaki ilişkide seri aracı rollerini göstermektedir. Ancak, TPİD ve öfke ruminasyonu, Karanlık Üçlü kişilik özelliklerinden herhangi biri ile duygusal şiddet arasındaki ilişkide seri aracı rol oynamamıştır. Bulgular, her bir Karanlık Üçlü özelliğinin nasıl, TPİD ya da TPİE ve öfke ruminasyonu aracılığıyla, duygusal şiddet ile ayrı ayrı ilişkili olduğunu göstererek literatüre katkı sağlamaktadır. Çalışmanın değişkenlerine ilişkin klinik uygulamalar ve gelecekteki çalışmalara ilişkin öneriler tartışılmıştır.
  • Master Thesis
    İnsanlaşmış İstanbul: Türk ve ortak yapım filmlerde İstanbul temsillerine ilişkin bir anlamsal ağ analizi
    (2026) Karaca, Büşra Beyza; Uzunoğlu, Ebru
    Sinema, kültürel anlatıların üretilmesi ve mekânsal temsillerin göürünür olması bakımından güçlü bir anlatı aracı olarak kabul görmektedir. Şehirler, sinematik anlatılarda yalnızca fiziksel arka planlar olarak değil, anlam yüklü ve duygusal boyutları olan anlatı özneleri olarak konumlandırılmaktadır. Bu bağlamda İstanbul, tarihsel, kültürel ve coğrafi özellikleri nedeniyle hem ulusal hem de uluslararası yapımlarda sıklıkla temsil edilen şehirlerden biridir. Bu temsiller, kentin küresel ölçekte algılanan kimliğini ve marka imajını şekillendirmede önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışma, İstanbul'u marka bir şehir olarak ele alıp, İstanbul'un sinematik anlatılarda film diyalogları aracılığıyla nasıl dilsel ve anlamsal olarak temsil edildiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma IMDb sitesini baz alarak ve çeşitli filtrelerden geçirerek başlığında açıkça 'İstanbul' kelimesini içeren üç Türk yapımı film ile üç uluslararası ortak yapım filmi karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Araştırmada, film diyalogları üzerinden gerçekleştirilen Semantic Network Analysis ile 'İstanbul' kelimesi etrafında oluşan semantik yapılar ve tematik kümeler analiz edilmiştir. Ayrıca, sinematik anlatılardaki duygusal atmosferi incelemek için Hume AI adlı yapay zeka programı kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, İstanbul'un sinematik anlatılarda sabit ve tekil bir anlamdan ziyade, bağlama göre değişen, çok katmanlı ve antropomorfik bir şehir kişiliğiyle temsil edildiğini göstermektedir.
  • Master Thesis
    From Awareness to Action in the Twin Transition: A Comparative Greencomp Analysis of SMEs
    (2026) Uzunlas, Aytaç; Biresselioğlu, Mehmet Efe
    Bu çalışma, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin (KOBİ) İkiz Dönüşüm (dijital ve yeşil dönüşüm) sürecindeki hazırlık seviyelerini Avrupa Birliği'nin GreenComp çerçevesi üzerinden incelemektedir. Farkındalık-Eylem Paradoksu`nu temel alan tez, KOBİ'lerin sürdürülebilirlik yetkinlikleri; bilişsel hazırlık ile fiili kurumsal entegrasyonları, yapısal hazırlık arasındaki kopukluğu nicelleştirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye, İtalya, İspanya, Avusturya ve Belçika`dan 452 KOBİ'yi kapsayan veri seti üzerinde nicel analiz yapılmıştır. Çalışma kapsamında uyumsuzluğu ölçmek için özgün bir endeks (Gap Index) geliştirilmiştir. Bulgular, farkındalığın yüksek olmasına rağmen resmi yönetişim mekanizmalarının eksikliği nedeniyle belirgin bir yapısal boşluğun varlığını ortaya koymaktadır. İstatistiksel analizler, dijital ve yeşil yetkinlikler arasında güçlü bir korelasyon olduğunu doğrulamakta ve bu dönüşümlerin birbirine bağımlı olduğunu göstermektedir. KOBİ'lerin öncüler ve geride kalanlar olarak ayrıştığı bir dijital-yeşil bölünme tespit edilmiştir. Ek olarak firma büyüklüğünün, sektöre kıyasla başarı üzerinde daha belirleyici olduğu saptanmıştır. Tez, sürdürülebilirlik uyumunda temel darboğazın yönetişim eksikliği olduğu sonucuna varmakta ve uygulama eksikliğini gidermek için verilere dayalı ve ölçek odaklı politika önerileri sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Factors That Determine Zombie Companies in Borsa Istanbul
    (2026) Yıldırım, Abdulkadir Tufan; Binatlı, Ayla Oğuş
    This study aims to investigate whether companies traded on the Borsa 'İstanbul' (BIST) are zombies, using specific criteria. First, out of 533 stocks traded on the BIST in 2023, 181 (because they were initially offered to the public between 2021 and 2023), plus banking, factoring, and leasing companies (which provide money to the market), were considered. Therefore, for the remaining companies, Earnings Before Interest and Taxes (EBIT) and Interest Coverage Ratio (ICR), which are particularly decisive factors in determining zombie status, were calculated separately for each company. The top-down method was used to obtain reliable results. Furthermore, to measure their performance in detail, a database was created by collecting data such as interest expenses, net profit, depreciation expenses, R&D expenses, sales revenue, P/E ratios, share value, debt/equity ratio, current ratio, quick ratio, and number of employees for each company. This method is more recent and up-to-date. Using data from 2023, the Stata program was used to investigate the connection between zombie companies and the characteristics of the stocks listed above
  • Master Thesis
    Duyusal deneyim üzerinden mimari atmosfer: İstanbul modern'in eleştirel bir incelemesi
    (2026) Türken, Sude; Doğu, Tuba
    Bu tez, mimari atmosfer kavramını çağdaş müze mimarisi bağlamında, bedensel ve mekânsal deneyimin ilişkiselliği üzerinden incelemektedir. Fenomenolojik bir bakış açısıyla mimari atmosfer, duyusal koşullar ile duygusal tepkiler arasındaki etkileşimin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Mekânsal nitelikler ve bedensel izlenimler tarafından sırasıyla biçimlenen bu maddi ve maddi olmayan katmanlardan hareketle, çalışma İstanbul Modern Sanat Müzesi'ni (İstanbul Modern) bir vaka çalışması olarak ele almakta ve mimari tasarım kararlarının, ziyaretçi deneyimi aracılığıyla atmosferin inşasına ve algılanmasına nasıl katkıda bulunduğunu analiz etmektedir. Çalışmada, ziyaretçilerin atmosferik deneyimlerini değerlendirmek için anketler, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve duyusal haritalama tekniklerini bir araya getiren karma yöntemli bir araştırma yaklaşımı kullanılmıştır. Veriler, müzenin mimari düzenine karşılık gelen altı gözlem bölgesinden oluşan tanımlanmış bir mekânsal rota boyunca toplanmıştır. Bulgular, İstanbul Modern'in mimari atmosferinin öncelikli olarak görsel ve işitsel uyaranlar aracılığıyla deneyimlendiğini, bu deneyimin özellikle gün ışığı ve renk kullanımıyla şekillendiğini, diğer duyusal girdilerin ise daha örtük ve ilişkisel bir biçimde katkı sunduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, iç mekân ile dış mekân arasındaki ilişkinin ziyaretçilerin mekânsal farkındalığını önemli ölçüde etkilediği ve bunun da duygusal tepkileri şekillendirdiği tespit edilmiştir. Maddi duyusal koşullar ile maddi olmayan duygusal tepkiler üzerinden yapılan bütüncül bir okuma, atmosferin sabit bir mekânsal nitelik olarak değil, hareket yoluyla açığa çıkan dinamik ve zamansal bir durum olarak deneyimlendiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Mimari Atmosfer, Bedensel Deneyim, Duyusal Algı, Duygusal Tepki, Çağdaş Müze Mimarisi, İstanbul Modern
  • Master Thesis
    Developing a Comparative Assessment Methodology for Passive Energy Performance in Turkish Mass Housing under Diverse Climatic Conditions
    (2026) Güner, Sera; Başarır, Lale; Stasınopoulos, Athanasıos
    Bu çalışma, standartlaştırılmış toplu konutlarda pasif enerji tasarım stratejilerinin değerlendirilmesine yönelik, nicel bina performans simülasyonları ile nitel kullanıcı geri bildirimlerini sistematik biçimde bir araya getiren karma yöntemli bir değerlendirme iş akışı önermektedir. Çalışma, enerji tüketimi odaklı analizlerden farklı olarak, simülasyonlarla öngörülen performans ile kullanıcılar tarafından algılanan konfor koşulları arasındaki ilişkileri irdeleyerek, bu iki veri kaynağının nasıl birlikte değerlendirilebileceğine odaklanmaktadır. Amaç, modellerde varsayılan koşullar ile kullanıcı deneyimi arasındaki örtüşme veya sapmaları ortaya çıkararak, pasif tasarım stratejilerinin farklı iklimlerdeki etkililiğini daha nüanslı şekilde değerlendirebilmektir. Önerilen iş akışı, Aydın (sıcak-kurak) ve Yozgat (soğukkarasal) illerinde yer alan, tipolojisi sabit TOKİ konutlarında yürütülen pilot uygulamalarla test edilmiştir. Yöntem, Grasshopper tabanlı nicel bina performans simülasyonlarını (DA, UDI, UTCI) Kullanım Sonrası Değerlendirme (KSD) anketlerinden elde edilen nitel verilerle entegre etmektedir. Elde edilen bulgular, benzer mimari yapıların farklı iklimlerde farklı zorluklar ürettiğini göstermekte; örneğin Aydın'da aşırı ısınma, Yozgat'ta ise ısıl dengesizlik gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Anketler aracılığıyla belirlenen uyumlayıcı kullanıcı davranışları (örneğin balkon kapatma, alternatif havalandırma yöntemleri), simülasyonların yakalayamadığı kullanıcı pratiklerine işaret ederek, çok boyutlu değerlendirme ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bu çalışma, enerji tüketim çıktılarından ziyade, simülasyonlar ve kullanıcı algıları arasındaki etkileşime odaklanan bir değerlendirme yaklaşımı sunmakta; bu yönüyle, pasif tasarım stratejilerinin iklime ve kullanıcı deneyimine duyarlı biçimde analiz edilebilmesi için kullanılabilir bir yöntem önermektedir. Her ne kadar çalışma kapsamı iki örnek bölge ile sınırlı olsa da, sunulan iş akışı, gelecekteki araştırmalar ve konut tasarım kararları için aktarılabilir nitelikte bir değerlendirme çerçevesi sağlamaktadır.