Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832
Browse
3 results
Search Results
Master Thesis Changing Patterns in Turkey-Eu Relations: From Eligibility To Candidacy and Beyond [master Thesis](İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2004) Kırışman, Armağan; Özen, ÇınarBu çalışma Türkiye-AB ilişkilerinin gelişiminde gözlenen yapıları incelemektedir. Türkiye'nin Avrupa'ya doğru yaptığı yolculuk üç farklı model sergilemiştir. Türkiye-AB ilişkilerini içine alan ilk model ortaklık ilişkilerinin kurulmasından Helsinki Zirvesi'ne kadar geçen süreyi kapsamaktadır. Türkiye bu süre zarfin da adaylığa ehil olarak görülmüştür. İkinci model Türkiye'nin adaylık statüsü edindiği Helsinki Zirvesi ile başlamaktadır. Üçüncü model ise Türkiye'nin AB 'ye giden yol haritasını belirlemektedir. Bu çalışmada Türkiye'nin AB'ye her zamankinden daha fazla yakın olduğu savunulmaktadır. Türkiye siyasi ve ekonomik alanlarda yaptığı reformları uygulamaya devam ettirdiği taktirde, Türkiye-AB ilişkilerinde gözlemlenen iyimser havanın üyelikle sonuçlanması kaçınılmazdır.Master Thesis A Problematic Triawgle: Turkey, Cyprus and the Eu(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2004) Ersoy, Buğra; Özen, ÇınarBu çalışma, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini Kıbrıs sorunu çerçevesinde incelemektedir. Bu tez'in asıl amacı önemli olaylara ışık tutmak ve Türkiye, Kıbrıs ve Avrupa Birliği tarafından oluşturulan sorunlu bir üçgenin değişken ve karmaşık ilişkilerini detaylı bir biçimde incelemektir. Bu konu, detaylı bir inceleme istemektedir, çünkü Kıbrıs sorunu, Türkiye'nin Avrupa Birliği yolunda Kopenhag Kriterleri kadar önem arz etmektedir. Aslında, Türkiye uzun bir süre Kıbrıs sorunu'nun Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinde bir önkoşul olmadığını savunmuştur. Öbür tarafdan'da, Avrupa Birliği' de her zaman Kıbrıs sorunu'nu masaya taşımayı başarmıştır. Örneğin, 1995'de, Türkiye ile yapılan Gümrük Birliği anlaşması, Türkiye'nin Kıbrıs Rum tarafının katılım sürecine başlamasına ses çıkarmaması ile mümkün olmuştur. Olaylar her zaman böyle gelişmiştir. Türkiye, Avrupa Birliğin' den ne zaman bir talep'te bulunsa, Kıbrıs konusunda taviz vermeye zorlanmışta-. Örneğin, Helsinki'de, Türkiye 'Aday Ülke' olarak adlandırılmış, fakat, aynı zirvede Kıbrıs sorununa çözümün'ün Kıbrıs Rum Tarafının üyeliği için bir önkoşul olmayacağıda zirve tutanaklarına işlenmiştir. Bu ve bunun gibi bir çok ömeğe bakarak, Kıbrıs sorunu'nu Türkiye-Avrupa Birliği BişkUeri'nin sıcaklaşmasını engelleyen en önemli unsur olarak tanımlaya biliriz. Bütün bunlara rağmen, Türkiye'nin gerek Annan Plan'ın tartışılmasında, gerekse referandum sürecinde oynadığı olumlu ve yapıcı rol sayesinde Avrupa Birliği üyeliğin' deki en önemli sorunu bertraf ettiğini görmekteyiz. Sonuç olarak, Kıbrıs sorunu tam olarak çözüme ulaşmış değildir, fakat, artık Türkiye'nin önüne bir sorun veya önkoşul olarak getirilemeyeceğide bir gerçektir. Bu yüzden, bu sene Aralık ta yapılacak Zirve' de Türkiye sadece Kopenhag Kriterleri çerçevesinde değerlendirilmesi muhtemel bir yaklaşımdır.Master Thesis The European Neighbourhood Policy: More Than a Partnership Less Than a Membership(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2005) Keskinbıçak, Duygu; Özen, ÇınarBu çalışma, Mart 2003'te Avrupa Komisyonu tarafından başlatılıp, Mayıs2004'te sunulan Avrupa Komşuluk Politikası Strateji Belgesi'nin onaylanmasınınardından uygulanmaya başlanan, Avrupa Komşuluk Politikası'nı incelemektedir.Avrupa Komşuluk Politikası, tarihinde ilk defa, Avrupa Birliği'nin, bugün,üzerlerinde herhangi bir tam üyelik perspektifinin olmadığı doğu ve güneykomşularına ilişkin Birlik politikasının genel vizyonunu temsil etmektedir. Bupolitika, var olan anlaşma ilişkileri üzerine kurulu olmasıyla birlikte gelenekselticaret ve işbirliğinden giderek ayrılarak Avrupa Birliği ve komşuları arasındakiişbirliğini arttırıp Birliğin ve Üye Devletlerin idaresinde olan başlıca araçları biraraya getirerek, daha yakın politik, ekonomik ve sosyal bütünleşmeye doğru ilerlemeihtimalini sunmaktadır.Ortaya çıkan soru, Avrupa Komşuluk Politikası'nın, Birlik'e giriş süreçlerisırasında yeni üye ülkelerde uygulanmış olan ekonomik ve politik reform türlerinikomşu ülkelerin uyarlamalarını veya uyarlamayı hızlandırmalarını teşvik etmeyeyetecek kadar çekici olup olmadığı ya da planlanan yapıların tam üyelik hedefininyokluğunda çalışıp çalışmayacağıdır. Her ne kadar, Avrupa Komşuluk Politikası'nınözgülleri hala geliştiriliyor olsa da AB'ye üyeliğe ilişkin teşviklerin eksikliği,politikanın ana zayıflığı olarak tanımlanmaktadır.
