Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832
Browse
3 results
Search Results
Master Thesis İşverenin Yönetim Hakkı Çerçevesinde İtiraz Edilebilir İş Kavramı(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Zeybekoğlu, Pınar; Limoncuoğlu, Siyami AlpBu çalışmanın konusu, Türk İş Hukuku'nun kaynaklarının belirlenmesi, bu kaynaklarda son sırada yer alan yönetim hakkının hukukumuzdaki yeri ve öneminin ifade edilmesi ve bu hakkın sınırlarının ne olduğunun ortaya koyulması ile işverenin yönetim hakkı sayesinde elde ettiği talimat verme hakkına uymamanın doğuracağı sonuçların belirlenmesidir. Bunun yanında, işçinin işverenin göstereceği bir işi, dini, siyasi ve vicdani görüşlerine uymaması nedeniyle reddetme hakkının olup olmadığının ve karşılaştırmalı hukukta itiraz edilebilir iş kavramının(vicdani ret) ne olduğunun belirlenmesi ve Türk İş Hukukunda itiraz edilebilir iş kavramının nasıl tanımlanması gerektiği belirlemek, işçinin işverenin gösterdiği işi reddetmesinin sınırları çerçevesinde itiraz edilebilir iş kavramının uygulanma kriterleri ile işçinin işverenin gösterdiği işi reddetmesinin sınırları çizmek ve son olarak işçinin işverenin gösterdiği işi reddetmesi karşısında işverenin kullanabileceği hakların neler olduğunun ifade edilmesidir. Çalışmanın amacı, işçinin işveren tarafından gösterilen bir işi, dini, siyasi ve vicdani nedenlerle reddetme hakkının olup olmadığı ve uygulanma şartları ile itiraz edilebilir iş kavramının Türk İş Hukukunda nasıl tanımlanması gerektiğinin belirlenmesidir. Çalışmanın birinci bölümünde, Türk İş Hukukunun kaynaklarının ne olduğu ve bu kaynaklar arasında son sırayı alan, bu kaynaklarının düzenlemediği bir konuda boş kalan alanları dolduran işverenin yönetim hakkının tanımlanmasından sonra bu hakkın derinlemesine ve tüm ayrıntılarıyla incelendiği ikinci bölümde özellikle işverenin yönetim hakkı ve sınırları, işverenin hakları ile uygulanma biçimleri ile birlikte ortaya koyulmuştur. Çalışmamızın son bölümünü oluşturan ve tez çalışmasının ana amacını oluşturan itiraz edilebilir iş kavramı ile bu kavramın tanımı, uygulanma kriterleri ile sınırlarının belirlenmesi ve işverenin bu hak karşısında kullanabileceği hakların, iş hukukunun kaynakları ve işverenin yönetim hakkı ile olan ilişkisi incelenmiştir.Master Thesis Türk İş Hukukunda Üçlü İlişkiler Bağlamında Asıl İşveren-alt İşveren İlişkisinin Geçici İş İlişkisi ile Karşılaştırılması(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Kılıç, Abdulkadir; Limoncuoğlu, Siyami AlpGeçici iş ilişkisini çalışma konusu yapmamızda, kurumun 1960'lı yıllardan başlayarak Türk çalışma hayatı uygulamasında da kendisini göstermesine rağmen daha yakın tarihe kadar, bu konu üzerinde hukuki değerlendirme yapılarak yasal bir düzenleme yapılmayışı etken olmuştur. Literatürde esneklik temelli üçlü sözleşmesel ilişkiler iki başlık altında ele alınmıştır. Bunlar; "asıl işveren -alt işveren ilişkisi" ve "geçici iş ilişkisi" olarak tanımlanmıştır. Bu ele alınan başlıklara işyeri devrine bağlı olarak devreden, devralan işveren ve işçi arasındaki üçlü ilişki İş Kanunu'nda ve Türk Borçlar Kanunu'nda içeriğinde günümüz hayatında var olan iş sözleşmesinin devri ile ortaya çıkan yukarıda belirttiğimiz üç taraf arasında ortaya çıkan ilişkiyi eklemek mümkündür. Belirttiğimiz bu ilişkilerde devirde oluşan yeni bir işveren ortaya çıkmakta ve işverenlerin yönetim hakkı, işçiyi koruma borcu, ücret, fazla mesai ve diğer haklardan sorumluluk ve asıl olan işin sona ermesi ile ortaya çıkan tazminatların işverenlerden tahsiline ilişkisinin sorunlar önem kazanmaktadır. Bu durumu yukarıda değindiğimiz hususlar altında dört ana başlık halinde ele alınarak "asıl işveren-alt işveren ilişkisi", "geçici iş ilişkisi", üçlü bağlamda alt işveren-asıl işveren ilişkisinin "geçici iş ilişkisi" ile karşılaştırılması ve ortaya çıkan durumların analizi ile birlikte, tanımlar, doktrin görüşleri, Yargıtay Kararları ve uygulamadaki sorunlara değinilmiştir.Master Thesis Arabuluculuk ve 7036 Sayılı Kanun Kapsamında İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Çengel, İlkyaz; Limoncuoğlu, Siyami AlpÇalışma hayatında güven ortamının sağlanması ve korunması için; işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklara hızlı ve adil çözümler öngören alternatif yöntemlere başvurmak bir zorunluluk halini almıştır. Çünkü ülkemizde iş uyuşmazlıkların büyük bölümü fiziki olanaksızlıklar ve hukuksal olarak aksayan hükümler ile mücadele eden mahkemelere intikal etmekte ve bu durum mahkemelerin iş yükünü arttırarak, iş uyuşmazlıklarının çözümünde amaçlanan hızlı ve adil çözüm hedefinden uzaklaştırmaktadır. Bu bağlamda, çalışmamızda iş uyuşmazlıklarının yargı organlarının önüne gelmeden çözümü noktasında öngörülen zorunlu arabuluculuk yöntemi üzerine değerlendirmede bulunulacaktır. Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyari olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak tanımlanmıştır. Arabuluculuk, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin esas modeli olup, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının tüm özelliklerini barındırır. Kanun koyucu 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile iş yargısında arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngörerek, mahkemelerin iş yükünü hafifletmeyi, uyuşmazlıkların daha kolay, hızlı, ucuz ve etkili bir biçimde çözülmesini amaçlamıştır. İş yargısında arabuluculuğun dava şartı olarak getirilmesi doktrinde çeşitli eleştirilere tabi tutulmuştur. Gelen eleştirilerin başında arabuluculuğun iş hukuku uyuşmazlıklarının çözümüne uygun olmadığı ve dava şartı olarak düzenlenmesi Anayasa'da öngörülen hak arama özgürlüğüne aykırılık oluşturabileceği gelmektedir. Bu durumda değişen arabuluculuk sistemi ile birlikte dava şartı olarak getirilen arabuluculuğun iş yargısına uygun olup olmadığının incelenmesi, bu değişikliklerin iş yargısını ne şekilde etkileyeceğinin ortaya konması gerekmektedir. Çalışmamızda arabuluculuk yöntemi genel hatlarıyla incelenip, çeşitli ülkelerdeki arabuluculuk esaslarına değinildikten sonra dava şartı olarak arabuluculuk düzenlemesi üzerinde durulacaktır.
