Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Eu Turkey's Competition Law Regarding To Vertical Restrictive Practices: Model Sector: Tractor and Agricultural Equipments
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2010) Berberoğlu, Ülker Aslı; Batır, Kerem
    Bu çalışma Türkiye ve Avrupa Birliği'ndeki dikey kısıtlamalara ilişkin rekabet hukuku uygulamalarını mevzuat, anlaşmalar ve Rekabet otoritelerinin örnek kararları bağlamında hazırlanmıştır.Avrupa Birliği'nin 2790/1999 sayılı Komisyon Tüzüğü hükmüne göre %30 Pazar payına sahip teşebbüslerin bu pazara ilişkin dikey kısıtlamalar içeren anlaşma hükümleri gurup muafiyeti kapsamı dışında bırakılmaktadır. Türkiye, Avrupa Birliği mevzuatına uyum çalışmaları çerçevesinde kendi mevzuatı 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Gurup Muafiyeti Tebliğinde bu düzenlemeye paralel olarak düzenleme yapmış ancak pazar payı eşiğini %40 olarak belirlemiştir.Bu çalışmada traktör ve ziraat makinaları pazarındaki dağıtıcıların Pazar payı eşiği düzenlemesi sebebiyle dikey anlaşmalarında rekabet sınırlaması içeren hükümler getirememelerinin Türk çiftçilerine, Türkiye'deki tarım ve ziraat makinaları pazarına yansıması hakkında örnek sektör incelemesi yapılmıştır.Tezimin birinci bölümünde esas olarak, ?dikey anlaşmalar? ve ?münhasırlık? kavramlarının ana unsurları, kapsamı ve türleri belirlenmiştir. İkinci bölümünde, Roma Antlaşması'nın 81 maddesinin unsurları, 2790/1999 sayılı Komisyon Tüzüğü'nün dikey anlaşmalara ilişkin hükümleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, Türk Rekabet Hukukundaki yasal düzenlemeler 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve AB Komisyon Tüzüğü paralelinde çıkarılan 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Gurup Muafiyeti Tebliği hükümlerinin münhasır dikey anlaşmalara uygulamaları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise traktör ve ziraat makinaları pazarında malların ve servis hizmetlerinin dağıtımına ilişkin münhasır dikey anlaşmalarına Türk ve Avrupa Birliği Rekabet Otoritelerinin görüş ve kararları ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    A Problematic Triawgle: Turkey, Cyprus and the Eu
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2004) Ersoy, Buğra; Özen, Çınar
    Bu çalışma, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini Kıbrıs sorunu çerçevesinde incelemektedir. Bu tez'in asıl amacı önemli olaylara ışık tutmak ve Türkiye, Kıbrıs ve Avrupa Birliği tarafından oluşturulan sorunlu bir üçgenin değişken ve karmaşık ilişkilerini detaylı bir biçimde incelemektir. Bu konu, detaylı bir inceleme istemektedir, çünkü Kıbrıs sorunu, Türkiye'nin Avrupa Birliği yolunda Kopenhag Kriterleri kadar önem arz etmektedir. Aslında, Türkiye uzun bir süre Kıbrıs sorunu'nun Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinde bir önkoşul olmadığını savunmuştur. Öbür tarafdan'da, Avrupa Birliği' de her zaman Kıbrıs sorunu'nu masaya taşımayı başarmıştır. Örneğin, 1995'de, Türkiye ile yapılan Gümrük Birliği anlaşması, Türkiye'nin Kıbrıs Rum tarafının katılım sürecine başlamasına ses çıkarmaması ile mümkün olmuştur. Olaylar her zaman böyle gelişmiştir. Türkiye, Avrupa Birliğin' den ne zaman bir talep'te bulunsa, Kıbrıs konusunda taviz vermeye zorlanmışta-. Örneğin, Helsinki'de, Türkiye 'Aday Ülke' olarak adlandırılmış, fakat, aynı zirvede Kıbrıs sorununa çözümün'ün Kıbrıs Rum Tarafının üyeliği için bir önkoşul olmayacağıda zirve tutanaklarına işlenmiştir. Bu ve bunun gibi bir çok ömeğe bakarak, Kıbrıs sorunu'nu Türkiye-Avrupa Birliği BişkUeri'nin sıcaklaşmasını engelleyen en önemli unsur olarak tanımlaya biliriz. Bütün bunlara rağmen, Türkiye'nin gerek Annan Plan'ın tartışılmasında, gerekse referandum sürecinde oynadığı olumlu ve yapıcı rol sayesinde Avrupa Birliği üyeliğin' deki en önemli sorunu bertraf ettiğini görmekteyiz. Sonuç olarak, Kıbrıs sorunu tam olarak çözüme ulaşmış değildir, fakat, artık Türkiye'nin önüne bir sorun veya önkoşul olarak getirilemeyeceğide bir gerçektir. Bu yüzden, bu sene Aralık ta yapılacak Zirve' de Türkiye sadece Kopenhag Kriterleri çerçevesinde değerlendirilmesi muhtemel bir yaklaşımdır.
  • Master Thesis
    Subranationalism in the Context of Eu`s Approach To the Crisis in the Former Yugoslavia
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2004) Mateescu, Dragos C; Günuğur, Haluk
    Bu çalışma, Avrupa Birliği'nin uluslar üstü politik sisteminin post-modern olma iddiasını incelemektedir. Post-modern çağda politikanın anlamının açığa kavuşturulmasından sonra tez, AT/AB'nin Yugoslavya'daki ihtilafa, Batı Avrupa'nın post-modern varsayılan uluslar üstü söylemine ile Balkan modern milliyetçilik söyleminin çakışması bağlamında içice geçmesini anlatmaktadır. Bu tür bir çakışma pratik sonuçlar ortaya çıkarmakta ve bu da bizi başka bir sonuca götürmektedir ki, o da, Batı Avrupa politik sisteminin henüz post modern çağma girmemiş olduğudur. Bu politik sistemin kendisi tamamen modern olan kavramlarla anlattığı, söz konusu inceleme ile de görülmektedir.
  • Master Thesis
    Poland's Post-Cold War Eastern Foreign and Security Policy in the Framework of Its Democratization and European Integration Processes
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2004) Özkural, Nergiz; Reisch, Alfred
    Bu çalışma, Polonya' nın geçiş sürecindeki dış ve güvenlik politikasını demokratikleşme ve Avrupa entegrasyonu süreci çerçevesinde incelemekte ve Polonya'nın bölgede artan önemine dikkat çekmektedir. Bu tezde Polonya'nın doğu belirleyenleri ile şekillenen batı odaklı politikaları, büyük güçlerin Orta ve Doğu Avrupa'daki çıkarları ve Polonya'nın bölgedeki liderlik misyonu tartışılmaktadır. İlk olarak, Avrupa entegrasyonu ve demokratikleşmeye neden olan tarihi etmenler ve gereklilikler, ikinci olarak da iç etmenler ve bunların Polonya' nm dış politikası ile olan etkileşimleri analiz edilmiştir. Son olarak doğu dış ve güvenlik politikası iki eksen etrafında incelenmiştir. Büyük güçler ve önemli batı kuruluşları batı ekseninde, Polonya'nın doğu komşuları ve bölgesel işbirlikleri ise doğu ekseninde tartışılmaktadır. Sonuç olarak, Polonya'nın şu anda batı entegrasyonunu tamamlamış demokratik bir ülke olduğu belirtilmektedir. Bütün bu analizlerin ışığında; tez, Polonya'nın Orta-doğu Avrupa ülkeleri için iyi bir model olduğunu teyit etmektedir. Dahası, Polonya'nın bölgesel lider konumunun diğer Doğu Avrupa ülkelerinin batıya entegrasyon çabalarının güçlendirilmesi için büyük güçler tarafından desteklendiği sonucunu ortaya koymaktadır. Ayrıca tez, Soğuk Savaş sonrası Polonya'nın uyguladığı İM eksenli dış politikasını analiz etmekte ve entegrasyon sürecini tamamlamış olmasına karşın halen iyi tasarlanmış bir doğu dış politikasına uluslar arası arenadaki önemini artırmak için ihtiyacı olduğu sonucunu doğrulamaktadır!