Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    The Interdependency Between Russia and the European Union: Security of Supply or Security of Demand?
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2015) Dönmez, Sinem; Biresselioğlu, Mehmet Efe
    Enerjinin devletler için önemli bir role sahip olduğu yaygın olarak kabul edilmiş bir gerçektir. Enerji ticareti bağlamında ülkeler arasındaki karşılıklı bağımlılık düzeyi, bu alanda yaşanabilecek herhangi tartışmalı bir durum söz konusu olduğunda ülkeleri savunmasız bir konuma sokabilmektedir. Bu çerçeve kapsamında, nitekim son zamanlarda Ukrayna ve Rusya arasında yaşanmış olan Kırım krizinin başta Ukrayna, Rusya ve Avrupa Birliği olmak üzere küresel enerji piyasası üzerinde etkileri hissedilmiştir. Yaşanan bu kriz, doğal gaz tedarikinde Rusya'ya bağlı olan Avrupa Birliği ülkelerinin tedarikte tek bir ülkeye fazlaca olan bağımlılığın yaratmış olduğu hassasiyeti azaltmak adına kaynak çeşitlendirmesi arayışına girmelerini tetikleyici bir unsur olarak nitelendirilmektedir. Bu duruma ek olarak, Rusya ve Avrupa Birliği krizin sonuçlarından, Rusya'nın doğal gazı için alternatif müşteriler ve AB'nin de kısa ve orta vadeli dönemde kaynak ve tedarikçi çeşitlendirmesi yapabilmek adına yeni alternatif arayışına girmesi sebebiyle olumsuz bir şekilde etkilenmişlerdir. Doğal gaz ithalatında gazının %34 (162,4 milyar m3)'ünü Rusya'dan tedarik eden bir birlik için kısa zamanda en büyük tedarik kaynağı yerine alternatiflerini bulmak zor olduğu kadar, Rusya için de kısa sürede doğal gazına yeni alıcı piyasalar bulmak için zorluklar söz konusudur. Bu sebeple de Kırım krizinin geçmişte yaşanmış olan doğal gaz krizleriyle birlikte Rusya ve AB arasındaki doğal gaz politikaları üzerinde bazı değişimler yaratacağı söylenebilir. Gelecekteki AB ve Rusya enerji ilişkilerinde yaşanabilmesi muhtemel değişikliklerin değerlendirilebilmesi adına bu tezin ana sorusu 'karşılıklı bağımlılık teorisi çerçevesinde gelecekteki Rusya ve AB arası enerji ilişkilerinde Rusya-Çin ve Rusya-Türkiye ilişkileri de göz önünde bulundurularak Kırım krizinin belirleyici bir rolünün olup olmadığı' olarak belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    An Analytical Perspective on the European Union's Oil Supply Security in the Aftermath of the Iranian Nuclear Crisis: Modeling the Future
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2014) Şenyüz, Özge; Biresselioğlu, Mehmet Efe
    Bu çalışma, 2012 yılında İran'a uygulanan ambargonun etkisiyle değişen Avrupa Birliği (AB) petrol arz planını incelemektedir. Globalleşen dünyada, artan enerji talebi ile birlikte tüketilen enerji miktarı da günden güne artmaktadır. Özellikle, petrole verilen değer geçmişten günümüze önemini sürdürmeye devam etmektedir. Her ne kadar, büyük miktarda rezervlere sahip olmak bir ülkeyi hem stratejik hem de ekonomik olarak değerli kılsa da, bir ülkeyi enerji açısından zengin bir ülke olarak tanımlamaya yetmemektedir. Çünkü, enerji konusunu ele alırken uygulanan politika ve planlanan stratejilerin önemi azımsanmayacak ölçüde fazladır. Bu yüzden, global bir etken olan enerjiyi, izlenilen politika, bulunulan coğrafya ve dış ilişkiler yönetimi kapsamında değerlendirmek daha doğru olacaktır. Öyle ki, yanlış politika uygulamaları ve dış ülkeler ile kötü ilişkiler içerisinde bulunmak büyük rezervlere sahip bir ülkenin düşüşe geçmesine sebep olabilir. Şu anda, 2012'den beri petrol alımında ambargo uygulanan Iran, bu duruma bir emsal teşkil etmektedir. Tabi ki bu durum, İran'ın dünyanın en büyük petrol ithalatçılarından biri olan Avrupa Birliği ile olan petrol ticaretini de etkilemiş ve AB'nin daha önce İran'dan ithal ettiği petrolü karşılamak için başka ülkelere yönelmesine sebep olmuştur. Bu çalışmanın amacı, Iran ambargosundan sonra AB'nin petrol tedariki planına ışık tutmak ve petrol fiyatları, petrol kaynakları ile ülke riskleri gibi parametrelerle, GAMS modeli kullanılarak geliştirilen senaryolar karşısında, AB'nin petrol alımına ilişkin tepkilerini gözlemlemektir.
  • Master Thesis
    Ab Üye Ülkelerinin Enerji ile İklim Politika Stratejileri ve Hedefleriyle İlgili Uzun Vadede Değerlendirilmesi: Enerji Üçlemesi Yaklaşımı
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2016) Turan, Uğur; Biresselioğlu, Mehmet Efe
    Avrupa Birliği 28 üyesi ile birlikte enerji konusunda ciddi yatırımlar yapmaktadır. Dünya da yaşanan enerji krizleri yüzünden, enerjinin önemi önce ki yıllarda katlanarak artmıştır. Avrupa birliğinin ortak politikası gereği enerji hedefleri belirlenmiştir. Bu hedefler Enerji ve İklim Politikaları stratejisi adı altında 2020, 2030 ve 2050 kısa ve uzun vadeli olarak belirlenmiştir. Adeta bir yol haritası olan bu süreçte temel amaçlar, yenilenebilir enerji'nin kullanımını arttırmak, enerji verimliliğini arttırmak ve sera gazı salınımını düşürmektir. Birliğin asıl amacı Avrupa Birliği ülkeleri için güvenilir bir enerji tedariki sağlamak, kömürün payını azaltmak, yenilenebilir enerjiye teşviki sağlamak ve çevreyi korumaktır. Bu tezin amacı Avrupa Birliği enerji politikalarını detaylı şekilde inceleyip, karşılaştırmalı politika analizi kullanarak üye ülkelerin enerji politikalarını, projelerini ve hedeflerini Dünya Enerji Konseyinin Enerji Üçlemesi Listesine göre incelemektir ve analiz etmektir. Enerji üçlemesinde ki 3 ölçü şunlardır; enerji güvenliği, enerji eşitliği ve sürdürülebilir çevre'dir. Bu 3 ana başlık altında bir çerçeve geliştirilmiştir. Bu çerçeve, üye ülkelerin profillerini daha iyi analiz etmeyi hedeflemiştir. Ülkeler karşılaştırılırken 3 ana grupta incelenmiştir. Bu gruplar Dünya Enerji Konseyinin belirlediği enerji üçlemesi listesinde ki performanslarına göre sınıflandırılmıştır. İlk grup yüksek ulaşılabilir üyeler, diğeri orta derece ulaşılabilir üyeler ve son olarak düşük derece ulaşabilir olarak sınıflandırılmıştır. Geliştirilen çerçeve'de analiz edilen önemli noktalar ülkelerin politikalarını analiz ederken kullanılmıştır. Sonuç olarak performanslarına göre öne çıkan ülkeler İsveç, Avusturya ve Danimarka olmuştur. Gruplar arası enerji politikalarının başarılı olmasına göre yakın gelecekte İtalya'nın yüksek ihtimalle bir üst gruba geçmesi ön görülmüştür. Özetle enerji güvenliği, enerji eşitliği ve sürdürülebilir çevre başlıkları altında ülkeler kendi politikalarını geliştirmiş ve 2020, 2030 ve 2050 için hedeflerini belirlemiştir.
  • Master Thesis
    European Energy Union: a Further Step Ahead or Reorganization
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2016) Özdemir, Büşra Zeynep; Biresselioğlu, Mehmet Efe
    1957 yılında bugünkü Avrupa Birliği'nin temellerini atan Avrupa Kömür ve Çelik Birliği, altı kurucu ülkeyi enerji konusu etrafında bir araya getirmiştir. Zaman içinde üye ülke sayısını artırarak topraklarını genişleten Birlik, enerji konusundan uzaklaşıp ekonomik bütünleşme konusunda daha somut adımlar atmış, bu sürede kısıtlı yerel kaynaklar neticesinde dış kaynaklara olan enerji bağımlılığını da hızla artırmıştır. 2004 yılında Avrupa Birliği Komisyon Başkanlığı'na seçilen José Manuel Barroso döneminde ciddi bir farkındalık oluşmuş ve bu konuda somut adımlar atılmaya çalışılmıştır. Barroso'nun başkanlığı süresince Komisyon, durumu aşmanın yolunun ortak bir enerji politikası oluşturmaktan geçtiğine vurgu yapmış ve 2007 yılında imzalanan Lizbon Antlaşması ile enerji ve çevre konuları paylaşılmış yetki alanlarına dâhil edilerek ortak enerji politikası alanında ilk somut adım atılmıştır. 2014 yılında Komisyon Başkanlığı görevini devralan Jean-Claude Juncker ile ortak enerji politikası çalışmaları devam etmiş ve Şubat 2015'te Enerji Birliği Paketi yayınlanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, Birlik düzeyinde ortak bir enerji politikası oluşturulması yeni bir fikir ya da uzun süreli bir çaba olup olmadığını belirlemektir. Bu çalışma, eski ortak enerji politikası önerileri ışığında Enerji Birliği'ni araştıran öncü çalışma veya çalışmalardan biri olabilir. Yapılan çıkarımlar, "Analiz" ve "Sonuçlar" bölümünde ele alınmış ve bulguların analizine katkıda bulunmuştur. Sonuç olarak, Enerji Birliği Paketi'nin daha önceki ortak enerji politikası taslaklarına ciddi bir fark yaratmadığı, Paket'in onları da kapsayarak daha titizlikle hazırlandığı; daha tertipli, kapsamlı, anlaşılır ve yapılandırılmış olduğu anlaşılmıştır.