Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832
Browse
26 results
Search Results
Master Thesis Assessing the potential impact of the EU Green Deal on turkish refineries: Analyzing net-zero emission strategies through expert insights(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Akdağ Kerimov, Arzu; Kerimov, Arzu Akdağ; Biresselioğlu, Mehmet EfeAvrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakatı ekonomik, sosyal ve çevresel yönleri ele alan kapsamlı bir politika çerçevesidir. AB, Yeşil Mutabakat ile 2050 yılına kadar karbon-nötr bir kıtaya ulaşmayı çeşitli alanlarda çeşitli politikalar ve unsurlarla taahhüt etmiştir. AB üyeleri Yeşil Mutabakat'ın gerekliliklerini uygulamaya başlamıştır. Yeşil Mutabakat, başta ticaret ortakları olmak üzere AB üyesi olmayan ülkeleri de etkilemektedir. Bu çalışma, Yeşil Mutabakat'ın Türk rafinerileri üzerindeki potansiyel. etkilerini ortaya koymaktadır. Çalışmada, özellikle Net-sıfır emisyon ve karbonsuzlaştırma hedeflerine odaklanarak, Yeşil Mutabakat'ın Türk rafineri endüstrileri üzerindeki potansiyel etkisi değerlendirilmektedir. Öncelikle rafinerilerle ilgili Yeşil Mutabakat hedefleri analiz edilmiş, ardından dünyadaki rafineri sektörü örnekleri incelenmiştir. Yeşil Mutabakat'ın Türk rafinerileri üzerindeki potansiyel etkisini değerlendirmek için nitel analiz methodu kullanılarak deneyimli uzmanlarla görüşmeler yapılmıştır. Bulgular, Yeşil Mutabakat'ın, Türk rafinerilerini, piyasa değişkenlerine ve Yeşil Mutabakat ile Türk mevzuatındaki son güncellemelere uyum sağlayacak stratejiler geliştirilebilecek şekilde etkileyeceğini göstermektedir.Master Thesis Assessment of Green Hydrogen Production in a Selected Oil Refinery in Türkiye(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Kerımov, Murad; Güngörmüşler, MineGünümüzde iklim değişikliğinin, ortalama sıcaklıkların ötesinde artan sıcaklıkların dünyanın en önemli sorunu olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Bu sorunun ilk nedeni, enerji üretimi, sanayi faaliyetleri, ulaşım ve benzeri insan faaliyetlerinden atmosfere salınan sera gazı emisyonlarıdır. Bu faaliyetler arasında petrol rafinerileri de toplam emisyonların büyük bir kısmından sorumludur. Bu nedenle, hayata geçirilebilecek birkaç farklı uygulamalar olması sebebile, petrol rafinerilerinin dekarbonizasyon stratejilerini incelemek değerlidir. Petrol rafinerileri toplam hidrojen üretiminin %40'ını kullandığından, üretimin tamamı fosil yakıt bazlı olup sera gazı emisyonları oluşturduğundan ve toplam rafineri emisyonlarının ortalama %35-40'ından sorumlu olduğundan, rafinerideki hidrojen üretimi değerlendirilmesi gereken önemli parametrelerden biridir.. Bu nedenlerden dolayı, bu tez petrol rafinerilerinde hidrojen üretiminin dekarbonizasyonuna odaklanmıştır. Önemli uygulamalardan biri, petrol rafinerilerinde yeşil hidrojen üretiminin başlatılması ve böylece mevcut geleneksel fosil yakıt bazlı hidrojen üretiminden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılmasıdır. Bu tezde Türkiye'de bulunan ve yaklaşık 12 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahip gerçek petrol rafinerisi verileri kullanılmıştır. Bu veriler yardımıyla yeşil hidrojen mevcut üretim kapasitesi, yatırım gereksinimi, maliyeti ve mevcut SMR ünitesinden kaçınılan emisyonlar hesaplanmış, ayrıca karbon vergisi, elektrik fiyatı etkileri ve diğer parametreler belirtilen konulardaki mevcut çalışmalarla desteklenerek değerlendirilmiştir.Master Thesis Energy Efficiency and Energy Saving Opportunities in Hygiene Products Manufacturing Factory: a Case Study(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Özden, Gamze Fi̇li̇z; Demi̇r, Muhi̇ttin HakanBu çalışmada, çalışma için seçilen bir endüstriyel tesisteki enerji verimliliği uygulamaları ve çalışmaları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu nedenle bu tezin amacı, üretim işletmelerinde enerji tasarrufu sağlayan ve enerjiyi verimli kullanan uygulamaları göstermektir. Yapılan analizler sonucunda belirlenen yüksek enerji tüketim değerleri ve enerji potansiyeli nedeniyle elektrik konusu esas alınmaktadır. Ve incelediğimiz üretim tesisinde proje sonunda tasarruf ettiğimiz enerji miktarı kWh cinsinden gösterilmiştir. Ayrıca incelediğimiz üretim tesisindeki ISO50001 uygulamaları ve bu uygulamalar hakkında bilgiler açıklanmakta ve bu enerji verimliliği uygulamalarının çalışanlar üzerindeki etkisi gösterilmektedir ve bundan sonraki çalışmalara örnek olması amaçlanmıştır.Master Thesis Understanding the Impact of Rising Fuel Prices on Driving Behavior: a Survey in İzmir(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Baysak, Seli̇n; Bi̇resseli̇oğlu, Mehmet EfeDünya büyük bir jeopolitik çalkantı dönemine girdi ve benzeri görülmemiş bir küresel enerji kriziyle karşı karşıya. Bu çalışma, insanların artan akaryakıt fiyatlarına nasıl tepki verdiğini ve bu mevcut enerji krizinin daha temiz ulaşım davranışına geçişi hızlandırıp hızlandırmadığını bulmayı amaçlamaktadır. 550 kişiyle yapılan bir ankette toplanan verilerin istatistiksel analizi, hemen hemen her araç sahibinin akaryakıt fiyatlarını yüksek bulduğunu göstermektedir. Sürücülerin neredeyse yarısı, çeşitli stratejilerle araç kullanma ve yakıt tüketimlerini azaltmış ve bunun yerine toplu taşıma veya bireysel araç kullanmaya göre daha çevre dostu olan diğer ulaşım yöntemlerini tercih etmiştir. Ankete katılanların yarısı alternatif yakıtlı bir araç almayı düşünmektedir. Dolayısıyla artan akaryakıt fiyatlarının daha temiz ulaşım davranışına geçişi hızlandırdığı söylenebilir.Master Thesis Evaluating Energiewende: a Successful or Failed Energy Transition Attempt?(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Aktaş, Ozan; Biresselioğlu, Mehmet EfeParis Antlaşması iklim değişikliğine resmiyet kazandırdı. Böylece iklim değişikliği temiz enerji kaynaklarına geçişin önemini arttırdı. Almanya'nın enerji dönüşüm program Energiewende iddialı iklim hedefleri sayesinde en popular enerji dönüşüm programı haline geldi. Energiewende sadece yenilenebilir enerjiye dönüşümü içermiyor, aynı zamanda nükleer enerjiden vazgeçilmesini de içeriyor. Almanya'nın nükleer santrallerini kapatma kararı Fukushima felaketinden sonra gündemde yer edinmeye başladı. Aslında Almanya'nın Fukushima felaketinden önce de nükleer enerjiden vazgeçme kararı vardı. Ama bu karar daha sürdürülebilir uzun vadeli bir nükleer enerjiden vazgeçiş sürecini kapsıyordu. Almanya'nın Fukushima felaketinden sonra aldığı nükleer santrallerin bir kısmını hemen kapatma kararı, Energiewende'yi daha zor bir konuma soktu. Çünkü Almanya sürdürülebilir ve temiz bir enerji kaynağını kaybetme sürecine girdi. Bu durum fosil kaynakları yenilenebilir enerjinin yanında tek alternatif olarak bıraktı. Fosil yakıtların Almanya'nın birincil enerji tüketimi içerisindeki önemi de Energiewende'nin iklim hedeflerinin sorgulanmasına yol açtı. Bu çalışmanın temel amacı, Energiewende'nin hedeflerini tespit etme ve başarısını enerji dönüşümü teorisne göre ölçmek üzerine kurulmuştur.Master Thesis The Interdependency Between Russia and the European Union: Security of Supply or Security of Demand?(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2015) Dönmez, Sinem; Biresselioğlu, Mehmet EfeEnerjinin devletler için önemli bir role sahip olduğu yaygın olarak kabul edilmiş bir gerçektir. Enerji ticareti bağlamında ülkeler arasındaki karşılıklı bağımlılık düzeyi, bu alanda yaşanabilecek herhangi tartışmalı bir durum söz konusu olduğunda ülkeleri savunmasız bir konuma sokabilmektedir. Bu çerçeve kapsamında, nitekim son zamanlarda Ukrayna ve Rusya arasında yaşanmış olan Kırım krizinin başta Ukrayna, Rusya ve Avrupa Birliği olmak üzere küresel enerji piyasası üzerinde etkileri hissedilmiştir. Yaşanan bu kriz, doğal gaz tedarikinde Rusya'ya bağlı olan Avrupa Birliği ülkelerinin tedarikte tek bir ülkeye fazlaca olan bağımlılığın yaratmış olduğu hassasiyeti azaltmak adına kaynak çeşitlendirmesi arayışına girmelerini tetikleyici bir unsur olarak nitelendirilmektedir. Bu duruma ek olarak, Rusya ve Avrupa Birliği krizin sonuçlarından, Rusya'nın doğal gazı için alternatif müşteriler ve AB'nin de kısa ve orta vadeli dönemde kaynak ve tedarikçi çeşitlendirmesi yapabilmek adına yeni alternatif arayışına girmesi sebebiyle olumsuz bir şekilde etkilenmişlerdir. Doğal gaz ithalatında gazının %34 (162,4 milyar m3)'ünü Rusya'dan tedarik eden bir birlik için kısa zamanda en büyük tedarik kaynağı yerine alternatiflerini bulmak zor olduğu kadar, Rusya için de kısa sürede doğal gazına yeni alıcı piyasalar bulmak için zorluklar söz konusudur. Bu sebeple de Kırım krizinin geçmişte yaşanmış olan doğal gaz krizleriyle birlikte Rusya ve AB arasındaki doğal gaz politikaları üzerinde bazı değişimler yaratacağı söylenebilir. Gelecekteki AB ve Rusya enerji ilişkilerinde yaşanabilmesi muhtemel değişikliklerin değerlendirilebilmesi adına bu tezin ana sorusu 'karşılıklı bağımlılık teorisi çerçevesinde gelecekteki Rusya ve AB arası enerji ilişkilerinde Rusya-Çin ve Rusya-Türkiye ilişkileri de göz önünde bulundurularak Kırım krizinin belirleyici bir rolünün olup olmadığı' olarak belirlenmiştir.Master Thesis The Potential Impact of Eastern Mediterranean Natural Gas Development on the Cyprus Conflict(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2015) Algun, Ecem; Biresselioğlu, Mehmet EfeDünya üzerinde birçok önemli doğalgaz kaynakları bulunmaktadır. 2009 yılından itibaren bu konu Doğu Akdeniz bölgesi için de önemli bir hale gelmiştir. Bununla birlikte, Kıbrıs adasının yakınlarında da önemli doğal gaz rezervleri bulunmuştur. Bilindiği gibi, Kıbrıs'ta bir çözümsüzlük vardır. Ancak, bölgedeki doğalgaz gelişimi bu çözümsüzlüğü çözmek için bir araç olarak kullanılabilir. Bu sebeple, bu çalışmanın amacı, doğalgaz gelişiminin Kıbrıs çözümsüzlüğü üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Bu çözümsüzlüğün altında yatan nedenleri anlayabilmek için, çatışma yönetimi ve enerji güvenliği teorileri kullanılmıştır. Ayrıca, çözüm için olası sonuçları değerlendirmek adına bu önemli teoriler Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk elit temsilcileri ile yapılan derinlemesine görüşmeler ile desteklenmiştir.Master Thesis Assessment of Energy Security of Selected African Countries: a Benchmark Analysis(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Demir, Emin; Demir, Muhittin Hakan1.Dünya Savaşı döneminden beri bütün ülkeler bir bütün olarak enerji sistemlerini güvende tutabilmek adına 'enerji güvenliği' kavramına özel olarak önem verirler. Başlangıçta, enerji ithal eden ülkeler kavrama sadece tedarik güvenliği üzerinden odaklanan bir yaklaşım içerisindeydiler. Özellikle, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve İtalya başta olmak üzere hem ithal ettikleri enerjinin hem de yerel faaliyetlerinin güvende olması için farklı çalışmalarda bulunmuşlardır. Bu birincil ve yaygın yaklaşım enerjinin sürekli ve kesintisiz bir akış içinde olmasını, bu akışında karşılanabilir bir fiyat üzerinden olmasının enerji güvenliği kavramının olmazsa olmazı olarak değerlendiriyordu. Günümüzdeki enerji güvenliği anlayışı bu yaygın anlayışın ötesinde daha geniş bir odak ile konuyu ele almaya çalışır. Bunun sebebi ise gelişen ve değişen teknoloji başta olmak üzere diğer yeniliklere ayak uydurabilmektir. Enerji güvenliği kavramı, gelişen ve yenilenen bakış açıları ile aynı anda hem ithal eden hem de ihraç eden ülkelerin beklentilerini ve taleplerini karşılayabilecek bir yaklaşıma dönüştü. Enerji kaynağı kullanılabilirliği, satın alınabilirlik, çevresel kabul edilirlik, enerji erişilebilirliği, karbondioksit emisyonları, çeşitlendirme, bağımlılık, enerji yoğunluğu kavrama gelişim sürecinde araştırmacılar, otoriterler ve firmalar tarafından eklenmiş yeni boyutlar ve göstergelerin başlıcalarıdır. Bu çalışmanın ana amacı Afrika ülkelerindeki mevcut enerji güvenliği durumunu analiz etmek ve değerlendirmektir. Ayrıca karşılaştırmalı analiz ile var olan durumlarını geliştirmek adına öneride bulunur. Buna ek olarak, litaratür incelemesinden elde edilen ve göstergeler ve yaklaşımlar incelenip, gruplandırıldı. Bu gruplandırılan göstergeler ülkelerin enerji güvenliği ve karşılaştırmalı analizde kullanıldı. Her bir seçilen Afrika ülkesi hem kıta içerisinde bir bölgeyi hem de sahip olduğu kaynaklar ile en az bir enerji türünün temsilcisidir. Cezayir kıtanın kuzey bölgesini ve doğal gazı, Nijerya Batı Afrika'yı ve ham petrol rezervlerini, Güney Afrika kıtanın güneyini ve hem nükleer enerjiyi hem de kömür rezervlerini temsil ederken, Mısır kuzeydoğu bölgesini ve doğal gaz ile ham petrol rezervlerini temsil etmektedir. Karşılaştırmalı analiz için ise, Kazakistan, Norveç ve Avustralya tercih edilmiştir. Literatür taramasından elde edilen ve gruplandırılan dokuz farklı gösterge ile ülkelerin hem kendi içlerinde hem de karşılaştırmalı olarak enerji güvenliği durumları analiz edilmiştir.Master Thesis Assessing the Global Energy Justice: an Analytical Perspective(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Solak, Berfu; Biresselioğlu, Mehmet EfeLiteratüre yeni giren bir kavram olan enerji adaleti, tüm bireylerin herhangi bir ayrım gözetmeksizin, güvenli, düşük maliyetli ve sürdürülebilir enerjiye erişiminin olduğu adaletli ve eşitlikçi bir enerji sistemi oluşturmayı hedeflemektedir. Bu çalışma, enerji adaleti kavramı temelinde, sekiz farklı gösterge aracılığyla çok boyutlu bir analiz kullanarak, seçilen ülkelerin enerji adaleti performansını ölçmek için bir endeks tasarlamayı amaçlamaktadır. Söz konusu göstergeler; "kişi başına düşen GSYİH", "elektriğe erişim", "karbon yoğunluğu", "kişi başına düşen karbon salınımı", "yemek pişirmek için temiz yakıtlara ve teknolojilere erişim", "kişi başına düşen enerji kullanımı", "enerji yoğunluğu ve yenilenebilir enerjinin toplam nihai enerji tüketimi içindeki payından" oluşmaktadır. Çalışma, 2006 ve 2016 yılları arasında 81 ülkenin Enerji Adalet Endeksi değerlerine ilişkin hesaplamaları ortaya koymaktadır. Sonuçlar iki farklı şekilde analiz edilmiştir. İlk olarak sınıflandırma yöntemine başvurulmuştur. Bazı ülkeler, yüksek enerji adaleti performansına sahip ülkeler olarak sınıflandırılırken, bazıları düşük enerji adaleti performansına sahip ülkeler olarak nitelendirilmiştir. Örneklem olarak alınan ülkelerin çoğunluğunun orta düzeyde enerji adaleti puanına sahip olduğu görülmüştür. Bu durum, çevresel sorunlara ve yenilenebilir enerji tüketimine daha fazla önem veren gelişmiş ülkelerin, halen karbon yoğun bir ekonomiye bağımlı olan azgelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerden enerji adaleti performansı bakımından üstün geldiği önerisini kanıtlamaktadır.Master Thesis Exploring the Rationale Behind the Strategic Role of Natural Gas in Chinese Energy Policy Making(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2015) Soytekin, Özge; Biresselioğlu, Mehmet EfeNüfus ve ekonomik büyüme ülkelerin enerji tüketimi ve üretimi açısından önemli aktörler olarak kabul edilmektedir. Çin en kalabalık nüfuslu ülke ve en fazla hızla büyüyen ekonomiye sahip ülke olduğu için, dünyanın en fazla enerji üreten ve tüketen ülkesi olmuştur ve bu durum dünya enerji piyasalarında da son derece etkili bir ülke olmasını sağlamaktadır. 1993 yılına kadar, Çin enerji kaynaklarına dayalı olarak kendi kendine yeten bir ülke olmuştur, bu demek oluyor ki Çin'deki enerji üretimi ulusal tüketimi karşılamaktaydı. Ancak, Çin'deki ekonomik büyüme ülkedeki enerji talebinin artmasına neden oldu ve diğer ülkelerden enerji kaynakları ithal etmeye başladı. Tarihsel olarak, Çin'in birincil enerji kaynağı 2013 yılında toplam enerji tüketiminin %67,4'e sahip olan kömürdür. Çin büyük kömür rezervlerine sahip olmasına rağmen, kömürün yanmasından ortaya çıkan olumsuz etkilerden dolayı, 2009 yılından sonra kömür ithal etmeye ihtiyaç duydu. Yüksek kömür tüketimi sonucunda, Çin dünyadaki önde gelen karbondioksit yayıcı ülke olmuştur. Bundan dolayı, kömür kaynaklarını fosil yakıtlar arasında daha fazla çevre dostu olan doğalgaz ile çeşitlendirmesi gerekmektedir. Enerji güvenliği Çin'in yeni enerji politikasının temel hedefi olup beş temel boyuta sahiptir. Bunlar sırasıyla (1) Elverişlilik (2) Karşılanabilirlik, (3) Erişilebilirlik, (4) Kabul edilebilirlik ve (5) Çeşitlendirme. Çin yeni bir politika olarak 12. Beş Yıllık Plan içerisinde enerji güvenliği stratejisi hazırlıyor, bu plan 2020 yılına kadar % 10 oranında Çin'in tüm enerji kaynakları arasında doğal gazın payının artmasını içermektedir. Çin 'in yeni enerji politikasının ışığı altında, bu tezin ana amaçları Çin'in tüm enerji kaynakları arasında doğal gazın payının artmasının nedenlerini, gelecekteki Çin enerji güvenliği için bu talebin olası etkilerini ve enerji güvenliği açısından küresel gaz ticaretini incelemek ve analiz etmektir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
