Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 28
  • Master Thesis
    Exploring Türkiye's Potential in E-Mobility With Patent Perspective
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Seyhan, Elif; Demir, Muhittin Hakan
    Birçok yerde kanıtlanmış bir gerçektir ki, elektrikli araçlar genel hava kirliliğine daha az katkı sağlamaktadır. Bu tez, Türkiye'nin e-mobilite sektörünün gelişimini, iklim değişikliği azaltma teknolojilerine, patentlerin rolünü vurgulayarak, odaklanmaktadır. Tez, e-mobilitenin Türkiye ekonomisinde ve küresel e-mobilite ekosistemindeki konumunu anlamayı, bu konuda en iyi uygulamaları olan ülkeleri, patentlerin önemini ve yerel şirketlerin potansiyelini araştırmayı amaçlamaktadır. Tezin altı bölümü, genel olarak, Türkiye'nin ve seçilen örnek emobilite ülkelerinin sürdürülebilir e-mobilite teknolojisi gelişimini inceleyerek Türkiye için öneriler sunmaktadır. Bilim, teknoloji ve inovasyon paydaşları arasındaki işbirliğini vurgulayan bu tez; araştırma, teknoloji ve insan kaynaklarında karşılaşılan zorlukları belirlemekte ve sürdürülebilir yetenek oluşturmanın, fikri mülkiyet geliştirmenin ve işbirliğinin önemini vurgulamaktadır. Ana öncelikli alanlar, ekosistem ve ağ geliştirmesi, katma değerli üretim, insan kaynakları geliştirmesi, inovasyon ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesini içermektedir. Tez, e-mobilite sektöründeki uluslararasılaşma için ürün ve süreç yeniliklerinin hayati rolünü vurgulayarak, sonuç odaklı çalışmaların ve KOBİ'ler için uygulamaya yönelik Ar-Ge kuruluşlarının önemini vurgulamaktadır. Küçük şirketler için büyüme fırsatlarını artırmak için tez, hibe ve fonlara dikkat çekme, finans erişimini iyileştirme ve yatırımcılarla işbirliğini teşvik etmeyi önermektedir. Tez, Türkiye'nin yatırım ortamını iyileştirmenin gerekliliğini vurgulayarak, yeni teknolojilerin araştırma ve geliştirilmesi için tüm ekosistem aktörlerini içeren açık hedef göstergeler ve kapsamlı planlamayı önemsemektedir.
  • Master Thesis
    Assessment of Green Hydrogen Production in a Selected Oil Refinery in Türkiye
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Kerımov, Murad; Güngörmüşler, Mine
    Günümüzde iklim değişikliğinin, ortalama sıcaklıkların ötesinde artan sıcaklıkların dünyanın en önemli sorunu olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Bu sorunun ilk nedeni, enerji üretimi, sanayi faaliyetleri, ulaşım ve benzeri insan faaliyetlerinden atmosfere salınan sera gazı emisyonlarıdır. Bu faaliyetler arasında petrol rafinerileri de toplam emisyonların büyük bir kısmından sorumludur. Bu nedenle, hayata geçirilebilecek birkaç farklı uygulamalar olması sebebile, petrol rafinerilerinin dekarbonizasyon stratejilerini incelemek değerlidir. Petrol rafinerileri toplam hidrojen üretiminin %40'ını kullandığından, üretimin tamamı fosil yakıt bazlı olup sera gazı emisyonları oluşturduğundan ve toplam rafineri emisyonlarının ortalama %35-40'ından sorumlu olduğundan, rafinerideki hidrojen üretimi değerlendirilmesi gereken önemli parametrelerden biridir.. Bu nedenlerden dolayı, bu tez petrol rafinerilerinde hidrojen üretiminin dekarbonizasyonuna odaklanmıştır. Önemli uygulamalardan biri, petrol rafinerilerinde yeşil hidrojen üretiminin başlatılması ve böylece mevcut geleneksel fosil yakıt bazlı hidrojen üretiminden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılmasıdır. Bu tezde Türkiye'de bulunan ve yaklaşık 12 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahip gerçek petrol rafinerisi verileri kullanılmıştır. Bu veriler yardımıyla yeşil hidrojen mevcut üretim kapasitesi, yatırım gereksinimi, maliyeti ve mevcut SMR ünitesinden kaçınılan emisyonlar hesaplanmış, ayrıca karbon vergisi, elektrik fiyatı etkileri ve diğer parametreler belirtilen konulardaki mevcut çalışmalarla desteklenerek değerlendirilmiştir.
  • Master Thesis
    Energy Efficiency and Energy Saving Opportunities in Hygiene Products Manufacturing Factory: a Case Study
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Özden, Gamze Fi̇li̇z; Demi̇r, Muhi̇ttin Hakan
    Bu çalışmada, çalışma için seçilen bir endüstriyel tesisteki enerji verimliliği uygulamaları ve çalışmaları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu nedenle bu tezin amacı, üretim işletmelerinde enerji tasarrufu sağlayan ve enerjiyi verimli kullanan uygulamaları göstermektir. Yapılan analizler sonucunda belirlenen yüksek enerji tüketim değerleri ve enerji potansiyeli nedeniyle elektrik konusu esas alınmaktadır. Ve incelediğimiz üretim tesisinde proje sonunda tasarruf ettiğimiz enerji miktarı kWh cinsinden gösterilmiştir. Ayrıca incelediğimiz üretim tesisindeki ISO50001 uygulamaları ve bu uygulamalar hakkında bilgiler açıklanmakta ve bu enerji verimliliği uygulamalarının çalışanlar üzerindeki etkisi gösterilmektedir ve bundan sonraki çalışmalara örnek olması amaçlanmıştır.
  • Master Thesis
    The New Energy Architecture
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Serdaroğlu, Özben Ni̇lsu; Demi̇r, Muhi̇tti̇n Hakan
    Mimari; dünyanın varoluşundan beri günümüze kadar gelen insanın varoluşsal amacı içerisinde doğal olarak zamanla oluşan bir bilgi bütünüdür. İnsanoğlu yaşamını sürdürmek için ilkel toplumlardan günümüze kadar mimari ile hep içli dışlı olmuştur. Hayatta kalmak, barınmak ve ısınmak için mimari bilgi gereksinimleri ilk insanoğlundan gelmekle birlikte günümüzde de temel yapı ve bilgi taşları üzerinden ileriye doğru gitmektedir. Günümüzde ise nüfusun hızlı artışından dolayı enerji kaynakları sınırlı hale gelmeye başlamış olup mimari yapılar içerisinde de sürdülebilir enerji ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Enerji mimarlığı kavramı da bu ihtiyaçtan doğmuştur. . Bu kavram ile beraber doğa ile uyumlu ve kendi enerjisini üretebilen bina kavramı ortaya çıkmıştır. Enerji mimarlığı ile beraber yeşil bina kavramı da ortaya çıkarak bu yeni algıyı güçlendirmiştir. Bu binalar yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak kendi elektriğini üretir. Bina konumu ve cephe yerleşmesi binanın doğal ısıyı ve rüzgar akımını kullanmasını kolaylaştırır. Yeşil binalar atık maddesine kadar yeniden kullanmayı hedefler. Bu geri dönüştürme binanın doğaya saldığı enerji miktarının minumum düzeyde olmasını sağlar. Beyond zero hedefine uygundur. Dünya genelinde yapılan antlaşmalar iklim değişikliklerini korumaya yöneliktir. Bu antlaşmalarla enerji mimarlığında kullanılan yapı malzemelerinin uygun standartta olması sağlanır. Bu çalışmada enerji mimarlığına açıklama getirilmek istenmiştir.
  • Master Thesis
    Understanding the Impact of Rising Fuel Prices on Driving Behavior: a Survey in İzmir
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Baysak, Seli̇n; Bi̇resseli̇oğlu, Mehmet Efe
    Dünya büyük bir jeopolitik çalkantı dönemine girdi ve benzeri görülmemiş bir küresel enerji kriziyle karşı karşıya. Bu çalışma, insanların artan akaryakıt fiyatlarına nasıl tepki verdiğini ve bu mevcut enerji krizinin daha temiz ulaşım davranışına geçişi hızlandırıp hızlandırmadığını bulmayı amaçlamaktadır. 550 kişiyle yapılan bir ankette toplanan verilerin istatistiksel analizi, hemen hemen her araç sahibinin akaryakıt fiyatlarını yüksek bulduğunu göstermektedir. Sürücülerin neredeyse yarısı, çeşitli stratejilerle araç kullanma ve yakıt tüketimlerini azaltmış ve bunun yerine toplu taşıma veya bireysel araç kullanmaya göre daha çevre dostu olan diğer ulaşım yöntemlerini tercih etmiştir. Ankete katılanların yarısı alternatif yakıtlı bir araç almayı düşünmektedir. Dolayısıyla artan akaryakıt fiyatlarının daha temiz ulaşım davranışına geçişi hızlandırdığı söylenebilir.
  • Master Thesis
    Evaluating Energiewende: a Successful or Failed Energy Transition Attempt?
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Aktaş, Ozan; Biresselioğlu, Mehmet Efe
    Paris Antlaşması iklim değişikliğine resmiyet kazandırdı. Böylece iklim değişikliği temiz enerji kaynaklarına geçişin önemini arttırdı. Almanya'nın enerji dönüşüm program Energiewende iddialı iklim hedefleri sayesinde en popular enerji dönüşüm programı haline geldi. Energiewende sadece yenilenebilir enerjiye dönüşümü içermiyor, aynı zamanda nükleer enerjiden vazgeçilmesini de içeriyor. Almanya'nın nükleer santrallerini kapatma kararı Fukushima felaketinden sonra gündemde yer edinmeye başladı. Aslında Almanya'nın Fukushima felaketinden önce de nükleer enerjiden vazgeçme kararı vardı. Ama bu karar daha sürdürülebilir uzun vadeli bir nükleer enerjiden vazgeçiş sürecini kapsıyordu. Almanya'nın Fukushima felaketinden sonra aldığı nükleer santrallerin bir kısmını hemen kapatma kararı, Energiewende'yi daha zor bir konuma soktu. Çünkü Almanya sürdürülebilir ve temiz bir enerji kaynağını kaybetme sürecine girdi. Bu durum fosil kaynakları yenilenebilir enerjinin yanında tek alternatif olarak bıraktı. Fosil yakıtların Almanya'nın birincil enerji tüketimi içerisindeki önemi de Energiewende'nin iklim hedeflerinin sorgulanmasına yol açtı. Bu çalışmanın temel amacı, Energiewende'nin hedeflerini tespit etme ve başarısını enerji dönüşümü teorisne göre ölçmek üzerine kurulmuştur.
  • Master Thesis
    The Interdependency Between Russia and the European Union: Security of Supply or Security of Demand?
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2015) Dönmez, Sinem; Biresselioğlu, Mehmet Efe
    Enerjinin devletler için önemli bir role sahip olduğu yaygın olarak kabul edilmiş bir gerçektir. Enerji ticareti bağlamında ülkeler arasındaki karşılıklı bağımlılık düzeyi, bu alanda yaşanabilecek herhangi tartışmalı bir durum söz konusu olduğunda ülkeleri savunmasız bir konuma sokabilmektedir. Bu çerçeve kapsamında, nitekim son zamanlarda Ukrayna ve Rusya arasında yaşanmış olan Kırım krizinin başta Ukrayna, Rusya ve Avrupa Birliği olmak üzere küresel enerji piyasası üzerinde etkileri hissedilmiştir. Yaşanan bu kriz, doğal gaz tedarikinde Rusya'ya bağlı olan Avrupa Birliği ülkelerinin tedarikte tek bir ülkeye fazlaca olan bağımlılığın yaratmış olduğu hassasiyeti azaltmak adına kaynak çeşitlendirmesi arayışına girmelerini tetikleyici bir unsur olarak nitelendirilmektedir. Bu duruma ek olarak, Rusya ve Avrupa Birliği krizin sonuçlarından, Rusya'nın doğal gazı için alternatif müşteriler ve AB'nin de kısa ve orta vadeli dönemde kaynak ve tedarikçi çeşitlendirmesi yapabilmek adına yeni alternatif arayışına girmesi sebebiyle olumsuz bir şekilde etkilenmişlerdir. Doğal gaz ithalatında gazının %34 (162,4 milyar m3)'ünü Rusya'dan tedarik eden bir birlik için kısa zamanda en büyük tedarik kaynağı yerine alternatiflerini bulmak zor olduğu kadar, Rusya için de kısa sürede doğal gazına yeni alıcı piyasalar bulmak için zorluklar söz konusudur. Bu sebeple de Kırım krizinin geçmişte yaşanmış olan doğal gaz krizleriyle birlikte Rusya ve AB arasındaki doğal gaz politikaları üzerinde bazı değişimler yaratacağı söylenebilir. Gelecekteki AB ve Rusya enerji ilişkilerinde yaşanabilmesi muhtemel değişikliklerin değerlendirilebilmesi adına bu tezin ana sorusu 'karşılıklı bağımlılık teorisi çerçevesinde gelecekteki Rusya ve AB arası enerji ilişkilerinde Rusya-Çin ve Rusya-Türkiye ilişkileri de göz önünde bulundurularak Kırım krizinin belirleyici bir rolünün olup olmadığı' olarak belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    Smart Grid Technology Investment Opportunities Within the Scope of Venture Capital Firms
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2014) Pehlivan, Eftal; Binatlı, Ayla Oğuş
    Son yıllarda elektrik tüketiminin minimize etme çalışmaları özellikle ulaşım, endüstri ve toplu konut alanlarında daha da ön plana çıkmıştır. Bu çalışmalar zamanla tüm dünyada'ki elektrik şebekelerinin gelişmesine aynı zamanda yeniden şekillenmesine neden olacaktır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, elektrik üretimini ve tüketimini dengelemek için yeni elektrik şebeke sistemlerini inşa etmeyi ve varolan şebekelerin iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın giriş kısmında akıllı şebeke sistemleri hakkında kısa ve öz bilgi verilip, devamında akıllı şebeke teknoloji marketi analiz edilerek şu ana kadar yapılan başarılı akıllı şebeke uygulamarına yer verilmiştir. Buna ek olarak çalışma girişim sermayesi şirketlerinin akıllı şebeke sistemlerindeki yatırım olanaklarının incelenmesiyle son bulmaktadır.
  • Master Thesis
    The Potential Impact of Eastern Mediterranean Natural Gas Development on the Cyprus Conflict
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2015) Algun, Ecem; Biresselioğlu, Mehmet Efe
    Dünya üzerinde birçok önemli doğalgaz kaynakları bulunmaktadır. 2009 yılından itibaren bu konu Doğu Akdeniz bölgesi için de önemli bir hale gelmiştir. Bununla birlikte, Kıbrıs adasının yakınlarında da önemli doğal gaz rezervleri bulunmuştur. Bilindiği gibi, Kıbrıs'ta bir çözümsüzlük vardır. Ancak, bölgedeki doğalgaz gelişimi bu çözümsüzlüğü çözmek için bir araç olarak kullanılabilir. Bu sebeple, bu çalışmanın amacı, doğalgaz gelişiminin Kıbrıs çözümsüzlüğü üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Bu çözümsüzlüğün altında yatan nedenleri anlayabilmek için, çatışma yönetimi ve enerji güvenliği teorileri kullanılmıştır. Ayrıca, çözüm için olası sonuçları değerlendirmek adına bu önemli teoriler Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk elit temsilcileri ile yapılan derinlemesine görüşmeler ile desteklenmiştir.
  • Master Thesis
    Assessment of Energy Security of Selected African Countries: a Benchmark Analysis
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Demir, Emin; Demir, Muhittin Hakan
    1.Dünya Savaşı döneminden beri bütün ülkeler bir bütün olarak enerji sistemlerini güvende tutabilmek adına 'enerji güvenliği' kavramına özel olarak önem verirler. Başlangıçta, enerji ithal eden ülkeler kavrama sadece tedarik güvenliği üzerinden odaklanan bir yaklaşım içerisindeydiler. Özellikle, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve İtalya başta olmak üzere hem ithal ettikleri enerjinin hem de yerel faaliyetlerinin güvende olması için farklı çalışmalarda bulunmuşlardır. Bu birincil ve yaygın yaklaşım enerjinin sürekli ve kesintisiz bir akış içinde olmasını, bu akışında karşılanabilir bir fiyat üzerinden olmasının enerji güvenliği kavramının olmazsa olmazı olarak değerlendiriyordu. Günümüzdeki enerji güvenliği anlayışı bu yaygın anlayışın ötesinde daha geniş bir odak ile konuyu ele almaya çalışır. Bunun sebebi ise gelişen ve değişen teknoloji başta olmak üzere diğer yeniliklere ayak uydurabilmektir. Enerji güvenliği kavramı, gelişen ve yenilenen bakış açıları ile aynı anda hem ithal eden hem de ihraç eden ülkelerin beklentilerini ve taleplerini karşılayabilecek bir yaklaşıma dönüştü. Enerji kaynağı kullanılabilirliği, satın alınabilirlik, çevresel kabul edilirlik, enerji erişilebilirliği, karbondioksit emisyonları, çeşitlendirme, bağımlılık, enerji yoğunluğu kavrama gelişim sürecinde araştırmacılar, otoriterler ve firmalar tarafından eklenmiş yeni boyutlar ve göstergelerin başlıcalarıdır. Bu çalışmanın ana amacı Afrika ülkelerindeki mevcut enerji güvenliği durumunu analiz etmek ve değerlendirmektir. Ayrıca karşılaştırmalı analiz ile var olan durumlarını geliştirmek adına öneride bulunur. Buna ek olarak, litaratür incelemesinden elde edilen ve göstergeler ve yaklaşımlar incelenip, gruplandırıldı. Bu gruplandırılan göstergeler ülkelerin enerji güvenliği ve karşılaştırmalı analizde kullanıldı. Her bir seçilen Afrika ülkesi hem kıta içerisinde bir bölgeyi hem de sahip olduğu kaynaklar ile en az bir enerji türünün temsilcisidir. Cezayir kıtanın kuzey bölgesini ve doğal gazı, Nijerya Batı Afrika'yı ve ham petrol rezervlerini, Güney Afrika kıtanın güneyini ve hem nükleer enerjiyi hem de kömür rezervlerini temsil ederken, Mısır kuzeydoğu bölgesini ve doğal gaz ile ham petrol rezervlerini temsil etmektedir. Karşılaştırmalı analiz için ise, Kazakistan, Norveç ve Avustralya tercih edilmiştir. Literatür taramasından elde edilen ve gruplandırılan dokuz farklı gösterge ile ülkelerin hem kendi içlerinde hem de karşılaştırmalı olarak enerji güvenliği durumları analiz edilmiştir.