Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Credit Rating Methods and Rating Examples of Companies Registered in Ise
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2006) Selçuk, Erdem; Tütek, Hülya
    Bu çalışma, Kurumsal Kredi Derecelendirme Sistemleri ve bunların İstanbulMenkul Kıymetler Borsasına kote test grubuna uygulanması ile ilgilidir.Kurum Kredi Derecesi borçlunun vadesinde borcunu işlemiş faizi birlikte ödememeihtimalini gösteren bir ölçüdür. Yüksek Kredi Derecelemesine sahip (Yatırım Derecesi, )borçlularda bu oran düşük iken Düşük Kredi Derecesine sahip( Spekülative Derece) sahipborçlularda ödememe ihtimali yüksektir.Bankalar özellikle BASEL kriterlerinden sonra, kendi iç kredi derecelendirmesistemlerini kurma çalışmalarını hızlandırmıştır. Çalışmamızda bu sistemler tüm unsurları iletanımlanmış ve adımlar tek tek açıklanmıştır.Kredi Derecelendirme Sistemeri kendi aralarında yöntem ve teori açısında farklılıklargöstermektedir . Bu çalışmada Altman Z-Skore, Zeta Analizi, Rasyo Analizi, EDF( BeklenenTemerrüt Sıklığı) modelleri güçlü ve zayıf yönleri ile tanıtılmıştır.Temerrüt ihtimalini arttıran veya azaltan kriterler (makro yada mikro) ülkeden ülkeye,sektörden sektöre, dönemlen döneme değişmektedir. Bu konuda Türkiye'de yapılançalışmalar bankaların kendi iç bünyelerinde yapılmış olanlar ile sınırlıdır. Bu çalışmada bizkendi belirlediğimiz bir test gurubu aracılığıyla belli başlı derecelendirme sistemlerinintemerrüt tahmin gücünü ölçtük.Test grubu seçiminde mali tablo güvenilirliği olarak daha iyi durumda olduğunudüşündüğümüz İMKB şirketlerini seçtik. Çalışmamızda temerrüt tanımı firmanın Gözaltıpazarına alınması olarak tanımlanmaktadır. Firmalar dört sektörde (gıda, tekstil, ekektronik vemakina) sınıflandırılmış olup toplam 8 temettüte düşmüş, 14 temerrüte düşmemiş firma olarak22 adettir. Yöntem seçiminde mali tablolara bağlı kalmak amacı ile Altman Z-skore veRasyo yöntemleri kullanılmıştır. Tüm firmaların mali tabloları incelemiş ve temerrüte düşenfirmanın mali verileri temerüt tarhinden en az iki yıl öncesine kadar altışar aylık dönemlerolarak sınıflandırılmıştır. Aynı sektördeki temerrüte düşmeyen firmaların eş zaman malitablolarıda karşılaştırma amacı kullanılmıştır. Çalışmadaki ana amaç temerrüt tarinden bir yılonce temerrütü tahmin edebilmektir. Sonuç olarak bir firmanın temerrütü bir yıl öncesindentahmin edilebilirken, bir firmanın kredi riski sektor ortlamasının oldukça üstündegerçekleşmiştir. Diğer 6 firmanın ise temerrütü her iki yöntem ile de tahmin edilemiştir.
  • Master Thesis
    Is Transparency a Sign of Fraud Risk?
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2008) Durmuş, Selin; Oğuş, Ayla
    Fraud risk which has been observed as a separate department within the private and public institutions in many countries and which has been a controversial issue for Federal Bureau of Investigation (FBI), has spread very commonly in Turkey. Generally, the companies deny that they are subject to fraud risk, when they are asked whether their company/ institution confronts fraud cases. Turkey is a not a transparent country, hence is this country vulnerable to fraud cases. As an auditor, I am going to prove that fraud risk is a function of transparency, Turkey is not a transparent country and that it is vulnerable to many fraud risks, because the required conditions for a fraud crime can be easily prepared in this country. My whole thesis will analyze different definitions of fraud risk, under which circumstances it occurs, relationship with transparency index and the transparency of Turkey. I will also point out some samples as a PwC worker. At last, I will emphasize some important auditing strategies that can be applied in order to prevent fraud risk.
  • Master Thesis
    Crowding Out Mechanism Ongoing in Turkey
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2004) Ertan Özgüzer, Gül; Bulmuş, İsmail
    Bu çalışma Türkiye'de kamunun iç piyasada borçlanması sonucu, 1980'lerin ortalarından itibaren başlayan özel sektör yatırımlarının dışlanması sürecini incelemeyi amaçlamaktadır. Kamu sektörünün mali açıklarını, iç borçlanma yoluyla finanse etme yönündeki finansman değişikliği, özel sektörün elindeki finansman araçlarından yoksun kalmasına yol açmıştır. Kamu kağıtlarının sermaye piyasalarında mutlak bir üstünlüğü olmasının yanı sıra, kredi piyasalarında hakim olan bankacılık sektörünün toplam aktiflerinin çok önemli bir kısmını hükümet kağıdı portföyü oluşturmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye'de fınansal piyasalar asıl görevleri olan tasarruf sahipleri ile yatırımcılar arsamda aracılık yapma görevinden uzaklaşmışlar ve fonlarını verimli yatırımlara kaydırma işlevini yerine getirememişlerdir. Fakat, hem yabancı sermaye hem de kamu sektörü yatırımlarının sermaye birikimine önemli bir katkıda bulunmadığı, Türkiye'de özel sektörün ekonomik büyümenin itici gücü olduğu görülmekte ve özel sektörün de finansman kaynaklarına ihtiyacı olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda, kamu iç borçlanmasının özel sektör yatırımlarını dışlama etkisini ölçmek amacıyla bir lineer regresyon modeli kullanılmıştır. Sonuçlar kamu iç borçlanmasının özel sektör yatırımlarını dışladığım desteklemektedir. Buna ek olarak özel ve kamu sektörü yatırımları arasında herhangi bir tamamlayıcılık ilişkisi bulunmamıştır. Beklenildiği gibi, banka kredilerinin yatırımlar üzerinde olumlu etkisi olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak, özel sektör yatırımlarını ve ekonomik gelişmeyi engelleyen sözkonusu süreci tersine döndürebilmek için çok ciddi tedbirler alınması gerekmektedir.
  • Master Thesis
    Agency and Representation: Ottoman Participation in Nineteenth Century International Fairs
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2009) Canol, Gülden; Baydar, Gülsüm
    On sekizinci yüzyıldan başlayan devrimler zincirinin toplumun sosyal, politik, ekonomik alanlarındaki köklü değişiminin dışavurumu olan Dünya Fuarları düzenlendikleri süre boyunca dünyadaki gelişmelerin, ekonominin, teknolojinin, sanatın, mimarinin ve kültürel yapıların birebir izlenebildiği mekanlar olmuşlardır. Kentsel planlama ve mimarlık, mimari tasarım dilinin kullanımı yoluyla kültürel kimlik konularının öne çıktığı bu tür fuarlarda öncü rol oynamışlardır.On dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde Avrupa açısından dünya, iki parçadan oluşuyordu: Batılı biz ve Doğulu öteki. Dünya fuarları, sadece Batı dünyasına göre Doğu ülkelerinin temsil edilişine dayandırılarak değerlendirilemez. Batılı mimarlık tarihçileri, Batı uygarlığının bir parçası olmayan herhangi bir mimarlığı Batı'nın biricikliğini ve baskın üstünlüğünü vurgulayan bir orientalist perspektif çerçevesinde değerlendirmişlerdir.Bu sergiler gerçekte bütün on dokuzuncu yüzyıl dünyasını katmanlaşmış bir güç ilişkisine göre gözler önüne sermektedir: Batı dünyası ve sömürge ülkeler. Sömürge ülkeler, temsili `oryantal' ve `islam' olarak tanımlanan Asya, Afrika ve Güney Amerika'yı içine alan geniş bir spektruma oturmuşlardır.Bu tez çalışmasında, uluslararası fuarlara Osmanlı katılımına odaklanılmıştır. En önemli parametre, Osmanlı katılımının, Batı'nın tanımladığı İslam ve Orientalist temsiliyet kapsamında ve sömürge ülkelerle aynı kategori altında değerlendirilemeyeceği gerçeğidir. Dünya fuarlarında Osmanlının aktif iradesini incelerken, bu çalışma, tarih boyunca, Batılı olmayan kültürlerin temsiliyetinde onlara atfedilen pasif role karşı eleştirel bir bakış sunmaktadır..