TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 13
  • Article
    Temiz Olanın Sınırları: Popüler Kültürde Simge-Nesne Olarak Ev Terlikleri
    (2025-07-21) Nasır, Esra Bici
    Bu çalışma, kir, temizlik ve hijyen kavramlarının kültürel bağlamdaki inşa biçimlerini ve bu kavramların ev içi mekân düzenine etkilerini incelemektedir. Ev terliği kullanımı, dış dünyanın kirini evin mahrem alanının dışında tutma işleviyle, sadece hijyeni korumakla kalmaz aynı zamanda sembolik sınırlar da oluşturur. Tuvalet, balkon gibi farklı alanlara yönelik özel terliklerin kullanımı, evin içindeki mekânsal ayrışmayı ve hijyenin simgesel düzenini yansıtır. Popüler kültür ürünleri, bu pratiklerin analiz edilmesinde önemli bir kaynak olarak öne çıkar. Endüstriyel yöntemlerle üretilen bir tasarım nesnesi olan ev terliklerinin kültürel anlamlarını incelemek tasarım kültürü açısından da potansiyel arz eder. Bu çalışma, Gülse Birsel’in Yalan Dünya (2012 – 2014) veJet Sosyete (2018 – 2020) dizilerini inceleyerek ev terliğinin kültürel bir gösterge nesnesi olarak nasıl sahneye taşındığını ve toplumsal sınıflar ile hijyen anlayışları arasındaki farklarını mizahi bir dille nasıl tartışmaya açıldığını incelemektedir.
  • Article
    İmparatorluktan Cumhuriyete Çocuk İşçiler: Geçiş Mekanı Olarak Hereke Fabrika Yerleşkesi (1910’lar-1950’ler)
    (2025-07-26) Velipasaoglu, Didem Yavuz
    Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yılları ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında Hereke Fabrikası’ndaki çocuk işçiliğinin değişen dinamiklerini incelemektedir. Osmanlı döneminde, fabrikadaki yönetim, işçilerin aileleri için ilk konut projelerini başlatmış ve tek başına çalışanlar ve çoğu yetim olan çocuk işçilerin barınması için lojmanlar inşa etmiştir. Cumhuriyet’in kurulmasının ardından, özellikle fabrikanın Sümerbank’a devrinden sonra, memurlar ve işçiler için konut projeleri devam etmiş, yetim çocuklar da hâlâ fabrikada çalıştırılmaya devam edilmiştir. Çocuk işçiliği ve yetimlerin durumu, işçi sınıfının büyük değişim geçirdiği Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında önemli bir rol oynamıştır. 1910’lar ile 1950’ler arasındaki bu geçiş dönemi, zorla çalıştırmadan gönüllü istihdama doğru kademeli bir kayma yaşanmış ve bu durum iş gücü dinamiklerini önemli ölçüde etkilemiştir.
  • Article
    İzmı̇r Mutfak Kültüründe Göç ve Dini Pratiklerle Bağlantılı Gastronomi Turizmi Ürünü Gıdaların Gastronomi Turizmi Ürün Yolculuğu
    (2017) Öztürk, Betül
    Yemek ve göç arasındaki ilişki, tarih boyunca mutfak kültürünün şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Hem ev sahipleri hem de göçmenler için bir bölgenin tarihi ve coğrafyası, belirli bir mutfak kültüründeki mevcut gıdalarını etkilemektedir. Bu çalışma, üç farklı mutfak öğesinin evrimini kapsamlı bir şekilde incelemektedir: boyoz, sübye ve midye dolma. Bu gıdalar, İzmir mutfağının gelişimine katkıda bulunan ayrılmaz bir bileşeni ve zengin bir mirası temsil etmektedir. Çalışma, bu yiyeceklerin evriminde dinin ve etnik kültürlerin etkisini ve İzmir'in mutfak mirasını nasıl sembolize ettiklerini araştırmaktadır. Bu üç sembolik yiyeceğin tarihsel seyrini izlemek için titiz bir belge analizi yapılmış, göçmenlerin ve diasporalarının ev sahibi mutfak kültürünün evrimi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu çalışmanın bulguları, coğrafi ve tarihsel değişimlerin bu üç sembolik yiyeceğin mutfak geleneklerini etkilediğini ve göçmenler ile ev sahibi nüfus arasındaki etkileşimlerden etkilenen tariflerin uyarlanmasıyla sonuçlandığını göstermiştir. Sonuç olarak, turizm endüstrisinin gastronomi sektörüne de katkıda bulunan benzersiz mutfak ürünleri ortaya çıkmıştır.
  • Article
    COVID-19 ve Kas Distrofili Hastalar: Pandemi Hastaları ve Tıbbi Bakımlarını Nasıl Etkiledi
    (2024-08-12) Sertpoyraz, Filiz Meryem; Tanigor, Goksel; Baydan, Figen; Tunçay, Bakiye; Kale, Murat Yildirim
    Amaç: Bu çalışma, düzenli hastaneye yatış ve takip gerektiren musküler distrofi hastalarında Koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) ile ilgili sokağa çıkma kısıtlamalarının ve pandeminin etkilerini araştırmayı amaçladı. Ayrıca bu etkiler üzerinde “COVID-19 korkusu”nun etkisi de ölçüldü. Yöntem: Nöromusküler hastalıklar üçüncü basamak kliniğine başvuran 105 musküler distrofi hastası değerlendirildi. Hastaların sosyo-demografik ve klinik özellikleri kayıt altına alınarak, “COVID-19 korku ölçeği” ile COVID-19 korkuları değerlendirildi, pandemi ve karantina sürecinde karşılaştıkları sorunlar sorgulandı. Bulgular: Hastaların sağlık hizmetlerine erişiminde, fizik tedavi/rehabilitasyonda önemli kısıtlamalar olduğu, fiziksel aktivite ve sosyal aktivitelerinde azalma olduğu saptandı. Üstelik pandeminin getirdiği değişikliklerle hastalıklarının kötüleştiğini sübjektif olarak belirtmişlerdir. Bu kısıtlamaların COVID-19 seviyelerinden duydukları korku ile ilişkili olduğu bulundu. Sonuç: Musküler distrofili hastaların fiziksel aktivitelerinde değişiklik, rehabilitasyona katılım, sağlık hizmetlerine ulaşmada sorunlar ve sosyal sorunlar yaşadıkları saptanmıştır. Bu sorunların COVID-19 korkularıyla ilişkili olduğu tespit edildi. Bu hastalar için sağlık ve tedavilere rutin erişimleri çok önemli olduğundan, hem hastalar hem de sağlık çalışanları kısıtlamaların olası zararlarını ve korkularını akılda tutmalı ve optimal çözümler için çaba göstermelidir.
  • Article
    Impacts of Augmented Reality Marketing on Gen-Z Fashion Consumers Behavioral Intention
    (Chamber of Textile Engineers, 2024-12-31) Günduru, Beliz; Deniz, Deniz
    Yenilikçi teknolojiler tekstil ve moda endüstrisi için büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda bu araştırma çalışması, belirli bir artırılmış gerçeklik (AR) uygulamasını kullanarak AR teknolojilerinin Z Kuşağı moda tüketicilerinin davranışsal niyetleri üzerindeki etkisini anlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, araştırma verilerini toplamak amacıyla 5 puanlık Likert Ölçeği ile modifiye edilmiş olan UTAUT2 modeline dayalı bir anket kullanılmıştır. Anket, yedi yapı altında dağıtılmış yirmi üç sorudan oluşmaktadır. 310 erkek ve kadın Z Kuşağı tüketicisi örneklem kullanılarak yapılan bulgular, algılanan değer (PV) boyutunun, Z Kuşağı tüketicilerinin moda alışverişi için AR teknolojisini kullanma niyetlerini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Bulgular, araştırma modelinin davranışsal niyetin %75'ini açıkladığını ortaya koymaktadır. Tüm araştırma sonuçlarıyla, teknoloji kabul ve kullanım birleştirilmiş modeli-2 (UTAUT2) altı boyutu ile doğrulanmıştır. UTAUT2 modeline eklenen algılanan değer (PV) boyutu, modeli iyileştirmiştir. Orijinallik açısından, bu araştırma çalışması, gelişmiş bir AR uygulaması aracılığıyla belirli bir kullanıcı grubu olan Z Kuşağı moda tüketicilerinin davranışsal niyetleri üzerindeki artırılmış gerçeklik teknolojisinin etkilerini tanımlamaktadır.
  • Article
    Mediko-Sosyal Katmanlarıyla Kirazlıyayla (Uludağ) Sanatoryumu
    (2024-07-31) Avcı, Deniz; Hosanli, Deniz Avci
    Bu çalışma, Bursa’nın Uludağ mevkiinde bulunan ve mimarlar Leman Tomsu ve Emin Onat’ın kariyerlerinde önemli bir mimari ürün olan Kirazlıyayla (Uludağ) Sanatoryumunu incelemektedir. 20. yüzyıl ortası Türkiye’si hakkında sergilemekte olduğu mediko-sosyal ve kültürel katmanlar dört ana başlık altında değerlendirilmiştir. Veremin politik bir söylem ve Cumhuriyet sağlık propagandası olması; “ayrıcalıklı sağlık” yaklaşımının toplumsal yankıları olarak Bursa Verem Savaş Derneğinin sanatoryum hakkındaki görüşleri ve kurumsal yansımaları olarak “ayrıcalıklı oda”; 20. yüzyıl ortası Türkiye’sinde kadın mimarın rolü ve kültürel miras olarak değerlendirildiğinde günümüzdeki yeni işlevi tartışılmıştır. Sağlık propagandasında önemli bir rol oynasa bile Bursa’nın veremle savaşında etkili olmadığı, ücretli sağlık hizmetinin – her ne kadar bu farklılık odaların dekoruna indirgense bile – ayrıcalıklı bir hizmeti ve sağlıkta sınıf ayrımını gösterdiği ve projenin kadın mimarı Tomsu’ya projenin diğer eş mimarına verilen hak ettiği kredinin verilmediği tespit edilmiştir. Dahası, günümüzde kompleksin koruma ve yeniden işlevlendirme sonucundaki güncel işlevi, tarihsel ve mediko-sosyal bağlamıyla değerlendirildiğinde, kültürel mirasımız olan bu örneğin – benzerleri gibi – riskte olduğu tespit edilmiştir.
  • Article
    Ageless Wisdom: a Cross-Cultural Study on Enhancing Life Satisfaction Through Skills Promotion Among Older Adults
    (Ani Publishing, 2024-04-30) Adele Gaia De Stefani; Burçin Önder; Kaygın, Hüseyin; Ulus, İhsan Çağatay; Ratkowska-Pasikowska, Justyna; Ertürk, Nesrin Oruç; Onder, Burcin; Stefani, Adele Gaia De; Bulun, Sebnem Nigar
    This article explores the pervasive issue of ageism and its detrimental effects on the elderly population. Ageism or the prejudice and discrimination against older adults based on their age, can have significant impact on their well-being and life satisfaction. However, the article also delves into the potential positive effects of continuous learning on reducing ageism and enhancing the life satisfaction of the elderly. As a proactive approach, lifelong learning presents an opportunity for the elderly to challenge stereotypes, remain engaged in society, and foster personal growth. This study highlights how training and educational programs can empower older adults, instilling a sense of purpose and accomplishment, leading to a more fulfilled and satisfying life in their later years. The main purpose was to investigate how continuous learning affects the lives and life satisfaction perception of elderly people over the age of 65 from Greece, Hungary, Italy, Poland and Turkey after one week and 25 hours of technology, art and psychotherapy trainings that are believed to support them in every aspect of life.
  • Article
    Status Consumption and Negotiation of Tastes: Anchoring on Ethnic Capital
    (2023-05-02) Karaçizmeli, Ayşe; Özhan Dedeoğlu, Ayla; Dedeoglu, Ayla Ozhan
    This study examines status consumption and socio-cultural tensions between wealthy Turkish indigenes and newly enriched Kurdish migrants in Şanlıurfa, an underdeveloped city in Turkey. The article focuses on ethnicity, which enables the construction and negotiation of consumer identities and (re)production of distinctions between competing groups under the conditions of marketization. Ethnic capital, a subcategory of social and cultural capital, refers to the dispositions, rituals, and skills of an ethnic group and its members and serves as a source of social power to reproduce group distinctions. The findings contribute to the literature by revealing that, in a context where modernity is not completely entrenched, ethnic capital can explain the scope of competitive status consumption and power struggles. Consumers can still remain attached to their ethnic capital, as they move between different competitive positions in the field of consumption. It has been found that ethnic groups see themselves as having superior qualities—and yet a need to improve—and try to reflect this not by emulating necessarily ‘the’ or ‘an’ other but by emulating lifestyle consumption.
  • Article
    Antik Yunan'da Toplumsal Cinsiyet Rollerinin Temsili
    (2013) Atılgan, Duygu Kocabaş
    Bu çalışma, günümüzde pek çok alanda kendini hissettiren kadın-erkek cinsiyetlerinin toplumda oluşturduğu algı sorunsalı- nın temellerine ışık tutmak amacıyla yazılmıştır. Bahsi geçen sorunsalın temelleri, kadınların toplumsal yaşamda yok sayıldı- ğı, baskı altında tutulduğu ve ataerkil bir toplum oluşumunu destekleyen fikirlerin ortaya atıldığı Antik Dönem Yunanistandaaranmıştır. Dönem boyunca üretilen edebi, felsefi ve sanatsal çalışmaların, cinsiyetler arasındaki farkın vurgulanması ve top- luma kabul ettirilmesi açısından önemli bir araç niteliğine sahip olduğu düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle dönemintoplumsal yapısı, üretilen sanatsal, edebi ve felsefi eserler incelenmiş ve toplumdaki kadın-erkek olgularının nasıl algılandığı,şekillendirildiği ve yansıtıldığı, nedenleriyle birlikte analiz edilmeye çalışılmıştır.
  • Article
    KÜLTÜREL BİR GELENEĞİ HATIRLAMAK: BİR GEÇİŞ TÖRENİ OLARAK YÜZ YAZMAK VE YÜZ YAZISI ÜZERİNE
    (2021) Er, Fehmiye Dilek; Himam, Dilek
    Son derece zengin bir maddi kültür öğesi olan giyim ve süslenme kültürü, insanlık tarihinin belki de en zengin sembolik içeriklerine sahip alanlarından biridir. Özellikle giysi tarihinde bedenin tamamlayıcı uzantıları olarak da düşünülebilecek olan saç, makyaj, dövme, baş aksesuarları, ayakkabı, çanta gibi nesneler ve bu nesnelerin giyilme biçimleri maddi kültürün en dikkat çekici alanları içindedir. Süslenme ritüelleri ise, kullanılan malzemeler, yapılış yöntemi, ritüelleri ile geleneksel kültürlerde sadece güzellik, estetik amaçlarla değil aynı zamanda koruyucu, tılsımlı ve sembolik içerikleriyle dolu bir dünyayı bize sunar. Bu ritüellerin Anadolu’da bugün sayısı oldukça azalmış biçimlerinden biri de yüz yazıcılığıdır. Türkiye’de yüz yazıcılığının tarihi oldukça eski dönemlere giderken özellikle geleneksel kültürlerde bu gelenek hala adeta görsel bir performans olarak yaşamaya devam etmektedir. Yüz yazısı evlenme çağına gelmiş genç kızlara uygulanan, geline ve damada iyi bir talih, huzurlu bir yuva kurmalarını sağlandığına inanılan, koruyucu olduğu düşünülen bir bezeme tekniğidir. Bu süsleme tekniği, bugün birçok yerel kültürde farklı desenlendirme teknikleri ve malzemeler kullanılarak uygulanmaktadır. Bu gelenek yüzyıllar boyunca eli şifalı, bilge ve yaşlı kadınlar tarafından hem saraylarda hem de kırsal alanlarda yüzün belli bölgelerine yazıcı kadının özel teknikleri ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma Karaburun bölgesinde bulunan Kösedere Köyü’nde devam eden yüz yazma geleneği üzerinden gelenek, zanaat ve geçmişe ait bir geleneğin aktarılmasına dair özgün araştırmaları içermektedir. Kösedere köyünde geleneksel bir ritüel olarak kullanılan yüz yazma geleneğinin bir geçiş töreni (rites of passage) olan evlilik törenlerinde nasıl bir şekilde yüz üzerinde sunulduğu ve kullanılan semboller üzerinden anlamın soyutlandığının aktarılması, bu araştırmanın ana konusudur. Bu araştırmanın içeriğine ilk olarak Reşat Ekrem Koçu’nun Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü’nde rastlanmıştır. Hemen ardından edinilen bilgiler ışığında iz sürülerek Karaburun ilçesine bağlı Kösedere Köyü’nde hâlâ sanatını tutku ile icra eden yüz yazıcısı Şerife Zorlu’ya ulaşılabilmiştir. Araştırmada kullanılan bulgular 2015 yılından bu yana kendisi ile gerçekleştirilen derinlemesine mülakat teknikleri, açık uçlu sorular içeren röportajlar, kendisinin yer aldığı düğün törenlerinde yapılan alan çalışmaları, gözlem teknikleri, yüz yazısı yazılırken yapılan katılımcı gözlemler sonucunda elde edilmiştir. Çalışmada yok olmakta olan yüz yazma sanatının bugün son temsilcilerinden biri olan Şerife Zorlu aracılığı ile sürdürülmeye çalışılan bilgilerin kültürlerin belleğinden silinmemesi adına bir rehberlik etmesi amaçlanmıştır.