TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    The Effect of Derogation Strategies Used by Females in Intrasexual Competition on Males' Mate Preferences
    (Turkish Psychologists Assoc, 2010) Dural, Seda; Karasar, Asu; Cetinkaya, Hakan; Çetinkaya, Seda Dural
    This study investigated the effect of derogation strategies used by females in intrasexual competition on males' mate preferences. For this purpose, a total of four studies, one of them being a preliminary study, were conducted. In the preliminary study, a measurement tool including derogation strategies used by females in intrasexual competition was developed. The first study was conducted to examine which derogation strategies were used more frequently by females in intrasexual competition. Results showed that females used derogation strategies related to promiscuity and infidelity of their rivals more frequently than derogation strategies related to appearance of their rivals. The second study investigated the derogation strategies affecting males' decisions in mate preference. Findings showed that males were affected by derogation strategies including promiscuity and infidelity more than derogation strategies including appearance. The third study examined whether the results of the second study changed according to the relationship type (e.g., long term or short term) planned by males. The results of the multi-sample confirmatory factor analysis with mean structures indicated that there was no significant difference between long term and short term relationship groups for derogation strategies including promiscuity and infidelity. However, findings yielded a significant difference between the two groups in terms of derogation strategies including appearance; males in short term relationship group were affected by derogation strategies including appearance more than the males in long term relationship group.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Hemispheric Asymmetry in Expression and Perception of Happiness
    (Turkish Psychologists Assoc, 2012) Gulbetekin, Evrim; Iyilikci, Osman; Amado, Sonia; Cetinkaya, Hakan; Dural, Seda; Çetinkaya, Seda Dural
    Hemispheric asymmetries in happiness expression -which has an important role in interpersonal communication and its perception- have been studied using different techniques. However, it is not clear whether the source of the asymmetry is the poser or the observer. In Experiment I, we investigated on which hemiface (right/left) the expression of happiness was better identified. Subjects evaluated right-sided happy chimeric faces as more expressive. In Experiment II, we examined whether the source of the bias was the observer's hemispheric asymmetry or the poser's facial asymmetry. Stimuli were briefly presented unilaterally, either in the left visual field(LVF)/right hemisphere(RL) or in the right visual field(RVF)/left hemisphere(LH). Faces were recognized faster in LVF condition, but they were evaluated as more expressive in RVF condition. Right-sided happy faces were found to be more expressive in RVF condition. Results indicated LH superiority in the recognition of happy expression and a RH superiority in the duration of facial processing. Additionally findings pointed out a sex difference in subjects' evaluation time and evaluation scores. Men evaluated the stimuli faster in the RH condition than they did in the LH condition; while women evaluated the faces with higher scores in LH than they did in RH condition.
  • Article
    Kadının Fiziksel Çekiciliğinin Değerlendirilmesinde Bel-kalça-oranının Rolü: Göz-izleme Sistemi Verileri
    (2008) Çetinkaya, Seda Dural; Gülbetekin, Evrim; Çeti̇nkaya, Hakan
    Sunulan çalışma ile vücut ağırlığı ve bel-kalça oranının kadında fiziksel çekiciliğin değerlendirilmesindeki rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma örneklemi 18-22 yaşlarındaki 50 erkek ve 50 kadın, heteroseksüel katılımcıdan oluşmuştur. Farklı vücut ağırlığı ve bel-kalça oranına sahip toplam 12 kadını temsil edecek biçimde hazırlanmış üç boyutlu figürler erkek ve kadın katılımcılar tarafından çekicilik açısından öz-rapor tekniği ile değerlendirilmiştir. Değerlendirme sürecinde, katılımcıların figürleri inceleme biçimleri göz-izleme sistemi aracılığıyla kaydedilmiş, böylece katılımcıların rapor ettikleri çekicilik değerlendirmeleri görgül olarak test edilmiştir. Katılımcıların çekicilik raporlarına uygulanan Çok Boyutlu Ölçekleme (ÇBÖ) analizi, değerlendirmelerin vücut ağırlığından ziyade, bel-kalça oranı boyutu temelinde yapıldığına işaret etmiştir. ÇBÖ sonuçları, göz-izleme sisteminden elde edilen verilerle de desteklenmiştir. Öte yandan bulgular çekicilik değerlendirmeleri bakımından kadın ve erkek katılımcıların tercihlerinin farklılaştığına işaret etmektedir. Göz-izleme sistemi verileri, çekicilik tercihlerinde gözlenen söz konusu farklılığı açıklamaya yönelik destekleyici bulgular sağlamıştır. Bu farklılık bağlamında, bel-kalça oranının erkek için adaptif önemi evrimsel açıdan tartışılmıştır. Ek olarak, sunulan çalışmanın önemi, literatürde devam eden yöntemsel tartışma ve sorunlara çözümler üretmiş olması bakımından da değerlendirilmiştir.
  • Article
    Ölçme Eşdeğerliğinin Yapısal Eşitlik Modellemesi ve Madde Cevap Kuramı Kapsamında İncelenmesi
    (2009) Somer, Oya; Çetinkaya, Seda Dural; Can, Seda; Korkmaz, Medi
    Bu çalışmanın amacı kadın ve erkek karşılaştırma grupları için bir kişilik alt ölçeğinden elde edilen veriler kullanılarak, ölçme eşdeğerliğinin MACS ve DIF yöntemleri kapsamında incelenmesi ve bu yöntemlerden elde edilen parametrelere ilişkin sonuçların tartışılmasıdır. Çalışmada katılımcı olarak Somer ve arkadaşları (2004) tarafından geliştirilen Beş Faktör Kişilik Envanteri’nin (5FKE) yetişkin norm örnekleminin Endişeye Yatkınlık alt ölçeğinden alınan 500 kadın ve 500 erkek yer almıştır. MACS analizlerinde LISREL 8.8; DIF analizlerinde PARSCALE 4.1 programları kullanılmıştır. MACS analizleri sonucunda faktör yüklerine karşılık gelen parametrelerin tüm maddeler için kadın ve erkek gruplarında eşdeğer olduğu bulunurken, DIF analizleri sonucunda ölçekte yer alan 10’uncu maddenin ayırtetme parametresinin farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca, MACS analizlerinde regresyon sabitinin ve DIF analizlerinde madde yerleşim parametrelerinin değişmezliğine ilişkin bulgular her iki yaklaşımda da 5., 6., 9., ve 11’inci maddelerin gruplar arasında farklılaştığını göstermiştir. Çalışmada her iki yöntemle elde edilen bulgular benzer sonuçlar vermekle birlikte, söz konusu yöntemlerin avantaj ve dezavantaj durumları göz önünde bulundurulduğunda ölçme eşdeğerliği çalışmalarında her iki yöntemden de faydalanılması önerilmektedir.
  • Article
    Zamana Bağlı Değişimin İncelenmesi: Örtük Gelişme Modelleri
    (2010) Çetinkaya, Seda Dural; Öğretmen, Tuncay; Can, Seda; Korkmaz, Mediha; Somer, Oya
    Bu makalenin amacı, son yıllarda boylamsal ve/veya tekrarlı ölçümlerin zaman içerisindeki değişimlerinin incelenmesinde, varyans analizi gibi klasik yöntemlere alternatif olarak önerilen Yapısal Eşitlik Modellemeleri kapsamında yer alan Örtük Gelişme Modelleri’nin Monte Carlo simülasyon yaklaşımı kullanılarak çalışılmasıdır. Bu çerçevede, simülasyon verileri üzerinden modelin tanıtımı yapılmış ve bulguların yorumlanması üzerinde durulmuştur. Ayrıca 30, 50, 100 ve 200 olmak üzere dört farklı örneklem büyüklüğüne sahip simülasyon verileri kullanılarak örneklem büyüklüğünün testin gücü ve parametre tahminleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda sunulan makale çerçevesinde, (1) Monte Carlo simülasyonu yapılarak analizlerde kullanılacak verilerin üretilmesi, (2) koşulsuz ve koşullu modellerin parametre tahminleri yapılarak sonuçların yorumlanması ve (3) örneklem büyüklüğünün parametre tahmin yanlılığı, standart hata yanlılığı, kapsama alanı ve yüzde anlamlılık katsayısı üzerindeki etkisinin incelenmesi olmak üzere üç aşamalı bir işlem yolu izlenmiştir. Çalışmada sunulan analizlerin tümünde Mplus 5.1 programı kullanılmıştır. Sonuçlar, Örtük Gelişme Modelleri’nin avantaj ve dezavantajları, örneklem büyüklüğünün etkileri ve Mplus programının kullanım avantajları çerçevesinde tartışılmıştır.
  • Article
    Örtük Yumurtlama Hipotezinin Kadında Adet Döngüsüne Bağlı Yüzsel Simetri Değişmeleri Kapsamında İncelenmesi
    (2010) Çetinkaya, Hakan; Çetinkaya, Seda Dural; Gülbetekin, Evrim
    Üç deney ile kadında örtük yumurtlama hipotezi test edilmiştir. İlk deneyde, kadında üreme döngüsünün bir işlevi olarak yüz simetrisindeki değişmeler araştırılmıştır. Bulgular, katılımcıların yüz simetrisinde üreme evreleri boyunca bir değişmenin varlığını ortaya koymuştur. Kadın katılımcılardan elde edilen yüz fotoğraflarının çekicilikleri bakımından değerlendirildiği ikinci deneyde, erkek katılımcılar, yumurtlama evresinde çekilen kadın yüz fotoğraflarını en fazla çekici, adet evresinde çekilen fotoğrafları ise, en az çekici olarak değerlendirmiştir. Dolayısıyla, yüz simetrisindeki değişmelerin erkekler tarafından fotoğrafların çekiciliği temelinde ayırt edilebildiği ortaya konmuştur. Üçüncü deneyde, erkek katılımcıların yarısı (aşina koşulu) aynı kadınların farklı yumurtlama evrelerinde çekilen fotoğraflarını çekicilik açısından değerlendirmiş; diğer yarısı (yabancı koşulu) ise, her bir yumurtlama evresinde farklı bir kadından elde edilen yüz fotoğrafının yer aldığı fotoğraf setlerini çekicilikleri açısından değerlendirmiştir. Yabancı erkek koşulundaki erkekler, aşina erkeklerin tersine, sunulan fotoğrafları çekicilik açısından ayırt etmede başarısız olmuştur. Sonuçlar, kadında örtük yumurtlamanın varlığına işaret ederken, bu örtüklüğün kısmi olduğunu, diğer bir deyişle, yumurtlamanın kadında, özellikle aşina erkekler için, tümüyle örtük olmayabileceğine işaret etmiştir. Çalışma bulguları, kadında yumurtlamanın örtük olmasının erkek için doğurduğu probleme bir çözüm olarak, erkeğin, kadının yakınında kalarak üreme başarısını yükseltme işlevine sahip, bir karşıt psikolojik mekanizma geliştirmiş olabileceği görüşü çerçevesinde tartışılmıştır.
  • Article
    Kadınların Cinsiyet-içi Rekabette Kullandıkları Kötüleme Stratejilerinin Erkeklerin Eş Tercihleri Üzerindeki Etkisi
    (2010) Çeti̇nkaya, Hakan; Karaşar, Asu; Çetinkaya, Seda Dural
    Sunulan çalışma ile kadınların cinsiyet-içi rekabette kullandıkları kötüleme stratejilerinin erkeklerin eş tercihleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda biri ön çalışma olmak üzere toplam dört çalışma yürütülmüştür. Ön çalışmada, diğer üç çalışmada kullanılmak üzere kadınların cinsiyet-içi rekabette kullandıkları kötüleme stratejilerine ilişkin bir ölçme aracı geliştirilmiştir. Birinci çalışma, kadınların cinsiyet- içi rekabette hangi kötüleme stratejilerini daha sıklıkla kullandıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Sonuçlar, kadınların rakiplerinin rastgele cinsel ilişkide bulunduğuna ve sadakatsiz olduğuna yönelik kötüleme stratejilerini, rakiplerinin dış görünüşlerine ilişkin kötüleme stratejilerinden daha sıklıkla kullandıklarını göstermiştir. Erkeklerin eş seçiminde söz konusu kötüleme stratejilerinin hangisinden daha çok etkilendiklerini incelemek amacıyla yapılan ikinci çalışmada ise, ilk çalışmayla tutarlı bir şekilde, erkeklerin rastgele cinsel ilişkide bulunma ve sadakatsizliğe ilişkin kötüleme stratejilerinden daha fazla etkilendikleri bulunmuştur. Üçüncü çalışma, ikinci çalışmada elde edilen sonuçların erkek tarafından planlanan ilişkinin uzun süreli ya da kısa süreli olmasına göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmıştır. Ortalama yapılarıyla çoklu-örneklem doğrulayıcı faktör analizi sonuçlan, rastgele cinsel ilişkide bulunma ve sadakatsizliğe ilişkin kötüleme stratejileri bakımından uzun ve kısa süreli ilişki grupları arasında anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Ancak, dış görünüşe ilişkin kötüleme stratejileri bakımından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur; kısa süreli ilişki durumunda erkeler dış görünüşe ilişkin kötüleme stratejilerinden daha fazla etkilenmiştir.
  • Article
    Mutluluğun Yüzdeki İfadesinde ve Algılanmasında Hemisferik Asimetri
    (2012) İyilikci, Osman; Çetinkaya, Seda Dural; Gülbetekin, Evrim; Çeti̇nkaya, Hakan; Amado, Sonia
    Kişiler arası iletişimde önemli bir rol oynayan mutluluğun yüzsel ifadesine ve algısına ilişkin hemisferik asimetriler farklı tekniklerle çalışılmıştır. Ancak, asimetrinin kaynağının ytizön sahibi mi yoksa, yüzü gözlemleyen kişi mi olduğu henüz açık değildir. Deney I'de mutluluk ifadesinin hangi (sağ/sol) yarı-yüzde daha iyi tanındığı incelenmiştir. Denekler sağ tarafında mutluluk ifadesi bulunan yüzleri daha ifade edici bulmuşlardır. Deney Il'de bu yanlılığın gözlemcideki hemisferik asimetriden mi yoksa poz veren kişinin yüzündeki asimetriden mi kaynaklandığının belirlenmesi hedeflenmiştir. Uyarıcılar çok kısa bir süre ile sol görsel alanda (SOGA) /sağ hemisfere (SAH) veya sağ görsel alanda (SAGA) /sol hemisfere (SOH) sunulmuştur. Yüzler SOGA koşulunda daha htzlı değerlendirilmiş; ancak, SAGA koşulunda daha ifade edici olarak değerlendirlmiştir. Sağ tarafı mutlu olan yüzler SAGA koşulunda daha ifade edici bulunmuştur. Sonuçlar, mutluluk ifadesinin tanınmasında bir sol hemisfer başatlığına ve genel yüz işleme hızında da bir sağ hemisfer başatlığına işaret etmektedir. Ek olarak bulgular, deneklerin değerlendirme süresinde ve değerlendirme puanlarında bir cinsiyet farkı olduğunu göstermiştir. Erkekler, uyarıcıları sağ hemisfer koşulunda, sol hemisfer koşulunda olduğundan daha hızlı değerlendirmişlerdir. Kadınlar ise uyarıcıları, sol hemisfer koşulunda, sağ hemisfer koşulundan daha yüksek puan ile değerlendirmiştir.
  • Article
    Heteroseksüel ve Homoseksüel Aldatılmaya Verilen Tepkilerde Gözlenen Cinsiyet Farklılıklarının İncelenmesi
    (2014) Çeti̇nkaya, Hakan; Hünler, Olga Selin; Çetinkaya, Seda Dural; Can, Seda; Kaya, Alp Giray
    Amaç: Bu çalışma ile kadın ve erkeklerin, farklı aldatılma senaryolarında (homoseksüel ve heteroseksüel) yer alan sadakatsizlik biçimlerinden (cinsel ve duygusal) hangisini daha rahatsız edici buldukları ve bu durumda ortaya çıkan duygu türünün ne olduğunun (öfke, tiksinme, şaşkınlık, üzüntü ve kıskançlık) incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmada, 449 erkek ve 432 kadın olmak üzere toplam 881 katılımcı yer almıştır. Katılımcılar, heteroseksüel veya homoseksüel sadakatsizliğe ilişkin senaryoların yer aldığı iki koşuldan birine tesadüfî olarak atanmış ve sunulan senaryo temelinde, katılımcılardan duygusal ya da cinsel aldatılma durumlarından hangisinin kendilerini daha çok rahatsız edeceğini belirtmeleri istenmiştir. Buna ek olarak, katılımcılardan, seçilen sadakatsizlik türüne bağlı olarak, en fazla hissedecekleri duyguyu belirtmeleri istenmiştir. Sunulan çalışmada, kategorik değişkenler arasındaki çok yönlü etkileşimlerin incelenmesine olanak sağlayan açımlayıcı çok yönlü frekans analizi kullanılmıştır. Bu yöntemle, aldatılmaya verilen tepkilere ilişkin dört kategorik değişkenin yer aldığı, hiyerarşik logaritmik doğrusal bir model geliştirilmiştir. Sonuçlar: Çalışma bulguları, aldatılmanın üremeyle sonuçlanma olasılığına bağlı olarak kadın ve erkek katılımcıların verdikleri tepkilerin farklılaştığını göstermiştir. Tartışma: Sunulan çalışmada farklı duygusal tepkilerin de hesaba katılması ile cinsel ve duygusal sadakatsizliğe verilen duygusal tepkinin kıskançlıkla sınırlı olmadığı bulunmuş, bulgular aldatılma sonrasında ortaya çıkabilecek tepkilerin yordanmasındaki önemi açısından tartışılmıştır
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 2
    Testing the Concealed Ovulation Hypothesis in the Framework of Facial Symmetry Fluctuations Moderated by Menstrual Cycle in Women
    (Turkish Psychologists Assoc, 2010) Çeti̇nkaya, Hakan; Dural, Seda; Gulbetekin, Evrim; Çetinkaya, Seda Dural
    With three studies, a long lived position that women have concealed ovulation, and its possible adaptive value were investigated. In the first study, systematic changes in women across the menstural cycle were elaborated and of those, cyclic changes in the facial symmetry in regularly ovulating women were investigated. The findings showed predictable fluctuations on females' facial symmetry throughout their menstural phases. In order to determine whether the differences among the deviation from the symmetry scores of the facial pictures obtained from four menstural phases (namely, menstural, proliferative, ovulatory, and secretory phases) were detectable by males, in the second experiment, males evaluated the facial-menstural pictures for their attractiveness. The male participants rated the pictures obtained from ovulatory phases as the most attractive of all. Also they found the pictures obtained from the menstural phases to be least attractive. In the third study, half of the male participants (familiar males) rated four menstural pictures obtained from the same females, the other half of them (unfamiliar males) rated four menstural pictures, but this time each of which obtained from different females. The males in the latter group were not able to distinguish attractiveness of the facial pictures of different females. The results indicate that although there is some extent of concealment of ovulation in women as an adaptation, it is not completely concealed, especially from the familiar (or pair-bonded) males. Thus, men might have equipped with a counter-adapt, a mental device, through their evolutionary history to cope with the problem of concealment of ovulation in women by staying with her and observing the cyclic changes on her facial attractiveness.