TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Course of Treatment of Chronic Bleeding and Anemia with Systemic Bevacizumab Treatment in Hereditary Hemorrhagic Telangiectasia: A Retrospective Cohort
    (Türkiye Klinikleri, 2023) Durak, Emine; Ugur, Mehmet Can; Gediz, Fusun
    Amaç: Kalıtsal hemorajik telenjiyektazi (HHT), anormal anjiyo- geneze neden olan otozomal dominant bir hastal ıktır. Son y ıllarda, özel- likle şiddetli HHT formlarının tedavisi için hedefe yönelik tedavilere olan ilgi artmaktadır. Bu tedavi seçeneklerinden biri de vasküler endotelyal bü- yüme faktörü inhibitörü bevasizumabtır. Bu çalışmanın amacı, HHT tanısı alan hastalarda sistemik bevasizumab kullanımının kronik kanama seyri ve anemi tedavisindeki etkisini ara ştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Bevasi- zumab kullanan hastaların tedavi yanıtı ve yan etkileri retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 51,5 yıl idi. Ortalama tedavi süresi 15,4 (4-25 ay) aydı. Tüm hastalara 2 hafta arayla ilk 4 doz 5 mg/kg intravenöz bevasizumab uygulandı. Bevasizumab idamesi 5 mg/kg dozunda aylık periyotlarla devam etti. Bevasizumab tedavisi ile hemoglo- bin değerlerinde artış, epistaksis şiddet skorunda parenteral demir ve erit- rosit transfüzyon gereksiniminde azalma sağlandı. Gözlenen yan etkiler, 1 hastada alerjik döküntü ve 1 hastada artralji idi. Yan etkiler nedeniyle hiç- bir hastada tedavinin kesilmesi gerekmedi. Sonuç: Bevasizumab, kontrol edilmediği takdirde ölümcül olabilen HHT’de umut verici bir tedavi seçe- neğidir. Bununla birlikte, tedavi protokolleri ve advers olayların yönetimi konusunda global konsensus sağlamak için daha kapsamlı çalışmalara ih- tiyaç vardır.
  • Article
    Effect of CTLA-4 and TNF-α Gene Polymorphisms on Inhibitor Development in a Turkish Cohort of Severe Hemophilia A Cases with Intron 22 Inversion Mutation: An Analytical Study
    (Türkiye Klinikleri, 2022) Ozbek, Namik Yasar; Akgun, Bilcag; Mehdiyeva, Humay; Onay, Huseyin; İsik, Esra; Özen, Başak Durmuş; Atık, Tahır; Durmuş, Başak; Alpay, Araz; Köse, Melis; Ozkinay, Ferda; Evim, Melike Sezgin
    Amaç: Hemofili A (HA) hastalarında faktör VIII’e karşı inhibitör adı ve- rilen nötralizan antikorların gelişmesi en önemli tedavi komplikasyonudur. İnhi- bitör gelişimi ile ili şkili faktörler 2 gruba (genetik ve genetik olmayan) ayr ılır. F8 geni mutasyon tipi d ışındaki genetik faktörler aras ında aile öyküsü, etnik köken, insan lökosit antijen haplotipi ve immün sistemde rol oynayan genlerdeki birtakım polimorfizmler bulunur. Bu çalışmada, intron 22 inversiyon (inv22) mu- tasyonu taşıyan ağır HA hastalarından oluşan bir kohortta CTLA-4 (c.-318C> T; rs5742909 ve c.49A>G; rs231775) ve tümör nekrozis faktör alfa ( TNF-α) (c.-308G>A; rs1800629) gen polimorfizimleri ile inhibitör geli şimi arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya, inv22 mutasyonu taşıyan 94 ağır HA hastası dâhil edildi. Hastalar, inhibitör varl ığına göre 2 gruba ayrıldı: İnhibitör pozitif ve inhibitör negatif. Her iki grupta da San- ger dizi analizi yöntemi kullanılarak CTLA-4 geninde c.-318C>T; rs5742909 ve c.49A>G; rs231775 ve TNF-α geninde de c.-308G>A; rs1800629 polimorfizim- leri araştırıldı. Bulgular: Bu çalışmada, inv22 mutasyonu ta şıyan ağır HA has- talarında CTLA-4 polimorfizmleri ile inhibitör gelişimi arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bununla birlikte, TNF-α genindeki c.-308G>A varyantının A al- lelinin, bu hastalarda inhibitör gelişimi için artmış risk ile ilişkili olduğu bulun- muştur. Sonuç: İnv22 mutasyonu ta şıyan a ğır HA hastalar ında, CTLA-4 genindeki c.-318C>T ve c.49A>G varyantları inhibitör gelişimi ile ilişkili değil- dir, oysa TNF-α genindeki c.-308G>A varyantı, A alleli, inhibitör gelişme riski ile ilgilidir.
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Vinorelbine Induced Serpentine Supravenous Hyperpigmentation
    (Türkiye Klinikleri, 2022) Yetut, Ahsen Duygu; Dirican, Ahmet; Çelik, Cumali; Erdogan, Atıke Pınar; Taş, Semra; Ekinci, Ferhat
    Serpentine supravenous hyperpigmentation (SSH) is a rare complexity arising from antineoplastic therapy. Vinorelbine, a\rchemotherapeutic drug that is frequently used for the treatment of breast and lung cancer, contributes to the etiology of SSH. A 54 years old\rmale patient was being treated for lung adenocarcinoma. An intravenous (IV) infusion of vinorelbine was administered in the distal dorsal vein\rof the left forearm. Erythematous hyperpigmentation at the infusion area was observed a week after the administration of the chemotherapeutic\rdrug. The initial symptoms of SSH usually appear between 1 to 15 days post IV administration of a cytotoxic drug, and it spontaneously becomes\rhyperpigmented within 1-3 weeks. However, these local reactions can be prevented by applying IV infusion for a short period (15-30\rmin) along with adequate venous irrigation (75-124 mL) instead of bolus administration. The termination of the drug can also be considered.