TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
9 results
Search Results
Article Further Results on "an Endogenous Growth Model With Embodied Energy-Saving Technical Change"(2008) Yetkiner, İ Hakan; Zon, Adriaan VanBu çalışmada, Romer (1990) çalışmasını modelin ara-mal sektörüne enerji-tasarruf eden teknik değişmeler içeren enerji kullanımını ekleyerek genişleten van Zon ve Yetkiner (2003) çalışmasına yenilenemeyen enerji sektörünü ekleyerek yeni sonuçlar elde ettik. Van Zon ve Yetkiner (2003) çalışmalarında dışsal değer olarak alınan enerji fiyatının büyüme oranının ekonomik büyüme oranını olumsuz yönde etkilendiğini göstermişlerdir. Bu çalışmada biz enerji fiyatının büyüme oranını modele yenilenemeyen enerji sektörünü ekleyerek içselleştirdik. Modeli kapatmamız karşılaştırmalı durağandurum analizleri yapmamıza olanak sağladı. Analizlerimiz gösterdi ki teknoloji parametreleri ekonomik büyümeyi desteklerken diğer parametreler olumsuz yönde etkilemektedir.Article Finansal Serbestleşme ve Firma Finansmanı(2011) Esen, Oğuz; Duman, AlperEkonomik büyümenin en önemli unsuru yatırımlar olduğu için firmaların yeterli, güvenilir ve düşük maliyetli finansman kaynaklarına kolayca ulaşabilmesi gerekir. Firmaların yatırımlar için gerekli fonları yaratırken karşılaştıkları en önemli sorun kredi kısıtlamalarıdır. Finansal serbestleşme bu sorunu aşmanın bir yolu olarak sunulmaktadır. Buna göre, finansal serbestlik politikaları ile finansal kısıtların azalacağı ya da ortadan kalkacağı böylece firmaların daha fazla yatırım yaparak ekonomik büyümeyi hızlandıracağı düşünülür. Ancak, bunun olabilmesi büyük ölçüde bu politikaların firma finansmanına etkisine bağlıdır. Bu çalışmada amacımız finansal serbestleşmenin gelişmekte olan ülkelerde ve özellikle Türkiye’de firmaların finansman yapısını ne ölçüde etkilediğini tartışmaktır. Son yirmi yıldaki veriler aracılığıyla finansal serbestleşmenin firma finansman yapısını teoriye uygun bir biçimde gerçekleşip gerçeklemediği tartışılmıştır. Türkiye ekonomisi açısından ulaşılan en önemli sonuç, finansal serbestleşme politikalarının firma finansman yapısını değiştirmediğidir.Article Ibn Khaldun's Asabiyya for Social Cohesion(2012) Sümer, Beyza14. yüzyılda yaşamış olan meşhur tarihçi, ekonomist ve sosyolog Ibn Khaldun insan topluluklarının ekonomik, sosyal ve siyasi gelişimlerini sistematik olarak incelemiştir. Bu kapsamlı analizinde, büyük ölçekli bir arada yaşama arzusunun bazı insanlarda diğer insanlara göre daha fazla olmasının bir nedeni, bir faktörü olması gerektiğini öne sürmüştür. Büyük ve güçlü devletlerin ortaya çıkmasına neden olan bu faktöre asabiyya adını vermiştir. Ibn Khaldun bu kavramı klasik kullanımından ödünç almış ve buna yeni ve pozitif bir mana yüklemiştir. Asabiyyanın orijinal anlamı birbirlerine kan bağı ile bağlı insan grubu demektir. Bir bireyin kendini en yakın hissettiği grup, ortak atalarının da bulunduğu kendi kavmidir. Ibn Khaldun asabiyya kavramını yeniden değerlendirmeye almış, insan gruplarını sadece kan bağı ile birbirlerine bağlı olmaları bakımından değil fakat aynı grubun üyeleri olarak uzun ve sürekli bağlantı içinde olmaları bakımından değerlendirmiştir. Böylece asabiyya, grup bilinci, grup duygusu, dayanışma duygusu anlamını almıştır. Bu çalışmada Ibn Khaldun’un asabiyya kavramı incelenmiş ve Avrupa Birliği, Türkiye ve diğer siyasi oluşumlarda asabiyya kavramının sosyal kaynaşma için temel bir kavram olarak kullanılıp kullanılamayacağı sorgulanmıştırArticle A Remark on the Form of Accumulation Functions in Economic Growth Models(2012) Yetkiner, İ HakanBu çalışma ekonomik büyüme modellerinde değişkenin doğasının gerektirdiği doğru birikim denkleminin önemini göstermek için tasarlanmıştır. Ekonomik büyüme alanyazınında içsel büyüme modellerinin ortaya çıkmasından sonra birikim denklemlerinde, kuramsal olarak gerekiyor olsa bile, karşı-yönde hareket eden bir kuvvet daha çok ihmal edilmeye başlandı. Bu (yanlış) varsayım içsel büyüme elde etmek için en azından bir üretim faktöründe azalan marjinal verim kanununun ihmal edilmesi gerçeğine dayanıyordu. Ne var ki bu kural aşağıdaki potansiyel yanlış varsayıma yol açabilir: azalan marjinal verim doğru durağan durum dengesi sonucunu elde etmek için yeterlidir. Bu çalışmada, değişkenin doğası gereği gerekli iken, birikim denkleminde karşı-yönde hareket eden kuvveti ihmal etmenin, azalan verim kanunu sağlasın ya da sağlamasın, modelin sonuçlarını (yanıltıcı yönde) değiştirebileceğini iddia ediyoruz.Article Türkiye Ekonomisinde İthalat Artışı: Bir Girdi-çıktı Analizi(2012) Duman, Alper; Özgüzer, Gül ErtanBu çalışma ihracatta aynı hızda bir artış olmadan ithalatta gözlemlenen dikkate değer artışı daha önceki çalışmalardan farklı olarak imalat sektörü haricindeki sektörleri de dikkate alarak açıklamayı amaçlamaktadır. 1998 ve 2002 Girdi-Çıktı tabloları kullanılarak, 12 sektör için ithalat bağımlılık oranları hesaplanmış ve "toptan ve parekende ticaret; motorlu taşıtların ve ev eşyalarının tamiri" sektörünün artan ithalat bağımlılığına ve dolayısıyla artan ithalata katkısnın imalat sektörünün katkısından daha büyük olduğu saptanmıştırArticle Türkiye'de Sendika Üyeliğinin Kamu ve Özel Sektördeki Ücretler Üzerindeki Etkileri(2016) Duman, Alper; Duman, AnılMakalede Türkiye'deki sendika ücret primi kamu ve özel sektör ayrımı yapılarak 2002 ve 2011 yılları için incelenmiştir. Sektörler arasında sendikaların ücretleri belirlemesi bakımından önemli farklar mevcuttur. Düşük sendikalaşma oranlarına rağmen Türkiye'de sendikalı işçilerin ücretleri sendikasız işçi ücretlerinden daha yüksek seviyelerdedir ve bu fark özel sektör için daha da belirgindir. OaxacaBlinder ayrıştırması yöntemi ile özel sektörde kamu sektörüne oranla beşeri sermayenin daha önemli olduğu bulunmuştur. Araştırmada şirket ve çalışan niteliklerinin ücret primlerindeki bu ayrışmada önemli rol oynadığına işaret edilmiştir. Buna rağmen, sendikalı olmak şirket ve çalışan nitelikleri kontrol edildikten sonra dahi her iki sektörde de ücretlerde belirgin bir iyileşme sağlamaktadır. Ayrıca, kamu sektöründe daha kurumsallaşmış ve sendika kapsamı dışındaki işçilere de uygulanabilecek ücret belirleme pratikleri vardır. Özel sektörde ise ücretler şirket düzeyinde ve ikili anlaşmalar ile belirlenmekte olduğu için sendikalı olmayan işçileri kapsaması düşük bir olasılıktır. JEL Sınıflaması: J31, J51Article İzmir'de İş Ağları: Göçmenler Neden Farklı?(2016) Duman, Alper; Göksel, İdilBu çalışmanın amacı, ağ faktörünün iş bulma olasılığı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmada İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin İzmir Ticaret Odası, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) işbirliğinde yürüttüğü bir proje için TÜİK tarafından İzmir ili dahilinde hazırlanmış bir veri seti kullanılmıştır. Türkiye'nin en büyük üçüncü şehri olan İzmir, vasıflı ve vasıfsız göçmenlerce cazip bulunmuş ve tercih ettikleri duraklardan biri olmuştur. Göçmenlerin istihdama katılmadaki göreli başarıları ile kullandıkları iş arama kanalları arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Bu çalışmada iş arama kanalları resmi/bireysel ve ağ şekilleri olarak ayrıştırılmıştır. Resmi/bireysel kanallar, iş eşleştirmesi için Türkiye İş Kurumu'na kaydolmayı, ilanları incelemeyi ve firmalara bireysel olarak başvurmayı içermektedir. Ağ şekli, iş yönlendirmesi ya da iş ile ilgili bilginin tanıdıklar ve akrabalar yoluyla yayılmasıdır. Göçmenlerin ağ kanallarını kullanmada bir karşılaştırmalı üstünlükten faydalandığı ve dahası bu ağ üstünlüğünün daha az eğitimli çalışanlar için daha güçlü olduğu bulunmuştur.Article Sürdürülebilirlik Raporlarının Kurumsal Marka Bakış Açısı İle Analizi: Arçelik Örneği(2019) Albayrak, Raif Serkan; Arslan, ZeynepÇalışmada, bir sürdürülebilirlik raporu örneği kullanılarak, kurumsal markakavramlarının sürdürülebilirlik unsurlarıyla nasıl ilişkilendirildiği tartışılmıştır.Araştırmanın kurumsal sürdürülebilirliğe ilişkin değişkenleri, BİST SürdürülebilirlikEndeksi’ne dâhil olma kriterlerini temel alan 54 adet unsurdan oluşmaktadır. Kurumsalmarkaya ilişkin değişkenler ise, Hatch ve Schultz’un (2003) vizyon, kültür ve imaj modelinitemel alan 51 adet unsurdan oluşmaktadır. Buna göre, Arçelik firmasının 2015 yılına aitkurumsal sürdürülebilirlik raporu, ilk adımda toplam 105 unsura göre kodlanarak tematikiçerik analizi yapılmış, bu analiz sonunda ortaya çıkan kavramlar arası yakınlık ilişkileriSemantik Ağ Analizi kullanılarak görselleştirilmiş ve kümeleme analizine tabii tutulmuştur.Analiz sonucunda 3 adet bulgu ortaya çıkmıştır. İlki; Arçelik’in sürdürülebilirlikraporunda, sürdürülebilirliğin ekonomik-sosyal boyutu ile çalışanları odak noktaya aldığı,sürdürülebilirliğin uygulamasını öncelikle onlar üzerinde gerçekleştirdiği ve çalışanlarvasıtasıyla diğer çoklu paydaşlara ulaşmakta olduğudur. İkincisi, sürdürülebilirliğinçevresel ve ekonomik boyutları ile müşteriler ve tedarikçilerin yakın ilişkidekullanılmasıdır. Sonuncusu, çalışanlar ve tedarikçiler arasında etik algı, müşterilere karşıise çevreye duyarlı imaj oluşturmanın amaçlandığıdır. Bu çalışmanın alan yazına iki katkısıbulunmaktadır. Birincisi, sürdürülebilirlik raporlarının önceden belirlenen birperspektiften (kurumsal marka) incelenmesi ve ikincisi kavram frekansları yerine analizdekavramlar arası ilişkilerin kullanılmasıdır.Article Türkiye’nin İhracatının Yapısı ve Teşvik Politikaları(2020-07-24) Özgüzer, Gül ErtanÜrün portföyünü çeşitlendirebilen ve karmaşık ürünler üretip ihraç edebilecek kabiliyetler kümesi geliştiren ülkeler hızlı büyüyor ve ekonomileri kalkınıyor. Bu çalışmada karmaşıklık ve çeşitlilik kavramları merkeze alınarak Türkiye'nin 1995 ve 2015 yılları arasındaki ihracat kompozisyonundaki yapısal değişim ve bu değişimin Türkiye’de uygulanan teşvik politikalarıyla ilintisi incelenmektedir. Türkiye ihracatını karmaşıklığı yüksek seviyede olan ürünlere doğru çeşitlendirememiş ve dolayısıyla ihracat yapısını dönüştürememiştir. Bu başarısızlıkta Türkiye'nin 1995 yılından sonra seçici sektörel teşvik politikalarını terk etmesinin rolü vardır.
