TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 21
  • Article
    Yaşamın Çevrimiçi Okulu: Alain de Botton’un ‘The School Of Life’ Oluşumunun Strateji ve Taktik Olarak Analizi
    (2020-12-31) Gürsoy, A. Özgür; Karanfil, Gokcen
    Bu çalışma genel olarak popüler kültürün iktidar, direniş ve öznellik gibi olgulara olanak tanıyan bir alan yaratma potansiyelini ve bu potansiyelin varlığına dair eleştirel yaklaşımları tartışmaya açmaktadır. Çalışmada, Michel de Certeau ve Michel Foucault’nun “strateji” ve “taktik” kavramlarını birbirlerine yakın ama farklı şekilde tanımlamalarından faydalanılarak, popüler kültüre dair iki temel yaklaşımın örtüşme noktaları tespit edilmeye çalışılmıştır. Makale, bu iki kavramın popüler kültür çalışmalarında analitik bir araç olarak kullanımının, yani strateji ve taktiklerin birbirini karşılıklı koşullayışının, şu durumu görünür kıldığını ileri sürmektedir: Kültürel ürünlerin esasen çift-değerli oluşları ve sınırlayıcı stratejiler ile özgürleştirici tersine dönüşlerin aynı zemini paylaştıklarını. Öyleyse popüler kültürel ürünlerin kültür endüstrisinin baskısına karşı kullanımı ancak stratejilerin yapılandırdığı bir mekânın içinden mümkün olacaktır. Çalışmanın ampirik boyutunu bir popüler kültür figürü olan Alain de Botton’un kurduğu The School of Life isimli kişisel gelişim oluşumunun analizi oluşturmaktadır. Makale söz konusu organizasyonun özellikle YouTube kanalını ve çevrimiçi satış mecrasını, belirtilen kuramsal çerçeve içinde inceleyerek, The School of Life’ın (ve benzer kişisel gelişim organizasyonlarının) bir analizini sunmaktadır.
  • Article
    Eleştiri ve Polemiğin Ötesinde: Çevrimiçi ve Dışı Kamusal Tartışmalar Üzerinden Bakım Etiğinin Sınırlarının Sorgulanması
    (2023-11) Gürsoy, Ali Özgür
    Bu makale günümüzde çevrimiçi ve dışı kamusal iletişimin bakım etiğine dair sunduğu sınırları incelemektedir. Makalenin argümanı dört aşamadan oluşmaktadır. İlk olarak iki argümansal stil—kritik ve polemik— modernitede etkili olmuş iki etik teorisiyle ilişkilendirilmekte ve kendimizi bu terimlerin kurduğu kuramsal çerçeveye sıkıştırmanın oluşturduğu kavramsal salınımlar gösterilmektedir. İkinci olarak, bakım etiğinin bu salınımları aşmakta ümit verici kaynaklara sahip olduğu iddia edilmektedir. Üçüncü olarak, bu kaynakların merkezinde bakım etiğinin bağımlılık ve bağımsızlık arasındaki zıtlığı yeniden düşünmemizi sağlayan ve ahlak ile siyaset arasındaki sınırları sorgulayan argümanları konumlandırılmaktadır. Son olarak, bakım etiğinin karşılaştığı en önemli sınırın, genellikle iddia edildiğinin aksine evrensel normlar veya kesin standartlar sunamaması değil, günümüz siyasası yaşamını tanımlayan dissensus olarak anlaşmazlığı yeterince sorgulamaması olduğu iddia edilmektedir.
  • Article
    Eleştiri ve Polemiğin Ötesinde: Çevrimiçi ve Dışı Kamusal Tartışmalar Üzerinden Bakım Etiğinin Sınırlarının Sorgulanması
    (2023-11) Gürsoy, Ali Özgür
    Bu makale günümüzde çevrimiçi ve dışı kamusal iletişimin bakım etiğine dair sunduğu sınırları incelemektedir. Makalenin argümanı dört aşamadan oluşmaktadır. İlk olarak iki argümansal stil—kritik ve polemik— modernitede etkili olmuş iki etik teorisiyle ilişkilendirilmekte ve kendimizi bu terimlerin kurduğu kuramsal çerçeveye sıkıştırmanın oluşturduğu kavramsal salınımlar gösterilmektedir. İkinci olarak, bakım etiğinin bu salınımları aşmakta ümit verici kaynaklara sahip olduğu iddia edilmektedir. Üçüncü olarak, bu kaynakların merkezinde bakım etiğinin bağımlılık ve bağımsızlık arasındaki zıtlığı yeniden düşünmemizi sağlayan ve ahlak ile siyaset arasındaki sınırları sorgulayan argümanları konumlandırılmaktadır. Son olarak, bakım etiğinin karşılaştığı en önemli sınırın, genellikle iddia edildiğinin aksine evrensel normlar veya kesin standartlar sunamaması değil, günümüz siyasası yaşamını tanımlayan dissensus olarak anlaşmazlığı yeterince sorgulamaması olduğu iddia edilmektedir.
  • Article
    Individual Spontaneity and the Possibility of Community in Mead’s Social Psychology
    (2024-05-29) Gürsoy, Ali Özgür
    The central question of the present study is how to understand the spontaneity of the social self in George H. Mead’s account of the genesis and structure of the self. Its argument develops in three stages. First, I provide a brief discussion of the notion of the self in relation to social existence in Hegel in order to highlight some salient features that will prefigure some of the claims that Mead makes. Second, I discuss Mead’s theory in greater detail in order to emphasize the role of communication and ‘attitude-taking’ in the constitution of the self. These factors comprise what is particularly original in Mead’s account. Finally, I offer an evaluation of Mead’s key claims in the context of certain questions concerning the relationship between the individual and community. I think that Mead provides a sound scheme by means of which we can understand the constitution of the self as a social phenomenon and communities as dynamic systems susceptible to transformation in response to individual and/or group action, i.e., without reifying communities. However, the dynamics of social change, for the most part in terms of ‘adaptation’ in Mead’s account, needs some modification, if we want to understand those periods of social upheaval during which the continuity between the ‘old’ and the ‘new’ seems minimal.
  • Article
    The Communicability of Pleasure and the Pleasure of Communication: The “obligation” of Aesthetic Feeling in the Critique of the Power of Judgment
    (2024-06-03) Gürsoy, A. Özgür
    Kant makes a puzzling claim in the Critique of the Power of Judgment concerning the connection between the feeling of pleasure occasioned by the appreciation of an object as beautiful and the universal communicability of this aesthetic feeling: on the one hand, he claims that this feeling is due to the free play of the faculties of imagination and understanding, and on the other hand, that it has its ground in the very communicability of this pleasure. The central argument of the present study is that it is possible to clarify the relation between the feeling of pleasure occasioned by the reflective judging of an object and the universal communica- bility Kant attributes to such a judging by grasping the demand for a ‘universality without concept’ claimed by a pure judgment of taste in terms of what appears to be a problematic relationship of grounding between the shareability of pure aesthetic feeling and the reflective activity of the mind. I will claim that this relationship can be rendered clearer by an explication of the ‘share’ of disinterestedness, purposiveness, and subjective universal validity claims in pure judgments of taste and brought together in the notion of a common sense (sensus communis). What thereby comes into view is an original orientation in the world that is presupposed by explicitly theoretical and practical judgments.
  • Article
    Historical Action and Narrative in the Context of Historiography in Ricoeur and Ranciere
    (2024-05-07) Gürsoy, A. Özgür
    The argument of this study is that a critical encounter between the ‘historiographical’ texts of Ricoeur and Rancière on the theme of historical action and narrative provides us with a fruitful approach to the political stakes of the act of writing history. More specifically, I claim that attention to how these two authors frame narrative agency in the construction of our identities in history reveals two points of salience that give orientation to our attitude toward history, namely, disruption and harmony. Framing history as a problem in this way makes visible the centrality of how to conceive agency within the two poles of modern existence: on the one hand, statistical regularities that govern behavior in the form of impersonal forces and, on the other, individual projects, the trajectories of which form a coherent life (and define autonomy for the subject). The merit of narrative history is to bridge these poles; but it thereby occludes the antagonisms characteristic of modernity. It is in order to make these visible that we need a disruptive attention to the way narratives are constructed retrospectively.
  • Article
    From Company Wireless To State Radio
    (2004) Kocabaşoğlu, Uygur
    Bu makale, Türk radyo yayıncılığının tarihini, 1927 yılında radyonun yayına başlamasından 1964 yılında Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun (TRT) kuruluşuna kadarki süre içersinde, radyonun Türkiye'nin siyasal ve sosyal yapısı üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurarak sunuyor. 1926'da bir özel anonim şirket olarak kurulan radyo 1936'da hükümet kararnamesiyle "devletleştirilmiştir." Yaklaşık 10 yıl gibi kısa bir süre içersinde büyük gelişmeler yaşanmış ve radyo alıcılarının sayısı 10,000'lerden 200,000'lere çıkmıştır. Bu durum hem savaş hem de 1937 tarihli Telsiz Yasası ile açıklanabilir. Radyo programlarının sayısı ve kalitesi artarken, içerikleri devletin emrinde resmi ideolojiyi yaymaya devam etmiştir. Her ne kadar radyo, kamusal bir kurum olarak tasarlanmış ve yürütülmüş olsa da, ne programların içeriği ne de seslendiği kesim toplumun genel çoğunluğuyla örtüşmüştür. Radyo, 1950'lerin ortasından 1960 Mayıs'ına kadar Demokrat Parti Hükümeti tarafından muhalefete karşı bir silah olarak kullanılmıştır. 1960 askeri darbesiyle birlikte devlet radyosunun kullanımına ilişkin yeni kanunlar ve düzenlemeler getirilmiş; 1964 yılında Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) oluşturulmuştur.
  • Article
    Medya ve Diyaspora: Türkiye'de Ulusaşırı Yayıncılığın Dinamikleri
    (2011) Karanfil, Yüksel Gökçen
    Bu makale Türkiye’de ulusaşırı yayıncılığın dinamiklerini tartışmayı amaçlamaktadır. Tartışma iki ana başlık altındadüzenlenmiştir. İlk bölümde ulusaşırı kitle iletişim süreçlerinin dünya genelinde sosyal, ekonomik ve tarihsel arka planıoluşturulmaya çalışılmış ve Türkiye özelinde ulusaşırı yayıncılığın bu süreçlere nasıl eklemlendiği incelenmiştir. Makaleninikinci bölümünde ise Türkiye özelinde ulusaşırı yayıncılığın üretim süreçleri ele alınmıştır. Bir diğer deyişle Türkiye’den ulusaşırıyayın yapan medya kuruluşlarının hedef izleyicilerini nasıl kurguladıkları sorusuna cevap aranmıştır. Makalenin amacı, Türkiyeözelinde ulusaşırı yayıncılık olgusunun genel bir fotoğrafını yayıncılık perspektifinden çekmeye çalışmaktır. Bunun için, temelolarak kurumsal analizlerden ve üst düzey medya çalışanları ile yapılmış görüşmelerden faydalanılmıştır.
  • Article
    Kadınlar Dile Gelince: Kuzey Kıbrıs'tan Ev,kamusal Yaşam ve Kadınlık Halleri Üzerine Anlatılan
    (2011) Alankuş, Sevda; Aliefendioğlu, Hanife; Behçetoğulları, Pembe
    Bu makale Kıbrıslı kadınların modernite, çalışma hayatı, savaş ve yerinden edilme deneyim ve algılarının izlerini sürerek ve analiz ederek bir eksiği tamamlamayı amaçlamaktadır. Araştırmamız iki grup kadınla yapılan görüşmelere dayanmaktadır; a) İngiliz sömürge döneminde okula giden ve çalışan kadınlar; b) adadaki etnik çatışmalar sırasında evlerini kaybeden ve yerlerinden edilen kadınlar. Bizler Kıbrıs'ta modernitenin Helen, Osmanlı/Türk ve ingiliz kaynaklarından beslenen zemini sorgulanmadan yazılmayacağına inanıyoruz. Bu çalışma, Kıbrıslı kadınların bakış açısından onların anlatılarını sunar ve analiz ederken tarihin yeniden yazımında teorik ve metodolojik bir zemin olarak kabul edilen sözlü tarihi kullanır.
  • Article
    Sosyal Medyada 2011 Genel Seçimleri: Nicel - Nitel Arayüzey İncelemesi
    (2012) İslamoğlu, Gözde; Bayraktutan, Günseli; Doğu, Burak; Telli, Aslı Aydemir; Çomu, Tuğrul; Binark, Ferruh Mutlu
    Bu çalışma “Sosyal Medya Ortamlarının Siyasal İletişim Uygulamaları Açısından İncelenmesi: Türkiye’de 2011 Genel Seçimlerinde Facebook ve Twitter’ın Siyasi Parti ve Liderler Tarafından Kullanılması” adlı TÜBİTAK destekli (Kasım 2011-Kasım 2012) araştırma projesi kapsamında kullanılan nicel ve nitel arayüzey incelemesi üzerine metodolojik bir değerlendirme içermektedir. Araştırma projesinde Web 2.0’ın demokratik katılım kaynaklı yurttaşlık kültürünün gelişmesine katkıda bulunduğu varsayımdan hareketle, sosyal medya ortamlarından Facebook ve Twitter’ın, Türkiye’de siyasi partiler ve liderleri tarafından 2011 Genel Seçimleri’ndeki kullanım pratiği incelenmektedir. Sosyal medya arayüzeyinde siyasi partilerin ve liderlerinin iletileri ile seçmenlerin/yurttaşların e-tartışması arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmada, bu amaçla, Facebook ve Twitter’daki siyasi parti ve liderlerin resmi hesaplarını incelemek üzere nicel ve nitel içerik çözümlemesi için araştırma ekibi tarafından teknik bir şablon geliştirilmiştir. Bu çalışmada, yukarıda kısaca tanıtılan projenin kuramsal çerçevesi temelinde, sosyal medya ortamlarına yönelik (bu örnekte Facebook ve Twitter) nicel-nitel içerik çözümlemesiyle ilgili arayüzey incelemesi araştırma yöntem ve teknikleri kapsamında tartışılacaktır. Bu nedenle, çalışmada ilk olarak, araştırma ekibinin “Facebook ve Twitter’da nicel ve nitel içerik çözümlemesi nasıl yapılır, nasıl yapılmalıdır?” tartışması ve bu araştırma için kullanılan kodlama cetvelinin biçimlendirilmesi süreci sunulacaktır. İkinci olarak, kodlama cetvelinin uygulandığı 2011 Genel Seçimlerinde siyasi parti ve liderlerin kullandığı Facebook hesaplarına ait duvarlar ile Twitter gönderilerinden bazı örnekler sunularak, veri tabanının oluşturulması süreci aktarılacaktır. Son olarak, siyasal iletişim ve yeni medya çalışmaları arakesitinde, yeni medya kullanımını incelemeye yönelik araştırma teknik ve araçlarının geliştirilmesi çabası tartışmaya ve değerlendirmeye açılacaktır. Bu tartışmanın kendisinin doğrudan yeni medya çalışmalarında arayüzey üzerine yapılacak saha çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.