TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
6 results
Search Results
Article Transforming the Judiciary Into the Rulers’ Proxies: the Case of Hagia Sophia(2022-12-18) Bahçeci, Barış; Yolcu, SerkanThis article examines from a critical perspective the judgment of the Turkish Council of State (Danıştay) in 2020, which invalidated the executive decision of 1934 regarding the designation of Hagia Sophia in Istanbul as a museum. We argue that Council of State did not really perform adjudication of a legal dispute in this case, but rather functioned as a proxy of the executive power for particular reasons. As a matter of fact, we argue the justifications regarding the case law of the European Court of Human Rights (ECtHR) and the right to property on which the decision was based to be a falsification. Moreover, the developments before and after the decision demonstrate this judgement to be a product of a non-judicial motivation. Lastly, the sequence of political actions regarding the conversion of several other museums into mosques that have been observed in Turkey over the last ten years implies the non-judicial dynamics behind the Council of State’s decision regarding Hagia Sophia. Our analysis reveals the political decisions that would possibly be the subject of criticism by domestic opponents and the international community to have been eliminated by referring the issue to the packed courts in order to avoid all undesired consequences.Article Shifting Financial Privileges From Dynasty To Parliament in the Emergence of Modern Turkiye(Istanbul University Press, 2023-09-27) Bahçeci, BarışThis study deals with the emergence of modern Turkey in the axis of the change in financial privileges. In this respect, the acts of the parliaments are analysed with a descriptive approach. While the parliament conducted the liquidation process of the Ottoman dynasty, it also created some new privileges for its members. This study examines this simultaneous process. The liquidation process started in 1908 with the establishment of a constitutional monarchy initiated by the Committee of Union and Progress (İttihat ve Terakki Cemiyeti). Only after 1920, a national assembly convened under a new leadership in Ankara continued the process and seized the assets of the dynasty, ended tax privileges, and cut their allowances in 1924. However, during the same period, parliament extended the financial status of its members with laws enacted even unconstitutionally. Despite that allowances of MPs were increased, and rules creating pension rights turned into a legislative behaviour that set an example for the following decades too. Moreover, parliament also established financial privileges by tolerating the economic activities of its members. Thus, financial privileges based on blood ties were replaced by another type of privileged status in parallel with the transfer of sovereignty. © The Author(s), 2023.Article Çeşitli Ülkelerdeki Kamu Özel Ortaklığı Uygulamalarının Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi(2011) Kasapoğlu Turhan, Mine; Kasapoğlu, Mine TurhanKamu özel ortaklığı kavramı dünyada 1990'lı yıllarda ortaya çıkmıştır. Kamu özel ortaklığı (KÖO), idare ile özel sektör arasında uzun süreli bir sözleşme ilişkisine dayanan ve kamu hizmetlerinin görülmesine ve/ veya finansmanına idare ile özel sektörün birlikte katılmasını öngören, finansman, altyapı ve hizmet sağlama modellerinin tümü için kullanılan bir üst kavramdır. Türkiye'de bu kavram 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na 2005 yılında eklenen bir madde (ek madde 7) ile gündeme gelmiştir. KÖO modelleri dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır. Bu kavram, küreselleşme ve liberal ekonomi politikalarının bir ürünüdür. Dünyadaki KÖO uygulamalarına bakıldığında, KÖO modelleri ile, kamu hizmeti alanının yeniden düzenlenerek, devletin kamu hizmetlerindeki rolünün daraltılmasının amaçlandığı görülür. KÖO'ların yaygınlaşmasıyla birlikte, devletin kamu hizmetleri alanındaki rolü, daha çok düzenleyici ve denetleyici bir role dönüşmektedir. Bu bağlamda, çeşitli ülkelerdeki KÖO uygulamalarının hukuki açıdan incelenmesi bir gereklilik arzetmektedir.Article Sağlıkta "yeniden Yapılanma" ve Sağlık Meslek Uygulamasından Doğan Zararların İdare Tarafından Uzlaşma Yoluyla Halledilmesi(2012) Şişli, ZeynepSağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarını yeniden yapılandıran 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'nin "uzlaşma prosedürü" başlıklı 24.maddesi, sağlık mesleklerinin uygulanmasından zarar gördüğünü iddia edenlerin, maddi ve manevi tazminat talepli başvurularının Bakanlık tarafından "uzlaşma" yolu ile halledileceğine ilişkindir. Bu maddede Bakanlık, uzlaşma sürecinde, uyuşmazlığın çözümü için davette bulunan ve usuli işlemleri yürüten, ancak taraf olmayan ve sorumluluk üstlenmeyen bir konumda düzenlenmiştir. Yaşam hakkı ile doğrudan ilgisi sebebi ile, sosyal devlet ilkesi temelinde bir kamu hizmeti olan sağlık uygulamasından kaynaklanan zararların tazmininde, Sağlık Bakanlığı'nın "uzlaşma"da aracılık işlevi gören bir kurum olarak tanımlanması, toplum sağlığını olumsuz etkileyici, hastalar ve hekimler başta olmak üzere sağlık personelinin haklarına zarar verici ve Anayasal sosyal hukuk devleti ilkesini zedeleyici niteliktedir.Article Bakü-tiflis-ceyhan Boru Hattı Projesinin Hukuki Boyutları(2012) Hekimoğlu, Mehmet MerdanKafkasya ve Orta Asya'daki zengin petrol ve doğal gaz yataklarının küreselleşen dünyadaki enerji ihtiyacının karşılanması için dünya pazarlarına sunulması, bölgedeki Türk devletlerinin ekonomik, sosyal ve siyasi gelişmelerinin sağlanması bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı projesi bu amacı gerçekleştirmeye yönelik ilk ciddi adımı meydana getirmektedir. Buna karşın söz konusu projenin hukuki çerçevesinin imzacı devletlerin lehine çizilebildiğini söylemek mümkün gözükmemektedir. Ancak büyük jeostratejik ve jeo-politik hedeflere ulaşılabilmesinin, bazen, sıra dışı hukuki yükümlülüklerle devletlerin kendilerini bağıtlamasını gerektirdiğinin de kabul edilmesi gerekir. Özellikle bölgede ilk defa böyle bir projenin gerçekleştirilecek olması, normal şartlar altında kabul edilmesi güç gözüken bir anormal hukuki yükümlülük rejimini doğallaştırmaktadır. Bununla birlikte, projenin hukuki temelini oluşturan "Transit Devlet Anlaşması" ile "Hükümetlerarası Anlaşmalar", uluslararası anlaşmalar hukukunca öngörülenin üzerinde bir sorumluluk rejimiyle imzacı devletleri uluslararası bir şirketler konsorsiyumuna karşı bağıtladığı için, bundan böyle yapılacak anlaşmaların hükümlerini hazırlarlarken bölge devletlerinin daha dengeli bir şekilde hareket etmeleri yerinde olacaktır.Article Citation - Scopus: 2Protecting Older Workers' Health in Legal Terms Comparatively European Eacquis in the Light of Ilo R162(Gunes Kitabevi Ltd Sti, 2020-09-30) Sisli, ZeynepIntroduction: This article discusses the specific laws, regulations, and recommendations aimed at protecting older workers against occupational accidents and illnesses and whether they are properly regulated by Turkish legislation compared with the European Union acquis, in order to protect older workers against discrimination, and to make their working conditions more appropriate for their ages, in the light of International Labour Organization Recommendation No. 162. Materials and methods: This conceptual article was prepared by evaluating the legal framework for protection of the occupational health and safety of older Turkish workers, through a comparison of Turkish law, International Labour Organization Recommendation No. 162, and the European Union acquis, and consideration of the facts reported in the relevant literature, using the document analysis method. Results and Conclusion: Neither Turkish labour law nor European Union acquis include sufficient regulation to protect the health and safety of older workers at work. Older workers' health should be protected specifically by social law, without driving them to poverty. Changes in the regulation of working conditions that would be supported by the social security system have been proposed to protect the health of older workers as a specially protected group.
