TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
2 results
Search Results
Article KOAH Hastalarında Vücut Ağırlığı-Yürüme Mesafesinin Sağlıkla İlişkili Yaşam Kalitesi İle İlişkisi: 6 Dakikalık Yürüme Mesafesi İle Karşılaştırmalı Bir Çalışma(2025-08-31) Aktan, Rıdvan; Alpaydin, Aylin Ozgen; Ozalevli, SevgiAmaç: Bu çalışmanın amacı, geliştirilmiş bir sonuç ölçütü olarak 6 dakika yürüme testi mesafesi-vücut ağırlığı çarpımı (yani 6 dakikalık yürüme işi-6DK-İŞİ) ile sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu ilişkiyi 6 dakika yürüme testi mesafesi ile karşılaştırmaktı. Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmaya orta-ağır KOAH'lı toplam 81 hasta (ortalama yaş: 61.0±4.6 yıl) dahil edildi. Çalışma Ocak 2025 ile Mart 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Hastaların klinik özellikleri, akciğer fonksiyon testleri, 6 dakika yürüme testi mesafeleri ve Saint George Solunum Anketi (SGRQ) ile ölçülen sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi sonuçları kaydedildi. 6DK-İŞİ, 6 dakika yürüme testi mesafesi ve vücut ağırlığının birbiriyle çarpımı olarak hesaplandı ve kg.metre (kg.m) olarak kaydedildi. SGRQ ile 6 dakika yürüme testi mesafesi ve 6DK-İŞİ arasındaki korelasyon katsayıları ve basit doğrusal regresyonlar değerlendirildi. Bulgular: Hastaların ortalama 6 dakika yürüme testi mesafesi ve 6DK- İŞİ sırasıyla 441.5±83.3 m ve 33176.2±9865.8 kg.m idi. 6DK-İŞİ SGRQ alt alanlarıyla (r=−.582 ile −.641 arasında, p<.001) 6 dakika yürüme testi mesafesine (r =−.381 ile −.455 arasında, p<.001) kıyasla daha güçlü korelasyonlar gösterdi. Ayrıca basit doğrusal regresyon analizine göre, SGRQ toplam puanı ile 6 dakika yürüme testi mesafesi arasındaki belirleme katsayısı (R2) .207 iken 6DK-İŞİ ise .411 idi. Sonuç: Bulgularımız 6 dakika yürüme testinde kat edilen basit mesafe yerine 6DK-İŞİ’nin kullanılmasının, yaşam kalitesi ile ilişkisi nedeniyle orta-ağır KOAH'lı hastalarda daha avantajlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle 6DK-İŞİ orta-ağır KOAH'lı hastalarda fonksiyonel kapasiteyi tahmin etmek için daha etkili bir sonuç parametresi olabilir. Daha geniş, daha çeşitli popülasyonlarla ve uzunlamasına tasarımlarlı gelecek çalışmalara ihtiyaç vardır.Article Multipl Sklerozlu Bireylerde Üriner Semptomlar, Bağırsak Semptomları ve Cinsel İşlev Bozukluğunun Tedavisinde Pelvik Taban Kas Eğitimi: Geleneksel Derleme(2024) Kahraman, Turhan; Yavaş, İpek; Ertekin, ÖzgeMultipl skleroz (MS), santral sinir sisteminin otoimmün kaynaklı nöro dejeneratif bir hastalığıdır. MS’li bireyler santral sinir sistemi tutulumuna bağlı çok çeşitli semptomlar yaşayabilmektedir. MS’li bireylerin %80’inden fazlası üriner semptomlar, %39-73’ü bağırsak semptomları ve %40-90’ı cinsel işlev bo zukluğu bildirmektedir. Aynı zamanda bu semptomlar MS’li bireyin yaşam ka litesini olumsuz yönde etkileyen bir dizi soruna yol açmaktadır. Bu semptomların tedavisinde kullanılan fizyoterapi yöntemlerinden olan pelvik taban kas eğitimi günümüzde üriner inkontinans, pelvik organ prolapsusu ve fekal inkontinans için öncelikli tercih edilen bir tedavi seçeneğidir ayrıca cinsel işlevi iyileştirmede et kili olabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Bu derlemenin amacı, MS’li bireylerde pelvik taban kas eğitiminin önemini ve MS’ye bağlı üriner semptom lar, bağırsak semptomları ve cinsel işlev bozukluğunun yönetimindeki yerini vur gulamaktır. MS’li bireylerde pelvik taban kas eğitimi üriner inkontinans, aşırı aktif mesane ve cinsel işlev bozukluğu tedavisinde etkili bir yöntemdir. Ayrıca pelvik taban kas eğitimi alan MS’li bireylerde yaşam kalitesi de artmaktadır. Li teratürde biofeedback eğitiminin fekal inkontinans ve konstipasyon için etkili ol duğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Çalışmalar müdahalelerini pelvik taban kas eğitimi olarak tanımlanmasa da biofeedback eğitimi pelvik taban kas eğitiminde egzersizlerin doğrulanması ve eğitimin gerçekleşmesi amacıyla kul lanılan bir yöntemdir bu nedenle de pelvik taban kas eğitiminin fekal inkonti nansı ve konstipasyonu tedavi etmede etkili bir yöntem olduğu görülmektedir. MS’li bireylerde üriner retansiyonun tedavi edilmesinde mevcut bir çalışma bu lunmasa da ümit vaat eden bir alandır ve araştırılması gerekmektedir. Ayrıca mev cut kanıtların güçlendirilmesi ve net bir tedavi protokolünün tanımlanması için metodolojik olarak kaliteli araştırmalara ihtiyaç vardır.
