TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    A Review on University-Industry Collaborations from an Institutional Theory and Institutional Resilience Perspective
    (2024-10-25) Dirik, Deniz; Aktan, Ahenk
    Institutional theory posits that organizations are in a reciprocal relationship with their environment, and in this sense, organizations are both shaped by their environment and reconstruct the existing environment with their actions. In an environment where actors mutually and reciprocally influence each other, there are substantial literature studies showing that the institutional effects may be an important factor for determining interfirm collaborations. However, the literature on institutional explanations for the establishment or non-formation of collaborations between university and industry in such environmental settings is relatively limited. In that regard, we employ institutional approach as a conceptual basis for the understanding of the processes of university- industry interactions. In our conceptual study, we aim to extend the institutional perspective by focusing on interorganizational collaborations in terms of university-industry collective interactions where the actors mutually concerned with the normative, coercive, and mimetic pressures. We introduce the concept of institutional resilience to Triple Helix Model to propose some new research avenues.
  • Article
    Anksiyete Düzeyleri Açısından Boşanmış ve Evli Anneler ile Çocuklarının İncelenmesi
    (2011) Gregory, Nilgün Öngider
    Amaç: Bu araştırmada, boşanmanın çocuk üzerindeki etkilerinin incelenmesi amacı ile, boşanmış ve evli ailelerden gelen anneler ve onların çocuklarının anksiyete düzeyleri karşılaştırılmıştır.Yöntemler: Araştırmanın örneklemi, İzmir ilindeki bir ilköğretim okuluna devam eden anne-babası boşanmış ve evli olan 3-6. sınıf öğrencileri ve onların annelerinden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan çocuklara, Çocuklar İçin Durumluk ve Sürekli Anksiyete Ölçeği ile Bireysel Bilgi Formu; annelere ise, STAI ve Bireysel Bilgi Formu uygulanmıştır.Bulgular: Anne-babası boşanmış olan çocukların durumluk ve sürekli anksiyete düzeylerinin, anne-babası evli olan çocuklara göre daha yüksek olduğu (t=4.13 p<0.05, t=5.08 p<0.05) bulunmuştur. Benzer şekilde, boşanmış annelerin durumluk ve sürekli anksiyete düzeylerinin, evli annelere göre daha yüksek olduğu da (t=5.76 p<0.05, t=6.31 p<0.01) bulunmuştur. Sonuç: Anne-babası boşanmış olan çocukların ve bu çocukların annelerinin anksiyete düzeylerinin anne-babası evli olan çocuklara ve bunların annelerine göre yüksek bulunması, boşanmanın hem çocuklar hem de anneleri üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunu düşündürmektedir.
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Investigating Alexithymia, Emotional Expression, Childhood Trauma, and Attachment in Self-Reported Disordered Eating Behaviour
    (Association for Clinical Psychology Research, 2021) Özdemir, İ.; Tükel, Ş.
    Eating disorders, a diagnostic group in which eating behaviour is seriously impaired, are a growing problem worldwide. Psychological factors underlying eating disorders have been investigated, yet no definite conclusions have been drawn. An important area of research is the relationship between eating disorders, early childhood experiences, and emotional expression difficulties. The purpose of this study was to examine the early childhood traumas, alexithymia, emotional expression, and attachment styles in young adults with self-reported disordered eating behaviour, in comparison with individuals with no reported disordered eating behaviour and health issues. Included in the study were 39 participants with disordered eating behaviour and 20 participants as control, between 18-35 years of age, and consisting 43 women and 16 men. Participants completed medical history and sociodemographic information form, Childhood Trauma Questionnaire, Twenty-Item Toronto Alexithymia Scale, Emotional Expression Questionnaire, and Experience in Close Relationships. Results showed that physical abuse and alexithymia were significantly more prevalent in individuals with self-reported disordered eating behaviour. Attachment anxiety and avoidance scores were high in both groups, with no significant difference. There was no difference in emotional expression in positive, negative or intimacy subscores between groups. Findings suggested that clinical psychologists need to examine early childhood experiences, family dynamics, and alexithymia in detail to apply more efficient intervention approaches for young adults with disordered eating behaviour. It is also remarkable that more than half of the individuals with disordered eating behaviour have not received any psychological consultation indicating that there is a need for increasing public awareness towards eating behaviour problems. © 2021 Association of Clinical Psychology Research. All rights reserved.
  • Report
    Dijital Romantizm: Y Kuşağının Romantik İlişkilerinde Sosyal Medyanın Rolü Üzerine Bir Araştırma:
    (2019-02-11) Özer, Asuman; Alikılıç, İnanç; Alikılıç, Özlem
    Sosyal medya, sürekli gelişen teknolojisiyle kuşaklar üzerinde etkili olduğu kadar en aktifkullanıcılarından biri olan Y kuşağının romantik ilişkileri kapsamında da oldukça etkindir. Ykuşağının, teknoloji sever ve sosyal medyayı sık ve etkin kullanan bireylerden oluştuğu, sosyalmedyanın da Y kuşağı üzerinde etkisinin fazla olduğu bilinmektedir. Bu etki sadece içerik oluşturma,paylaşım, sosyalleşme, bağlantılı kalma, etkileşim, arkadaşlık, bilgi akışı, öğrenme gibi faaliyetlerlesınırlı değildir. Sosyal medya kullanımının giderek artmasıyla çiftler, ilişkilerini sosyal medyadaherkese göstererek yaşama eğilimi göstermektedirler. Sosyal medya kullanımını günlük hayatlarınınbirer parçası haline getiren çiftler, sosyal medyayı sadece ilişkilerini duyurmak, ifade etmek için değilaynı zamanda partnerlerini kontrol etmek, gözetlemek ve haklarında bilgi almak için de kullanmayabaşlamışlardır. Sosyal medyanın romantik ilişkileri nasıl etkilediği konulu bu çalışmanın amacı,Y kuşağının sosyal medya pratiklerinin, romantik ilişkilerindeki davranışları üzerindeki rolünüölçmektir. Y kuşağını temsil eden 406 kişiye anket uygulanmıştır. Kıskançlık ve gözetim davranışlarıile cinsiyet grupları arasında anlamlı bir fark tespit edilememiş ancak en kıskanç grubun bekar veilişkisi olmayanlar olduğu; evli olmayan çiftlerin sosyal medyada kıskanma ve gözetim davranışınınevli olan çiftlere göre daha fazla olduğu saptanmıştır. Y kuşağı bireylerinde yaş ilerledikçe sosyalmedyada partnerlerini kıskanma ve gözetleme eğiliminin azaldığı görülmüştür.