TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
4 results
Search Results
Article Primer Nöroendokrin Meme Karsinomu ve Nöroendokrin Difeeransiyasyonlu Meme Karsinomunun Radyolojik Özellikleri(2025) Koc, Ali Murat; Altın, Levent; Adibelli, Zehra Hilal; Özdemir, Özlem; Tunçez, Hülya Çetin; Çavdar, Demet Kocatepe; Zengel, BahaGiriş: Primer nöroendokrin meme karsinomu (NMK) ve nöroendokrin diferansiye meme kanseri (NDBC) meme kanserinin nadir görülen alt tipleridir. Amacımız bu heterojen tümör grubunun görüntüleme özelliklerini incelemek ve histopatolojik bulgularını tartışmaktır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada hastanemiz veri kayıt arşivi taranarak 5 yıl içerisinde NMK ve NDBC tanısı alan hastalar incelendi. Ultrasonografi, mamografi ve dinamik manyetik rezonans görüntüleme (MRG) özellikleri Meme Görüntüleme Raporlama ve Veri Sistemi (BI- RADS) 5. sözlüğüne göre retrospektif olarak değerlendirildi. Östrojen reseptörü, progesteron reseptörü, Her2 ekspresyonu, ki67 oranı ve histolojik derece kaydedildi. Ki67 oranına göre radyolojik özellikler karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 47 hastaya ait 51 lezyon (5/51 primer NMK, 46/51 NDBC) dahil edildi. NDBC grubunda en sık görülen histolojik tip %81 (37/46) oranında invaziv duktal karsinomdu. Ultrasonografide lezyonların %85,7'si düzensiz şekilli, %52,4'ü mikrolobüle ve %92,9'u cilde dik uzun eksenli idi. Hastaların %77,3'ünde (34/44) asimetri ve doku distorsiyonu görüldü. 79,5'inde mikrokalsifikasyon vardı. Mikrokalsifikasyon ile ki67 değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir korelasyon vardı. Mikrokalsifikasyonlu lezyonların çoğunda ki67 değeri %20'nin altındaydı (p=0,002). MRG'de lezyonların %83,3'ü hızlı kontrast tutulumu gösterirken, %56,3'ü yıkanma gösterdi. Difüzyon kısıtlaması %93,8 oranında gözlendi. Lezyonların %96'sında östrojen veya progesteron reseptörü pozitifti. Tartışma: NMK ve NDBC, radyolojik olarak düzensiz sınırlara sahip, uzun aksı cilde dik, heterojen kontrast tutulumu ve difüzyon kısıtlılığı gösteren kitleler olarak görülür. Histopatolojik olarak sıklıkla hormon pozitif ve Her2 negatiftirler. Bu konuda geniş hasta serileri ile prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.Article Şant Disfonksiyonu Tanısında Optik Sinir Kılıfı Çapı Ölçüm Yönteminin Tanısal Etkinliğinin Değerlendirilmesi(2025-12-12) Ozgiray, Erkin; Akay, Ali; Akarca, Funda Karbek; Yalçınlı, Sercan; Can, ÖzgeGiriş: Ventriküloperitoneal (VP) şant uygulaması, hidrosefali yönetiminde yaygın olarak kullanılan bir nöroşirürjik girişimdir. Bu yönteme bağlı komplikasyonlar arasında yer alan şant disfonksiyonu, hem sıklığı hem de ciddi klinik sonuçlara yol açma potansiyeli nedeniyle önemli bir morbidite nedenidir. Şant disfonksiyonu, intrakraniyal basınç artışına ve buna bağlı nörolojik bozulmaya neden olabilmektedir. Günümüzde tanıda yaygın olarak kullanılan kranial bilgisayarlı tomografi ve şant grafisi gibi görüntüleme yöntemleri, çoğu durumda tek başına yeterli tanısal doğruluk sağlayamamaktadır. Bu çalışma, yatak başı ultrasonografi ile elde edilen optik sinir kılıf çapı (OSKÇ) ölçümlerinin VP şant disfonksiyonu tanısındaki tanısal performansını ve klinik uygulanabilirliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Bu prospektif gözlemsel çalışmaya, 2016-2018 yılları arasında bir üniversite hastanesi acil servisine ventriküloperitoneal (VP) şantı bulunan ve şant disfonksiyonu şüphesiyle başvuran, 18-65 yaş arası hastalar dahil edildi. Ateş, baş ağrısı, kusma, bilinç değişikliği ve nöbet gibi semptomları olan hastalar çalışmaya alındı. Optik sinir kılıf çapı (OSKÇ) ölçümleri, eğitim almış acil tıp hekimleri tarafından gerçekleştirildi. Şant disfonksiyonu protokollerine uygun olarak tüm hastalara kraniyal bilgisayarlı tomografi (BT), şant serisi ve batın ultrasonografisi uygulandı. Şant disfonksiyonu tanısı, tüm klinik ve radyolojik bulguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda bir beyin cerrahisi uzmanı tarafından konuldu ve nöroşirurjik değerlendirme altın standart olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 43 hasta dahil edildi. Yaş ortalaması 43±19,5 idi Hastaların OSKÇ ortalaması 4,70±0,98 idi. BT bulguları eski BT ile kıyaslandığında %60 hastada stabildi. OSKÇ şant disfonksiyonu tanısında istatistiksel olarak anlamlı saptanmadı. Şant disfonksiyonu tanısı koymada OSKÇ duyarlılık %62.5 ve özgüllük %62.9 olarak bulundu Altı hastanın acil servise 2 hafta içinde tekrar başvurduğu görüldü. İkinci başvuruda OSKÇ ortalaması 4,93±1,02 idi disfonksiyon olarak değerlendirilidi. Sonuç: Çalışmamızda şant disfonksiyonunu göstermede OSKÇ ölçümümün istatistiksel olarak anlamlı olmadığını saptadık. Ancak gelecekteki tanı algoritmalarındaki şant disfonksiyonu tanısında OSKÇ ölçümünün potansiyel rollerinin daha fazla araştırılması gereklidir.Article Carotis Intima-Media Thickness, Coronary Calcium Score at Different Stages of Coronary Artery Disease(Dokuz Eylul Univ Inst Health Sciences, 2024-09-30) Okan, Taha; Doruk, Mehmet; Ozturk, Ali; Topaloglu, Caner; Yilmaz, Mehmet BirhanPurpose: Coronary Artery Calcium Score (CACS) and Carotid Artery Intima-Media Thickness (CIMT) are surrogate markers for atherosclerosis. CACS is a recognized indicator of coronary artery disease (CAD), but CIMT's role in CAD diagnosis is debated. This study aimed to assess how well CIMT and CACS predict CAD presence and severity as detected by coronary computed tomography angiography (CCTA). Materials and Methods: In the study, 88 participants (57 CAD and 31 controls) underwent coronary angiography and CACS calculation using computerized tomography and CIMT measured according to the guidelines. Patients with CAD were classified by CACT results and further subdivided by CACS into three groups: Group I (<100), Group II (100-300), and Group III (>= 300). The relationship between CIMT and CAD groups with zero Agatston scores, as well as the control group, was also examined. Results: The CACS had 82% sensitivity and 100% specificity for predicting CAD, excluding CAD with 75.6% specificity. A CIMT max cut-off of >= 0.78 mm showed 76% sensitivity and 54% specificity for CAD. A CIMT max cut-off of >= 1.03 mm had 93% specificity but only 35% sensitivity, while <= 0.59 mm excluded CAD with 96% specificity but just 10% sensitivity. Patients with CIMT levels between 0.59 mm and 1.03 mm may need further testing to assess CAD risk accurately. Conclusion: The CACS is more sensitive than CIMT in predicting CAD, and CIMT is not helpful when the CACS is zero. Determining an optimal CIMT cutoff for CAD prediction is challenging, and patients with CIMT between 0.59 mm and 1.03 mm may require additional testing.Article Can Volumetric Magnetic Resonance Imaging Evaluations Be Helpful in the Follow-Up of Cognitive Functions in Cognitively Normal Parkinson's Disease Patients?(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2024-08-23) Uysal, Hasan Armağan; Hunerli, Duygu; Çakmur, Raif; Dönmez Çolakoğlu, Beril; Ada, Emel; Yener, Görsev; Çolakoğlu, Beril DönmezBackground/aim: In this study, besides the evaluation of gray and white matter changes in cognitively normal Parkinson's disease (PDCN) patients with volumetric magnetic resonance imaging (MRI) parameters, it was tried to show that some neuropsychological tests may be impaired in PD-CN patients. Materials and methods: Twenty-six PD-CN patients and 26 healthy elderly (HC) participants were included in the current study. Global cognitive status was assessed using the mini-mental state examination (MMSE), and the Montreal cognitive assessment scale (MoCA). Attention and executive functions were evaluated using the Wechsler memory scale-revised (WMS-R) digit span test and trail making test (TMT) part A and part B, the Stroop test, semantic and phonemic fluency tests, and clock drawing test. Magnetic resonance imaging (MRI) was acquired according to the Alzheimer's disease neuroimaging initiative (ADNI) protocol. Results: There were no significant differences among groups regarding age, sex, handedness, and years of education. In the comparison of the PD-CN group and the HC group, there was a statistical decrease in the total animal scores, lexical fluency, TMT part A and TMT part B scores in the PD-CN group. Subcortical gray matter volumes (GMV) were significantly lower in PD-CN patients. The PD-CN group had a significantly reduced total volume of right putamen and left angular gyrus compared to that in the HC group. We observed that putamen and angular gyrus volumes were lower in PD-CN patients. On the other hand, TMT part B may be a useful pretest in detecting the conversion of mild cognitive impairment in PD. Conclusion: Significant MRI volumetric measurements and neuropsychological test batteries can be helpful in the clinical follow-up in PD-CN patients.
