TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
37 results
Search Results
Article Yetkin Karakoç, N. (2022). Çeviri ve Diplomasi. İstanbul: Çeviribilim Ajans ve Yayıncılık, 163 S. Isbn: 978-605-365-84993-9-3(2023-12-30) Akgün, YaşarÇeviri uğraşı yazılı olarak kendi içerisinde değerlendirildiğinde halihazırda yeni bir alan olarak karşımıza çıkmaktayken, çeviribilimin önemli bir alt dalı olan sözlü çeviri ise yazılı çeviriye kıyasla daha da yeni ve güncel bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Nispeten yeni bir alan olmasından dolayı, sözlü çeviri alanında üretilen gerek teorik gerek pratik çalışmalar alanın kilometre taşları olarak oldukça değerli çalışmalar olmalarına rağmen, sözlü çeviri alanı halen kavramsallaştırılmayı ve pratik düzlemde açıklanmayı bekleyen sayısız sorunsallar ile doludur. Sözlü çeviri alanı bu kapsamda kendi gizemini korumaktayken, diplomasi alanında ifa edilen diplomasi çevirisi ise, gerek yazılı gerekse de sözlü olarak çeviribilimin halihazırda açıklanmayı bekleyen çok katmanlı karmaşık yapısına yeni bir katman eklemektedir. İçerdiği bilişsel ve duyuşsal süreçlerin karmaşıklığından ötürü çeviribilimin oldukça ilgi çekici bir alanı olan sözlü çevirinin, bir o kadar da gizemli olan diplomasi süreçleriyle beraber kullanılması daha öncesinde bu iki alanda yeteri kadar çalışma gerçekleştirilmemesinden ötürü, güncel çalışmalara olanak tanımaktadır. Söz konusu güncel çalışmalara en iyi örneklerden biri olarak, Nihal Yetkin Karakoç tarafından ilk olarak 2015 yılında kaleme alınan ve ilk baskısı 2016, ikinci baskısı ise 2022 yılında yayımlanan Çeviri ve Diploması kitabı gösterilebilir. Üst düzey diplomatik ve askeri görüşmeler/müzakerelerde uzun yıllar çalışma fırsatı bulan Nihal Yetkin Karakoç bu süreçte edindiği uygulamalı deneyimlerini, gerçekleştirmiş olduğu uzun yıllara dayanan literatür araştırmasıyla beraber kavramsal boyutta irdelemekte, diplomasi ve sözlü çeviriyi beraberinde ele almaktadır.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 6Identifying Collocations in Turkish Using Statistical Methods(Ahmet Yesevi University, 2016) Metin, S.K.; Karaoğlan B.; Karaoglan, BaharCollocation is the combination of words in which words appear together more often than by chance in order to create a block of meaning. Since the extraction of collocations provides many benefits in automatic processing, translation of Turkish texts and in learning Turkish, it is an important issue in Turkish natural language processing. In this study several statistical techniques, including occurrence frequency, pointwise mutual information and hypothesis tests, are applied on Turkey Turkish corpus to automatically identify collocations. We have utilized both stemmed and surface forms of words in order to explore the effect of stemming in collocation extraction. The techniques are evaluated using the F-measure. The chi-square hypothesis test and pointwise mutual information methods have produced better results compared to other methods. In addition, we have observed that when words are stemmed, methods which may be considered as successful in collocation extraction may be more clearly discriminated. © 2016, Ahmet Yesevi University. All rights reserved.Article Lernerbewertungen zum team-unterricht bei DAF2 an der universität(2010) Mesbah, B.SevinçBu araştırmanın amacı ikinci yabancı dil olarak öğretilen Almanca (ALM2YD) derslerinde gerçekleştirilen yeniliklerle ilgili olarak öğrencilerin görüşlerini almak ve bunları değerlendirmektir. 2006 yılı güz döneminden itibaren üçüncü ve dördüncü sınıflardaki Almanca derslerinde çift okutmanlı öğretimin uygulanması ve dördüncü sınıflardaki final sınavlarına sözlü sınavların eklenmesi suretiyle bazı yenilikler getirilmiştir. Haftada dört saat olan Almanca dersleri dilbilgisi ve konuşma dersi olarak ikiye ayrılmış, konuşma dersleri üçüncü sınıflarda haftada bir saat, dördüncü sınıflarda ise haftada iki saat olmak üzere ayrı bir öğretim elemanı tarafından yürütülmeye başlanmıştır.Bu çalışmanın evrenini dördüncü yıl yani sekizinci dönem üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Final sözlü sınavına giren 160 son sınıf öğrencisine anket dağıtılmıştır. Ankette bir evet/hayır sorusu ve bir açık-uçlu soru sorulmuştur. Nitel araştırma yöntemi uygulanarak, açık-uçlu soru ile öğrencilerin verdikleri evet/hayır yanıtına bir açıklama getirmeleri sağlanmıştır. Buradaki amaç, öğrencilerin düşüncelerini ayrıntılı bir şekilde açıklamalarına olanak sağlayarak eğer varsa programda ortaya çıkan sorunu veya sorunları tesbit etmektir. Üniversitede ALM2YD sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin yeni model hakkındaki görüşlerini derlemek önemlidir. Bu suretle öğrenci perspektifinden programın incelenmesi mümkün olmaktadır. Öğrencilerin ankette görüşlerini açıkça ve detaylı bir şekilde ifade ettikleri görülmüştür. Elde edilen öğrenci yorumları olumlu ve olumsuz olmak üzere iki grupta incelenmiştir.Anketten elde edilen verilere göre: 160 öğrencinin 150'si ankete katılmıştır (%93,75). Ankete katılan öğrencilerden 14 öğrencinin çift okutmanlı Almanca derslerini olumsuz bulduğu görülmektedir (%9,33). Bu öğrenciler, iki öğretim elamanına alışmanın tek bir öğretim elemanına alışmaktan daha zor olduğunu; çift okutmanla konuların bölündüğünü, böylece etkili bir çalışma yapılamadığını belirtmişler ve iki öğretim elemanının farklı telaffuzlarının olmasını olumsuz bir durum olarak değerlendirmişlerdir.Almanca derslerinde uygulanan çift okutmanlı öğretim ve sözlü sınavlar hakkında öğrencilerin büyük oranda (136/150=%90,66) olumlu geri-bildirimde bulundukları gözlenmektedir: Öğrenciler bu öğretim modelini verimli bulduklarını ve bu sayede özgüvenlerinin daha da geliştiğini; ayrı işlenen konuşma dersleri sayesinde dil öğrenme becerilerinin geliştiğini ye konsantrasyonlarının arttığını; iki farklı öğretim elemanından farklı iki yöntem öğrenme şansını elde ettiklerini; öğrenimin daha etkili ve daha az stresli olduğunu; yapılan tekrarların sözcük dağarcıklarını geliştirdiğini ve bu sayede sözlü sınavda daha başarılı olduklarını belirtmişlerdir.Anket sonuçlarından yola çıkarak, konuşma derslerinin öğrencilerin konuşma becerilerinin geliştirilmesine olumlu katkısı olduğu gözlemlendiğinden çift okutmanlı Almanca öğrenimine devam edilmesine ve 2008-2009 Güz Dönemi' nden itibaren her düzeyde Almanca sözlü final sınavları yapılmasına karar verilmiştir.Other Türkçede Edilgenliğin Bbelirtililik Kayması Açısından Bazı Görünümleri(2010) Sebzecioğlu, Turgay; Oktar, Lütfiyeİşlevsel Dilbilgisi çerçevesinde, Türkçedeki edilgenlik, Orhon Türkçesinden Çağdaş Türkçeye kadar olan dönemi kapsayan bir bütünceden yola çıkılarak incelendiğinde, temel edilgende Kılıcıyı gizleme, örtükleştirme gibi işlevlerin temel bir işlev olarak yer almadığı görülmektedir. Türkçede temel edilgen katılımcıların örtükleştirilmesine dayanan bir edilgenleştirmeden çok, olayın ön plana çıkartılıp Kılıcının önvarsayıldığı bir işlevi yansıtmaktadır. Yani, Türkçede edilgenleştirmenin katılımcı odaklı değil, olay odaklı olduğu söylenebilir; bu yüzden Kılıcının geri-itilmesi ve Kılıcı-olmayanın öne-çekilmesi edilgenleştirmeyi tetikleyen temel işlevler olarak yer almamaktadır. Olay odaklı edilgenleştirmenin temel işlev olmasına koşut olarak Türkçede tarafından öbekli edilgen ancak Klasik Osmanlı Türkçesi döneminde görülmeye başlanmış, Çağdaş Türkçede bile temel bir yapı olacak kadar kullanım sıklığına ulaşmamıştır. Ayrıca, olay odaklı edilgenleştirme, edilgenleştirme sürecinde Kılıcının anlambilimsel özelliğini belirleyen etkenlerden biri olmuştur. Türkçedeki edilgenliğin ve edilgenleştirme sürecinde yer alan Kılıcıların tarihsel süreçte belirtililik kayması açısından bazı değişimler içerdiği de gözlenmiştir.Article Türkçe Soru Tümcesi Türleri ve Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Materyallerindeki Yeri(2010) Özgen, MuratTürkçe soru tümceleri, Türkçe dilbilgisi çalışmalarında yeterince ayrıntılı olarak betimlenmemiş bir alandır. Soru tümceleri yapılanış süreçleri ve türleri açılarından yabancı dil öğretimi ortamlarına bir bütüncül betimleme ile de aktarılmış değildir. Oysa ilgili kuramsal tartışmalardan hareketle ne gibi alt türler sergilediği konusunun dikkatlice ele alınması ve yeni betimlemeler doğrultusunda, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanına aktarılması gereği açıktır. Günümüz yabancı dil olarak Türkçe öğretimi kitaplarında, soru tümceleri ayrıntılı olarak ele alınmamakta; ele alındığı yönleriyle ise anlamsal bağlamın dışına çıkıp yapısal çözümlemelere yer vermemektedir. Bu çalışmada, bu türden öğretim materyalleri içerisinde, soru tümcelerinin ne ölçüde yer aldığı, ne türden soruları öğretmeyi amaçladığı ve metinlerde hangi tür soru tümcelerinin yer aldığı sorularına yanıt aranmıştır. Bu gözlemler doğrultusunda, bu çalışma, Evrensel Dilbilgisi ve Bilgi Yapısı Kuramları çerçevesinde, soru tümcelerine yeni bir sınıflandırma önerisi getirmekte; soru tümcelerine yönelik geleneksel saptamaların bu bağlamda yetersiz kalacağını savunmaktadır.Article Partial False Friends in English-Turkish Translations: Diplomatic Texts(2011) Karakoç, Nihal YetkinBu çalışma, yapıdaş sözcüklerin en yanıltıcı bölümlerinden birini oluşturan yalancı eşdeğerleri inceleyerek, şunları hedeflemiştir: (i) diplomatik bir bütünce yoluyla kısmi yalancı eşdeğerleri tespit etmek ve ilerideki dilbilimsel çalışmalar için bir kısmi yalancı eşdeğerler listesi çıkarmak ve (ii) öğrencilerin yalancı eşdeğerlerle ilgili farkındalıklarının olup olmadığını yapmış oldukları çeviriler yoluyla anlamak. Bu amaçla yaptığımız araştırmaya İzmir Ekonomi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Mütercim Tercümanlık bölümü, 4.sınıf öğrencisi olarak 32 kişi katılmıştır. Öğrencilerden çevirmek üzere bir diplomatik metin seçmeleri istenmiş, metinler dersin sorumlu öğretim üyesi tarafından onaylanmış ve öğrencilere sınav olarak değerlendirilecek bu metinleri çevirmeleri için 5 hafta süre tanınmıştır. Çalışmanın amaçları göz önünde bulundurularak, cümlede bağlama görevi gören sözcükler ayıklanmış ve yalnızca diplomasiye özel sözcükler taranarak tespit edilen kısmi yalancı eşdeğerlerin Türkçe ve İngilizcedeki karşılıklarının verildiği bir yalancı eşdeğerler listesi oluşturulmuştur. Yaklaşık 35000 sözcükten oluşan 32 farklı diplomatik metinde 100 adet kısmi yalancı eşdeğer olduğu tesbit edilmiştir. Ayrıca çeviriler yoluyla, öğrencilerin yalancı eşdeğer kullanabilecekleri durumlarda, bu tuzağa düşüp düşmediklerine bakılmıştır. Bulgular hem yalancı eşdeğerlerin dilbilimsel özellikleri hem de öğrencilerin yalancı eşdeğerlere olan yaklaşımı açısından incelenmiş ve tartışılmıştır. Bu yalancı eşdeğerlerin dilbilimsel özellikleri literatür incelemesinde verilen sonuçlarla uyum göstermekte ve çevrilen diplomatik metinlerde belirli İngilizce ve Türkçe sözcükler arasında edimbilimsel yönden uyumsuzluk olduğu görülmektedir. Eğitim açısından bakıldığında ise, 4.sınıf öğrencilerinin son dönemlerinde aldıkları bu derste az sayıda hata yapması, Mattheoudoukis ve Patsala’nın (2007, s. 333) bağlam kullanımı, çeviriye yönelik ve söz/ sözöbeği düzleminde karşılıkların öğrenciye sağlanmasının yalancı eşdeğerlerden kaçınma açısından öğrenme ve öğretme sürecinde işe yarayacağına ilişkin tartışmayı destekler niteliktedir. Özel Alan Çevirisi derslerinin planlarına bakıldığında, terimbilim çalışmalarının giderek daha fazla önem kazandığı görülmektedir. Bu çalışmanın yalancı eşdeğerler hakkındaki diğer çalışmalar gibi özellikle terimbilimsel, sözlükbilimsel, anlambilimsel, edimbilimsel ve yabancı dil eğitimi çalışmalarına katkıda bulunacağı düşünülmektedir.Article Anadilden Sonra Öğrenilen Dilde Dilbilgisel İşlemleme: Geç İkidilliliğin Beyindilbilimi Açısından Değerlendirilmesi(2011) Mergen, FilizAnadil edinimi erken çocukluk döneminde kolayca gelişen doğal bir süreçtir.Ancak bireylerin anadilinden sonra, özellikle de formal ortamda öğrendiği dilde önemlizorluklar yaşadığı bilinmektedir. Dil öğrenen bireylerin bazı dilbilgisi yapılarını kolaylıklaöğrenebildiği ve doğru olarak kullanabildikleri gözlenirken, bazı yapıların öğrenilmesiuzun zaman almakta ve genellikle de anadili konuşucularının düzeyine erişememektedir.Bunlar arasında öne çıkan dilbilgisi yapılarının öğrenilmesi, iletişim ortamındaalgılanması ve kullanılmasıdır. Bu çalışmada bireylerin anadilden sonra öğrendikleri dilindilbilgisel yapılarını işlemlemede yaşadığı zorlukların nedenleri beyindilbilimsel birçerçevede ele alınacak ve dilbilgisel yapıları algılama becerilerini inceleyen çalışmalarındeğerlendirilmesi yapılacaktır.Article Technology in Translator Training: the Case of Turkey(2013) Şahi̇n, MehmetTeknoloji kullanarak öğretmek ve öğrenmek bir çok alanın önemli bir parçası haline gelmiştir ve buna mütercim tercümanlık (ya da çeviribilim) da dahildir. Çeviri teknolojileri dersleri artık çeviri müfredatlarına eklenmektedir ve bu derslerin amacı öğrencilere çeviri piyasasında daha verimli ve rekabetçi olmak için yeterli teknoloji yetkinliğini kazandırmaktır. Türkiye’de, birçok Avrupa ülkesinde de olduğu gibi, üniversiteler arasında lisans düzeyinde teknolojinin müfredata dahil edilmesi konusunda bir tutarlılık yoktur. Bu çalışma ülkedeki mütercim tercümanlık ya da çeviribilim bölümlerine teknolojinin dahil edilmesi konusundaki genel tutumu incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın bir diğer amacı orta ölçekli bir vakıf üniversitesinde verilmekte olan bir çeviri teknolojileri dersinde üç yıl boyunca 62 öğrenciden toplanan verilere dayanarak bir vaka çalışması sunmaktır. Çalışma aynı zamanda mütercim tercümanlık ve çeviribilim bölümlerinde verilen teknoloji dersleri için bir kılavuz oluşturma çabasına da katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Üniversitelerin ağ sitelerinde verilen bilgiler doğrultusunda – programa dahil ise – çeviri teknoloji dersleri, teknolojinin Türkiye’deki çeviri müfredatındaki yerini tartışmak için temel olarak alınmıştır. Vaka çalışması için veriler çeviri teknolojileri dersinin tamamlanmasından sonra çevrimiçi anketler aracılığıyla toplanmıştır. Anketler katılımcıların teknoloji, programları çerçevesinde aldıkları teknoloji dersinin faydaları ve bilgisayar çevirisi destekli çeviri belleği sistemleri kullanma deneyimleri hakkındaki görüşlerini incelemeye yönelik tasarlanmıştır. Veriler hem nicel hem de nitel olarak analiz edilmiştir. Sonuçlara göre, çeviri öğrencilerinin yeni teknolojileri öğrenme ve kullanma konusunda çok ilgili oldukları ve bazı araç ve yazılımlar üzerinde daha fazla durulmasını tercih ettikleri söylenebilmektedir. Katılımcılar teknoloji dersinden büyük ölçüde faydalanmışlardır ve katılımcıların üçte ikisinden fazlası tüm araç ve yazılımları tam anlamıyla öğrenmek için tek bir dersin yeterli olmadığını belirtmiştir. Bu çalışmada ana hatları sunulan çeviri teknolojileri dersi yeni kurulmuş bölümlerde benzeri derslerin teşvik edilmesi için ideal bir başlangıç noktası ve ülkede hâlihazırda mevcut diğer çeviri bölümleri için iyi bir kıyas noktası sayılabilmektedir. Çalışmanın sonuçlarına dayanarak çeviri müfredatlarında teknolojiye daha fazla yoğunlaşılması ve teknolojinin yeri konusunda daha tutarlı olunması gerektiği salık verilebilmektedir.Article Medyada "doğru" Türkçe Tartışmaları Üzerine: Betimleyici-kuralcı Yaklaşımlar ve Ötesi(2013) Duman, DeryaKitle iletişim araçlarında kullanılan Türkçe, popüler bir konu olarak sayısız eleştiri yazısına konu olmaktadır. Gazetecilik, spikerlik, akademisyenlik, öğretmenlik, okutmanlık gibi çeşitli meslek grupları ve uzmanlık alanlarından kimselerce yazılan "Türkçenin kullanımında yapılan hatalar" konulu bu çalışmaların büyük çoğunluğu dilbilimsel bakış açısıyla yazılmamış olmalarından ve yöntemsel ve kuramsal bir temele dayanmamalarından kaynaklanan birtakım yanılgılar içerebilmektedir. Zaman zaman okullarda da okutulan bu incelemeler hayli öznel ve tartışmaya açık yargılar ortaya koymakta, kimi durumlarda ortaya atıldıkları andan itibaren yeni tartışmaları beraberinde getirmekte ve böylelikle söz konusu tartışmalar bir kısır döngü içerisine girmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de son on yıl içerisinde yayımlanmış, Türkçenin kullanımının konu edildiği 12 adet kitaptan oluşturulmuş bir bütünce incelenmiş, çalışmalarda rastlanan kuramsal ya da yöntemsel yanılgılar tartışılmış ve bu bakış açısının yarattığı çelişkiler ortaya konmuştur. Çalışmanın amacı, dil planlamasında ve toplumda dil bilincinin arttırılmasına faydalı olabilecek bu türün, verimli hâle gelmesini sağlamak ve toplumdilbilim çalışmaları için yeni çalışma alanları önermektirArticle Sözlü Çeviride Kip Kaydırmalarına Dizgeci İşlevsel Dilbilgisi Çerçevesinde Bütünce Temelli Bir Yaklaşım(2014) Yavuz, Yasemin; Oktar, Lütfiye; Özgen, Murat; Kansu Yetkiner, Neslihan; Yetkiner, Neslihan KansuBu çalışmanın temel amacı Hallidayin (Halliday, 1994; Halliday ve Matthiesen, 2004) Dizgeci İşlevsel Dilbilgisi (DİD) modeli çerçevesinde sözlü çeviri öğrencileri tarafından oluşturulan sözlü çeviri metinlerindeki kip kaydırmalarını çeviri türü, yönlülük ve metin türü açısından karşılaştırmalı olarak incelemektir. İkinci olarak söz konusu kaydırmaların durum bağlamı ve söylem-anlambilimsel düzeyde yol açtığı değişikleri irdelemek ve kip dizgesi kaydırmalarının çevirilim çalışmaları ve çeviri eğitimine olası etkilerini saptamaktır. 232 sözlü çeviri ses kaydı verisine dayanan bütünce bulguları, kip dizgesindeki kaydırmaların basit bir dilbilgisel tercih değişikliği olmayıp söylem yapısını, amacını dolayısıyla işlevini değiştiren bir işlev kaydırması olduğunu ortaya koymakta, DİD modelinin tanımladığı takip edilebilir dizge içinde çeviri eğitimine katkısını ele almaktadır.
