TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
2 results
Search Results
Article Hukuki Çoğulluk Olgusunun Hukuk Devleti İlkesi Bakımından Değerlendirilmesi(2022-12-31) Arslan, EzgiHukuki çoğulluk olgusu genel olarak, bir sosyal alanda çeşitli kaynaklardan doğmuş çok sayıda normatif sistemin işlerliği olarak tanımlanabilir. Hukuki çoğulluk teorileri, bu olguya dair kendi tanımları üzerinde şekillenir ve çoğul hukuk düzenlerini tasnif ederler. Yanı sıra, tasnif edilen çoğul hukuk düzenleri ile devlet hukuku arasındaki ilişkiyi ele alırlar. Bu şekilde teorik çerçevesi çizilen hukuki çoğulluk olgusu, birçok bağlamda değerlendirmeye değerdir. Bu bağlamlardan biri de, hukuk devleti ilkesidir. En basit ifadeyle devlet yönetiminde bir veya birkaç kişinin keyfinin değil hukukun egemen olmasını ifade eden hukuk devleti ilkesi, maddi ve biçimsel olmak üzere iki boyutludur. Hukuki çoğulluk olgusunun bu ilke çerçevesinde değrlendirilmesi de, bu iki boyut bakımından ayrı ayrı ele alınmasını gerektirir. Yanı sıra, hukuki çoğulluk olgusu, hukuk devleti ilkesinin fonksiyonları bakımından da değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmede sorulacak temel soru, huuk devleti ilkesinin devlet tekelinde bir hukuk sistemini gerektirip gerektimediğir. Kanaatimizce, çoğul hukuk düzenlerinin varlığı, hukuk devleti ilkesinin doğal bir ihlali sayılamaz. Hukuk devleti ilkesinin gerekleri ve ilgili çoğul hukuk düzenlerinin nitelikleri ortaya konulduktan sonra, her somut normatif düzen için ayrıca bir değerlendirme yapılması gerekir. Bu çalışma, temel olarak bu değerlendirmenin kriterlerini belirlemeye çalışmaktadır.Article Amerikan Federalistleri, Hannah Arendt ve Cumhuriyetçilik: Temsili Demokrasiye Karşı Konsey Sistemi?(2022) Sezer, Devrim; Başkır, Ünsal DoğanBu makale sözleşme teorisi ve cumhuriyetçilik üzerine olan akademik yazında ihmal edilen bir konuyu incelemeyi amaçlıyor: Hannah Arendt’in ve Amerikan federalistlerinin cumhuriyetçi perspektiflerini karşılaştırmalı olarak tartışmak. Birbiriyle ilişkili iki meseleyi tartışmaya açıyoruz. Amerikan federalistlerinin ve Arendt’in 1) sözleşme teorisiyle kurdukları ilişkiyi ele almayı, 2) cumhuriyet ilkesini yorumlayış biçimlerini karşılaştırmalı olarak irdeleyerek temsili demokrasi konusundaki perspektiflerini ortaya koymayı amaçlıyoruz. İki temel argümanımızı şu şekilde özetleyebiliriz. Birincisi, federalistler bir yandan sözleşme teorisinin soyut ve rasyonalist anlayışını takip etmişler, pragmatik ve prosedürel bir bakış açısıyla bu geleneğe özgün bir katkıda bulunmuşlar, bir yandan da başta hafızasızlaştırma sorunu olmak üzere bir dizi problemi aynı düşünce ekolünden devralmışlardır. Arendt ise hipotetik ve tarih ötesi varsayımların sözleşme kavramının ontolojik kökenini olduğu kadar tarihsel boyutlarını da anlamamızın önünde bir engel teşkil ettiğini bize hatırlatmış, sözleşme teorisinin soyut ve rasyonalist yaklaşımına sözleşmelerin tarihsel boyutlarını ve devraldıkları siyasal mirasları vurgulayan bir ‘sözleşmecilik’le cevap vermiştir. Buna ilaveten sözleşme teorisinden Amerikan federalistlerine intikal eden iktidar ve anayasa kavramlarını sorgulamıştır. İkincisi, Arendt ve Amerikan federalistlerinin perspektifleri cumhuriyetçi siyaset felsefesinde iki önemli kırılma anını temsil etmektedir. Amerikan federalistleri temsili demokrasinin ilk sistematik savunusunu kağıda dökerken cumhuriyet ilkesini yurttaş katılımından tamamen koparmışlardır. Arendt ise cumhuriyet ilkesini yeniden etkin yurttaşlık pratiği bağlamına yerleştirmiş, tıpkı Rousseau gibi temsili demokrasinin radikal bir eleştirisini ortaya koymuştur. Asıl özgün katkısıysa cumhuriyet ilkesini bütünüyle kamusal katılımla özdeşleştirmiş ve etkin yurttaşlık pratiğinin (bir başka deyişle siyasal özgürlüğün) yerel düzeyden başlayan bir kurumsal örgütlenmeyi, “konsey sistemi” olarak adlandırdığı bir radikal demokratik ve konfederal katılım ağını gerektirdiğini öne sürmüş olmasıdır.
