TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Article
    Ergenin Açık ve İlişkisel Saldırganlığının Duygusal Güvenlik Kuramı ve Kendini Belirme Kuramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi
    (2024-06-30) Kocak, Aylin
    Bu araştırmanın amacı, Duygusal Güvenlik Kuramı ve Kendini Belirleme Kuramı ışığında, ergenin duygusal güvensizliği ile açık ve ilişkisel saldırganlık davranışları arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaç doyumunun aracı rolünü incelemektir. Araştırmaya, çoğunluğu orta sosyoekonomik düzeyden gelen ve ortaokul veya liseye devam eden toplam 234 ergen katılmıştır. Katılımcıların yaşları 11 ile 18 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 15.60’tır (%49 erkek). Araştırmada veri toplamak amacıyla Duygusal Güvenlik Ölçeği, Temel Psikolojik İhtiyaç Doyumu Ölçeği ve Çocukların Sosyal Davranış Ölçeği kullanılmıştır. Temel aracılık analizi yapısal eşitlik modellerinden yol analizi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Yol analizi sonucunda, ergenlerin artan duygusal güvensizliğinin temel psikolojik ihtiyaç doyumlarını azalttığı, bunun da daha fazla açık ve ilişkisel saldırganlıkla ilişkili olduğu ve temel psikolojik ihtiyaç doyumunun ergenin duygusal güvensizliği ile açık ve ilişkisel saldırganlık davranışları arasındaki ilişkiye aracılık ettiği bulunmuştur. Ek analizler ise yalnızca ilişkisellik ihtiyaç doyumunun ergenin duygusal güvensizliği ile açık ve ilişkisel saldırganlık davranışları arasındaki ilişkilere aracılık ettiğini göstermiştir. Ergenlerin duygusal güvensizliğinin, özellikle ilişkisellik ihtiyacı olmak üzere, temel psikolojik ihtiyaçlar aracılığıyla açık ve saldırganlıkla olan ilişkisine yönelik bulgular, iki kuram çerçevesinde kültürel boyutlar dikkate alınarak tartışılmıştır.
  • Article
    Terekenin Resmi Defterinin Tutulması Talebinden Sonra Miras Ortaklığına Temsilci Atanmasının İstenmesi
    (2023) Özcan, Cem
    Miras hukukunda, mirasbırakanın vefatının ardından, mirasçıların kendilerine tanınan yasal süre dolmadan önce tereke işlerine gereğinden fazla karışmamak koşuluyla, mirası reddetme hakları bulunmaktadır. Bu imkanın yanı sıra mirasçılar medeni kanun hükümleri uyarınca terekenin resmi defterinin tutulmasını isteyebilirler. Diğer yandan Türk Medeni Kanunu (TMK) mirasçılara miras ortaklığına temsilci atanmasını talep etme imkanını da sunmaktadır. Terekenin resmi defterinin tutulmasına başlandıktan sonra, mirasçılardan birinin miras ortaklığına temsilci atanmasını istemesinin TMK m.610/f.2 anlamında tereke işlerine gereğinden fazla karışma teşkil edip etmeyeceği ve buna bağlı olarak da bu mirasçının mirası red hakkını kaybedip etmeyeceği hukuki bir sorun oluşturmaktadır.
  • Article
    Anksiyete Düzeyleri Açısından Boşanmış ve Evli Anneler ile Çocuklarının İncelenmesi
    (2011) Gregory, Nilgün Öngider
    Amaç: Bu araştırmada, boşanmanın çocuk üzerindeki etkilerinin incelenmesi amacı ile, boşanmış ve evli ailelerden gelen anneler ve onların çocuklarının anksiyete düzeyleri karşılaştırılmıştır.Yöntemler: Araştırmanın örneklemi, İzmir ilindeki bir ilköğretim okuluna devam eden anne-babası boşanmış ve evli olan 3-6. sınıf öğrencileri ve onların annelerinden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan çocuklara, Çocuklar İçin Durumluk ve Sürekli Anksiyete Ölçeği ile Bireysel Bilgi Formu; annelere ise, STAI ve Bireysel Bilgi Formu uygulanmıştır.Bulgular: Anne-babası boşanmış olan çocukların durumluk ve sürekli anksiyete düzeylerinin, anne-babası evli olan çocuklara göre daha yüksek olduğu (t=4.13 p<0.05, t=5.08 p<0.05) bulunmuştur. Benzer şekilde, boşanmış annelerin durumluk ve sürekli anksiyete düzeylerinin, evli annelere göre daha yüksek olduğu da (t=5.76 p<0.05, t=6.31 p<0.01) bulunmuştur. Sonuç: Anne-babası boşanmış olan çocukların ve bu çocukların annelerinin anksiyete düzeylerinin anne-babası evli olan çocuklara ve bunların annelerine göre yüksek bulunması, boşanmanın hem çocuklar hem de anneleri üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunu düşündürmektedir.
  • Article
    Fransız Hukukunda Aile Arabuluculuğu
    (2017) Özcan, Cem
    Aile hukukundan kaynaklanan hukuki sorunların kendine has bazı özellikleri vardır çünkü toplumun temel direği olan aile kavramı hukuki, psikolojik ve sosyal yönlerden oluşmaktadır.Aile arabuluculuğu, aile hukukunun ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Fransa'da aile arabuluculuğu sivil toplum örgütlerinin inisiyatifi sayesinde kurulmuştur. Aile arabuluculuğunun yasal çerçevesi 2000'li yıllarda oluşturulmuştur ve bugün aile arabuluculuğu mesleği Fransız yargı sistemine tamamen entegre olmuş durumdadır. Fransız aile arabuluculuğu sistemi Avrupa'da önemli bir modeldir. Bununla birlikte bu sistemin etkinliği hâlâ tartışmaya açık durumdadır. Bu nedenle bu sistemin daha iyi anlaşılabilmesi için avantajları ve dezavantajlarının incelenmesi gerekmektedir.
  • Article
    Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yönlerine Dair Lahey Sözleşmesi Uyarınca Koruma ve Ziyaret Hakkı
    (2020-12-17) Akduman, Ebru
    Türkiye 2000 yılından beri “Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yönlerine Dair Lahey Sözleşmesi”’ne taraftır. LaheySözleşmesi’nin amacı, esas olarak velayet hakkını ihlal ederek kaçırılan veya alıkonulan çocuğun en kısa zamanda mutadmeskenine iadesinin sağlanmasıdır. Bunun için öncelikle Sözleşme’de yer alan “mutad mesken”, “mutad mesken hukuku”,“koruma hakkı” ve “ziyaret hakkı” kavramlarının kapsamının belirlenmesi gerekir. Sözleşme’nin uygulama alanı bulabilmesiiçin, çocuğun mutad meskeninin taraf devletlerden birinde bulunması gerekmekte olup bununla kastedilen, çocuğun yerdeğiştirme ey¬leminden hemen önceki fiili yaşam merkezidir. Sözleşme’de koruma hakkı ile ziyaret hakkı tanımlanmışancak mutad mesken kasıtlı olarak tanımlanmamıştır. Sözleşme’de velayet hakkı kavramı yerine koruma hakkı kavramıkullanılmış ve “çocuğun şahsının bakım hakkı ve özellikle ikamet yerinin tespiti hakkı” olarak tanımlanmıştır. Hukuk sistemlerikoruma hakkı bakımından velayet hakkı ve sair farklı bir termino¬lojiye sahip olabilir ama önemli olan bu hakkın hangiyetki ve görevleri kapsadığıdır. Sözleşme’de yer alan diğer bir önemli kavram olan ziyaret hakkı, şahsi ilişki hakkı olup“çocuğun, sınırlı bir süre için, mutad ikametgâhından başka bir yere götürülmesi hakkı” vermektedir. İlgili madde hükmündençocuğun başka bir yere götürülmesinden kastedilenin mutlak surette başka bir akit devlet olup olmadığı anlaşılamamaktadır.Sözleşme’de çocuğun mutad meskeninin bulunduğu devlet kanununa gönderme yapılmakla beraber bu devletin kanunlarihtilafı kurallarının dikkate alınıp alınmayacağı açık değildir. Prensip olarak, milletlerarası sözleşmelerin uygulanmasındaatıf genellikle dikkate alınmamaktadır. Bununla beraber, geçerli bir koruma hakkının bulunup bulunmadığının çocuğunmutad meskeni hukukunun kanunlar ihtilafı kurallarının gösterdiği maddi hukuka göre belirlenmesi Sözleşme’nin temelamacına daha uygun olacaktır.
  • Report
    Dijital Romantizm: Y Kuşağının Romantik İlişkilerinde Sosyal Medyanın Rolü Üzerine Bir Araştırma:
    (2019-02-11) Özer, Asuman; Alikılıç, İnanç; Alikılıç, Özlem
    Sosyal medya, sürekli gelişen teknolojisiyle kuşaklar üzerinde etkili olduğu kadar en aktifkullanıcılarından biri olan Y kuşağının romantik ilişkileri kapsamında da oldukça etkindir. Ykuşağının, teknoloji sever ve sosyal medyayı sık ve etkin kullanan bireylerden oluştuğu, sosyalmedyanın da Y kuşağı üzerinde etkisinin fazla olduğu bilinmektedir. Bu etki sadece içerik oluşturma,paylaşım, sosyalleşme, bağlantılı kalma, etkileşim, arkadaşlık, bilgi akışı, öğrenme gibi faaliyetlerlesınırlı değildir. Sosyal medya kullanımının giderek artmasıyla çiftler, ilişkilerini sosyal medyadaherkese göstererek yaşama eğilimi göstermektedirler. Sosyal medya kullanımını günlük hayatlarınınbirer parçası haline getiren çiftler, sosyal medyayı sadece ilişkilerini duyurmak, ifade etmek için değilaynı zamanda partnerlerini kontrol etmek, gözetlemek ve haklarında bilgi almak için de kullanmayabaşlamışlardır. Sosyal medyanın romantik ilişkileri nasıl etkilediği konulu bu çalışmanın amacı,Y kuşağının sosyal medya pratiklerinin, romantik ilişkilerindeki davranışları üzerindeki rolünüölçmektir. Y kuşağını temsil eden 406 kişiye anket uygulanmıştır. Kıskançlık ve gözetim davranışlarıile cinsiyet grupları arasında anlamlı bir fark tespit edilememiş ancak en kıskanç grubun bekar veilişkisi olmayanlar olduğu; evli olmayan çiftlerin sosyal medyada kıskanma ve gözetim davranışınınevli olan çiftlere göre daha fazla olduğu saptanmıştır. Y kuşağı bireylerinde yaş ilerledikçe sosyalmedyada partnerlerini kıskanma ve gözetleme eğiliminin azaldığı görülmüştür.