TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Article
    Multipl Sklerozlu Bireylerde Üriner Semptomlar, Bağırsak Semptomları ve Cinsel İşlev Bozukluğunun Tedavisinde Pelvik Taban Kas Eğitimi: Geleneksel Derleme
    (2024) Kahraman, Turhan; Yavaş, İpek; Ertekin, Özge
    Multipl skleroz (MS), santral sinir sisteminin otoimmün kaynaklı nöro dejeneratif bir hastalığıdır. MS’li bireyler santral sinir sistemi tutulumuna bağlı çok çeşitli semptomlar yaşayabilmektedir. MS’li bireylerin %80’inden fazlası üriner semptomlar, %39-73’ü bağırsak semptomları ve %40-90’ı cinsel işlev bo zukluğu bildirmektedir. Aynı zamanda bu semptomlar MS’li bireyin yaşam ka litesini olumsuz yönde etkileyen bir dizi soruna yol açmaktadır. Bu semptomların tedavisinde kullanılan fizyoterapi yöntemlerinden olan pelvik taban kas eğitimi günümüzde üriner inkontinans, pelvik organ prolapsusu ve fekal inkontinans için öncelikli tercih edilen bir tedavi seçeneğidir ayrıca cinsel işlevi iyileştirmede et kili olabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Bu derlemenin amacı, MS’li bireylerde pelvik taban kas eğitiminin önemini ve MS’ye bağlı üriner semptom lar, bağırsak semptomları ve cinsel işlev bozukluğunun yönetimindeki yerini vur gulamaktır. MS’li bireylerde pelvik taban kas eğitimi üriner inkontinans, aşırı aktif mesane ve cinsel işlev bozukluğu tedavisinde etkili bir yöntemdir. Ayrıca pelvik taban kas eğitimi alan MS’li bireylerde yaşam kalitesi de artmaktadır. Li teratürde biofeedback eğitiminin fekal inkontinans ve konstipasyon için etkili ol duğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Çalışmalar müdahalelerini pelvik taban kas eğitimi olarak tanımlanmasa da biofeedback eğitimi pelvik taban kas eğitiminde egzersizlerin doğrulanması ve eğitimin gerçekleşmesi amacıyla kul lanılan bir yöntemdir bu nedenle de pelvik taban kas eğitiminin fekal inkonti nansı ve konstipasyonu tedavi etmede etkili bir yöntem olduğu görülmektedir. MS’li bireylerde üriner retansiyonun tedavi edilmesinde mevcut bir çalışma bu lunmasa da ümit vaat eden bir alandır ve araştırılması gerekmektedir. Ayrıca mev cut kanıtların güçlendirilmesi ve net bir tedavi protokolünün tanımlanması için metodolojik olarak kaliteli araştırmalara ihtiyaç vardır.
  • Article
    Bağımsız Bileşen Analizi ve Makine Öğrenmesi Kullanılarak Omurilik Yaralanması Olan Kişilerden Alınan Eeg Sinyallerinden El Hareketlerinin Sınıflandırılması
    (2024-09-15) Sayılgan, Ebru
    Bu çalışmanın temel amacı, Omurilik Yaralanması (OY) olan kişilerin, kol ve el hareketlerinin, kodu çözülebilir nöral bağıntılarını koruduğunu göstermektir. OY’li on kişiden pronasyon, süpinasyon, palmar kavrama, lateral kavrama ve el açma hareketleri düşündürülerek alınan ElektroEnsefaloGrafi (EEG) sinyallerinin ayırt edici hareket bilgisi araştırılmıştır. Bunu yaparken kullanılan yöntemlerde Bağımsız Bileşen Analizi (BBA/ICA) yöntemi hem artefakt gidermede hem de yeni bir yaklaşım olarak öznitelik vektörlerini çıkarmada kullanılmıştır. Önerilen yöntemde öznitelik vektörleri bağımsız bileşenlerde ortak bilgi matrisi çıkarılarak oluşturulmuştur. Çıkarılan ve seçimi yapılan öznitelik vektörleri dört farklı makine öğrenmesi modeli (Destek Vektör Makinesi (DVM), k-En Yakın Komşuluk (k-EYK), AdaBoost ve Karar Ağaçları (KA)) ile test edilmiştir. Model değerlendirme aşamasında aşırı öğrenmenin önüne geçmek için 5-katlamalı çapraz doğrulama ve hata matrisi yöntemleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, incelenen beş sınıfa göre elde edilen başarım oldukça yüksek çıkmıştır. Deneklerin ortalaması alındığında elde edilen model doğruluk değerleri sırasıyla DVM’de 0.9024±0.0781, k-EYK’da 0.8582±0.0985, AdaBoost’ta 0.7924±0.0937 ve KA’da 0.8089±0.0645 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlara dayanarak OY olan bireylerin kol ve el hareketlerinin ayırt edicilik performansının önerilen yöntem ile oldukça yüksek sonuçlar verdiği görülmektedir. BBA yöntemine dayalı bir öznitelik çıkarma ve DVM modeli ile sınıflandırma metodolojisinin OY’li hastaların rehabilitasyon tedavisinde EEG temelli beyin bilgisayar arayüzü uygulamalarına önemli bir katkısı olacağı düşünülmektedir.