TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
37 results
Search Results
Article İmparatorluktan Cumhuriyete Çocuk İşçiler: Geçiş Mekanı Olarak Hereke Fabrika Yerleşkesi (1910’lar-1950’ler)(2025-07-26) Velipasaoglu, Didem YavuzBu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yılları ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında Hereke Fabrikası’ndaki çocuk işçiliğinin değişen dinamiklerini incelemektedir. Osmanlı döneminde, fabrikadaki yönetim, işçilerin aileleri için ilk konut projelerini başlatmış ve tek başına çalışanlar ve çoğu yetim olan çocuk işçilerin barınması için lojmanlar inşa etmiştir. Cumhuriyet’in kurulmasının ardından, özellikle fabrikanın Sümerbank’a devrinden sonra, memurlar ve işçiler için konut projeleri devam etmiş, yetim çocuklar da hâlâ fabrikada çalıştırılmaya devam edilmiştir. Çocuk işçiliği ve yetimlerin durumu, işçi sınıfının büyük değişim geçirdiği Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında önemli bir rol oynamıştır. 1910’lar ile 1950’ler arasındaki bu geçiş dönemi, zorla çalıştırmadan gönüllü istihdama doğru kademeli bir kayma yaşanmış ve bu durum iş gücü dinamiklerini önemli ölçüde etkilemiştir.Article Diplomatik Arabuluculuğun Farklı Yönleri: Diplomatik Ortamlarda Tercüman Bulundurmanın Dil Dışı Nedenleri(2024-07-20) Akgün, Yaşar; Karakoç, Nihal YetkinDiplomasi, günlük yaşamın pek çok alanına sirayet eden bir kavramdır. Bu kavramın medya ortamlarında sıklıkla yer alması ve tartışılması, akademik boyutlarda da ele alınmasına neden olmuştur. Diplomasinin uygulama sürecine dâhil olan her bir uzmanlık ve meslek alanı, bu süreçte önemli rol oynamaktadır. Bu bağlamda, sözlü çeviri büyük önem arz etmektedir. Çeviribilimin önemli bir alt dalı olan sözlü çeviri uğraşı, esasında antik dönemlere kadar uzanan köklü bir geçmişe haizdir. Ancak sözlü çeviri, çeviribilimin diğer alt alanlarına kıyasla nispeten daha az çalışılmış bir alandır. Sözlü çevirinin bilimsel düzlemde irdelenmesinin gecikmesi, diplomasi sürecindeki rolünün tartışılmasını da geciktirmiş; bu alanda yapılan kısıtlı çalışmalar ise çevirinin diplomasideki rolünün yalnızca dilsel boyutlarını ele almıştır. Siyasi ve diplomatik ortamlarda önemli bir yeri olan diplomasi çevirmenliği, gizlilik ve diğer bazı sebeplerle yeterince incelenememiştir. Dolayısıyla bu çalışma, diplomasi alanında çalışan sözlü çevirmenlerin yalnızca dilsel nedenlerle değil, -diplomasi sürecindeki tüm paydaşların ortak dil bilmelerine ve ilk bakışta bir tercüman bulundurmaya gerek duyulmamasına rağmen- dil dışı nedenlerle de istihdam edilebileceklerini konu edinmektedir. Bu husus, hem diplomasi hem de çeviri alanı için önem arz etmektedir. Bu bağlamda, makale boyunca çevirmenlerin diplomasi süreçlerinde ülkenin millî dilini temsil etme, iletişim hatalarını üstlenme, diplomatlara danışmanlık yapma ve zaman kazandırma gibi dil dışı rolleri irdelenmiştir.Article Votemat: Blokzincir Tabanlı Oylama Sistemi(2024-10-23) Birol, Egemen; İskender, Kerim Tuğşat; Ozkul, Timur; Topalli, AycaBu çalışma Blokzincir teknolojisi ile güvenli, güvenilir ve değiştirilemez bir oylama sistemi kurulabileceğini göstermeyi amaçlamaktadır. Blokzincir'in merkeziyetsiz yapısı, merkezi otoriteyi sistemin dışında tutmakta ve şeffaflık sağlamaktadır. Ayrıca, uygulanan şifreleme işlemlerin güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlamaktadır. Böylece birden fazla oy kullanılması, sahte oy pusulası kullanım girişimleri ve hileli oy sayımları gibi olası sahtekârlıkların önüne geçilebilecektir. Önerilen yöntem olan VOTEMAT, hem elektronik oylamayı hem de kâğıt oy pusulasını kapsadığı için eksiksiz bir çözüm sağlamaktadır. Oylarını sandığa gelmeden kullanmayı tercih eden seçmenler için Ethereum özel Blokzincir ağına bağlı bir mobil uygulama ve bir Web sitesi geliştirilmiştir. Sistem oy verme merkezlerinde, oy verme kabinlerine yerleştirilen mobil cihaz veya kâğıt oy pusulası aracılığıyla oy kullanmayı desteklemektedir; bu durumda da oylar aynı Blokzincir'e kaydedilmekte ve aynı derecede güvenli olarak saklanmaktadır. Oylarını sandık başına gelmeden kullanmak isteyenler için, ulusal kimlik kartındaki bilgilere ve yüz tanımaya dayalı iki adımlı bir kimlik doğrulama tasarlanmıştır. Ayrıca, ortadaki adam saldırıları gibi izinsiz erişim girişimlerini önlemek için şifreleme tabanlı bir güvenlik önlemi kullanılmıştır. Önerilen sistem geleneksel oylama yöntemlerine göre daha pratik olduğundan, katılımı artırabileceği ve her türlü yerel ya da ulusal seçimde kullanılabileceği düşünülmektedir.Article Dijitalleşmenin İnsan Haklarına Getirdiği İkilemleri Savunmasız Gruplar Örneği Üzerinden Anlamak(2024-12-31) Erol, Melih Uğraş; Erol, Dr. Melih UğraşSavunmasız gruplar, toplum içerisinde fiziksel veya zihinsel olarak kolayca incinebilen veya saldırıya uğrayabilen kişilerdir. Savunmasız gruplar için yaşanmakta olan dijital çağ farklı açılardan önem arz etmektedir. Dijital çağ savunmasız gruplar için bir yandan insan haklarının kullanılmasını ve korunmasını kolaylaştırırken diğer yandan insan haklarının daha kolay ihlal ve istismar edilebildiği bir ikili ortamı yaratmaktadır. Bu ikilemlerin en önemli örneklerinden bir tanesi bir yanda dijital çağda ifade özgürlüğü diğer yanda ise savunmasız grupların karşılaşacakları çevrimiçi nefret söylemleridir. Çevrimiçi nefret söylemleri savunmasız grupların insan hakları ve topluma katılımları üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Ancak aynı teknoloji ceza hukuku kapsamında bir suç olarak kabul edilmesi şart olan nefret söylemlerinde bulunanların tespitini ve hatta bu söylemlerin engellenmesini de kolaylaştırabilir. Ayrıca savunmasız gruplar açısında dijitalleşme sağlık haklarına erişimi kolaylaştırırken olası veri güvenliği ihlallerini ve ayrımcılığı beraberinde getirebilme tehdidini de barındırmaktadır. Savunmasız grupların dijital sağlık hakları ne denli kritik ise bir insan hakkı olan kültürel haklarını dijital ortamda kullanabilmeleri kültürel varlıkları açısından o derece mühimdir. Ancak, dijitalleşme bir yandan kültürel hakların kullanımını kolaylaştırırken bir diğer yandan kültürler üzerinde bazı endişeleri de beraberinde getirmektedir. Dijital çağın insan hakları meseleleri ve savunmasız gruplar üzerinde yarattığı bu çoklu etkileşimlerin ve ikilemlerin arasında göze çarpan iki kavram ise dijital okuryazarlık ve dijital aktivizmdir. Çünkü her iki olgu savunmasız grupların dijital ortamda insan haklarını korumalarına imkanlar sağlayabilecektir. Bu yönü ile bu iki kavramın hukuki önemi de mevcuttur. Bu çalışmada dijitalleşmenin insan hakları hukuku meselelerine getirdiği ikilemi yani olumlu ve olumsuz etkileri savunmasız gruplar üzerinden anlamaya çalışmaktadır.Article Avrupa Yeşil Mutabakatının Etkilerinin Çerçevelendirilmesi: “normatif Güç” Olarak Ab ve Ötesine Yansımaları(Ankara Univ European Union Research Centre, 2023-07-30) Biresselioğlu, Mehmet Efe; Solak, Berfu; Savaş, Zehra Funda; Yalçınkaya, Zehra Funda SavaşFosil yakıtların artan kullanımı ve sera gazı emisyonları dünya siyasetinde kritik konular haline gelmiştir. Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakatı, Avrupa'yı 2050 yılına kadar \"ilk iklim nötr kıta\" haline getirmeyi taahhüt etmektedir. Yeşil Mutabakat, AB'yi kaynak verimli, rekabetçi ve döngüsel bir ekonomiye dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Uluslararası politikada normatif bir güç olarak AB, diğer aktörlerin davranışlarını etkileyebilmekte ve bu da AB’yi uluslararası bir norm yayıcı konumuna getirmektedir. Bu anlamda, \"normatif güç Avrupa\" kavramı Yeşil Mutabakatın rolüyle örtüşmektedir. Bu makale, AB Yeşil Mutabakatının karbon nötrlüğü sürecinde AB'nin normatif bir güç olarak rolünü sürdürmek için başarılı bir araç olup olmadığını incelemekte ve AB Yeşil Mutabakatının fırsatlarını ve zorluklarını ele almaktadır.Article Yetkin Karakoç, N. (2022). Çeviri ve Diplomasi. İstanbul: Çeviribilim Ajans ve Yayıncılık, 163 S. Isbn: 978-605-365-84993-9-3(2023-12-30) Akgün, YaşarÇeviri uğraşı yazılı olarak kendi içerisinde değerlendirildiğinde halihazırda yeni bir alan olarak karşımıza çıkmaktayken, çeviribilimin önemli bir alt dalı olan sözlü çeviri ise yazılı çeviriye kıyasla daha da yeni ve güncel bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Nispeten yeni bir alan olmasından dolayı, sözlü çeviri alanında üretilen gerek teorik gerek pratik çalışmalar alanın kilometre taşları olarak oldukça değerli çalışmalar olmalarına rağmen, sözlü çeviri alanı halen kavramsallaştırılmayı ve pratik düzlemde açıklanmayı bekleyen sayısız sorunsallar ile doludur. Sözlü çeviri alanı bu kapsamda kendi gizemini korumaktayken, diplomasi alanında ifa edilen diplomasi çevirisi ise, gerek yazılı gerekse de sözlü olarak çeviribilimin halihazırda açıklanmayı bekleyen çok katmanlı karmaşık yapısına yeni bir katman eklemektedir. İçerdiği bilişsel ve duyuşsal süreçlerin karmaşıklığından ötürü çeviribilimin oldukça ilgi çekici bir alanı olan sözlü çevirinin, bir o kadar da gizemli olan diplomasi süreçleriyle beraber kullanılması daha öncesinde bu iki alanda yeteri kadar çalışma gerçekleştirilmemesinden ötürü, güncel çalışmalara olanak tanımaktadır. Söz konusu güncel çalışmalara en iyi örneklerden biri olarak, Nihal Yetkin Karakoç tarafından ilk olarak 2015 yılında kaleme alınan ve ilk baskısı 2016, ikinci baskısı ise 2022 yılında yayımlanan Çeviri ve Diploması kitabı gösterilebilir. Üst düzey diplomatik ve askeri görüşmeler/müzakerelerde uzun yıllar çalışma fırsatı bulan Nihal Yetkin Karakoç bu süreçte edindiği uygulamalı deneyimlerini, gerçekleştirmiş olduğu uzun yıllara dayanan literatür araştırmasıyla beraber kavramsal boyutta irdelemekte, diplomasi ve sözlü çeviriyi beraberinde ele almaktadır.Article Amerikan Federalistleri, Hannah Arendt ve Cumhuriyetçilik: Temsili Demokrasiye Karşı Konsey Sistemi?(2022) Sezer, Devrim; Başkır, Ünsal DoğanBu makale sözleşme teorisi ve cumhuriyetçilik üzerine olan akademik yazında ihmal edilen bir konuyu incelemeyi amaçlıyor: Hannah Arendt’in ve Amerikan federalistlerinin cumhuriyetçi perspektiflerini karşılaştırmalı olarak tartışmak. Birbiriyle ilişkili iki meseleyi tartışmaya açıyoruz. Amerikan federalistlerinin ve Arendt’in 1) sözleşme teorisiyle kurdukları ilişkiyi ele almayı, 2) cumhuriyet ilkesini yorumlayış biçimlerini karşılaştırmalı olarak irdeleyerek temsili demokrasi konusundaki perspektiflerini ortaya koymayı amaçlıyoruz. İki temel argümanımızı şu şekilde özetleyebiliriz. Birincisi, federalistler bir yandan sözleşme teorisinin soyut ve rasyonalist anlayışını takip etmişler, pragmatik ve prosedürel bir bakış açısıyla bu geleneğe özgün bir katkıda bulunmuşlar, bir yandan da başta hafızasızlaştırma sorunu olmak üzere bir dizi problemi aynı düşünce ekolünden devralmışlardır. Arendt ise hipotetik ve tarih ötesi varsayımların sözleşme kavramının ontolojik kökenini olduğu kadar tarihsel boyutlarını da anlamamızın önünde bir engel teşkil ettiğini bize hatırlatmış, sözleşme teorisinin soyut ve rasyonalist yaklaşımına sözleşmelerin tarihsel boyutlarını ve devraldıkları siyasal mirasları vurgulayan bir ‘sözleşmecilik’le cevap vermiştir. Buna ilaveten sözleşme teorisinden Amerikan federalistlerine intikal eden iktidar ve anayasa kavramlarını sorgulamıştır. İkincisi, Arendt ve Amerikan federalistlerinin perspektifleri cumhuriyetçi siyaset felsefesinde iki önemli kırılma anını temsil etmektedir. Amerikan federalistleri temsili demokrasinin ilk sistematik savunusunu kağıda dökerken cumhuriyet ilkesini yurttaş katılımından tamamen koparmışlardır. Arendt ise cumhuriyet ilkesini yeniden etkin yurttaşlık pratiği bağlamına yerleştirmiş, tıpkı Rousseau gibi temsili demokrasinin radikal bir eleştirisini ortaya koymuştur. Asıl özgün katkısıysa cumhuriyet ilkesini bütünüyle kamusal katılımla özdeşleştirmiş ve etkin yurttaşlık pratiğinin (bir başka deyişle siyasal özgürlüğün) yerel düzeyden başlayan bir kurumsal örgütlenmeyi, “konsey sistemi” olarak adlandırdığı bir radikal demokratik ve konfederal katılım ağını gerektirdiğini öne sürmüş olmasıdır.Article Terekenin Resmi Defterinin Tutulması Talebinden Sonra Miras Ortaklığına Temsilci Atanmasının İstenmesi(2023) Özcan, CemMiras hukukunda, mirasbırakanın vefatının ardından, mirasçıların kendilerine tanınan yasal süre dolmadan önce tereke işlerine gereğinden fazla karışmamak koşuluyla, mirası reddetme hakları bulunmaktadır. Bu imkanın yanı sıra mirasçılar medeni kanun hükümleri uyarınca terekenin resmi defterinin tutulmasını isteyebilirler. Diğer yandan Türk Medeni Kanunu (TMK) mirasçılara miras ortaklığına temsilci atanmasını talep etme imkanını da sunmaktadır. Terekenin resmi defterinin tutulmasına başlandıktan sonra, mirasçılardan birinin miras ortaklığına temsilci atanmasını istemesinin TMK m.610/f.2 anlamında tereke işlerine gereğinden fazla karışma teşkil edip etmeyeceği ve buna bağlı olarak da bu mirasçının mirası red hakkını kaybedip etmeyeceği hukuki bir sorun oluşturmaktadır.Article Enerjinin Toplumsal Boyutu ve Türk Halkının Enerji Tercihleri(2010) Ediger, Volkan Ş.; Kentmen Çin, Çiğdem; Kentmen, ÇiğdemBu çalışma Türk toplumunun enerji tercihlerini, geleceğin enerjisi, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynakları başlıkları altında incelemektedir. 2005-2006 yıllarında AB tarafından düzenlenmiş üç farklı Avrobarometre anketinin enerjiyle ilgili bölümlerinin kullanıldığı bu çalışmada elde edilen sonuçlara göre, Türk halkı güneş ve nükleer enerjiye hayli destek vermektedir fakat enerji verimliliğinin ve yenilenebilir enerjinin payının artırılması için gerekli olan teşviklerin maddi yükünü üstlenmeye razı değildir. Bunun yanı sıra, Türk toplumunda enerji kaynakları konusunda ciddi eksikliği bulunmaktadır ve hükümetin kendisine daha çok bilgi sağlamasını talep etmektedir.Article Sosyal Medyada 2011 Genel Seçimleri: Nicel - Nitel Arayüzey İncelemesi(2012) İslamoğlu, Gözde; Bayraktutan, Günseli; Doğu, Burak; Telli, Aslı Aydemir; Çomu, Tuğrul; Binark, Ferruh MutluBu çalışma “Sosyal Medya Ortamlarının Siyasal İletişim Uygulamaları Açısından İncelenmesi: Türkiye’de 2011 Genel Seçimlerinde Facebook ve Twitter’ın Siyasi Parti ve Liderler Tarafından Kullanılması” adlı TÜBİTAK destekli (Kasım 2011-Kasım 2012) araştırma projesi kapsamında kullanılan nicel ve nitel arayüzey incelemesi üzerine metodolojik bir değerlendirme içermektedir. Araştırma projesinde Web 2.0’ın demokratik katılım kaynaklı yurttaşlık kültürünün gelişmesine katkıda bulunduğu varsayımdan hareketle, sosyal medya ortamlarından Facebook ve Twitter’ın, Türkiye’de siyasi partiler ve liderleri tarafından 2011 Genel Seçimleri’ndeki kullanım pratiği incelenmektedir. Sosyal medya arayüzeyinde siyasi partilerin ve liderlerinin iletileri ile seçmenlerin/yurttaşların e-tartışması arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmada, bu amaçla, Facebook ve Twitter’daki siyasi parti ve liderlerin resmi hesaplarını incelemek üzere nicel ve nitel içerik çözümlemesi için araştırma ekibi tarafından teknik bir şablon geliştirilmiştir. Bu çalışmada, yukarıda kısaca tanıtılan projenin kuramsal çerçevesi temelinde, sosyal medya ortamlarına yönelik (bu örnekte Facebook ve Twitter) nicel-nitel içerik çözümlemesiyle ilgili arayüzey incelemesi araştırma yöntem ve teknikleri kapsamında tartışılacaktır. Bu nedenle, çalışmada ilk olarak, araştırma ekibinin “Facebook ve Twitter’da nicel ve nitel içerik çözümlemesi nasıl yapılır, nasıl yapılmalıdır?” tartışması ve bu araştırma için kullanılan kodlama cetvelinin biçimlendirilmesi süreci sunulacaktır. İkinci olarak, kodlama cetvelinin uygulandığı 2011 Genel Seçimlerinde siyasi parti ve liderlerin kullandığı Facebook hesaplarına ait duvarlar ile Twitter gönderilerinden bazı örnekler sunularak, veri tabanının oluşturulması süreci aktarılacaktır. Son olarak, siyasal iletişim ve yeni medya çalışmaları arakesitinde, yeni medya kullanımını incelemeye yönelik araştırma teknik ve araçlarının geliştirilmesi çabası tartışmaya ve değerlendirmeye açılacaktır. Bu tartışmanın kendisinin doğrudan yeni medya çalışmalarında arayüzey üzerine yapılacak saha çalışmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
