TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 13
  • Publication
    Moral Injury in Healthcare Workers: What Is It? Why Does It Develop? How to Prevent It?
    (2025) Daldaban, Ayşenur; Kavas, Mustafa Volkan; Bilgili, Fatih; Celebi, Fatma Zehra Oztek; Sogut, Huseyin Erkut
    In extraordinary situations, healthcare workers may find themselves in positions of decision-making and practicing in the face of professionally and personally challenging ethical dilemmas which may result in moral injury. Moral injury is a spesific form of affect that is strong enough to shake one’s fundamental ethical values, attitudes, and explanations. It is seen in those who witness severe emotional damage, intense human suffering, and cruelty. This study aims to discuss the phenomenon of moral injury in healthcare workers, the factors that contribute to its development, and the strategies for prevention in the context of preparation for extraordinary situations. Moral injury erodes a person’s perception of being an active and independent subject, his/her value integrity, and basic sense of well-being, and negatively affects him/her psychologically, socially and spiritually. Healthcare workers who are exposed to moral injury may become alienated from themselves and their profession, and may have to cope with feelings of burnout and hopelessness. This may lead to depression, anger, feelings of inadequacy, and disengagement from the profession in healthcare workers. By raising general awareness, empowering those at risk, and implementing collective cultural transformation efforts, it is possible to compensate for the negative effects of moral injury by helping people become morally resilient. These initiatives must be planned holistically as part of preparation for and building resilience to adverse events. They should be integrated with work processes at the organizational, system, and community levels, as well as at interpersonal (healthcare worker – patient) level. The competence and moral resilience of the health workforce should be regarded as an essential element of emergency preparedness. Conversely, being inadequately prepared for extraordinary situations may result in moral injury among healthcare workers. We posit that further empirical studies on the morally challenging experiences of healthcare workers in our country, where extraordinary situations are frequently encountered, will facilitate the comprehension of this significant phenomenon and the advancement of initiatives to enhance moral resilience.
  • Article
    Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun İzdişümü: Evcil Hayvan ve İnsan Hakları Kesişimi, Türkiye’nin Uluslararası Hukuk Sorumlulukları
    (2024) Katıman, Esra
    Bu makale, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na getirilen değişikliklerin Kanunun eski ve yeni hali ile karşılaştırmalı analizini uluslararası hayvan ve insan hakları boyutuna taşımayı amaçlamıştır. Makalede mevcut Kanunun eski ve yeni halinin uluslararası hukuk bakımından değerlendirilmesi iki açıdan yapılacaktır. Birinci bölümde, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu hükümlerinin evcil hayvan hakları söz konusu olduğunda devletlerin sorumluluk kuralları çerçevesinde hangi uluslararası yükümlülükler altında oldukları; ikinci bölümde ise muhtemel hayvan hakları ihlallerinin insan hakları hukukunu nasıl devreye sokabildiği konusu, hayvan hakları alanındaki gelişmeler ve yeni ekolojik düzenin verileri ışığında, incelenmiştir.
  • Article
    Yıkıma ve Hastalıklara Karşı İyileştirme: Hayao Miyazaki’nin Anime Filmlerinde Hijyenin Mekânsal Temsilleri
    (2025-12-24) Hosanli, Deniz Avci
    Sinema, sağlık/hijyen ve mimarinin kesişim noktasında konumlanan bu çalışma, Studio Ghibli’nin direktörü, usta Japon animatör, film yapımcısı ve manga sanatçısı Hayao Miyazaki’nin (1941-) filmlerinde öne çıkan gündelik hayat ve hijyen temasını, üç filmi odağına alarak (Komşum Totoro, 1988; Ruhların Kaçışı, 2001; Rüzgâr Yükseliyor, 2013), değerlendirmektedir. Miyazaki’nin filmleri, iki savaş arası ve sonrası dönemde Japonya’daki sosyo-politik ve sosyo-kültürel krizlere dair önemli veriler sunan; savaşlar ve ardından gelen salgın hastalıkların toplum yaşamında yarattığı zorluklara ilişkin belgesel değeri olan yapıtlar olarak görülebilir. Filmlerde kahramanların, savaş zamanlarında tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıklarla verdiği mücadele “Yıkımla Yüzleşmek” başlığı altında incelenmiştir. Takiben, “Hastalıkları Önlemek” başlığı altında, gündelik yaşamda uygulanmakta olan hijyen pratikleri ve bu pratiklerin mimari mekânlarla ilişkisi, özellikle konut iç mekân betimlemelerinin incelenmesiyle tartışılmaktadır. İncelenen üç farklı filmde ana setler olarak sağlık yapıları gösterilir. Bunlar, “Yıkımı Düzenlemek, Hastalıkları İyileştirmek” başlığı altında incelenen Komşum Totoro (1988) filmindeki Shichikokuyama Hastanesi ve tüberküloz koğuşu, Rüzgâr Yükseliyor (2013) filmindeki Kusakaru Dinlenme Evi ve Fujimi Kogen Sanatoryumu ve Ruhların Kaçışı (2001) filmindeki hamam/hidroterapi kompleksidir. Bahsi geçen sağlık kurumlarının esin kaynağı Japonya’nın kırsal kesimindeki 20. yüzyıl hastaneleri iken, sonuncusu hamam olarak anılsa da bu çalışmada tartışıldığı gibi daha çok bir nekahethane (iyileştirme evi) olarak hizmet verir. Bu araştırma, Miyazaki’nin filmlerindeki yıkıma karşı düzen, hastalığa karşı hijyen ikiliklerini mimari mekân üzerinden analiz etmekte ve değerlendirmektedir. Sonuçlar, Miyazaki’nin filmlerinde mimarinin, iyileştirme mekânlarının ve hijyenik tasarım ilkeleriyle kurulan düzenin yıkıma ve salgın hastalıklara karşı bir savunma aracı olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Article
    Eleştiri ve Polemiğin Ötesinde: Çevrimiçi ve Dışı Kamusal Tartışmalar Üzerinden Bakım Etiğinin Sınırlarının Sorgulanması
    (2023-11) Gürsoy, Ali Özgür
    Bu makale günümüzde çevrimiçi ve dışı kamusal iletişimin bakım etiğine dair sunduğu sınırları incelemektedir. Makalenin argümanı dört aşamadan oluşmaktadır. İlk olarak iki argümansal stil—kritik ve polemik— modernitede etkili olmuş iki etik teorisiyle ilişkilendirilmekte ve kendimizi bu terimlerin kurduğu kuramsal çerçeveye sıkıştırmanın oluşturduğu kavramsal salınımlar gösterilmektedir. İkinci olarak, bakım etiğinin bu salınımları aşmakta ümit verici kaynaklara sahip olduğu iddia edilmektedir. Üçüncü olarak, bu kaynakların merkezinde bakım etiğinin bağımlılık ve bağımsızlık arasındaki zıtlığı yeniden düşünmemizi sağlayan ve ahlak ile siyaset arasındaki sınırları sorgulayan argümanları konumlandırılmaktadır. Son olarak, bakım etiğinin karşılaştığı en önemli sınırın, genellikle iddia edildiğinin aksine evrensel normlar veya kesin standartlar sunamaması değil, günümüz siyasası yaşamını tanımlayan dissensus olarak anlaşmazlığı yeterince sorgulamaması olduğu iddia edilmektedir.
  • Review
    Citation - WoS: 16
    Citation - Scopus: 40
    Current Evaluation and Recommendations for the Use of Artificial Intelligence Tools in Education
    (Walter De Gruyter Gmbh, 2023-12-01) Sagin, Ferhan Girgin; Özkaya, Ali Burak; Tengiz, Funda; Geyik, Öykü Gönül; Geyik, Caner
    This paper discusses the integration of artificial intelligence (AI) tools in education, delineating their potential to transform pedagogical practices alongside the challenges they present. Generative AI models like ChatGPT, had a disruptive impact on teaching and learning, due to their ability to create text, images, and sound, revolutionizing educational content creation and modification. However, nowadays the educational community is polarized, with some embracing AI for its accessibility and efficiency thus advocating it as an indispensable tool, while others cautioning against risks to academic integrity and intellectual development. This document is designed to raise awareness about AI tools and provide some examples of how they can be used to improve education and learning. From an educator's perspective, AI is an asset for curriculum development, course material preparation, instructional design and student assessment, while reducing bias and workload. For students, AI tools offer personalized learning experiences, timely feedback, and support in various academic activities. The Turkish Biochemical Society (TBS) Academy recommends educators to embrace and utilize AI tools to enhance educational processes, and engage in peer learning for better adaptation while maintaining a critical perspective on their utility and limitations. The transfer of AI knowledge and methods to the teaching experiences should complement and not replace the educator's creativity and critical thinking. The paper advocates for an informed embrace of AI, AI fluency among educators and students, ethical application of AI in academic settings, and continuous engagement with the evolving AI technologies, ensuring that AI tools are used to augment critical thinking and contribute positively to education and society.
  • Article
    Kullanma Zorunluluğu Bağlaminda Tekrar Marka ve Hukuki Sonuçlarinin Değerlendirilmesi
    (2023-06-30) Uzunallı, Sevilay
    Marka sahibi markasını kullanmak zorundadır. Markayı kullanma zorunluluğu marka hukukunun temel prensiplerinden biridir. Marka sahibine SMK m. 9.1 hükmüyle markasını kullanmamasının olumsuz sonuçlarının doğmasını engellemeye yönelik beş yıllık hoşgörü süresi tanınmıştır. Marka sahibinin bu zorunluluğu yerine getirmemesi halinde, markası SMK m. 9.1, 26.1 bend a) gereğince iptal edilebileceği gibi, markasıyla karıştırma ihtimaline neden olan sonraki marka başvurusuna itirazı, başvuru sahibinin kullanılmama savunmasıyla ile karşılaştığında (SMK m.19.2) bu itirazı veya bu nedenle açtığı hükümsüzlük davasında aynı savunma ileri sürüldüğünde açtığı dava reddedilecektir (SMK m. 25. 7). Hatta marka sahibinin marka hakkına tecavüz nedeniyle açtığı davada da, davalının kullanılmama savunması davanın reddine neden olacaktır (SMK m. 29.2). Markasını kullanmayan marka sahibi, bu durumun olumsuz sonuçlarından kaçınmak için, markasını aynen ya da ufak değişikliklerle aynı veya aynı tür mal ve/veya hizmetler için tekrar tescil ettirmek yoluna gidebilir. Bu yeni tescille marka sahibi markasını kullanmama konusunda yeni bir hoşgörü süresi elde etmeyi hedefler. Bu tekrar tescilin kullanma zorunluluğunun dolanılması nedeniyle hukuka uygun olup olmadığı konusunda SMK’da bir hüküm bulunmamaktadır. Bu konuda Avrupa Birliği’nin 2015/2436 sayılı Marka Direktifi ve 2017/1001 sayılı Marka Tüzüğü’nde de bir düzenleme yapılmamıştır. Bu çalışmada markayı kullanma zorunluluğunun amacı ve bu zorunluluğun yerine getirilmesinin koşullarından hareketle tekrar marka başvurusu ve tescilinin hukuki sonuçları incelenmiştir.
  • Article
    Sivil İtaatsizlik Eylemi Olarak Türkiye'de Vicdani Ret: Bir Yurttaşlık Talebi
    (2012) Erdem, Erdinç; Başkır, Ünsal Doğan
    Bu çalışma, Hannah Arendt tarafından "politik olan"ın "ahlâki olan"dan ay--rılığını ve ona karşı üstünlüğünü savunmak amacıyla ortaya koyulan sivil itaatsizlik--vicdani ret ayrımını konu almaktadır. Söz konusu geçirimsiz ayrımı sorunsallaştırmakamacıyla Türkiye'deki vicdani ret eylemleri ve vicdani ret hareketi incelenmekte; bueylemlerin sivil itaatsizlik eylemleri olarak tanımlanması (dolayısıyla politik eylemlerolduğunun görmezden gelinmemesi) gerektiği vurgulanmaktadır. Bu çerçevede or--taya koyulan temel iddia, sivil itaatsizlik ve vicdani reddin kavramsal sınırlarının belir--lenmesi ve birbirinden ayırt edilmesi çabası içerisinde toplumsal ve politik fenomenle--rin mutlaka göz önüne alınması gerektiği; aksi takdirde politik eylemleri ayırt etmekiçin kullanılan temel ölçütün giderek bir tür niyet okuması biçimini alacağıdır. Türkiyeörneğinin yol göstericiliği, Türkiye'deki vicdani ret eylemlerinin vicdani bir noktadanhareket ederek politik bir hak talebine dönüşmesinden kaynaklanmaktadır. Böylecesivil itaatsizlik ve vicdani ret arasında yapılan geçirimsiz ayrımı kabullenmek yerine,bu iki eylem biçimi arasındaki geçişliliklerin tespit edilmesinin politik olgu ve eylem--Ierin anlaşılmasında en az ayrım yapmak kadar önemli bir noktaya işaret ettiği vur--gulanmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise vicdani ret eylemlerinin yalnızca savaşkarşıtlığı çatısı altında ele alınamayacağı, bu eylemlerin Türkiye'deki "borçlu yurttaş"tanımının değişerek temel hak ve özgürlükler üzerine inşa edilmiş bir yurttaşlık tanı--mı talep etmekte olduğu iddia edilmektedir.
  • Article
    Muhasebede Etik Eğitiminde Çağdaş Bir Model: Bütünleşik Öğretim Uygulaması
    (2014) Dalkılıç, A.Fatih; Cagle, Melissa N.; Öz, İ. Onur; Balsarı, Çağnur Kaytmaz
    Etik farkındalık kavramı özellikle muhasebe skandalları olarak bilinen Enron, WorldCom, Parmalat ve Tyco gibi olaylardan sonra daha da önem kazanmıştır. Muhasebede etik eğitiminin amaçlarının gerçekleştirilmesi için; muhasebe etik eğitiminin üniversite ders programlarında ayrı bir ders olarak mı, yoksa bütün müfredatta bütün- leşik bir şekil de mi olması gerektiği literatürde tartışılan bir konudur. Ek olarak etik eğitiminin verilme yöntemleri de literatürde tartışılmakta ve etik farkındalığı en üst düzeye çıkarabilmek için farklı uygulamaların sonuçları değerlendirilmektedir. Belirli oyunlar, vaka çalışmaları ve vinyetler yardımıyla etik farkındalık yaratma ve etik karar verme yetisi kazandırılabileceği düşünülmektedir. Bu yöntemler içerisinde, oyun temelli uygu- lamalar son dönemde önem kazanmıştır. Çalışma kapsamında finansal muhasebe dersi alan; aynı seviyedeki öğrencilerden oluşan 2 farklı sınıfla bir deney yapılmıştır. Bu bağlamda deney grubuna yukarıda bahsi geçen araçlar ile etik eğitimi verilmiş; ve çalışma sonucunda kontrol grubu ile ortak gerçekleştirilen bir test yardımıyla etik farkındalık düzeyleri karşılaştırılmıştır. Çalışma muhasebe eğitimi literatürüne etik eğitimi metotları ve etik algısına etkileri bakımından katkı vermeyi amaçlamaktadır.
  • Article
    Etik Modanın Temsiliyeti Bağlamında Vaatleri ve Çelişkileri: 'etik Moda' Ne Kadar Etik Sunuluyor?
    (2016) Kipoz, Şölen; Atalay, Duygu
    Hızlı modanın üretim ve tüketim stratejilerinin yarattığı yıkıcı etkilerin görünür hale gelmesi, modanın yeniden tanımlanmasını sağlayan etik ve ekolojik bir tasarım anlayışının benimsenmesine yol açmıştır. Böylece etik moda 'Yavaş Moda Akımı' gibi yaratıcı söylemler geliştirmiş ve yerel zanaatları, adil ticareti, çok işlevli tasarım ürünlerini, katılımcı tasarımı, çevre dostu malzemelerin kullanımını ve geri dönüşümle değer kazandırılan tasarımları yücelten bir yapıya kavuşmuştur. Ancak küresel moda ekonomisi tarafından ticarileştirilerek asimile de olmuştur. Etik moda, başat sistem içerisinde tüketilebilen bir trende dönüştürülürken, sanal ortamda varlık gösteren niş bir medya ile beslenen alternatif bir tasarım hareketi olarak sınırlı kalmıştır. Bu makalede, etik modanın tasarım ve üretim stratejileri bağlamında söylemsel ve ticari temsiliyeti ele alınarak ana akım ve alternatif medyada yer alan haberlerin geriye dönük okuması yapılmıştır. Böylece etik modanın vaat ettiği 'etik olma' sözü, medya analizi üzerinden deşifre edilmiştir.
  • Article
    İnsan Hakları Hukukunda Hukuki Çoğulluk
    (2020) Arslan, Ezgi; Katıman, Esra
    Hukuki çoğulluk, belirli bir sosyal alan içerisinde eş zamanlı olarak var olan, farklı kaynaklardan türemiş, normatifdüzenlerin çeşitliliğini ifade eder. Sosyal bir olgu olan hukuki çoğulluğun insan haklarıyla ilişkisi, çok farklı boyutlarasahiptir. Bu ilişki, devlet hukuku ile çoğul hukuk düzeni arasındaki ilişkiye bağlı olarak, farklı boyutlarıyla gündemegelmektedir. Bu çalışma kapsamında, hukuki çoğulluk teorilerine değinilecek ve bu teoriler çerçevesinde insanhakları hukuku ile çoğul hukuk düzenleri arasındaki ilişki teorik düzeyde farklı boyutlarıyla ele alınacaktır. Konununuygulamadaki yansıması ise, özellikle, hukuki çoğulluk olgusunun uluslararası niteliği dikkate alınarak uluslararasıinsan hakları mahkeme uygulamalarının içinde saptanmaya çalışılmış; bu bağlamda, ağırlıklı olarak, Avrupa İnsanHakları Mahkemesi içtihadı değerlendirilmiştir.