TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Article
    Tıp Fakültesi Öğrencilerinin Kanıta Dayalı Tıp Farkındalık Düzeyleri
    (2022-12-15) Arslan, Mehmet; Keskin Arslan, Elif; Küçükerdem, Halime Seda; Çakır, Meryem; Koç, Esra Meltem; Sözmen, Melih Kaan; Pamuk, Gülseren; Keskin-arslan, Elif; Sozmen, Kaan; Kaplan, Yusuf; Arslan, Elif Keskin
    Amaç: Kanıta dayalı tıp, klinikte hastayla ilgili kararlar alırken hekimin kişisel deneyimlerine, hasta değer ve beklentilerine, var olan kanıtlanmış bilgileri entegre etmesi, bu bilgilerin dikkatli, açık ve mantıklı bir şekilde kullanılmasıdır. Bu çalışmanın amacı, bir tıp fakültesi öğrencilerinin kanıta dayalı tıp ile ilgili farkındalıklarının değerlendirilmesi ve elde edilecek veriler ile öğrencilerin tıp eğitimi süresince kanıta dayalı tıp ile ilgili teorik ve pratik ders içeriğinin belirlenmesine ışık tutmaktır. Yöntem: Çalışmanın evrenini, tıp fakültesi dönem 3, 4, 5 ve 6 öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılmak üzere araştırmacılar tarafından geliştirilmiş, toplamda 23 sorudan oluşan anket formları hazırlandı ve istatistiksel değerlendirmede ki-kare testi ve Fisher’s exact test kullanıldı. Bulgular: Araştırmaya 163 öğrenci dâhil edildi. Katılımcıların %43,6’sı kanıta dayalı tıp eğitimi almıştı ve katılımcıların %92’si kanıta dayalı tıbbı duymuştu. Katılımcıların %78,5’i kanıta dayalı tıp ile ilgili daha fazla bilgi edinmek istiyordu. Tıbbi bilgi edinmek için katılımcıların %93,9’u ders notları, %75,5’i ders kitabı kullanıyordu ve veri tabanlarını bilme durumları açısından %81’i Pubmed, %58,3’ü Google Akademik, %55,3’ü Medline, %35’i UpToDate’i biliyordu. Sonuç: Mevcut kanıta dayalı tıp kaynaklarına ilişkin farkındalığın artırılmasına ve bunlaraerişim sağlanmasına gereksinim vardır. Kanıta dayalı tıp eğitimi için üniversitelerde uygun müfredat hazırlanmalı ve kanıta dayalı tıbbın önündeki engeller ortadan kaldırılmalıdır.
  • Research Project
    Daha Verimli Noninvaziv Beyin Makine Arayüzlerinin Geliştirilmesi
    (2018) Kaya, Murat; Yanar, Hilmi; Özbay, Erkan; Sürmeli, Umut; Sağlam, Emre; Mishchenko, Yuriy; Yılmaz, Zehra; Özge, Aynur
    Son yıllarda nöral aktivite görüntüleme ve analiz tekniklerinin hızlı gelişimi, beyinde bilginin nasıl işlendiğinin temellerini anlamamıza yardımcı olmuştur. Aynı zamanda, beyinde bilgi işleyişi hakkında bilgi elde eden yeni yaklaşımlar ve bunlara bağlı gelişmeler birçok tibbi nörolojik durumların yeni tedavisine yol açmıştır. Beyin-Makine veya Beyin-Bilgisayar Arayüzleri (BMA/BBA) böyle gelişmelerden bir tanedir. BMA, nörobilim, istatistik ve sayısal yöntemler ile birlikte ortaya çıkan araştırma alanı olup, insanlarla iletişim ve kontrol için beyindeki nöral aktiviteyi doğrudan kullanmaya hedeflenmektedir. BMA, son 15 yılda hızlı ilerleyip, sanal ve gerçek durumda robotik maniplatörün kontrolü gibi imkanları felçli insanlara sağlamaktadır. Noninvaziv BMA da görüntüleme için kafatası-dışı beyin aktivite görüntüleme teknikleri, başlıca elektroensefalografi (EEG), kullanır ve son yıllarda çok hızlı gelişmiştir. Bu projede, EEG beyin görüntüleme tekniği kullanılarak orijinal bir BMA sistemi geliştirilmekte ve bu sistem kapsamında yeni EEG veri analiz ve modelleme teknikleri araştırılmaktadır. Proje süresince, tam bir EEG BMA sistemi geliştirilmekte, EEG veri analizi için yeni yöntemler araştırılmakta, EEG veri konusunda EEG BMA ile ilgili temel yeni bilgiler toplanmakta ve EEG verileri için yeni istatistiksel veri modelleme yöntemi incelenmektedir.
  • Article
    Elektroensefalografi Beyin-makine Arayüzlerin Modellemesi
    (2020) Mishchenko, Yuriy; Yıldız, Zehra
    Nörobilimdeki nöral aktivite görüntüleme ve analiz tekniklerinin son yıllarda hızlı gelişimi, bilginin beyindeki sinir ağlarında nasıl işlendiğini anlamamıza yardımcı olmuştur. Sinir ağlarının düzeni ve işleyişi hakkında elde edilen yeni yaklaşımlar ve bunlara bağlı gelişmeler sayesinde çözümlenmesi imkansız gibi görünen tıbbi nörolojik durumlar tedavi edilebilecek, motor ve iletişim yetersizliği olan binlerce insan için hayat kalitesini iyileştirebilecek radikal yeni iletişim sistemleri ve tıbbi protezler yapılabilecektir. Beyin-Makine ya da Beyin-Bilgisayar Arayüzleri (BBA) son 10-15 yılda hızlı ilerlemeler kaydeden yeni bir araştırma alanıdır. Noninvaziv elektroensefalografi (EEG) görüntüleme, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme, deneklerin görsel hafızaları üzerinde başarılı sonuçlar verebileceği görülmüştür. Bu çalışmada, EEG beyin aktivite görüntüleme tekniğini kullanan BBA sistemlerinin pratik uygulamaları ve etkinliğini artırmak için için verimli istatistiksel nöral veri analiz teknikleri ve BBA deneysel tasarımları incelenmiştir. İstatistiksel nöral aktivite dinamik modelleri, temel nörobilimde beyindeki nöral aktivite analizi ve yorumlanmasında son yıllarda başarılı olduğundan bu çalışmada EEG BBA nöral aktivite verilerin kullanan dinamik modelleme üzerinde yoğunlaşılmıştır. Bu çalışma hem uluslararası alanda hem de Türkiye’de kullanılan sağlık, sivil ve askeri uygulamalar ile yürüme protezleri, karar verme sistemleri veya yarı otomatik robot ve makine sistemleri gibi cihazların kontrolüne yardımcı veya yüksek seviye kontrolü sağlayan komple BBA çözümlerinin Türkiye’de geliştirilmesine katkıda bulunacaktır.
  • Article
    Bir Üniversite Hastanesinin Dâhili ve Cerrahi Birimlerinde Çalışan Hemşirelerin Hemşirelik Bilişim Yetkinlikleri ve İlişkili Faktörler
    (2022-01-21) Özgül, Ecem; Küçükgüçlü, Özlem; Akyol, Merve Aliye; Söylemez, Burcu Akpınar
    Amaç: Bu çalışma, bir üniversite hastanesinin dahili ve cerrahi birimlerinde çalışan hemşirelerin hemşirelik bilişimi yetkinliklerinin ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan araştırma Temmuz- Ağustos 2021 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin dahili ve cerrahi birimlerinde çalışan 202 hemşireyle yürütülmüştür. Örnekleme yöntemlerinden amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Veriler katılımcıların tanıtıcı özelliklerini gösteren sosyodemografik özellikler formu ve TIGER Temelli Hemşirelik Bilişimi Yetkinliklerini Değerlendirme Aracı kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi araştırmacılar tarafından SPSS 24.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Değerlendirmede sayı, yüzde, ortalama, bağımsız gruplarda t testi, Mann Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 32.94±7.63 yıl olup (min-maks:22-64), %89.6’ı kadın, %49.0’unun geliri giderine eşit, %78.7’i lisans mezunudur. Hemşirelerin ölçek toplam puan ortalaması 2.40?0.65’tir (min-maks:1-4). Hemşirelerin yaş ortalamaları (p<0.001), hemşire olarak çalışma süreleri (p<0.001), eğitim durumları (p=0.045), bilgisayar/hemşirelik bilişimi hakkında kurs, sempozyum, toplantıya katılma durumları (p<0.005), bilgisayar kullanım becerileri (p<0.001) ve bakımda bilgi teknolojisi kullanımı gerekliliği hakkındaki düşüncelerinin (p=0.043) hemşirelik bilişim yetkinliğini etkilediği saptanmıştır. Sonuç: Hemşirelerin hemşirelik bilişimi yetkinliklerinin istendik düzeyde olmadığı bulunmuştur. Hemşirelerin hemşirelik bilişimine ilişkin yetkinliklerinin düzenli aralıklarla belirlenmesi ve bu alana uygun güncel eğitim programlarının oluşturularak hemşirelerin hemşirelik bilişimi konusundaki yetkinliklerinin sürdürülmesi ve geliştirilmesi önerilmektedir.
  • Article
    Change Point Detection Methods for Locating Activations in Functional Neuronal Images
    (2022-06-30) Candemir, Cemre; Oğuz, Kaya
    The most common analysis for fMRI images is activation detection, in which the purpose is to find the locations in the brain that respond to specific functions, such as visual processing or motor functions by providing related stimuli as tasks in the experiment. On the other hand, it is also important to detect the instance the activation is triggered. One of the powerful techniques that can analyze the abnormal behavior of any data is change point (CP) analysis. We suggest that CP detection algorithms also can be used to locate the activations in functional magnetic resonance imaging (fMRI) sequences, as well. Our paper presents a two-fold innovative study in that respect. First, we propose to use CP detection algorithms to locate the activations in fMRI signals as a state-of-art topic. Furthermore, we propose and compare a set of change point analysis methods, a regression-based method (RBM), a statistical method (SM), and a mean difference of double sliding windows method (MDSW)) to locate such points. Second, we apply these methods to the fMRI signals, which are acquired from the real subjects, while they were performing fMRI tasks. Proposed methods were applied to three different fMRI experiments with a motor task, a visual task, and a linguistic task. The analysis shows that the methods find activations in accordance with established methods such as statistical parametric maps (SPM). The acquired up to 94 % results also show that the proposed methods can be used effectively to locate the activation times on fMRI time series.
  • Article
    Is It Possible To Have a Risk Scoring System That Provides Early Warning of the Poor Prognosis in Covid-19?
    (2022) Acar, Burak; Akbaş, İlker; Koçak, Abdullah Osman; Dogruyol, Sinem; Özcan, Sinem
    Objective: In our study, we aimed to determine the factors associated with poor outcome by evaluating the data of possible/definite Coronavirus 2019 (COVID-19) cases coming to the emergency department in two centers and to establish a risk scoring system. Methods: This study has been designed as a retrospective study performed on COVID-19 cases. Patients’ sociodemographic data, complaints, vital signs, laboratory parameters, ser- vice/intensive care admission status, and the presence of death were analyzed. Results: A total of 436 patients were included in the study. We divided the cases into two groups in terms of poor outcome. The factors associated with poor outcome such as the presence of comorbid disease (p=0.001), being 50 years and older (p<0.001), symptoms of shortness of breath (p<0.001), saturation value <95% (p<0.001), neutrophil count >7×109 L–1 (p=0.006), lymphocyte count <1.1×109 L –1 (p=0.020), procalcitonin value ?0.015 ng/mL (p=0.001), D-dimer value ?500 mg/L (p=0.009) were found to be statistically significant. Conclusion: The scoring system we have created is considered to be a comprehensive, eas- ily applicable, and reliable method in determining the prognosis and the treatment strategy.