TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 1097
  • Research Project
    Hububatvehububat ürünlerinde kalite ve güvenliğin geliştirilmesi
    (2011) Şanal, Turgay; Uygun, Ümran; Köksel, Hamit
  • Research Project
    Biyotelemetri Uygulamaları İçin İmplant Anten Tasarımı ve Üretimi
    (2017) Derin, Narin; Uçar, Mustafa Hikmet Bilgehan; Başaran, Sıddık Cumhur; Özen, Şükrü; Sondas, Adnan
    Hastaların hareketlerini ve davranıslarını kısıtlamadan uzaktan radyo sinyalleriyle kontrollerini saglayan biyomedikal telemetrinin önemi her geçen gün daha fazla artmaktadır. Biyotelemetri sayesinde mikrodalga görüntüleme, kalp ritim bozuklukları, nabız düzeni, vücut ısısı, solunum hızı, kan sekeri, kandaki oksijen miktarı gibi bulgulara ulasılabilmekte, kanser teshis ve tedavisi yapılabilmektedir. Tipik bir biyotelemetri sistemi, bulguları algılayan biyosensor, ilgili bulguları degerlendiren minyatür boyutlardaki entegre, enerjinin saglandıgı bir pil ve uzaktan iletisime olanak saglayacak bir anten elemanından olusmaktadır. Bu elemanlar arasında gerek implant telemetri sisteminin minyatirüzasyonu, aynı zamanda iletisimin saglıklı yapılabilmesi açısından antenler en önemli rolü oynamaktadır. Bunun yanında, vücut fizyolojisine uyumlu yapısı, elektriksel boyutu, bant genisligi, ısıma verimliligi ve Özgül Sogurma Oranı (Specific Absorption Rate: SAR) degerleri gibi temel parametrelerin birlikte optimize edilerek optimum bir tasarımın elde edilmesindeki zorluklar, bu tarz bir anten tasarımının önemini ve degerini daha da artırmaktadır. Bu projede, biyotelemetri uygulamalarında kullanılabilecek yapı ve özelliklerdeki 6 farklı implant antenin sayısal tasarımları gerçeklestirilmistir. Söz konusu tasarımlardan 4 tanesinin prototip üretimi de gerçeklenerek, insan/sıçan vücut deri dokusu özelligi gösteren fantom içerisindeki (In-vitro) elektromanyetik (EM) ölçümleri gerçeklestirilmistir. Ayrıca, en iyi performans gösterdigi degerlendirilen 2 antenin sıçan deri dokusu örnegi içerisindeki (In-vivo) geri dönüs kaybı ölümleri de gerçeklestirilmistir. Söz konusu antenlerde yarık-halka ve tümleyen yarık-halka elemanları ile kare ve arsimet spiral yapıları temel ısıma elemanı olarak kullanılmıslardır. Önerilen anten tasarımları, Medikal Implant Komünikasyon Servis (Medical Implat Communication Service: MICS, 402?405 MHz) bandı ve Endüstriyel Bilimsel ve Medikal (Industrial Scientific Medical: ISM, 2.4?2.48 GHz) bantlarında tek bant veya çift-bant performans sergilemektedirler. Önerilen antenlerin analiz ve tasarımlarında CST simülatörü öncelikli olarak kullanılmıs, HFSS aracılıgıyla analiz sonuçları çapraz karsılastırmaya tabi tutularak dogrulanmıstır. Proje kapsamında yapılan çalısmalardan 1 adet ulusal dergi makalesi, 2 adet uluslararası ve 2 adet ulusal konferans bildirisi yayınlanmıstır. 1 adet SCI dergi makalesi ve 1 adet uluslararası konferans bildirisi yayınlanmak üzere gönderilmis olup, hakem degerlendirme süreci devam etmektedir.
  • Article
    Yeni Türk Sermaye Piyasası Kanunu Uyarınca Sermaye Piyasalarında Denetleme ve Tedbirler
    (2015) Karademir, Ebru; Kubilay, Huriye; Chellı, Ebru Ay
    Denetleme fonksiyonu, Sermaye Piyasası Kurulu’nun düzenleme fonksiyonundan sonra en önemli fonksiyonlarından birisidir. Sermaye piyasalarının etkili bir biçimde çalışması için Kurul’un denetleme gücü caydırıcı tedbirler ve yaptırımlarla desteklenmelidir. Makalemizin ana konusu, 6362 sayılı ve 6 Aralık 2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Aralık 2012 tarihinde 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Sermaye Piyasası Kanunu’daki denetleme ve tedbirlere ilişkin hükümlerin incelenmesidir. Makalede bunun yanında Avrupa Finans Denetleme Sistemi’ne ve Sermaye Piyasası Kanunu’nun denetlemeye ilişkin hükümlerinin temelini oluşturan Türk Anayasası’nın ilgili maddesine de değinilmiştir. Türk sermaye piyasalarının denetlenmesinden sorumlu olan Kurul’un yanında, makalede ayrıca bağımsız diğer kuruluşlar da düzenleme ve denetleme görevleri çerçevesinde kısaca incelenmiştir.
  • Article
    Uluslararası Ortak Vergi İncelemeleri Ve Türkiye İçin Öneriler
    (2021) Isık, Hüseyın
    Devletler 2008 küresel ekonomik krizi ertesinde vergi gelirlerini arttırmak için iki yola başvurmuşlardır. İlki çok uluslu işletmelerin vergi planlaması adı altında ver- giden kaçınma faaliyetlerini engellemek ve daha çok vergi almaktır. İkincisi vergi cen- netlerinde yer alan varlıklardan elde edilen gelirlerin vergilendirilmesidir. Her iki yol için finansal hesap bilgileri ile transfer fiyatlandırmasına yönelik bilgilerin otomatik değişimine başlanmıştır. Dünyada bu konuda son 5 yılda çok önemli adımlar atılmıştır. Türkiye vergi bilgi değişiminde 2020 yılı itibariyle uluslararası standartlara uyum sağ- lamıştır. Bundan sonraki aşama uluslararası ortak vergi incelemelerine başlanılmasıdır. Türkiye ortak vergi incelemeleri konusunda ülkelerin talepleri ile karşılaşacaktır. Talep- leri karşılamak ve vergi gelirlerini arttırmak için Türkiye’nin iç hukukunu uluslararası ortak vergi incelemelerine uyumlu hale getirmesi gereklidir.
  • Article
    Türkiye Kırsal Alanlarında Yoksulluğun Azaltılmasına Yönelik Uygulamalı Bir Metot
    (2015) Kart, Mürşide Çağla Örmeci; Karayılanlı, Elif
    Türkiye' de kırsal alanda bulunan nüfusun elde ettiği fert başına ortalama gelir, özellikle kentli nüfusun ortalama gelirinin önemli oranda altındadır. Yoksulluk sınırı yöntemlerine göre kentte fertlerin yoksulluk oranı 2002 yılında % 21.95 olarak belirlenirken, 2009 yılında % 8.86' ya düşmüştür. Kırsal alanda ise fertlerin yoksulluk oranı 2002 yılında % 34.48 iken 2009 yılında % 38.69' a yükselmiştir. Kırsal alanda yaşayanlar kentlerde yaşayan nüfusun refahından çok daha düşük bir refah düzeyinde hayatlarını sürdürmektedir. Hayatlarını sürdüremeyenler kırsal alandan kente göçe başlamış ve halen devam eden bu kısır döngü nedeniyle de kırsal alanda bugün terk edilmiş köyler meydana gelmiş ve gelmeye devam etmektedir. Son yıllarda projeye dayalı kaynak aktarımlarının yoksulluğu azaltmada etkin bir sosyal politika aracı olarak benimsendiği görülmektedir. Burada ekonomik olarak aktif olmayan nüfusun üretime dâhil edilmesi hedeflenmektedir. Bu amaçla 2003 yılında başlatılan KASDEP; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün (SYGM) imkânlarını birleştiren, sosyal ve ekonomik amaçlı bir kırsal destek projesidir. KASDEP kapsamında 2003-2010 yılları arasında toplam 1192 projeye destek verilmiş, bunun % 83.39'unu (994 proje) süt sığırcılığı, %16.11'ini damızlık koyunculuk projesi oluşturmuştur. Türkiye' de kırsal alanı oluşturan köylerimiz sanayi ile uzaktan veya yakından ilişkisi olmayan tipik bir tarım ünitesi yapısındadır. Bu nedenle kırsal ekonomik kalkınmanın yolu hayvancılığı desteklemekten geçmektedir. Hayvancılık, tüm yıl boyunca istihdam yaratması, kalitesiz veya insan beslenmesine uygun olmayan yem kaynaklarını kaliteli insan gıdasına dönüştürmesi nedeniyle kırsal kalkınma için ayrı bir öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı 2003 yılında beri Türkiye'de uygulanan KASDEP' in kırsal kalkınma üzerindeki etkilerini incelemektir
  • Article
    The Freedom of Expression of Employees and Its Limitations - a Comparative Approach
    (2025) Sur, Ayşe Melda
    Bu makalede Türk yargı kararlarında çalışanın ifade özgürlüğü konusunda gelişen temel eğilimler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ortaya koyduğu bazı ölçütler ve Fransız hukuku ile karşılaştırılarak değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin temel yaklaşımına göre, işyeri yönetimi ve iş koşullarına dair yapılan eleştirilere işverenin katlanması gerekmektedir. Çalışana uygulanan yaptırımın ağırlığı da önemlidir ve birçok kararda işten çıkarma aşırı bir yaptırım olarak değerlendirilmektedir. AİHM içtihadında toplumun genelini ilgilendiren ve siyasî konularda ifade özgürlüğüne üstünlük tanınacağı vurgulanmasına karşın, politik görüşlerin ifadesi ülkemizde hâlen özel durum ve zamanın koşullarına bağlı hassas bir alandır. Bütün hâllerde adil bir yargılama gereklerine uygun biçimde, yaratılan olumsuz etkinin mahkemelerce dikkatle incelenmek suretiyle sonuca varılması gerekmektedir.
  • Article
    The Effect of Person Organization Value Congruence Regarding Organizational Opportunities for Personal Development on Work Engagement: Moderating Role of Organizational Tenure
    (2019-10-18) Peker, Mehmet; Ersoy, Nevra; Deniz, Muazzez Giray
    This study examines the effect of person-organization value congruence regarding opportunities for personal development provided by the organization on work engagement. A curvilinear relationship between value congruence regarding opportunities for personal development and work engagement was hypothesized, building on the job demands-resources, mediation of burnout and engagement, and attraction-selection-attrition models. It was also hypothesized that organizational tenure would moderate the curvilinear relationship between value congruence and work engagement. Data were collected from 204 white-collar employees. Both difference score-based polynomial regression analysis and response surface analysis results provided support for the curvilinear value congruence – work engagement relationship. Moreover, as expected, organizational tenure moderated this relationship: The effect of value congruence on work engagement was stronger for employees with shorter tenure compared to those with longer tenure. Findings not only highlight the importance of value congruence regarding opportunities for personal development in work engagement, but also the role of tenure in this relationship.
  • Article
    Teksel Seleksiyon Yoluyla Elde Edilen Börülce (Vigna unguiculata L. Walp) Genotiplerinin Agronomik Özelliklerinin Belirlenmesi
    (2019-12-31) Sürmeli, Ferdi; Bozokalfa, Mehmet Kadrı
    Objective: Cultivated landraces are genetically diverse and well adapted to agroclimatic conditions, and farmers’ selection is based on consumer demand, which reflects the morphological distance among cowpea populations. The assessment of genetic diversity and relationships among cowpea genotypes is of great importance for the determination of agromorphological properties of gene pool. The objective of the present study was to determine agronomic properties of the cowpea genotypes obtained from the single plant selection collected from several province of the Turkey. Material and Methods: A total 15 cowpea genotypes obtained from selaction from local cowpea population were evaluated for flowering period, pod properties, yield and yield components and compared with the widely cultivated cowpea cultivars. Results: Cowpea pod properties are prime importance for farmers and consumers and results revealed that cowpea pod length 12.9-16.6 cm, pod width 5.1-6.2 mm, pod diameter 6-7 mm, pod weight 2.9-3.9 g, 1000 seed weight 120-250.3 g, pod dry matter 12.3-15.3%. The yield ranged between 235.5-832.4 kg/da, and the BC 31 showed the highest yield among examined genotypes. Conclusion: The results of agronomic properties showed that considerable variation among the cowpea genotypes. Furthermore, it would be possible to select higher market quality and yielding genotypes using with varietal differences among local cowpea genotypes.
  • Article
    Suçta Tekerrür Kurumunun “Tehlikeli Suçlu” Olgusuna Yaklaşımındaki Eksiklik Ve Ortaya Çıkardığı Sorunlar
    (2025-12-31) Basbüyük, Isa; Özbek, Veli Özer
    TCK m.58’de tekerrür, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra, yeni bir suç işleyen hükümlünün tehlikelilik halini esas alan ve suçun infazını etkileyen bir güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiştir. Mükerrirlere özgü infaz rejimi, hem koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreyi uzatmakta hem de hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik olarak düzenlendiği suçlarda, adli para cezasına hükmedilmesine engel olmaktadır. Haliyle, hükümlü sadece ikinci defa suç işlemesi nedeniyle, ilk defa suç işleyenlere nazaran daha ağır bir yaptırım sistemiyle karşılaşmaktadır. Hükümlü hakkında ağır sonuçlar doğuran tekerrür halinin tektip genel koşullara tabi olması ve hükmü veren mahkemeye taktir hakkı tanımaması, bir taraftan uygulamada birtakım eşitsizliklere ve tutarlı olmayan işleyişe yol açmakta, diğer taraftan tekerrür kurumunu bir prosedür hale getirip ceza hukukunun gerçek tehlikelilikle mücadelesini sekteye uğratmaktadır. Çalışmamızda, bu sorunun neden ve sonuçlarını 765 sayılı TCK dönemine ilişkin yaklaşımlar, Alman hukukunda benimsenen sistem, tehlikelilik halini açıklayan görüşler ışığında ortaya koymaya çalışırken; aynı zamanda tekerrüre ilişkin hükümleri uygulayan mahkemenin takdir yetkisi kullanmasına ve güvenlik tedbirlerine hükmedebilmesine imkân veren bir hukuki düzenlemenin gerekliliğini izah etmeye çalışacağız.
  • Article
    Sosyal medya bağımlılığının sosyal onay ihtiyacı ve beden memnuniyeti ile ilişkisi
    (2020) Gökkaya, Füsun; Gedik, Zumrut; Deniz, İrem
    Bu çalışmanın temel amacı sosyal medya bağımlılığının beden memnuniyeti ve sosyal onay ihtiyacı ileilişkisini incelemek ve sosyal onay ihtiyacının, beden memnuniyeti ve sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişkiye aracılık yapıp yapmadığını araştırmaktır. Çalışmada ayrıca sosyal medya bağımlılığı,sosyal onay ihtiyacı ve beden memnuniyetinin cinsiyet ve eğitim düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 18-60 yaşları arasında bulunan toplam 305 kişi oluşturmuştur. Veriler çevrimiçi anketler üzerinden Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği, Sosyal Onay İhtiyacıÖlçeği, Beden Memnuniyeti Ölçeği ve Sosyodemografik Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır. Erkeklerde sosyal medya bağımlılığının kadınlara göre daha yüksek olduğu ve beden memnuniyetinin dahadüşük olduğu bulunmuştur. Doktora düzeyindeki katılımcılarda, diğer eğitim düzeyindeki katılımcılaragöre, sosyal medya bağımlılığı ve sosyal onay ihtiyacının daha yüksek olduğu, beden memnuniyetininise daha düşük olduğu saptanmıştır. Sosyal medya bağımlılığının beden memnuniyeti ile negatif, sosyal onay ihtiyacı ile ise pozitif yönde anlamlı ilişkilere sahip olduğu bulunmuştur. Son olarak sosyalonay ihtiyacının, beden memnuniyeti ve sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişkiye kısmi aracılıkyaptığı bulunmuştur. Düşük beden memnuniyetinin ve yüksek sosyal onay ihtiyacının sosyal medyabağımlılığında artışla ilişkili olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda sosyal medyabağımlılığını önlemeye yönelik önerilerde bulunulmuş; klinisyenlerin olumlu beden memnuniyetinigeliştirmeye yönelik psikoterapi uygulamalarına yer vermelerinin yararlı olacağı düşünülmüştür.
  • Publication
    Moral Injury in Healthcare Workers: What Is It? Why Does It Develop? How to Prevent It?
    (2025) Daldaban, Ayşenur; Kavas, Mustafa Volkan; Bilgili, Fatih; Celebi, Fatma Zehra Oztek; Sogut, Huseyin Erkut
    In extraordinary situations, healthcare workers may find themselves in positions of decision-making and practicing in the face of professionally and personally challenging ethical dilemmas which may result in moral injury. Moral injury is a spesific form of affect that is strong enough to shake one’s fundamental ethical values, attitudes, and explanations. It is seen in those who witness severe emotional damage, intense human suffering, and cruelty. This study aims to discuss the phenomenon of moral injury in healthcare workers, the factors that contribute to its development, and the strategies for prevention in the context of preparation for extraordinary situations. Moral injury erodes a person’s perception of being an active and independent subject, his/her value integrity, and basic sense of well-being, and negatively affects him/her psychologically, socially and spiritually. Healthcare workers who are exposed to moral injury may become alienated from themselves and their profession, and may have to cope with feelings of burnout and hopelessness. This may lead to depression, anger, feelings of inadequacy, and disengagement from the profession in healthcare workers. By raising general awareness, empowering those at risk, and implementing collective cultural transformation efforts, it is possible to compensate for the negative effects of moral injury by helping people become morally resilient. These initiatives must be planned holistically as part of preparation for and building resilience to adverse events. They should be integrated with work processes at the organizational, system, and community levels, as well as at interpersonal (healthcare worker – patient) level. The competence and moral resilience of the health workforce should be regarded as an essential element of emergency preparedness. Conversely, being inadequately prepared for extraordinary situations may result in moral injury among healthcare workers. We posit that further empirical studies on the morally challenging experiences of healthcare workers in our country, where extraordinary situations are frequently encountered, will facilitate the comprehension of this significant phenomenon and the advancement of initiatives to enhance moral resilience.
  • Other
    İç Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans Tezlerinin Yayımlanma Durumu: Sistematik Derleme
    (2021) Özgül, Ecem; Karadağ, Songül; Curuk, Gulsum Nıhal
    Introduction: Transforming master's theses into publication is important for sharing scientific knowledge. Aim: This study was conducted to determine the conversion rate of internal medicine nursing master's theses made in Turkey into scientific articles. Method: Between December 2019 and February 2020, the thesis database of the Council of Higher Education of the Republic of Turkey was used. All master theses are held, as a legal requirement, and were searched for "Internal Medicine Nursing" and "Nursing" master theses completed between 2004 and 2018. The publication rate of these theses was found by searching for the names of thesis author and supervisor on the following databases: PubMed, Thomson Reuters Web of Science, Google Scholar, Turkish Medline, and Turkish Academic Network and Information Center National Academic Network. Results: More than thirty (31.4%) of 616 theses included in the study were published in Science Citation Index, Science Citation Index Expanded and Social Sciences Citation Index, 3.5% in Emerging Sources Citation Index, 25.0% in other international refereed journals, 19.9% in national academic network and information center, and 20.2% in other national refereed journals. Conclusion: It was determined that less than half of the master's theses in the field of internal medicine nursing were published and that, of these published theses, less than half appeared in journals covered by Science Citation Index, Science Citation Index Expanded, or Social Sciences Citation Index. Solutions must be generated to promote the Science Citation Index, Science Citation Index Expanded, or Social Sciences Citation Index publication of master theses.
  • Article
    Fotoğraflar Yoluyla Sosyokültürel Bağlamların Okunması; İzmir’in Erken Cumhuriyet Döneminde Çekilen Kadın Fotoğrafları Vaka Çalışması
    (2020) Destici, Orkun; Yurt, Canberk; Aşıcı, Burçin; Günduru, Beliz; Türkmen, Doruk
    Bireyler, dış görünüşleri aracılığıyla, bulundukları dönemin sosyokültürel, ekonomik ve politik değişimlerini yansıtırlar. Geç Osmanlı Dönemi’nden Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen sürede, Türk toplumunda bir dizi modernleşme adımları atılmıştır. Bu süreçte fotoğraf, hem mesleki bir enstrüman hem de yenileşimci bir araç olarak sosyal değişimleri temsil etmesinden dolayı, toplumda kritik bir role sahip olmuştur. Bunun yanı sıra, Kıyafet Reformu ve kadınlara seçme-seçilme hakkının tanınması gibi regülasyonlar ve batı modası, kadın imajına ilham vermiş ve kadınların Türk toplumundaki rolünün yeniden tanımlanmasını sağlamıştır. Bu reformlar kadınlara daha fazla özgüven ve özgürlük sağlamıştır. Bununla birlikte kadınların fotoğraflarda kendini ifade etme şekli değişmiştir. Bu çalışma, İpek Cabadak’ın “Geleceğe Emanet Fotoğraflar” isimli özel fotoğraf koleksiyonundan rastgele seçilen beş kadın fotoğrafının sosyokültürel bağlamda analiz edilmesini hedeflemektedir. Araştırma yöntemi olarak seçilen ikonografik görsel analiz metodu, dönemin sosyal, tarihi ve kültürel olayları doğrultusunda ve İpek Cabadak’ın yol göstericiliği ile uygulanmıştır. Seçilen fotoğraflarda erken Cumhuriyet döneminin moda ipuçlarına, pre-ikonografik veriye ve tarihi gerçekliklere dayalı ikonografik görsel analizler yapılmıştır. Bu analizle, fotoğrafların çekildiği zaman ve mekanlar ile sosyo-kültürel olaylarla ilişkisini tanımlamak amacıyla, Türk kadını, Türk kadınının toplumdaki etkileşimi ve konumu gibi konular hakkında kullanılabilir bilgiler elde edilmiştir. Bu çalışma doğrultusunda, fotoğrafın, tarihsel sosyokültürel çalışmalarda yapılan görsel analizlerde faydalı ve etkili bir araç olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Article
    Exploration Into Donor-Recipient Relationship After Living-Donor Liver Transplantation Using Gift-Exchange Theory
    (2021-06-18) Kilic, Murat; Karayurt, Ozgul; Taylor, Laura; Kul, Gülay Aksu; Ordin, Yaprak Sarıgöl
    AIM: This qualitative study aimed to explore the donor-recipient relationships following living-donor liver transplantation.METHOD: A 1-time cross-sectional qualitative interview was conducted with liver transplant recipients (n = 17) and living liver donors (n = 11) post-transplant. The interviews were transcribed verbatim and analyzed manually by using thematic content analysis.RESULTS: The mean age of the recipients and the donors was 54.41 ± 8.0 (range 39–71) and 36.6 ± 7.69 (range 28–57) years, respectively.Followingtheinterviews,2overarchingthemesemerged:(1)Becamecareproviders,and(2)differentiationin relationships after transplantation. A total of 3 sub-themes were explained under “differentiation in relationships after transplantation;” feeling guilty, becoming closer and more intense owing to a feeling of indebtedness, and putting some distance owing to a feeling of indebtedness. CONCLUSION: The study focused on the reciprocation stage according to gift-exchange theory. During reciprocation, although recipients expressed positive feelings such as gratitude, closer relationships, and special bonds; they also reported negative feelings like guilt and indebtedness resulting in a purposeful distancing from their donors. Most donors understood what the recipients felt, but they wanted their relationship to return to normal. Married female donors had worse experiences, such as divorce or a weakened marital relationship after donati
  • Article
    Environmental Life Cycle Assessment of Electric Vehicles and Internal Combustion Engine Vehicles Manufactured in Turkey
    (2022) Uctug, Fehmi Gorkem
    Bu çalışmada Türkiye’de üretilen elektrikli ve benzinle çalışan içten yanmalı motorlu binek otomobillerin çevresel etkileri yaşam döngüsü değerlendirmesi yöntemiyle kıyaslanmıştır. Fonksiyonel birimin aracın kat ettiği 1 kilometrelik mesafe olarak tanımlandığı çalışmada CCaLC yazılımı ve CML2001 yöntemi kullanılmıştır. Karbon ayak izi açısından elektrikli araçların içten yanmalı motorlu araçlara göre daha çevre dostu olduğunu görülmekle beraber, diğer çevresel etkiler de göz önüne alındığında iki teknoloji arasında ciddi bir fark görülmemiştir. Eşit ağırlıklandırma yoluyla hesaplanan toplam çevresel etki skoruna bakıldığında elektrikli araçların, içten yanmalı motorlu araçlara göre %4 daha yüksek etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Çevresel etkilerin iki temel sebebi olarak otomobil lastikleri ve araçların hareketi için gereken enerji ihtiyacı tespit edilmiştir. 2030 yılında Türkiye’de ön görülen elektrik araç yaygınlaşma hedeflerinin tutturulması halinde ulusal karbon ayak izinin %1,6 oranında düşmesi beklenmektedir. Elektrikli araçların karbon ayak izi dışındaki diğer çevresel etkilerinin azaltılabilmesi için Türkiye’deki şebeke elektriği üretiminde yenilenebilir kaynakların payının artırılması gerekliliği ortaya çıkmıştır.
  • Article
    Eski Görüntüler, Yeni Görüngüler: Yeşilçam Filmlerinin Üslup Özellikleri İçin Uzak Okuma Denemesi
    (2020-07-24) Savk, Serkan
    This research focuses on the recent release of the bulk of Yeşilçam films to remote access on YouTube. Our main goal is to study the stylistic properties of Yeşilçam films through distant reading approach by using methods and tools from Digital Humanities and statistical analysis of film style. The second goal is to relate the stylistic properties of the films to the historical development of the film industry.Thus, we demonstrate the potential of a method that is derived from the creation of complex data sets from visual resources. We did the metric measurement of a group of films and we used the data set for analyzing the formal transformation of Yeşilçam films. The main research question of this article is to prove that the stylistic properties of Yeşilçam films from 1960 until 1979 can be explained by analyzing average shot length (ASL) and other related data. We conclude that the stylistic properties of Yeşilçam films demonstrate both transformation and continuity through time.
  • Article
    Determining the Effects of the Monitoring and Counseling in Addition to Standard Monitoring on the Abstinence after Quit Smoking: A Randomized Controlled Study
    (2020-04-09) Bebiş, Hatice; Yavan, Tülay; Gulesen, Aslı
    BACKGROUND/AIMSThe aim of this study was to determine the effects of supplemental monitoring and counseling in addition to the standard monitoringduring the treatment period on the abstinence behavior of smoking cessation center applicants.MATERIAL and METHODSThe randomized controlled study was conducted in the smoking cessation clinic as an intervention study. The study involved 67participants. Data collection was implemented using the Descriptive Questions Form, Fagerström Test for Nicotine Dependence, CarbonMonoxide Monitoring Chart, and Self-Efficacy Questionnaire. After routine standard training and tests at the smoking cessation center,a total of six supplemental interviews were conducted in the intervention group by one of the researchers; these interviews wereconducted one week before smoking cessation and one week and one, two, three, and six months after quitting. Two interviews wereconducted in the control group for evaluation: one week before and six months after quitting.RESULTSAfter six months, 88.2% of the intervention group and 60.6% of the control group had stopped smoking. A statistically meaningfuldifference was found between the intervention and the control groups in terms of attending the standard monitoring. In the last interview,the self-efficacy score of the intervention group was significantly higher than that in the control group. Compared to the control group,the intervention group was 1.5 times more successful in smoking cessation at the end of the sixth month.CONCLUSIONThose successful in smoking cessation must be monitored in frequent follow-ups simultaneously supported by physicians, nurses, andother health-care providers.
  • Article
    Club Med Foça: Türkiye’de Dinlence Kültürünün Dönüşümü
    (2020-09-07) Savk, Serkan; Ozgun, Aras
    In this paper, we trace the transformation of leisure culture and emergence of tourism as a form of life-style consumption in Turkey by analyzing the representation of Club Med Foça, in Turkish media between 1967 and 2005, during the Club’s active period in which it served as a catalyst for such cultural transformation. We deploy Critical Discourse Analysis as a methodological framework for this purpose, and examine a variety of historical resources including popular magazines, news pieces, feature films, postcards, official documents and a photo-romance series for analyzing the representational contexts involving Club Med Foça. Our analysis shows that leisure culture and life-style consumption in Turkey has emerged between the tension of national identity and westernization, yet, at a later stage of the country’s modernization process, the main axis of tension shifted from an ambivalent relation of Turkish national identity with its western other to an ambivalent relation between the social classes in Turkey.
  • Article
    Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlarda Kastrasyon Tedavi Yöntemine Kısa Bir Bakış
    (2021) Aşçı, Arzu
    Bu çalışmada son yıllarda fazlaca yaşanan şiddet olayları ve özellikle cinsel do- kunulmazlığa karşı işlenen suçların artış göstermesi ile birlikte hukuk düzeni içerisinde tartışılan kastrasyon tedavi yöntemi ele alınmaktadır. 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayı- lı Türk Ceza Kanunu ikinci kısım, beşinci bölümde yer alan Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlara kısaca değindikten sonra çalışmanın asıl konusu olan kastrasyonun ta- nımı, şekilleri, hukuki niteliği konu edilmektedir. Bu anlamda önce Türk Hukukunda kastrasyonun yasal dayanakları incelenmekte ve son olarak, ağır bir tıbbi müdahale olan kastrasyonun, özellikle İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve Anayasamız açısından hukuksal değerlendirmesi yapılmaktadır.
  • Article
    Alman Sosyal Ağlarda Hukuk Uygulamasının İyileştirilmesi Hakkında Kanuna İlişkin Değerlendirme
    (2018) Oğlakcıoğlu, Mustafa Temmuz; Dülger, Murat Volkan
    With the development of technology, people’s methods and fields of using internet have both improved and changed. Today, social media networks are used as a means of getting news, notifying and communicating. Parallel to this, it was necessary to establish a legal framework in order to keep up with the rapidly developing technological laws and to find solutions to the problems in order to educate technologists during this time. One of the countries that responded to this requirement was Germany. This is not surprising given that it is one of the first countries to use the internet and the development of the legal system is taken into account. In addition to many legal regulations on the subject, the Law on Right to Claims and Sanctions (Law for the Improvement of Law Enforcement in Social Networks) was finally adopted by the German Social Network on September 1, 2017 and entered into force on 1 January 2018. Although the law foresees sanctions against hate crimes, many crimes from the German Criminal Code have been included (which crimes are defined as illegal content will be addressed in detail below). This article examines the articles one by one on the basis of the purpose served by the regulation of the new law, which consists of a total of six articles.