Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/11
Browse
Browsing Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu by Department "İEÜ, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Ekonomi Bölümü"
Now showing 1 - 15 of 15
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Bank Concentration and Economic Growth: Evidence From Eu(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2010) Bayrak, Ayşe Köse; Kasman, SaadetBu tez Avrupa Birliği'ne üye yirmi beş ülke ve aday iki ülkenin 1993-2006 yılları arasına ait verileri kullanılarak bankacılık sektöründeki yoğunlaşmanın ekonomik büyüme üzerindeki rolünü analiz eder. Örneklenen 27 ülke verileri panel data kullanılarak, panel birim-kök testi, panel koentegrasyon testi ve Granger-Sims nedensellik testleri uygulanmıştır. Panel koentegrasyon testleri ekonomik büyüme ile bankacılık sektör yoğunlaşması arasında zayıf bir koentegrasyon bulunduğunu göstermiştir. Granger-Sims nedensellik testi ise ekonomik büyüme ile bankacılık sektör yoğunlaşması arasındaki nedensellik ilişkisinin hangi yöne olduğu hakkında kanıt gösterememiştir.Master Thesis A Comparison of Domestic Banks and Foreign Banks in Turkey After 2001(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2008) Can, Emre; Postalcı, EfeBu tezin en önemli gözlemi 2001 yılından sonra yerel bankaların yabancı bankalardan daha iyi performans göstermesidir. Bu tezde performans kavramı, tezin modelinde yer alan net faaliyet karının toplam aktiflere oranının ve takipteki kredilerin toplam kredilere oranının aktif karlılık yaratması anlamında kullanılmıştır. Bu kavram tezin kapsamı içinde ve dar anlamıyla ?karlılık etkinliğine? atıf yapmaktadır. Bu çalışmada savunduğumuz tez sektördeki yapısal değişimlerin yerel bankaların yabancı bankalardan daha iyi performans göstermesine neden olduğudur. Bu yapısal değişiklikler; Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulunun açılması, sermaye yeterliliği ve risk ölçümleriyle ilgili mevzuat değişiklikleri, kamu bankalarının özelleştirme kapsamına alınmasıyla daha iyi performans göstermesidir. Analizlerimize göre politik ve ekonomik istikrar bu gelişmeleri tetiklemiştir. Bunun yanında mevduatların tamamına uygulanan devlet garantisinin kalkması ve en önemlisi sektördeki yabancı payının artması yerel bankların performansını arttırmıştır. Tezin 5. bölümünde tüm nedenler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Tezde yapılan gözlemin önemi literatürün aksine gelişmekte olan ülkelerde yerel bankaların yabancı bankalardan karlılık etkinliği açısından daha iyi performans göstermiş olmasıdır. Tez altı kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda tezi yazma konusundaki amacımıza yer verilmiştir. İkinci kısımda literatür taramasıyla gelişmekte olan ülkelere yabancı banka girişi olduğunda yabancı bankaların yerel bankalardan daha iyi performans gösterdiğini analiz eden çalışmalara atıf yapılmıştır. Üçüncü bölüm Türk Bankacılık sektörünün kısa tarihini ve sektördeki önemli değişimleri anlatmaktadır. Dördüncü kısımda 2002 ve 2007 yılları arasında yerel bankaların karlılık etkinliği açısından yabancı bankalardan daha iyi performans gösterdiğini açıklayan ekonometrik model anlatılmıştır. Beşinci bölüm yerel bankaların 2001 yılı sonrası neden yabancı bankalardan daha iyi performans gösterdiği açıklarken; altıncı bölüm ise sonuçtur.Master Thesis A Cost-Benefit Analysis: Bolu Mountain Tunnel Project Example(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2008) Kocabaş, Gaye; Bulmuş, İsmailThis thesis analyzes the concepts and theories related to the cost ? benefit analysis. The definition of cost ? benefit analysis, its historical perspective and economic concepts of cost ? benefit analysis is introduced. The applications of cost ? benefit analysis to transportation projects and the literature related to this concept is also reviewed. An empirical research to assess the feasibility of Bolu Mountain Tunnel project by using cost ? benefit analysis is also conducted. The costs related with this project (construction costs and maintenance costs) are gathered. The benefits of the project (vehicle operating cost savings, accident cost savings and travel time savings) are estimated. Internal Rate of Return concept is used as a decision rule to asses the net benefits stream of the project. According to the results, Bolu Mountain Tunnel project is economically feasible. Net Present Value of the project is positive at % 12 discount rate level and Internal Rate of Return of the project is found to be % 22.Master Thesis Economic Cooperation in Turkish Culture: Public Goods Games and Lonely Elephants(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2010) Beranek, Benjamin; Duman, AlperKamusal mal deneyi uygulamaları Batı Avrupa ve Amerika'da toplumsal işbirliği analiz yöntemleri arasında başvurulan en önemli metodlardan biridir. Bunun yanı sıra bu uygulamalar Türkiye'de çok fazla kullanılmamaktadır. Bu tez, kamusal mal deneyi analizi yöntemlerini kullanarak Türkiye'de İzmir ve Adıyaman illerinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin ortak yatırım projelerine katılımları ve kararlarını analiz etmeyi amaçlamaktadır. İki aşamalı olan bu analizlerin ilk aşamasında öğrencilerin bireysel ekonomik karar mekanizmaları ikinci aşamada ise takım davranışları "altruistic" cezalandırma, anti-sosyal cezalandırma ve işbirliği kapsamında niceliksel olarak değerlendirilecektir.Master Thesis The Effect of Consumer Loans on Durable Consumer Goods Expenditures(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2009) Kutman, Ayça; Duman, AlperBu tez tüketici kredilerinin dayanıklı tüketim malı harcamaları üzerindeki etkisini analiz etmektedir. Çalışmada tüketim teorileri, dayanıklı tüketim malı harcamalarının belirleyicileri anlatılmakta ve bir literatür taraması sunulmaktadır. Dayanıklı mal satın almak için bir finansman yolu olan tüketici kredileri ile dayanıklı tüketim malı harcamaları arasındaki ilişki çoklu regresyon yöntemi ile analiz edilmektedir. Analizde bağımsız değişken kullandırılan toplam tüketici kredileri iken bağımlı değişken dayanıklı tüketim malı harcamalarıdır. Ayrıca reel gayri safi yurtiçi hasıla, reel faiz oranı, enflasyon oranı ve reel efektif döviz kuru endeksi kontrol değişkenler olarak kullanılmaktadır. Sonuçlar, tüketici kredileri ile dayanıklı tüketim malı harcamaları arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Kontrol değişkenlerin dayanıklı tüketim malı harcamaları üzerindeki etkisine ilişkin, enflasyon oranı ve reel efektif döviz kuru önemsiz bulunurken reel gayri safi yurt içi hasıla ve reel faiz oranı önemli bulunmuştur. Diğer değişkenlerden farklı olarak enflasyon oranı ve reel efektif döviz kurunun etkisi negatiftir. Kontrol değişkenler modele dahil edildiğinde, tüketici kredilerinin dayanıklı tüketim malı harcamalarındaki etkisi daha önemli olmaktadır.Master Thesis The Effect of European Accession Prospects on Foreign Direct Investment Flows Into European Transition Economies(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2010) Güngör, Hakan; Binatlı, Ayla OğuşBu çalısmada Avrupa Birliği'ne giris sürecinin Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri veTürkiye'ye doğrudan yabancı yatırımlara olan etkisi incelenmektedir. YaptığımızARDL panel modeli Arrelano ve Bond (1991) tarafından gelistirilen GMM yöntemiile tahminlenmistir. Ekonometrik tahminlemede kullanılan ülke sayısı 11 olup zamanverisi aralığı 1990 ve 2009 yılları arasını kapsamaktadır. Ampirik bulgular pazarbüyüklüğü, isçi ücretleri ve risk etkenlerini istatistiksel olarak doğrudan yabancıyatırım akımları üzerinde etkisiz bulurken, yabancı sirket yoğunluğu, dıs ticaretserbestliği ve Avrupa Birliği'ne giris süreci istatistiksel olarak açıklayıcı olarakbulunmusturMaster Thesis The Era of Participatory Banking in Turkey(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2011) Kılınç, Dilara; Erol, CengizTürkiye'de ve Dünya'da faiz konusunda dini inançlar sebebiyle duyarlılık gösteren belli bir müşteri grubu bulunmakta ve bu nedenle klasik bankalara gitmeyen fonlar atıl kalmaktaydı. Bu durum hem genel ekonomi, hem de tasarruf sahipleri açısından bir kayıp oluşturmaktaydı. Hem atıl kalan bu fonları ekonomiye kazandırmak, hem de Ortadoğu'dan Türkiye'ye fon transferi sağlamak için 1980'li yıllardan itibaren Türkiye'de bu amaçlara istinaden finansal hizmetler sunan kuruluşların kurulmasına yönelik ciddi adımlar atılmıştır. Bunun sonucu olarak, Türkiye'de faizsiz finans sistemi Özel Finans Kurumları (ÖFK) adı altında yer almaya başlamıştır. Bu kurumlar, Turgut Özal hükümetinin Bakanlar Kurulu kararı ile 1983 yılında faaliyet izni almışlar, 1985 yılında Albaraka Türk Özel Finans Kurumu ve Faisal Finans Kurumu'nun kurulması ile faaliyete geçmişlerdir.Bu durum faizsiz finans sisteminin Türkiye'de yer edinmesi açısından önemli bir gelişme olsa da, bu kurumların `banka' adı altında faaliyet göstermiyor olması ve `Özel Finans Kurumları' ibaresindeki `özel' kelimesinin halkta yanlış çağrışımlara neden olması sebebiyle, bu kurumlar yeni bir isim arayışına girmişlerdir. Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerinden sonra faaliyetlerine devam edemeyen İhlas Finans Kurumu'nun 2001 yılında tasfiye edilmesinden sonra bu kurumlara mevzuat bakımından yeni düzenlemeler getirilmiş, 2006 yılında da, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile bu kurumlar `Katılım Bankası' adını almış ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) denetimi altına girmişlerdir. Bu kanuna göre, bankanın tanımı `Banka: mevduat bankaları ve katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarını ifade eder' şeklinde değişmiştir.Katılım bankaları, mali sektörde faaliyet gösteren ve reel ekonomiyi faizsiz sistemde finanse eden bankalardır. Çalışma prensipleri, tasarruf sahiplerinden topladıkları fonları, çeşitli faizsiz finansman metotları ile ticaret ve sanayide değerlendirerek, oluşan kar veya zarara katılmak, yani oluşan kar veya zararı tasarruf sahipleriyle paylaşmaktır. Bunun yanında, katılım bankaları mevduat bankalarının sunduğu, halkın ihtiyaç duyabileceği hemen hemen tüm bankacılık hizmetlerini de sunmaktadır. Şu an, ülkemizde faaliyet gösteren dört adet katılım bankası bulunmaktadır. Bunlar; Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş., Asya Katılım Bankası A.Ş. (Bank Asya), Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. ve Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.'dir. Bu bankaların gerek toplanan gerekse kullandırılan fonlar bakımından Türk bankacılık sistemi içerisindeki payı her geçen yıl artmaktadır.Bu çalışma ile Katılım Bankacılığının Türkiye'deki ilk nüvelerinin, yıllar içerisindeki gelişiminin ve Türk bankacılık sektörü içerisindeki payının gerek sözel olarak, gerek temel finansal göstergelerle ortaya konması amaçlanmıştır.Master Thesis Estimating Value at Risk Using Garch Models: Evidence From the Turkish Banks(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2008) Yılmaz, Çiçek; Kasman, AdnanBu çalışma, Türkiye'deki menkul kıymet borsasının davranışını ve karakteristiğini banka hisselerini odak noktası alarak incelemektedir. Yapılan analizler GARCH modelini, dört farklı periyod için, finansal zaman serilerine uygulayabilmek üzerine kurulmuştur. Model parametreleri Normal dağılım ve Student-t dağılımı olmak üzere iki farklı dağılım varsayımı altında tespit edilmiştir. Temin edilen parametreler vasıtasıyla bugünün ve bir adım sonrasının Riske Maruz Değer rakamları tahmin edilmiştir. Elde edilen sonuçlar GARCH (1, 1) modelinin banka ve endeks getiri serilerini modellemede uygun olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, buradan hareketle hesaplanan RMD değerlerinin fiyat hareketlerini yakalamada son derece başarılı olduğu izlenmiştir.Master Thesis The External Debt Situation of the Turkish Private Sector: Evidence From Turkish Textile Sector(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2009) Ok, İsmail Erdem; Binatlı, Ayla OgusBu tezin amacı 2001 den 2007 yılı sonuna kadar Türk Özel Sektöründe yabancı para ile kredi kullanımının artıp atrmadığını göstermek,eğer yabancı para ile borçlanma var ise bu yıllarda borçların dağılılını istatiksel tablolarda göstererek,aşırı dış borç kullanımı yüzünden oluşabilcek kur riskleri ifade etmektir.Kurlardaki oynaklıktan kaynaklı en yüksek zararlar 2001 Şubat krizinden sonra gerçekleşmiş ve kurları takip etmenin gerekliliği ve önemi artmıştır.Günümüzde firmalar kur riskine özel koşulları ve gelir kaynakları açısından farklı oranlarda maruz kalmaktadırlar.Tezde ayrıca dış borç kullanımının özel sektör,kamu ve Merkez Bankası arasında yüzdesel değişimi ve dağılımı grafiklerle gösterilmiş özel sektörün yabancı ile borç kullanımının nedenleri sayısal uygulamalarla açıklanmıştır.Dolar ve Euro kurunun genel seyrinin Türk özel sektörün borçlanması üzerine etkisi analiz edilmiş,iç piyasa ve yabancı piyasalardaki faiz oranları karşılaştırılmıştır.Ayrıca, Türk Tekstil Sektörünün finansal tabloları rasyo analizleri yapılarak incelenmiştir.Çalışmanın son kısmımda iki farklı firmanın riske maruz değer methodu kullanılarak döviz kuru riskinden dolayı kaybedecekleri en yüksek değer ölçülmüştür.Doctoral Thesis How Does Behavior of Banks Affect Financial Instability an Agent Based Modeling Approach(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2013) Arslan, İlker; Duman, AlperKüresel ekonomik ve finans krizi sonrasında, krize sebebiyet veren etmenler; akademik, iş, düzenleyici kurumlar, hükumet vb. gibi değişik çevrelerde yoğun olarak tartışılmaya başlandı. Bazı akademisyenler, geleneksel araştırma yöntemlerinin ekonomik ve finansal krizlere yol açan mekanizmaları kavramada yetersiz kaldığını dile getirdiler. "Rasyonel davranış", "optimizasyon", "temsili etmen", "denge" gibi kavramları kullanan ortodoks görüşün toplam ekonomik davranışı gerçekçi bir şekilde açıklayamayacağı savı giderek artan bir şekilde dile getirilmeye başlandı. Ekonomik ve sosyal yapılardaki kompleks etkileşimlerin mekanizmalarını açıklamak için farklı yöntemlere ihtiyaç duymaktayız. Makroekonomik davranışların mikro ölçekli temellerini açıklamak amacıyla son zamanlarda, "heterojen etkileşimli etmenler" ve bunları dikkate alan "etmen temelli modeller" daha sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Krizden sonra daha yoğun olarak kullanılmaya başlanan bir başka konu da krizlerin oluşumunda bankaların rolüdür. Çok sayıda akademisyen, bankaların irrasyonel ve miyopik kredi arzı ve çok yüksek kaldıraç oranları ile krizlerin oluşumunu tetiklediğini öne sürmektedir. Bu bağlamda, Hyman Minsky'nin, "Finansal İstikrar Hipotezi", krizden sonra bir kez daha popüler olmuştur. Çalışmamızda, ağ teoretik, etmen temelli bir yaklaşım kullanarak bankaların, krizlerin oluşumundaki etkisini açıklamaya çalıştık. Bankalar ve firmaların oyun teorisi kurallarına göre etkileşim gösterdiği bir çerçeve oluşturduk. Daha sonra modelimizi bir C++ programı yardımıyla simüle ettik.Master Thesis Issues on Crude Oil Price Volatility: Determinants and Impact of Futures Trading(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2010) Berk, İstemi; Kasman, AdnanBu çalışma vadeli işlemlerin petrol spot piyasası volatilitesi üzerindeki etkilerini incelemektedir. Spot ve vadeli işlemler piyasalarının varyansları arasındaki ilişki nedensellik ve kointegrasyon analizleri ile beraber GARCH volatilite modellemesi ile analiz edilmiştir. Bunun dışında ICSS algoritması spot piyasa varyansındaki yapısal kırılmaları bulmak için kullanılmış, bu yapısal kırılmalar ile beraber vadeli işlemler kontrat hacmi spot piyasa varyans denklemi içinde değişken olarak kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları göstermektedir ki, WTI petrol vadeli işlemler ve spot piyasaları arasında kısa dönem nedensellik ve uzun dönem kointegrasyon mevcuttur. Bununla beraber, vadeli işlem hacminin spot volatilite üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkisi bulunmaktadır. Bu sonuçlar vadeli işlem piyasasında oluşan fiyatların spot piyasa fiyat rejimleri üzerinde etkili olduğunu önermektedir. Bu önerme, açıkça, vadeli işlemlerin piyasa verimliliğini arttırdığı fikrine karşı gelmektedir.Master Thesis Optimal Hedge Ratio and Hedging Effectiveness of Turkish Stock Index Futures(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2010) Olgun, Onur; Yetkiner, İ. HakanBu tezin amacı, İMKB-30 endeks vadeli işlem sözleşmelerine ait optimal korunma oranının çeşitli ekonometrik modeller uygulanarak tespit edilmesidir. Optimal korunma oranının hesaplanmasında, Doğrusal Regresyon modeli, Yöney Kendiylebağlaşım (VAR) modeli, Hata Düzeltme modeli (ECM), GARCH modeli ve Çok Değişkenli GARCH (M-GARCH) modeli kullanılmıştır. Modeller tarafından tahminlenen korunma oranlarının, örneklem-içi ve örneklem-dışı veri setlerinde, karşılaştırılmasında korunma etkinliği kriteri baz alınmıştır. Buna göre, M-GARCH modeli tarafından tahminlenen korunma oranının hem örneklem-içi hem de örneklem-dışı veri setleri için en düşük değişirliği sağladığı gözlemlenmiştir. Diğer taraftan, modellerin korunma performansları arasında kayda değer farklılıklar bulunmamaktadır. Analizden elde edilen bulguların Türk hisse senedi piyasasındaki riskini en aza indirmek isteyen yatırımcılar için yararlı olması beklenmektedir.Master Thesis Price Discovery in Turkish Index Markets: an Examination of Spot Index and Index Futures(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2009) Takmaz, Sefa; Postalcı, M. EfeBu çalışma günlük getiri serileri kullanarak Türkiye spot piyasa ve vadeli piyasaları arasındaki fiyat oluşum mekanizmasını incelemektedir. Yöney hata düzeltme modeline dayanan Johansen eştümleşme metodu uygulanarak bulunan sonuçlar, iki piyasa fiyat serilerinin eştümleşik zaman serileri olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla iki market arasında uzun dönemli bir denge ilişkisi vardır. Bu dengeden sapmalara iki piyasa da tepki vermektedir. Ancak, spot endeksin uzun dönemli ilişkiden sapmalara karşı daha fazla düzeltme gösterdiği ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak fiyat oluşum sürecinde vadeli endeksin dominant piyasa olduğu, başka bir deyişle piyasaya yeni ulaşan bilgi setinin vadeli endeks tarafından daha hızlı bir şekilde fiyatlara yansıtıldığı saptanmıştır. Bu çalışmadan elde edilen bulgular, vadeli piyasaların fiyat belirleme aracı olduğunu ortaya koymaktadır ve bu alanda yapılan önceki çalışmalarla paralellik göstermektedir.Master Thesis The Requirements of a Good Taxation System: Recent Evidence From Turkey(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2009) Şulha, Nihan; Tutan, M. UfukBu tez son zamanlarda gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerde uygulanmakta olan vergi sistemlerini incelemekte, Türkiye'yi baz alarak vergilendirmenin makroekonomik etkilerini sorgulamakta ve bu çalışmaları yaparken son dönemde Türkiye'ye ait makroekonomik göstergelerden ve aynı zamanda vergilendirmenin etkilerini inceleyen ampirik ve teorik çalışmalardan yararlanarak Türkiye'nin vergilendirme sistemi nasıl olmalıdır sorusuna cevap bulmaya çalışmaktadır. Türk vergi sistemi karmaşık ve hızlı değişen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle vergi mükellefleri tarafından tam olarak anlaşılması ve benimsenmesi zordur. Bununla beraber, birçok gelişmekte olan ülkede olduğu gibi dolaysız dolaylı vergi oranlarından da görüleceği üzere uzun zamandır adil olmayan vergilendirme sistemi uygulanmaktadır. Oysa durum gelişmiş ülkelerde tamamen farklıdır. Vergi oranlarının üretim, tüketim ve büyümeyi teşvik amaçlı düşürülmesi ve dolaylı vergilerden vergi mükelleflerinin gelirleri ile doğru orantılı olarak tahsil edilen ve bu nedenle adil olduğu düşünülen dolaysız vergilere geçiş yapılması gerektiği yönünde kanıtlar bulunmaktadır.Master Thesis Valuation of a Privately-Held Company by Implementing Discounted Cash Flow Model(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2009) Uysal, Selman; Baklacı, Hasan FehmiBu tezin amacı, şirket değerlemesi ile ilgili akademik literatürün incelenmesi, bu incelemenin sonuçları kullanılarak İndirgenmiş Nakit Akım yönteminin detaylı olarak tanımlanması ve bu değerleme yönteminin halka açık olmayan bir şirkete uygulanmasıdır. Uygulama imkan verdiği ölçüde birbirini takip eden adımlardan oluşmaktadır.İndirgenmiş nakit akım (INA) yönteminde firmanın serbest nakit akımları ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti (AOSM) ile iskontolanmaktadır. Firmanın serbest nakit akımları, şirketin yer aldığı endüstri, satışları, maliyetleri, yatırım harcamaları, işletme sermayesi ve hesaplanan vergi tahminlerine bağlı olarak projekte edilmektedir. Şirketin yer aldığı endüstri, şirketin geçmiş yıl performansları ve işletme planı projeksiyon sürecinde analiz edilmektedir. AOSM, özkaynak maliyeti ve borçlanma maliyeti tahminlerine bağlı olarak hesap edilir. Özkaynak maliyeti, Finansal Varlıkları Fiyatlama Modeli (FVFM) ` ne uygun olarak tahminlenir. FVMF' nin formülündeki değişkenlerin bir tanesi de; riski ölçmeyi yarayan beta dır. Beta; menkul kıymetlerin getirilerinin, piyasa getirisindeki değişmelere olan duyarlılığını göstermektedir. Beta katsayısı, regresyon modeli kullanılarak tahmin edilmektedir. Halka açık olan şirketlerin piyasa verilerini bildiğimizden, bu şirketlerin beta katsayılarının tahmininde bir zorlukla karşılaşılmaz. Diğer yandan halka açık olmayan şirketlerin beta tahmininde zorluklar yaşanmaktadır. Çalışmanın önerdiği uygulama ile elde edilen bulgular neticesinde, değerlemeyi yapan kişi firmanın AOSM oranını kullanırken halka açık olmayan bir şirket için beta hesaplayabilmektedir. Sonuç olarak, belirli bir surede ve bu süre sonrasında tahminlenen serbest nakit akımları toplanarak iskonto edilir, bu değerden şirketin net finansal borcunu çıkardığımızda şirket değerine ulaşılır.
