Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/11
Browse
Browsing Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tez Koleksiyonu by Publisher "İzmir Ekonomi Üniversitesi"
Now showing 1 - 20 of 936
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 2002 Atina Sözleşmesi Kapsamında Deniz Yolu ile Yolcu Taşıma Sözleşmelerinde Zorunlu Sorumluluk Sigortası(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Çiçek, Erdem; Kubilay, Huriye6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) 1247 vd. maddelerinde ele alınan Deniz Yolu ile Yolcu Taşıma Sözleşmeleri, Kanun'un Deniz Ticareti Sözleşmeleri kapsamında yer almaktadır. İlgili hükümlerin dayanağını 01/11/2002 tarihinde kabul edilmiş olan "Yolcuların ve Bagajların Deniz Yolu İle Taşınmasına İlişkin Atina Sözleşmesine Ait 2002 Protokolü" "(2002 Protokolü)" oluşturmakta olup, Protokol, 13/12/1974 tarihli "Yolcuların ve Bagajların Deniz Yolu İle Taşınması İlişkin Atina Sözleşmesi" " (1974 Atina Sözleşmesi)" hükümlerinde önemli değişiklikleri düzenlemektedir. Türkiye 19 Eylül 2019 Perşembe günü 30893 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1580 sayılı karar ile 2002 Protokolü'nün 17. maddesi kapsamında Sözleşmeye taraf olma iradesini göstermiştir. Ancak 2020 Eylül ayı itibariyle hala tevdi belgesi düzenlenmemiş olup Sözleşme Milletlerarası Hukukta Türkiye Hakkında henüz yürürlükte değildir. Sözleşme'nin Türkiye hakkında yürürlük kazanması, katılma belgesinin tevdi makamına sunulmasından üç ay sonra gerçekleşecektir. 2019 yılının son aylarında kendini gösteren ve küresel bir krize dönüşen CoViD-19 Pandemisi uluslararası ilişkileri her ne kadar yavaşlatmış olsa da, kısa süre içerisinde Sözleşme'nin Türkiye hakkında yürürlük kazanacağı aşikardır. Çalışmamızda öncelikle deniz yolu ile yolcu taşıma sözleşmelerini Atina Sözleşmesi ve Türk Hukuku kapsamında ele alacak sonrasında bu sözleşmeler açısından Atina Sözleşmesi kapsamında "Deniz Yolu ile Yolcu Taşıma Sözleşmelerinde Zorunlu Sorumluluk Sigortası" üzerinde duracağız. Çalışmamızın içinde CoViD-19 Pandemisine Sözleşme ışığında kısaca değinmeye çalışacağız.Master Thesis 2d Oxide Dielectric Nanosheets Structured Nanofilms for Ultrathin, Flexible, Transparent Capacitor Fabrication and Biological Applications(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Küçükcan, Begümnur; Sağlam, Özge; Gördeşli̇ Duatepe, Fatma PınarBu tezde, Dion-Jacobson (DJ) tipi KCa2NaNb4O13 katmanlı malzemeler katı hal yöntemi kullanılarak sentezlenmiştir. KCa2NaNb4O13 katmanlı malzemelerinin kimyasal pullandırma yöntemi ile 2.4 nm kalınlığında ve 3.5 µm yanal boyutlarında Ca2NaNb4O13 nanolevhaları içeren kolloidal solüsyonlar elde edilmiştir. Bu kolloidal solüsyonlar arasında TBA+:H+ oranı 1:16 olan solüsyon nanolevha üretimi için kullanılmıştır. Bu nanolevhalar, Langmuir-Blodgett (LB) kaplama yöntemi kullanılarak indiyum kalay-oksit – polietilen tereftalat (ITO-PET), Si, Ti/Au-Si, Ti/Au-cam ve ITO-cam alttaşları üzerine kaplanmıştır. Ek olarak, 10, 15 ve 20 katmanlı nanofilmler ITO-PET alttaşları üzerine kaplanmış ve optik litografi tekniği kullanılarak desenlenmiştir. Bu desenler, 75 nm kalınlığında ITO ile kaplanarak, 250 x 250 µm2' den 75 x 75 µm2' ye kadar değişen boyutlarda şeffaf ve esnek kapasitörler üretilmiştir. 10, 15 ve 20 katmanlı nanofilmlerini içeren kapasitörlerde, dielektrik katman sayısındaki artış, kaçak akım değerlerini azalttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, Si, Ti/Au-Si, Ti/Au-cam ve ITO-cam alttaşları üzerindeki nanofilmler, elektron demet litografisi (EBL) ile desenlenmiş ve 15/20 nm kalınlığında Ti/Au ile kaplanmıştır. Ti/Au-Si, Ti/Au-cam ve ITO-cam alttaşlar üzerinde de 20 x 20 µm2' den 250 x 250 nm2' ye kadar değişen boyutlarda Ti/Au elektrotlar da üretilmiştir. C-AFM ölçümleri ile bu elektrotların I-V analizleri yapılmıştır. Öte yandan, Ca2NaNb4O13 nanolevhaları ile üretilmiş nanofilmlerin Si ve ITO-PET alttaşları üzerindeki polar ve apolar yüzey gerilimleri, adezyon çalışmaları, yüzey termodinamiği temelli matematiksel modelleme ile hesaplanmıştır. Böylece, nanofilm ile ITO-PET arasındaki artan polar bağlanma, suda daha güçlü bir adezyona sebep olduğu tespit edilmiştir. Hem kaplanmamış hem de nanofilm kaplanmış Si ve ITO-PET alttaşlar üzerindeki bakteriyel biyofilm oluşumu, kristal viyole (CV) boyama yöntemi ile analiz edilmiştir.Master Thesis 2d Perovskite Nanosheets for Multifunctional Device Fabrication and Biological Applications(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2021) Günay, Bensu; Sağlam, Özge; Karagonlar, Zeynep FırtınaBu tezin amaçları, frekans yükseltme özelliğine sahip nanolevhalar kullanılarak yapılandırılmış çok işlevli bir cihaz tasarımı ve biyolojik uygulamalar için iki boyutlu nanolevhaların biyouyumluluğunun araştırılmasıdır. K2Ln2Ti3O10 yapıda katmanlı perovskitler frekans yükseltme ile kırmızı ışıma elde edebilmek için farklı sitokiyometrik oranlarda Tm3+/Er3+ iyonları ile katkılandırılarak sentezlenmiştir. 2.5% Tm3+-20% Er3+ ile katkılı katmanlı malzemenin yanal boyutu 300 nm ile 2.5 µm arasında elde edilmiştir. Nanolevhaların kalınlığı 2-3 nm arasında belirlenmiştir ve tek nanolevhaların başarılı bir şekilde elde edildiği gösterilmiştir. Frekans yükseltme özelliğine sahip Tm3+/Yb3+ ve Er3+/Yb3+ ile katkılı nanolevhalar katman-katman tekniği ile 20 kez kaplanmıştır ve hazırlanan filmler sırasıyla 1G4 ›3H6 geçişi ile mavi ışıma ve 4S3/2›4I15/2 ve 2H11/2›4I15/2 geçişleri ile yeşil ışımalar göstermiştir. Öte yandan, Tm3+/Er3+ ortak katkılı nanolevha yapılı filmler, frekans yükseltme işlemi sırasında kırmızı ve yeşil emisyon sergilemiştir. Er3+/Yb3+ ortak katkılı nanolevhaların biriktirilmiş filmleri durumunda, yeşil ve kırmızı frekans yükseltme emisyonlarında iki foton süreçleri yer almıştır. 60 katman ile üretilen filmler ayrıca üç farklı nanolevhalar kullanılarak hazırlanmıştır. Film oluştururken nanolevhaların kombinasyonu CIE diagramında beyaz emisyon sergilemiştir. Ayrıca nanolevhaların sitotoksisitesi HepG2 ve HEK 293 hücre hatları kullanılarak analiz edilmiştir. HEK 293 hücre hattı için Tm3+/Er3+ katkılı katmanlı malzemenin toksisitesi %45,7 iken, nanolevhaların toksisitesi %73,6 olarak belirlenmiştir.Master Thesis 4857 Sayılı İş Kanunu Kapsamı Dışında Kalan İşçiler Bakımından Fazla Çalışma(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Karatekin, Ersan; Limoncuoğlu, Siyami AlpBu çalışma; 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kalan iş ilişkilerinde işçi tarafı olan kişilerin gerçekleştirdiği fazla çalışmayı ele almaktadır. İlk olarak iş hukukunun temel kavramları ile sujelerinin tanımları ele alınmış ve ardından iş sözleşmesi kavramı incelenmiştir. Temel kavramları inceledikten sonra 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan, İş Kanunu'nun uygulanmayacağı haller ayrı ayrı izah edilmiştir. Bu haller; deniz taşıma işlerinde yapılan sözleşmeler, gazeteciler ile yapılan sözleşmeler, tarım işlerinde yapılan sözleşmeler, hava taşıma işlerinde yapılan sözleşmeler, evlerde el sanatlarının yapıldığı işlerdeki sözleşmeler, ev hizmetlerinde yapılan sözleşmeler, rehabilite edilenlerle yapılan sözleşmeler ve profesyonel sporcularla yapılan sözleşmelerdir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun kapsamı dışında kalan iş ilişkilerini genel olarak üçlü bir tasnife tâbi tutmak mümkündür. Bu tasnif çerçevesinde ilk olarak deniz iş kolunda çalışan gemi adamlarının, ardından gazetecilerin ve son olarak da Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulama alanı bulduğu iş ilişkilerinin; tâbi oldukları mevzuat, iş sözleşmeleri ve çalışma biçimleri incelenmiştir. Çalışmanın ana konusuna gelindiğinde fazla mesai kavramının tanımı yapıldıktan sonra, önce 4857 sayılı İş Kanunu'na göre fazla mesai konusu çok da ayrıntıya girilmeden ele alınmış, ardından; deniz ve basın iş kollarındaki iş ilişkilerinde fazla mesai konuları ayrıntısıyla incelenmiştir. Nihayet Türk Borçlar Kanunu'nun uygulama alanı bulduğu; ev hizmetlerinde yapılan sözleşmelerde, esnaf ve sanatkâr işyerlerinde, evlerde el sanatlarının yapıldığı işlerde, tarımsal yapı ve tarım işlerinde fazla mesai konuları ayrı ayrı incelenmiş ve çırakların fazla mesai yapma ihtimalleri konusunun da ayrıca üzerinde durulmuştur.Master Thesis 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na Göre Anonim Şirket Genel Kurul Toplantısına Pay Sahiplerini Davet Usulü ve İhlalin Sonuçları(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Sarı, Burcu; Uzunallı, Sevi̇layAnonim şirketler sermaye şirketleri arasında en çok tercih edilen ve mevzuatımızda da en geniş düzenlemelere yer verilen ortaklık türüdür. Genel kurul ise anonim şirketlerin zorunlu organlarından biri olup ortakların şirket işleyişi ve mali durumu başta olmak üzere şirket hakkında bilgi alabildikleri, müzakerelerde bulunabildikleri ve karar aldıkları organdır. Ortakların fikirlerini beyan edebilmeleri ve şirket işleyişinde söz sahibi olabilmeleri açısından genel kurula katılmaları büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle ortakların genel kurula usule uygun davet edilerek bilgi alma ve toplantılara katılma hakları başta olmak üzere ortaklıktan doğan haklarını kullanabilmelerine imkân tanınması gerekmektedir. Bu çalışmada ilk olarak genel kurulun tanımı, yetkileri ve türleri incelenecek olup akabinde genel kurulu toplantıya davet yetkisine sahip olanlar, davet usulü ve usule aykırılığın sonuçlarından bahsedilecektir.Master Thesis 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Çerçevesinde İşverenin Yükümlülükleri(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Karakaya, Doğuhan; Şişli, Zeynepİnsanoğlunun faydalandığı teknolojinin zamanla gelişmesi, iş hayatında meydana getirdiği çeşitli tehlike ve riskler, iş sağlığı ve güvenliği alanında tedbirlerin alınmasını gerekli kılmaktadır. Bundan ötürü işverenin iş mevzuatından kaynaklı olan gözetme borcuna bağlı olarak iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlükleri düzgün ve doğru bir biçimde tespit edilmeli, iş bu yükümlülüklere aykırı davranması halinde karşı karşıya kalacağı çeşitli yaptırımlar da kanunda yine düzgün ve doğru bir biçimde kaleme alınmalıdır.6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve buna bağlı olarak oluşturulan yönetmelikler iş sağlığı ve güvenliği sahasında yepyeni bir sürecin başlangıcına vesile olmuştur. Bu sayede hep ihtiyaç duyulan, daha geniş kapsamı olan ve modern bir iş sağlığı ve güvenliği kanunu gerekliliği karşılanmıştır. Çalışma ortamlarında iş sağlığı ve güvenliği şartlarının daima yerinde olmasını ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının daha da gelişmesini hedef alan iş bu mevzuat, işveren ve çalışanların haklarını, yükümlülüklerini, sorumluluk ve görevlerini düzenlemektedir. Çalışmanın birinci bölümü giriş olmak üzere ikinci bölümünde iş sağlığı ve güvenliği hukukunun temel kavramları, hukuksal kaynakları ve tarihsel gelişimine değinilmiş; üçüncü bölümde ise tez konusu olan 6331 sayılı Kanunda işveren yükümlülükleri detaylı bir şekilde irdelenmiş olup dördüncü bölümde ise işverenin söz konusu kanunda kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi neticesinde karşı karşıya kalacağı hukuki, cezai ve idari yaptırımlar ele alınmıştır.Master Thesis 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Işığında İşverenin Yönetim Hakkının Sınırları(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Öztunay, Begüm; Şişli, ZeynepBireyin kimlik bilgileri, etnik kökeni, sosyal statüsü ve sosyal kimliği, gelir durumu, akli durumu, sağlık bilgileri gibi, bireyin diğerlerinden ayırt edilmesine yardımcı olacak spesifik veya belirlenebilir bilgilerin tümü kişisel veri olarak nitelendirilebilir. Bu bilgilerin korunması için ulusal ve uluslararası çevrelerce çeşitli kurallar ve standartlar uzun yıllardan beri oluşturulmaktadır. Türkiye'de kişisel verilerin korunması amacıyla çeşitli düzenlemeler yapılmış olsa da, bir çatı altında toplanması ancak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 24 Mart 2016 tarihinde yasalaşması ile olmuştur. İşveren ve işçi ilişkisinde yönetim hakkı, kanun ve mevzuatlar ile sözleşmelerde tanımlanamayan ve tanımlanması mümkün olmayan işin yürütülmesinde elzem bir araçtır. İş ilişkisinde ancak bu araç sayesinde iş yerindeki işlerin yürütülmesi mümkün olmaktadır. Bununla beraber yönetim hakkının uygulanması esnasında işçinin kişilik haklarına müdahele etmesi ihtimalinden dolayı, sınırları çizilirken oldukça dikkatli olunmalıdır. Çalışmamızda hem KVKK hem de yönetim hakkı detaylıca araştırılıp işverenin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği tanımlanmaya çalışılmıştır.Master Thesis 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında İşçinin Kişisel Verilerinin Korunması(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2022) Güler, Yıldız; Şişli, ZeynepBu çalışma, bizi biz yapan tüm bilgilerin korunmasına özgülenmiştir. Gelişen teknoloji, interaktif ağların çoğalması, sosyal medyanın hayatımızın büyük bir bölümünü oluşturması ile işlem yaparken tarafımıza ait tüm veriler işlem yaptığımız kamu kurum ve kuruluşları ile özel kurumlar yahut gerçek kişiler tarafından kaydedilmektedir. Bu da bizi biz yapan bilgilerin açıkça tehdit altında kalmasına sebebiyet vermektedir. Açık tehdit altında kalan bir grup ise işçilerdir. Özellikle iş sözleşmesinden kaynaklanan işverene bağlılıkları nedeniyle işçilerin toplanan, kaydedilen ve kullanılan bilgileri kolay erişilebilirdir. Bu nedenle bu bilgilerin hukuka uygun olarak elde edilmesi ve korunması gerekmektedir. Kural olarak, işçinin açık rızasının alınmadığı hallerde kişisel verisinin işlenmesi mümkün değildir. Ancak bazı durumlarda açık rıza şartı aranmadan yasal bir dayanak doğrultusunda veya meşru bir hakkın temini için kişisel veri işleme faaliyeti yapılması mümkündür. Bu noktada işçinin kişisel verilerinin korunması esas alınarak hareket edilmeli ve dürüstlük kuralına aykırı, ölçüsüz kişisel veri işleme faaliyeti yapılmamalıdır; aksi halde işverenler çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kalacaktır. Tezimizde kişisel veri tanımı ve unsuları ile işçinin kişisel veri tanımı açıklanarak işçiye ait kişisel verilerin korunması hukukunun gelişimi, ulusal ve uluslararası mevzuatlardaki yeri anlatılacaktır. İşverenler tarafından kaydedilen kişisel verilerin toplanma ve işlenme şekli, nelere haiz olması gerektiği, işverenlerin verileri korurken nelere dikkat etmesi gerektiği gibi sorulara 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında cevaplar aranacaktır. 6698 Sayılı KVKK hükümlerinin ulaşamadığı noktalarda ise Anayasa, Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ceza Kanunu ile İş Kanunu ve uluslararası mevzuatlar incelenecektir. Günden güne farklılaşan ihtiyaçlar doğrultusunda işçinin kişisel verilerinin korunmasına ışık tutularak 6698 Sayılı KVKK hükümleri hakkında değerlendirmeler yapılacaktır.Master Thesis Ab 2016/679 Sayılı Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü Doğrultusunda Kişisel Verilerin Korunması(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Yörük, Onur Doğan; Özsoy, ÖzgeKişisel verilerin arz ettiği önem, teknolojik gelişmelere de paralel olarak, gün geçtikçe artmaktadır. Kişisel verilerin işlenmesinin kolaylaşması ve bunlara duyulan ihtiyacın artması, bireylerin bu işleme faaliyetleri karşısında korunmasını ve kişisel verilerinin akıbeti üzerinde söz sahibi olma haklarının güvence altına alınmasını gerektirmiştir. Bu çerçevede, 1970'li yıllardan itibaren Avrupa, ulusal ve uluslararası düzeyde kişisel verilerin korunması hukukunun bağımsız bir hukuk dalı olarak gelişimine sahne olmuş, 1995 yılında yürürlüğe giren 95/46/AT sayılı Direktif ile, AB düzeyinde bir kişisel verilerin korunması çerçeve hukuku oluşturulmuştur. Direktif zamanla, özellikle internetin yaygınlaşması sonucunda, işleme yöntemlerinin değişmesi ve kişisel verilere duyulan ihtiyacın artması karşısında yetersiz kalmaya başlamış, bunun üzerine AB kişisel verilerin korunması hukukunda, uzun bir sürecin ardından (AB) 2016/679 sayılı AB Genel Veri Koruma Tüzüğü'nün temelini oluşturduğu bir reform gerçekleştirilmiştir. Tüzük, tarihsel gelişim süreci içerisinde kişisel verilerin korunması hukukunun bir parçası haline gelmiş ilkelere yer vermekle birlikte, unutulma hakkı başta olmak üzere halen hukuk çevrelerinde yoğun tartışmalara konu olan ve gelecekte de olması beklenen önemli yenilikler de getirmektedir. Türkiye'nin oluşturmaya yeni başladığı kişisel verilerin korunması kültürü bakımından da Tüzük'ün yarattığı etkinin iyi değerlendirilmesi yararlı olacaktır. Çalışmanın konusunu, Tüzük'te düzenlendiği haliyle AB kişisel verilerin korunması hukuku oluşturmaktadır. Bu kapsamda öncelikle, anılan hukuk dalının konusu ve temel kavramı olan kişisel veri ve ilişkili kavramlar tanımlanmış, ardından kişisel verilerin korunması hukukunun ulusal ve uluslararası düzeyde gelişimi ve kaynakları incelenmiş, son olarak, AB veri koruma reformu ve Tüzük ile oluşturulan kişisel verilerin korunması çerçeve hukuku, ABAD içtihatları ışığında ele alınmaya çalışılmıştır.Master Thesis Ab Üye Ülkelerinin Enerji ile İklim Politika Stratejileri ve Hedefleriyle İlgili Uzun Vadede Değerlendirilmesi: Enerji Üçlemesi Yaklaşımı(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2016) Turan, Uğur; Biresselioğlu, Mehmet EfeAvrupa Birliği 28 üyesi ile birlikte enerji konusunda ciddi yatırımlar yapmaktadır. Dünya da yaşanan enerji krizleri yüzünden, enerjinin önemi önce ki yıllarda katlanarak artmıştır. Avrupa birliğinin ortak politikası gereği enerji hedefleri belirlenmiştir. Bu hedefler Enerji ve İklim Politikaları stratejisi adı altında 2020, 2030 ve 2050 kısa ve uzun vadeli olarak belirlenmiştir. Adeta bir yol haritası olan bu süreçte temel amaçlar, yenilenebilir enerji'nin kullanımını arttırmak, enerji verimliliğini arttırmak ve sera gazı salınımını düşürmektir. Birliğin asıl amacı Avrupa Birliği ülkeleri için güvenilir bir enerji tedariki sağlamak, kömürün payını azaltmak, yenilenebilir enerjiye teşviki sağlamak ve çevreyi korumaktır. Bu tezin amacı Avrupa Birliği enerji politikalarını detaylı şekilde inceleyip, karşılaştırmalı politika analizi kullanarak üye ülkelerin enerji politikalarını, projelerini ve hedeflerini Dünya Enerji Konseyinin Enerji Üçlemesi Listesine göre incelemektir ve analiz etmektir. Enerji üçlemesinde ki 3 ölçü şunlardır; enerji güvenliği, enerji eşitliği ve sürdürülebilir çevre'dir. Bu 3 ana başlık altında bir çerçeve geliştirilmiştir. Bu çerçeve, üye ülkelerin profillerini daha iyi analiz etmeyi hedeflemiştir. Ülkeler karşılaştırılırken 3 ana grupta incelenmiştir. Bu gruplar Dünya Enerji Konseyinin belirlediği enerji üçlemesi listesinde ki performanslarına göre sınıflandırılmıştır. İlk grup yüksek ulaşılabilir üyeler, diğeri orta derece ulaşılabilir üyeler ve son olarak düşük derece ulaşabilir olarak sınıflandırılmıştır. Geliştirilen çerçeve'de analiz edilen önemli noktalar ülkelerin politikalarını analiz ederken kullanılmıştır. Sonuç olarak performanslarına göre öne çıkan ülkeler İsveç, Avusturya ve Danimarka olmuştur. Gruplar arası enerji politikalarının başarılı olmasına göre yakın gelecekte İtalya'nın yüksek ihtimalle bir üst gruba geçmesi ön görülmüştür. Özetle enerji güvenliği, enerji eşitliği ve sürdürülebilir çevre başlıkları altında ülkeler kendi politikalarını geliştirmiş ve 2020, 2030 ve 2050 için hedeflerini belirlemiştir.Master Thesis Accident Analysis in Dangerous Goods Transportation in Azerbaijan(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Asadov, Namıg; Demir, Muhittin HakanÜlkemiz coğrafi konum, sanai ve ticari kapasite, üretim ve lojistik hizmetleri bakımından hem bölgede hem de dünyada önemli bir yerdir. Altyapı yatırımları ve coğrafi fırsatlar sayesinde karayolu taşımacılığı ülkemizde en çok kullanılan lojistik yöntemdir. Tehlikeli malların otoyollarda taşınması insanların, hayvanların ve çevrenin korunmasını gerektirir ve bu kurallara uyumu sağlamak için bir dizi kuralla uyumu gerektirir. Dünyada yükselen sanayileşme momentumu, tehlikeli madde kullanımını ve malların bir yerden bir yere taşınmasını da arttırdı. Dünyanın dört bir yanındaki birçok ülke tehlikeli malları deniz, kara, hava ve demiryolu gibi çeşitli ulaştırma modlarıyla taşıyor. Bu tez ile Azerbaycan'da lojistik sektörünün seviyesini, ülkemizde taşınan tehlikeli malları ve tehlikeli mal taşıma zamanı olan kazaları araştırmak amaçlanmaktadır.Doctoral Thesis Achieving Turkey's Indc Target: Assessments by Multiplier Analysis, Computable General Equilibrium, and Structural Decomposition Analysis Methods(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Alkan, Ayla; Binatlı, Ayla OğuşTürkiye, Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanı'nında (INDC), niyetini %21'e varan artıştan azaltım olarak açıklamıştır. Bu azaltım hedefi Türkiye için önemlidir, fakat, işsizlilk problemleri ile karşı karşıyadır ve büyümesini sürdürmeye ihtiyacı vardır. Bu çalışmada, 2002 ve 2012 yılları girdi-çıktı tablolarını temel alan iki Çevresel Genişletilmiş Sosyal Hesaplar Matrisi (SHM) geliştirimiştir. Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı ile beraber Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanı belgelerinin emisyon azaltım potansiyelleri Çarpanlar Analizi yöntemi ile hesaplanmıştır ve emisyonu hedeflenen seviyeye indirmek için daha akla yatkın alternatif politikalar önerilmiştir. SHM Çarpanlarını kullanarak sadece ekonomik büyümeyi hedef alan çeşitli politikalar oluşturulmuş ve bunların emisyon azaltım potansiyelleri Çarpanlar Analizi yöntemi ile hesaplanmıştır. Politika opsiyonlarını artırmak amacıyla, çok gazlı çok sektörlü bir Hesaplanabilir Genel Denge modeli geliştirilmiş ve INDC hedefini başarmak için alternatif vergi politikaları oluşturulup analiz edilmiştir. Karar almayı desteklemek için, Yapısal Ayrıştırma Analizi yöntemi 2002 ve 2012 Çevresel Genişletilmiş SHM'lere uygulanmış ve bu dönemde emisyon artışına sebep olan faktörler belirlenmiştir. Çalışma daha önceki ulusal dökümanlarının hem hazırlanışının hem de uygulamasının sorunlu olduğu ve Türkiye'nin bu dökümanlardaki iklim değişikliği azaltım politikalarını uygulamada titiz olmadığı kararına varmıştır. Çalışma aynı zamanda INDC'deki politikalarla hedefe ulaşmanın mümkün olmadığı ve Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı ve INDC dökümanlarından esinlenerek hazırlanan alternatif poltikaların da %21'lik hedefin gerisinde kaldığı kararına varmıştır. Çalışma daha zorlayıcı politikaların gerektiği sonucuna varmış ve INDC hedefinin ve dökümanın kendisinin büyük oranda gözden geçirilip düzeltilmesini tavsiye etmiştir.Master Thesis An Actor Model Based Platform for Developing Context-Aware Applications(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Karaçalık, Orkut; Çelikkan, Ufuk; Kurtel, KaanBilgi ve iletis¸im teknolojilerini kullanan uygulamalar, haberles¸me agˆları ile birbirlerine bagˆlı makineler yardımıyla farklı tu¨rden verileri toplayıp bunları is¸lemektedir. Bu olgu, Nesnelerin I·nterneti olarak da adlandırılmaktadır. U¨retilen veriler, su¨rekli degˆisen ve ac¸ık c¸evresel s¸artlar ic¸erisinde durumsal temeldeki uygu- lamalarr tarafından is¸lenmektedir. Bir bilgi parc¸ası, egˆer yorumlanırsa durumsal veri olarak kabul edilir, aksi takdirde sadece c¸evre hakkında bir veridir. Bu tezin amacı uygulama gelis¸tiricilerin hızlı ve kolay bir s¸ekilde durum farkında uygu- lamalar yapmaları ic¸in bir altyapı platformunun tasarımını ve gerc¸ekles¸tirilmesini sagˆlamaktadır. Platform, is¸letim sisteminden esinlenilerek katmanlı mimari olarak tasarlanmıs¸tır. Platform uygulama gelis¸tiricilere veri toplanması, saklanması ve yo¨netimi gibi hizmetler sunarak kolaylık sagˆlamaktadır. Platformun servislerini gerc¸ekles¸tirmek u¨zere Akto¨r modeli is¸lemsel model olarak sec¸ilmis¸tir. Akto¨r mod- eli, sistem biles¸enlerinin nasıl davranması ve birbirleri arasında etkiles¸ime girmesi gerektigˆini net bir s¸ekilde tanımlamakta ve modern bir sistemin ihtiyac¸larını kars¸ılayabilecek du¨zeyde imkanlar sunmaktadır. Platform, is¸levlerini akto¨r olarak tanımlanan servisleri sayesinde sagˆlar. Temel olarak, Gu¨venlik ve Gizlilik, Ku- ral, Veri Yo¨netim, Uyarı ve Bildirim servislerinden olus¸ur. Platform, uygula- malara ve veri sagˆlayıcalara platform ile iletis¸ime gec¸ebilmeleri ic¸in iki adet arayu¨z sagˆlar. Uygulamalar platform ile etkiles¸ime girmek ic¸in RESTful arayu¨zu¨ veya hazır ku¨tu¨phaneyi kullanabilir. Kimlik denetimi JSON Web Tokens aracılıgˆı ile sagˆlanır ve yetkilendirme rol tabanlı eris¸im kontrolu¨ prensipleriyle sagˆlanır. Plat- form, kullanıcı, veri sagˆlayıcı ve uygulama kaydı gibi yo¨netimsel is¸ler ic¸in web arayu¨zu¨ ile birlikte sunulmaktadır.Master Thesis Adaptation Korean Serials on Turkish Televisions and Cultural Proximity: Analysis of "güneşi· Beklerken"(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2015) Tutucu, Murat; Kaptan, YeşimBu çalışma, Türk izleyicisinin adaptasyon Kore dizilerini özelikle Türkiyede yayınlanan Güneşi Beklerken'i neden bu kadar çok tutkuyla izlediğini analiz etmektedir. Bu amaçla Türk kültürü ile Kore kültürü arasındaki benzerliklerin Kore yapımıdan uyarlanan dizilere nasıl yansıdığı kültürel yakınlık kavramı kullanarak irdelenmiştir. Güneşi beklerken dizisinin izleyicileriyle yapılan görüşmeler temel alınarak ortak kategoriler sınıflandırılmıştır ve bu noktaların diziye nasıl uyarlandığı sorusunun cevabı aranmaktadır.Master Thesis Adaptation of American Series Dawson's Creek To Turkish Television as Kavak Yelleri·: Considering Cultural Differences in Local Marketing of Global Tv Series(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2016) Karagülle, Melike; Karanfil, Yüksel GökçenBu tezde Dawson's Creek dizisinin Kavak Yelleri dizisine adaptasyonu kültürel yakınlık teorisine göre incelenir. Ele alınan dizilerde ergenliğin başlangıcında olan kız ve erkek gençlerin gerçekçi hikayeleri işlenir. Küreselleşme, küyerelleşme ve hibridizasyon kavramları incelenir. 1990'larda önce genel olarak Amerika'dan dünya pazarına televizyon dizilerinin tek yönlü akışı söz konusudur. 1990'lardan sonra teknolojik gelişmeler ve televizyonların özelleştirilmesi ile yerel üretim merkezleri ortaya çıkmıştır. İnsanlar kendi kültürlerine yakın TV programların izlemeyi tercih ettiklerinden, teknolojideki gelişmelerle birlikte TV dizilerinin dünya pazarına çok yönlü akışı söz konusu olmuştur. Artan televizyon kanalları ve yayın saatleri ile TV programlarına talep hızla artmıştır. Bir ülkede başarı sağlamış televizyon dizilerinin adaptasyonu yeni dizi üretmekten daha az risk taşır. 1990'lardan sonra, yabancı dizilerin adaptasyonu yaygınlaşmıştır ve 2000'lerden sonra format lisanslama etkin olmuştur. Bu çalışmada, DC'nin ilk beş bölümü incelenir. Jenerik, gençlerin ilişkileri, aile ilişkileri, cinsellik, cinsiyet ve diğer kültürel temalar analizlerde ele alınır. Adaptasyonun orijinal ürünün yalnızca yeniden üretilmesi olmadığı ve yaratıcı bir çalışma ile üretildiği görülür. Adaptasyonda kültürel farklılıkların dikkate alındığı ve bu farklılıkların Hofstede'nin kültürel boyutları uyumlu olduğu görülür. DC cinsellikle ilgili birçok diyaloglar içerir. KY de bu diyaloglar, aşk ve romantizm diyalogları ile değiştirilmiştir. KY bölümleri DC bölümlerinden daha uzun süreli olduğundan kültürel içerikli yerel hikayeler eklenmiştir. İki karşıt etki olan batılılaşma ve Türk seyircisinin geleneksel değerleri KY'de dengelenmiştir. KY'nin yönetmeni ve bir oyuncusu ile röportaj yapılmıştır. Yönetmen, KY'nin yaratıcı bir çalışma ile üretildiği ve gerçekçi bir konusu olduğundan kültürel öğelerin dikkate alındığını belirtmiştir.Master Thesis Adaptation of Buca House Plan Typology Through Shape Grammar(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Ergin, Erdem; Varinlioğlu, GüzdenBu tez, geleneksel konut planı özelliklerinin uyarlanmasıyla çağdaş konut planları oluşturmayı amaçlar. Bu bağlamda İzmir'in Buca bölgesini çalışma alanı olarak seçer. Geleneksel Türk Evleri'nin plan özelliklerini inceler ve Geleneksel Buca Evi üzerinde odaklanır. Çalışma plan kurgusunu, mekân organizasyonu özelinde inceler. Günümüze adapte edebilmek için modern yaşamın tanımını araştırır ve modern evleri inceler. Geleneksel konut özelliklerini modern yaşama uygun yeni konut tipine adapte eder. Çalışma bu işlemi biçim grameri hesaplamalı tasarım yöntemi ile yapar. Çalışma sonucunda Geleneksel Buca Evi mekân organizasyonu kurallarına sahip ve modern yaşamın standartlarına uygun plan tipleri ortaya çıkar.Doctoral Thesis Adaptation of Zero-Waste Pattern Design Method To Fashion Industry With the Case of Turkey(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Enes, Esra; Kipöz, ŞölenGünümüz moda endüstrisi, teknolojik ve endüstriyel gelişmelerin etkileriyle, küresel ısınmadan en çok sorumlu tutulan endüstrilerden biridir. Artan seri üretim nedeniyle hızla gelişen başat moda endüstrisinde, tüketim döngüsünün çevre üzerindeki zarar verici etkisi ile atık problemi daha belirgin hale gelmektedir. Atık probleminin küresel ısınma, hava kirliliği ve azalan doğal kaynaklar gibi çevresel etkilerinin yanı sıra, planlanamayan üretimde zaman kaybı, azalan üretim kaynakları gibi ekonomik sonuçları da vardır. Moda üretim sürecinde, kumaş esasen en değerli materyaldir çünkü bir giysinin üretim maliyetinin yaklaşık olarak yarısını kumaş maliyeti oluşturmaktadır. Giysi üretiminin kumaş kesim sürecinde, yaklaşık olarak bütün kumaşın %10-15'i kumaş kesim atığı olmaktadır. Kesim atığı, bitmiş bir giyside kullanılmamış bir kumaş olarak ortaya çıkan bir çeşit tüketici öncesi atıklardandır. Kesim atık problemi çoğunlukla çeşitli uluslararası kaynaklarda, sıfır atık tasarım odaklı sürdürülebilir üretim açısından araştırılmasına rağmen, Türkiye' de bu problem kumaş maliyeti, kumaş verimliliği, atık oranları başlıkları altında incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı kesim atık problemini, atığı çevresel etik açısından ele alarak azaltmaktır. Bu tezde, Türkiye'de moda endüstrisinin analizi ile kesim atıklarının yönetimi için çözüm aranmıştır. Sıfır atık kalıp tasarımı ve kesim yönteminin araştırılmasının ardından, Türkiye'deki atık probleminin bugünkü durumunu ve üretim sürecindeki atık yönetim stratejilerini anlamak için üreticilere bir anket uygulanmış ve Türkiye'de atık yönetim stratejilerini, çoğalan kumaş verimliliği ve azalan kumaş maliyeti ile daha ekolojik ve ekonomik üretime uygulamak için iki örnek olay çalışması yapılmıştır. Bu çalışmalarda, elbise kalıp modeli kesim ve dikim esnasında en fazla atık üreten giysiye örnek olarak seçilmiştir. Bu yüzden örnek olay çalışmaları elbiselerin kesim atığı problemini azaltmaya odaklanmıştır; ilk örnek olay çalışması sıfır atık yeniden tasarlanmış elbiseye ulaşmaya çalışırken, ikinci çalışmada elbise için kumaş özelliğine göre çeşitli pastal planları geliştirilerek kesim atığının minimize edilmesi amaçlanmıştır.Master Thesis Adi Kira Sözleşmesinde Kiracının Kira Bedelini Ödemede Temerrüdü ve Hukuki Sonuçları(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Sağlam, Dila İrem; Özcan, CemKira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Kira sözleşmesinde kiracının, en önemli borçlarından biri olan kira bedelini ödeme borcunu yerine getirmemesi, kanun koyucu tarafından bir takım sonuçlara bağlanmıştır. Bu çalışmada, kiracının kira bedelini ve yan giderleri ifa etmemesi sonucu temerrüde düşmesi ve buna bağlı hukuki sonuçlar değerlendirilmiştir. İlk olarak, kira sözleşmesine genel olarak değinilmiş, sonrasında kiracının temerrüdü, kira bedelinin ödenmemesine ilişkin özel durumlar, temerrüt faizi ve aşkın zarardan sorumluluk, sözleşmenin feshi ve tahliye konuları anlatılmıştır. Temerrüde bağlı olarak, kiralananın geri verilmesi hususu ve kiraya verenin hapis hakkı incelenmiştir.Master Thesis Aerial Abstractions: the Analysis of Aerial Photographs as a Visual Art Form(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2012) Özker, Özge Deniz; Hasırcı, DenizBu çalışma seçilmiş hava fotoğraflarının görsel sanat biçimi olarak analizini kapsamaktadır. Havadan çekilmiş olan soyut fotoğraflar çalışmanın temel konusunu oluşturur. Bu tez okuyucusunun havadan görünümleri temel tasarım ilkelerine ve öğelerine dayandırarak nasıl görsel bir sanat biçimi olarak okuyacağı konusunda yardımcı olmak için yazılmış olacaktır. Böylece okuyucular bu çalışmanın yardımıyla hava fotoğraflarını yorumlayabileceklerdir. Öncelikle ?Yukarıdan Bakma?nın sosyolojik ve mitolojik yönleri, hava fotoğrafçılığının tarihi, hava fotoğrafçılığının farklı alanlarda kullanımı, hava soyutlamaları, tasarım ilkeleri ve öğeleri incelendikten sonra hava fotoğrafçıları ile yapılan röportajların yorumlanması ile birlikte seçilmiş hava fotoğraflarının görsel sanat biçimi olarak analizi yer alacaktır.Master Thesis Agency and Representation: Ottoman Participation in Nineteenth Century International Fairs(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2009) Canol, Gülden; Baydar, GülsümOn sekizinci yüzyıldan başlayan devrimler zincirinin toplumun sosyal, politik, ekonomik alanlarındaki köklü değişiminin dışavurumu olan Dünya Fuarları düzenlendikleri süre boyunca dünyadaki gelişmelerin, ekonominin, teknolojinin, sanatın, mimarinin ve kültürel yapıların birebir izlenebildiği mekanlar olmuşlardır. Kentsel planlama ve mimarlık, mimari tasarım dilinin kullanımı yoluyla kültürel kimlik konularının öne çıktığı bu tür fuarlarda öncü rol oynamışlardır.On dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde Avrupa açısından dünya, iki parçadan oluşuyordu: Batılı biz ve Doğulu öteki. Dünya fuarları, sadece Batı dünyasına göre Doğu ülkelerinin temsil edilişine dayandırılarak değerlendirilemez. Batılı mimarlık tarihçileri, Batı uygarlığının bir parçası olmayan herhangi bir mimarlığı Batı'nın biricikliğini ve baskın üstünlüğünü vurgulayan bir orientalist perspektif çerçevesinde değerlendirmişlerdir.Bu sergiler gerçekte bütün on dokuzuncu yüzyıl dünyasını katmanlaşmış bir güç ilişkisine göre gözler önüne sermektedir: Batı dünyası ve sömürge ülkeler. Sömürge ülkeler, temsili `oryantal' ve `islam' olarak tanımlanan Asya, Afrika ve Güney Amerika'yı içine alan geniş bir spektruma oturmuşlardır.Bu tez çalışmasında, uluslararası fuarlara Osmanlı katılımına odaklanılmıştır. En önemli parametre, Osmanlı katılımının, Batı'nın tanımladığı İslam ve Orientalist temsiliyet kapsamında ve sömürge ülkelerle aynı kategori altında değerlendirilemeyeceği gerçeğidir. Dünya fuarlarında Osmanlının aktif iradesini incelerken, bu çalışma, tarih boyunca, Batılı olmayan kültürlerin temsiliyetinde onlara atfedilen pasif role karşı eleştirel bir bakış sunmaktadır..
