Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Türk İş Güvencesi Hukuku ve İşveren Vekilleri
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Çolak, Damla; Şişli, Zeynep
    Bu tez çalışmasında; Türk iş güvencesi hukuku ve bu çerçevede işveren vekilleri ve yardımcılarının durumu incelenmektedir. Bu inceleme yapılırken karşılaştırmalı hukukta yer alan düzenlemeler ele alınarak konuya farklı bir bakış açısı getirilmeye çalışılmıştır. Tez çalışmasının amacı, başlıca 158 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü Sözleşmesi ile 4857 sayılı İş Kanunu ile düzenlenen Türk iş güvencesi hukukunun karşılaştırmalı hukuk çerçevesinde irdelenmesi ve işveren vekillerinin durumunun tartışılmasıdır. Çalışmanın ilk bölümünde, iş güvencesi kavramı, uluslararası sözleşmeler ile yasal düzeyde hukukumuzda düzenlenmesi, geçerli sebep kavramının öğreti ve uygulamada ele alınış biçimleri, geçerli ve haklı sebep ayrımı ile karşılaştırmalı hukukta ülke örnekleri üzerinden iş güvencesi hukukuna yer verilmiştir. İkinci bölümde Türk Hukukunda iş güvencesinden yararlanma koşulları ve bu kapsamda kişi yönünden kapsam dışı bırakılan işveren vekili ile yardımcılarının durumu irdelenmiştir. Sonuç olarak, iş güvencesi hükümlerinin işveren vekilleri ve yardımcılarına uygulanması ile ilgili yasal düzenlemenin, uluslararası kaynaklar, karşılaştırmalı hukuk ve diğer iş kanunlarına göre daha geniş kapsamda ele alınabilir niteliği sebebiyle yarattığı hak kayıpları tartışılmıştır.. İç hukukumuzda ve karşılaştırmalı hukuktaki bu konu ile ilgili kaynak yetersizliği sebebi ile iş güvencesi hukukunun felsefesi ve geçerli sebep koşulu çerçevesinde, ağırlıklı olarak kendi yorum ve değerlendirmelerimize dayalı irdelemelere yer verilmek zorunda kalınmıştır. Bu işçilerin beyaz yakalı üst düzey yöneticiler olması sebebi ile işverenin, geçerli sebep olmaksızın, keyfi feshi durumunda, aynı veya benzer konumda bir iş bulmalarının ve kapsamının belirlenmesinin güçlüğü yanı sıra kanunun işverene işe alma açısından seçimlik bir hak tanıması göz önüne alındığında, mağduriyetlerinin giderilmesi açısından, İş Kanunu 18/5'de yer alan kişi yönünden feshe itiraz davası açma haklarının olmaması, kapsamı dışı olmalarını öngören düzenlemenin kanundan çıkarılması önerilmiştir.
  • Master Thesis
    İş Sağlığı ve Güvenliği Hukukunda İşveren Sorumluluğu
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Önçer, Gizem; Şişli, Zeynep
    İş ilişkisinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine aykırılık sonucu iş kazası veya meslek hastalığı meydana gelmektedir. İş kazası veya meslek hastalığı neticesinde işçiler yaralanmakta hatta hayatlarını kaybetmektedirler. İş kazası veya meslek hastalığının ortadan kaldırması veya en aza indirgenmesi için uluslararası ve ulusal hukukta, iş sağlığı ve güvenliğini amaçlayan düzenlemeler yapılmıştır. İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulmadığında ortaya çıkan iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle işverenlerin hukuki ve idari sorumluluğunun yanında, ceza sorumluluğu da bulunmaktadır. Bu çalışmada, iş sağlığı ve iş güvenliği genel olarak irdelendikten sonra, iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu ölüm veya yaralanmaya bağlı işverenin hukuki, idari ve ceza sorumluluğu, konu ile ilgili Yargıtay kararları çerçevesinde irdelenmiştir.
  • Master Thesis
    Bireysel iş hukukunda zorunlu arabuluculuk
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Erman, Asya; Şişli, Zeynep
    İnsan sosyal bir varlıktır ve toplum içerisinde diğer insanlarla birlikte yaşamaktadır. Popülasyonun fazlalığı, bireyler arasında çıkar çatışması doğması ihtimalini artırmaktadır. Bu nedenle de insanın olduğu yerde uyuşmazlığın olmaması mümkün değildir. İnsan, çoğu zaman kendisinin haklı, başkalarının ise haksız olduğunu düşünür. Bu durum ise taraflar arasında uyuşmazlığa neden olur. Uyuşmazlıklara hayatın her alanında rastlanabilir. Dolayısıyla iş hayatında da uyuşmazlıklar söz konusudur. Üstelik iş hayatında işçi ve işveren gibi doğası gereği eşit olmayan iki taraf söz konusudur. Eşit olmayan bu iki taraf arasında oluşan uyuşmazlıklar iş mahkemelerine çözümlenmeye çalışılmaktadır. Ancak 2017 tarihli İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca bireysel iş uyuşmazlıklarında dava açmadan önce alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden arabuluculuğa başvurmak, dava şartı kabul edilmiştir. Bu çalışmada bireysel iş hukukunda zorunlu arabuluculuk uygulaması öncelikle hukuki dayanağı bakımından incelenmiş, sonrasında ise içtihatlar yardımıyla gerçek hayatta oluşan uyuşmazlıklarda arabuluculuk sisteminin işleyişi değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı verileri çerçevesinde arabuluculuğun yargının iş yükünü azalttığı belirlenen sistemin, Yargıtay karar gerekçeleri de göz önüne alınarak adaletin gerçekleşmesine etkileri değerlendirilmiştir.
  • Master Thesis
    İşverenin Eşit Davranma Borcu
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2020) Bozkurt, Metin; Şişli, Zeynep
    İşverenin eşit davranma borcu, Anayasal eşitlik ilkesinin iş hukuku alanında yansımasıdır. İşverenin iş ilişkisi kapsamında ayrımı haklı kılacak bir neden olmadığı durumda, işçilere adalet ve hakkaniyet temelinde eşit davranmasını gerektirir. Bu çalışmada eşit davranma ilkesinin tanımı yapıldıktan sonra, tarihsel gelişimini, yasal dayanaklarını, görülüş şekillerini ve ispat vasıtalarını değerlendirilmiştir. Tipik ayrımcılık nedenlerinden farklı olarak mevzuat ve içtihatlar ile özel koruma altında olan sendikal ayrımcılık ve cinsiyet ayrımcılığı konularına değinilmiştir. Eşit davranma borcunun ihlali halinde başvurulacak hukuki yollar ve bu yollar kapsamında hangi taleplerde bulunulabileceği ifade edilmiştir. Çalışma boyunca işverenin yönetim hakkı ile işçiyi koruma borcu arasında bir denge gözetilmeye çalışılmıştır. Tek cümle ile ifade etmek gerekirse, bu çalışmada eşit davranma hukukumuzda mevzuat ve uygulama yönünden kapsamı irdelenmeye ve olması gereken hukuk açısından eleştiri ve öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır.