Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832

Browse

Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Master Thesis
    Cerrahi ve Dahili Birimlerde Çalışan Hemşirelerin Stres Düzeylerinin Bakım Odaklı Hemşire-Hasta Etkileşimiyle İlişkisinin İncelenmesi
    (2025) Esen, Kadriye; Yavan, Tülay; Aktaş, Ummahan Filiz Öğce
    Bu çalışma dahili ve cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin stres düzeylerinin bakım odaklı hemşire-hasta ilişkisinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı, karşılaştırmalı ve ilişki arayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini cerrahi ve dahili birimlerde çalışan 135 hemşire oluşturmuştur. Veriler 'Sosyodemografik Özellikler Formu', 'Hemşire Stres Ölçeği (HSÖ)', Bakım Odaklı Hemşire-Hasta Etkileşimi Ölçeği (BOHHEÖ)' kullanılarak Nisan-Mayıs 2025 tarih aralığnda toplanmıştır. Veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 27.0 versiyon paket programı ile değerlendirilmiştir. Veriler tanımlayıcı istatistiklerle özetlenmiş, normal dağılım ve varyans homojenliği test edilmiş; parametrik koşullar sağlanmadığından uygun non-parametrik testler (Mann Whitney U, Kruskal Wallis H, Spearman korelasyonu) kullanılmış ve çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık sınırı p<0,05 olarak belirlenmiştir. Çalıştığı birime göre bakım odaklı hemşire - hasta etkileşimi düzeyleri incelendiğinde ilişkisel bakımın önemlilik boyutunda dahili ve cerrahi birim çalışanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p=0,009). Çalıştığı birim değişkenine göre hemşire stres düzeyleri incelendiğinde, tüm alt boyutlar açısından dahili ve cerrahi birimlerde çalışan hemşireler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Sosyodemografik özellikler açısından yaş, cinsiyet, eğitim düzeyleri, medeni durum, öğrenim durumu ve hizmet yılı kategorileri açısından bulgularda anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Bu çalışmanın bulgularından yola çıkarak hemşirelik hizmetlerinin kalitesini artırmak ve hasta bakım sonuçlarını iyileştirmek için bireysel, mesleki ve yönetimsel düzeyde müdahalelerde bulunulması önerilmektedir.
  • Master Thesis
    Kalp Cerrahisi Sonrası Hastaların İlk Mobilizasyon Süresini Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi
    (2025) Dağtekin, Elif; Yavan, Tülay; Aktaş, Ummahan Filiz Öğce
    Erken mobilizasyon, kalp cerrahisi sonrası hastaların izlemi konusunda çok önemlidir. Hastanede yatış süresini azaltarak hastanın yaşamsal faaliyetlerine dönüşünü hızlandırır. Bu çalışmada kalp cerrahisi sonrası hastaların ilk mobilizasyon süresini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla Ocak- Nisan 2025 tarihleri arasında Ege Bölgesi'nde bir Üniversite Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesinde, ameliyat sonrası hastaların tanıtıcı özellikleri ile ağrı skorları, düşme korku puanları ve mahremiyet endişelerine göre ameliyat sonrası ilk mobilizasyon süreleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmamızda veriler Sosyodemografik ve Klinik Özellikler Formu, Görsel Analog Skala, Düşme Korkusu Ölçeği ile toplanmıştır. Sosyodemografik ve Klinik Özellikler Formunda son soruda mobilizasyonda mahremiyet algısı değerlendirilmiştir. Veriler için SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra verilerin normal dağılıma uygunluğu incelenmiş, uygun istatstiksel testler kullanılmıştır. İki grup karşılaştırmalarında t- testi, çoklu grup karşılaştırmalarında ANOVA testi, değişkenler arası ilişkilerde Pearson ve Spearman korelasyon analizleri, mobilizasyon süresi üzerindeki etkilerin belirlenmesinde çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak değerlendirilmiştir. Çalışmamızda mobilizasyon süresi ile ağrı ve düşme korkusu arasında istatistiksel anlamlılık bulunamamıştır. Hastanın yaş, eğitim durumu, cinsiyet ve vital bulguları ile ameliyat sonrası ilk mobilizasyon süreleri arasında ilişki bulunamamıştır. Düşük hemoglobin değerine sahip hastaların mobilizasyon süresi uzamıştır. Hastaların yoğun bakım ünitesinde kıyafetsiz olarak yatırılma durumunun, ayağa kalkma durumuna etkisine bakıldığında 'ayağa kalkmayı etkiler'' düşüncesinde olan hastaların düşme korkusuda artmıştır. Cerrahi sonrası hastaların ilk mobilizasyonun yalnızca fizyolojik değil, aynı zamanda psikolojik faktörlerle de şekillenebileceği görülmektedir. Mobilizasyon sürecinde hemşirelik bakımında hastanın bireysel algı ile konfor düzeyine de dikkat edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Kalp cerrahisi, mobilizasyon, ağrı, düşme korkusu, mahremiyet algısı
  • Master Thesis
    Artroplastik Cerrahi Uygulanmış Yaşlı Bireylerde Geriatrik Yük Olma Duygularının Ameliyat Sonrası Ağrı ile İlişkisi
    (2025) Çuluk, Ceren; Yavan, Tülay; Aktaş, Ummahan Filiz Öğce
    Bu çalışma, artroplastik cerrahi geçirmiş yaşlı hastalarda geriatrik yük olma duygusu (GYOD) ile ameliyat sonrası ağrı arasındaki bağı incelemek amacıyla yürütülmüştür. Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi Ortopedi Servisi'nde 1 Nisan 23 Mayıs 2025 tarihleri arasında ≥60 yaşındaki 81 hastadan Sosyodemografik Klinik Form, GYOD Ölçeği ve Kısa Ağrı Envanteri verileri toplanmıştır. İstatistiksel çözümlemelerde Pearson Spearman korelasyonları, tek çoklu regresyon, ANOVA, Mann Whitney U ve Ki kare testleri uygulanmıştır. İlk 24 saatteki ortalama ağrı puanı GYOD ile orta kuvvette pozitif ilişkili bulunmuştur (ρ=0,47; p<0,001). En kötü ağrı düzeyi GYOD ile zayıf orta (ρ=0,36; p=0,001), en hafif ağrı ise benzer biçimde zayıf orta pozitif ilişkili bulunmuştur (ρ=0,37; p=0,001). Şu an hissedilen ağrı GYOD'yi orta düzeyde artırmaktadır (ρ=0,44; p<0,001). Ağrıdan kurtulma yüzdesi GYOD ile ters yönde ve orta kuvvette ilişkili bulunmuştur (ρ=–0,43; p<0,001). Kadınların GYOD puanı erkeklerden anlamlı olarak yüksektir (U=487,5; p=0,001). Bekâr hastalar evli hastalara göre daha yüksek GYOD puanına sahiptir (U=465,5; p=0,063). Düşük eğitimli, kırsal bölgede yaşayan, fiziksel aktivite yapmayan ve fonksiyonel olarak bağımlı bireylerin GYOD puanları anlamlı olarak artmıştır (p<0,01). Çoklu regresyon modeli ağrı şiddeti ile bağımlılık düzeyinin birlikte GYOD varyansının %37'sini açıkladığını göstermiştir (Adj R²=0,37; F=12,8; p<0,001). Yetersiz ağrı kontrolü ile fonksiyonel kısıtlılık GYOD'yi belirgin biçimde yükseltmektedir. Multimodal analjezi ve erken mobilizasyonu içeren hemşire liderliğindeki programlar GYOD'yi azaltmada kritik öneme sahiptir. Bulgular bakım planlarının bütüncül yaklaşımla yapılandırılması gereğini desteklemektedir.
  • Master Thesis
    Investigation of the Effect of Communication Competency of the Operating Room Team on Job Satisfaction
    (2024) Yazar, İklima; Aktaş, Ummahan Filiz Öğce; Yavan, Tülay
    Ameliyathaneler, cerrahi tedavi sağlayan ve sterilizasyon standartlarına göre düzenlenmiş, gelişmiş tıbbi ekipmanlarla donatılmış özelleşmiş alanlardır. Ameliyathanede açık iletişimin önemi geniş çapta kabul görmüştür. Ameliyathanelerde görülen tıbbi hataların en önemli nedeninin %60-80 oranında etkisiz iletişim ve ekip çalışmasındaki yetersizlikten kaynaklandığı belirtilmektedir. Hekimler ve hemşireler üzerindeki araştırmalar, iş doyumunun düşmesinin, hasta bakım kalitesinde azalmaya, tıbbi hataların artmasına ve işten ayrılma niyetinin yükselmesine yol açtığını göstermektedir, özellikle ameliyathane çalışanları için bu durumun tükenmişlik, stres ve hasta memnuniyetinde düşüşle bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır.Bu çalışma Afyonkarahisar Devlet hastanesi merekezi ameliyathanesinde ameliyathane ekibinin iletişim yetkinliklerinin iş doyumuna etkisinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Çalışmamızda Tanıtıcı Özellikler Formu, Kişilerarası İletişim Yetkinliği Envanteri ve Minnesota İş Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS istatistik paket programında analiz edilmiştir. Cerrahların, kişiler arası iletişim yetkinlikleri (62,96±7,69) ve iş doyumu (3,79±0,50) diğer meslek gruplarına göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. En düşük iş doyumu hemşirelerde (3,38 ± 0,35) en düşük kişiler arası iletişim yetkinlikleri ise anestezi uzmanlarında (56,67 ± 8,62) olduğu saptanmıştır. Kişiler arası iletişimi yüksek katılımcıların iş doyumunun da yüksek olduğu saptanmıştır. Kişiler arası iletişimin iş doyumu üzerindeki olumlu etkisini artırmak için, ekip içi iletişimi güçlendiren programlar ve sosyal etkileşim fırsatları sağlanmalıdır. Cerrahlar gibi yüksek iş doyumu yaşayan meslek gruplarının çalışma koşulları analiz edilerek, diğer meslek gruplarına da benzer tatmin edici unsurlar sunulmalıdır. Bu, genel iş doyumunu artırıcı stratejilere katkı sağlayabilir.
  • Master Thesis
    Examination of the Attitudes Towards Specialization and Psychological Well-Being of Nurses Working in Surgical and Internal Medicine Services
    (2024) Yılmaz, Ceren Rabia; Aktaş, Ummahan Filiz Öğce; Yavan, Tülay
    Hemşirelik hizmetlerinin niteliğini artırmak aynı zamanda daha iyiye ulaşması için çaba göstermek meslekte bilimselliği ve profesyonelliği gerektirir. Hemşirelikte profesyonelliğin önemi günümüzün değişen sağlık bakım hizmetleri ile daha da artmaktadır. Psikolojik iyi oluş, hemşireler için hem çalışma ortamlarında hem de eğitim süreçlerinde oldukça önemlidir. Bu çalışma Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde cerrahi ve dahiliye birimlerinde çalışan hemşirelerin alanda uzmanlaşmaya yönelik tutumları ile psikolojik iyi oluşlarının incelenmesi amacıyla Aralık 2023 - Mayıs 2024 tarihleri arasında 224 hemşire ile yapılmıştır. Veriler sosyo-demografik ve mesleki özellikler formu, Hemşirelikte Uzmanlaşmaya Yönelik Tutum Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS istatistik paket programında yapılmıştır. Çalışmamızda hem cerrahi birimler hem de dahili birimler grubunda Hemşirelikte Uzmanlaşmaya Yönelik Tutum puanları ile Psikolojik İyi Oluş puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyli bir ilişki elde edilmiştir (cerrahi birimler r=0,453, p<0,05; dahili birimler r=0,0445, p<0,05; toplam r=0,450, p<0,05). Cerrahi ve Dahili birimler kıyaslandığında; Hemşirelikte Uzmanlaşmaya Yönelik Tutum ve Psikolojik İyi Oluş ölçekleri toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05).