Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8832

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Master Thesis
    Can Locus of Control and Metacognitive Beliefs Predict Ocd Symptomology; an Analysis Within the Metacognitive Model
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2024) Keski̇npala, Ecem; Öğütçü, Yasemi̇n Meral
    Bu çalışmada üstbilişsel inançların ve kontrol odağının obsesif kompulsif belirtiler üzerindeki yordayıcı rolünün araştırılması amaçlandı. Çalışmaya 18-76 yaş arası 335 kişi katıldı. Çalışmada Demografik Form, Padua Envanteri, Üstbiliş Ölçeği-30, Kontrol Odağı Ölçeği kullanılmış ve Google Formlar aracılığıyla uygulanmıştır. Her OKB semptomu için üstbilişsel inançlar ve kontrol odağının bağımsız değişkenler olduğu beş farklı Aşamalı Hiyerarşik Regresyon analizi yapılmıştır. Sonuçlar, kontrol edilemezlik ve tehlike ile düşünceleri kontrol etme ihtiyacı inançlarının OKB'nin tüm semptomlarını yordadığını, olumlu inançların ise ruminasyon, yıkama ve dürtüleri yordadığını ortaya çıkardı. Bu faktörlerin değişkenliği kontrol altına alındıktan sonra, dış kontrol OKB'nin ruminasyon, yıkama kontrol etme ve dürtüler semptomlarını yordarken, iç kontrol yalnızca ruminasyon belirtisini yordamıştır. Bu bulgular OKB'nin karmaşık yapısını üstbiliş ve kontrol odağı bağlamında anlamamıza katkıda bulunmaktadır. Sonuçlar obsesif-kompulsif semptomlarla ilgili üstbilişsel inançların öneminin altını çiziyor; dış kontrol, ağırlıklı olarak ruminasyonu etkileyen iç kontrole kıyasla OKB semptomları üzerinde daha geniş bir öngörücü rol oynuyor. Bu çalışma, obsesif-kompulsif semptomların altında yatan spesifik dinamikler hakkında değerli bilgiler sağlar ve her semptom alt tipiyle ilişkili farklı üstbilişsel kalıplara ve kontrol odağına yönelik müdahalelerin uyarlanması konusunda çıkarımlar sağlar, Bu karmaşık ilişkiyi etkileyebilecek ek faktörleri araştırmak ve bu bulguları farklı popülasyonlarda tekrarlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
  • Master Thesis
    The Effect of Parenting Style and Emotional Needs on Partner Preference: Examination From the Schema Therapy Model
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Bi̇çer, Rümeysa; Köksal, Mustafa Fali̇h
    Bu çalışmada, Şema terapi perspektifinden uyumbozucu ebeveynlik stillerinin ve karşılanmamış duygusal ihtiyaçların partner seçimini nasıl etkilediği incelenmiştir. Partner seçimi, katılımcıların mevcut partnerleri yerine araştırmacılar tarafından oluşturulan kısa senaryolarla değerlendirilmiştir. Çalışma, 18-67 yaşları arasındaki 305 katılımcıdan oluşmuş ve iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşama, senaryo içeriğinin hazırlanması ve psikometrik özelliklerin değerlendirilmesidir. İkinci aşama, katılımcılardan formlar aracılığıyla veri toplamayı içermektedir. Katılımcılara Young Ebeveynlik Ölçeği, şemalara göre çekicilik değerlendirmeleri (vinyetler) ve demografik bilgi formu uygulanmıştır. Ebeveynlik stilleri, engelledikleri duygusal ihtiyaçlara göre gruplara ayrılmıştır: Bağlanma ve Kabul ihtiyaçlarını engelleyenler, Özerklik ve Performans ihtiyaçlarını engelleyenler, Dengeli Standartlar ve Sorumluluk ihtiyaçlarını engelleyenler, Sağlıklı Sınırlar ihtiyacını engelleyenler. Vinyetler de içerdikleri şemalara göre Dışlanma ve Reddetme, Zedelenmiş Özerklik ve Performans, Aşırı Sorumluluk ve Standartlar, Zedelenmiş Sınırlar şema alanlarına ayrılmıştır. Çalışmanın temel sorularını yanıtlamak için yapılan ANOVA analizleri, bağlanma ve kabul ihtiyaçlarını engelleyen ebeveynlik tarzının vinyetlerin çekiciliğini belirgin bir şekilde etkilediğini göstermiştir. Benzer şekilde, Özerklik ve Performans, Dengeli Standartlar ve Sorumluluk, Sağlıklı Sınırlar ihtiyaçlarını engelleyen ebeveynlik tarzları da ilgili şema alanlarındaki vinyetlerin çekiciliğini belirgin bir şekilde etkilemiştir. Sonuç olarak, algılanan ebeveynlik tarzları ile duygusal ihtiyaçlar arasında partner seçimiyle ilişkili bir bağlantı olduğu gösterilmiştir. Bulgular, ebeveynin cinsiyetinin bu seçimde etkili olabileceğini düşündürmektedir. Bu sonuçlar, literatürle uyumlu olarak hem teorik anlayışa hem de pratik düşüncelere katkıda bulunmaktadır.
  • Master Thesis
    The Role of Self-Compassion in the Relationship Between Social Anxiety and Smartphone Addiction
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Katırcıoğlu, Hazım Tevfik; Ögütcü, Yasemi̇n Meral
    Sosyal kaygı bozukluğu, bireyin diğer bireyler tarafından potansiyel olarak değerlendirilmesine maruz kaldığı bir veya daha fazla sosyal duruma ilişkin yoğun korku veya kaygı ile karakterizedir. Yoğun korku ve kaygı nedeniyle sosyal kaygısı yüksek olan bireyler, sosyal etkileşimlerden geri çekilme ve kendilerini izole etme eğilimi gösterirler. Literatüre bakıldığında, akıllı telefon gibi çevrimiçi etkileşim araçları, yüz yüze görüşme zorunlu olmadığı için sosyal kaygısı olan bireyler için yararlı bir araç olmuştur. Yüz yüze etkileşime gerek olmadığı için, sosyal kaygı bozukluğu yüksek olan bireyler, aşırı akıllı telefon kullanımının istenmeyen sonucu olan akıllı telefon bağımlılığına daha yatkın olabilir. Sosyal kaygı ile akıllı telefon bağımlılığı arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar bulunurken bu ilişkide öz-şefkatin rolünü araştıran bir çalışma bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu çalışma, sosyal kaygı ile akıllı telefon bağımlılığı arasındaki ilişkide öz-şefkatin aracı rolünü incelemektedir. Örneklem, 19-67 yaş arası 204 katılımcıdan oluşmaktadır. Hipotezleri test etmek için Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği, Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği-KF ve Öz-Şefkat Ölçeği kullanılmıştır. Sonuçlar, öz-şefkatin sosyal kaygı ile akıllı telefon bağımlılığı arasındaki ilişkiye önemli ölçüde aracılık ettiğini göstermektedir. Bu çalışmanın, sosyal kaygının akıllı telefon bağımlılığı üzerindeki etkisinde öz-şefkatin aracı rolünü ortaya koyarak literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    The Relation Between Emerging Adults' Attachment Styles and Rejection Sensitivity: The Intervening Role of Emotion Regulation
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Zebi̇l, Beyza; Koçak, Ayli̇n
    Beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerin bağlanma stilleri ile reddedilme duyarlılıkları arasındaki ilişki sıklıkla çalışılmış olmasına rağmen olası aracı mekanizmalar ile ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Dolayısıyla bu çalışma, beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerin bağlanma stilleri ile reddedilme duyarlılıkları arasındaki ilişkide duygu düzenlemenin aracı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Örneklem 18-29 yaş arası 373 katılımcıdan (Ortyaş = 22.80, S = 2.55; %85,5'i kadın) oluşmuştur. Veriler çevrimiçi anket kullanılarak toplanmıştır. Beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerin bağlanma stillerini belirlemek için Üç Boyutlu Bağlanma Stilleri Ölçeği , duygu düzenlemelerini ölçmek için Duygu Düzenlemede Zorluklar Ölçeği—Kısa Form ve son olarak aile ve sosyal ilişkilerindeki reddedilme duyarlılıklarını ölçmek için Reddedilme Duyarlılığı Anketi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre hem kaygılı-kararsız bağlanma stili hem de kaçıngan bağlanma stili ile reddedilme duyarlılığı arasındaki ilişkide duygu düzenlemenin anlamlı bir aracı rolü bulunamazken, güvenli bağlanma stili ile reddedilme duyarlılığı arasındaki ilişkide duygu düzenlemenin anlamlı bir aracı rolü bulunmuştur. Çalışmanın sonuçları ilgili literatürle ilişkilendirilerek ele alınmıştır. Gelecek araştırma önerileri ve çalışmanın sınırlılıkları vurgulanmıştır.
  • Master Thesis
    The Mediating Role of Relational Self-Change on the Relationship Between Perceived Parental Acceptance and Romantic Relationship Satisfaction
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Yalman, Hazal; Köksal, Fali̇h
    Bu çalışmanın temel amacı, algılanan ebeveyn kabulü ve romantik ilişki doyumu arasındaki ilişkide ilişkisel benlik değişiminin aracı rolünü incelemektir. Örneklem 18- 51 yaş arası 209 katılımcıdan oluşmuştur. Veri toplamak için Yetişkin Ebeveyn Kabul- Red Ölçeği, Türkçe Romantik İlişkilerde Benlik Değişimi Ölçeği ve İlişki Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. İlişkisel benlik değişimin dört alt boyutu vardır; benlik genişlemesi, benlik daralması, benlik budanması ve benlik kirlenmesi. Araştırma sonuçlarına göre hem anne kabulü hem de baba kabulü, benlik genişlemesi, benlik budanması ve ilişki doyumu ile pozitif ilişkili bulunmuştur. Ek olarak, ilişki doyumunun benlik genişlemesi, benlik budanması ve benlik kirlenmesi ile pozitif ilişkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca, ilişkisel benlik değişiminin benlik genişlemesi ve benlik budanması alt boyutları, algılanan ebeveyn kabulü ile ilişki doyumu arasındaki ilişkiye ayrı ayrı aracılık etmiştir. Böylece bu modellerin kısmen aracı rollere sahip olduğu görülmüştür. Mevcut çalışmanın bulguları ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.
  • Master Thesis
    Perceived Parenting and Somatization: the Mediating Role of Emotional Expression and Self-Compassion
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Yorulmaz, Hi̇lal; Ögütçü, Yasemi̇n Meral
    Bu çalışmanın amacı, algılanan ebeveynlik tutumları ile somatizasyon arasındaki ilişkide duygu ifadesi ve öz-şefkatin aracı rolünü incelemektir. Çalışmaya 18-69 yaş arasındaki üç yüz üç kişi katılmıştır. Sosyodemografik Bilgi Formu, MMPI (Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri) Ölçeğinin Somatizasyon Alt Ölçeği, Young Ebeveynlik Ölçeği, Duygu İfade Etme Ölçeği ve Öz-Şefkat Ölçeği çevrimiçi olarak Google Forms aracılığıyla uygulandı. Algılanan ebeveynlik tutumları ile somatizasyon arasındaki ilişkide duygu ifadesi ve öz-şefkatin aracı rolünü analiz etmek için basit aracılık analizleri yapılmıştır. Duygu ifadesinin 3 alt boyutunun ve öz-şefkatin 6 alt boyutunun aracı rolünü test etmek için çoklu aracılık analizi kullanılmıştır. Algılanan ebeveynlik tutumları ile somatizasyon arasındaki ilişkide duyguları ifade etme ile, negatif duygu ifadesi ve yakınlık ifadesi alt boyutlarının öz-şefkat ile öz-sevecenlik, yabancılaşma ve aşırı özdeşleşme alt boyutlarının aracı rolü olduğu bulunmuştur. Duyguları ifade etmenin, pozitif duygu ifade etmenin ve öz-şefkatin öz-yargılama, paylaşımların bilincinde olma ve bilinçlilik alt boyutlarından aracılık rolü gözlenmemiştir. Bu çalışma, algılanan ebeveynlik tutumları ile somatizasyon arasındaki ilişki üzerinde gelecekteki çalışmalar için aracı rolün etkilerini incelemenin önemini vurgulamıştır. Bu çalışmanın bulguları, algılanan ebeveynlik tutumları ile somatizasyon arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Ayrıca, Şema Terapisi, duygu ifadesi ve öz-şefkat gelişimi gibi yaklaşımların somatizasyon için etkili bir tedavi olabileceği önemi vurgulanmaktadır.
  • Master Thesis
    The Link Between Differentiation of Self and Satisfaction With Life and Relationship: The Role of Basic Psychological Needs Satisfaction
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Cücel, Di̇lan; Şen, Ayli̇n Koçak
    Aile sistemleri kuramı ve kendini belirleme kuramı ışığında gerçekleştirilen bu çalışma, benlik farklılaşması ile yaşam ve ilişki doyumu arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaçların doyurulmasının aracı rolünü incelemektedir. Çalışmaya romantik ilişki içinde olan, yaşları 18 ile 45 arasında değişen (Ortyaş = 30.21, S = 7.32) 270 Türk yetişkin katılmıştır. Veri toplamak amacıyla Demografik Bilgi Formu, Benlik Farklılaşması Envanteri, Temel Psikolojik İhtiyaçların Doyurulması ve Engellenmesi Ölçeğinin İhtiyaç Doyumu alt ölçeği, Yetişkin Yaşam Doyum Ölçeği ve İlişki Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Aracılık analizi sonuçları, aile sistemleri ve kendini belirleme kuramlarının varsayımlarıyla uyumlu olarak, benlik farklılaşması ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaç doyumunun kısmi aracı rolünü ve benlik farklılaşması ve ilişki doyumu arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaç doyumunun tam aracı rolünü göstermiştir. Ek olarak, cinsiyet ve yaşın çalışma değişkenleri üzerindeki rolü saptanmıştır. Araştırma sonuçları, sınırlılıklar, ileride yapılacak olan çalışmalar için öneriler ve klinik çıkarımlar ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.
  • Master Thesis
    Examining the Role of Perceived Parental Acceptance-Rejection and Self-Differentiation on Emerging Adults' Interpersonal Problems
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Büyük, İlayda; Koçak, Ayli̇n
    Bu çalışmanın temel amacı, algılanan ebeveyn kabul-reddi ve benlik farklılaşmasının beliren yetişkinlerin yaşadığı kişilerarası problemler üzerindeki rolünü araştırmaktır. Örneklem 18-29 yaş arası (Ortyaş = 22.88, S = 3.61) arasında değişen 256 üniversite öğrencisinden (128 kadın, 128 erkek) oluşmaktadır. Çalışma hipotezlerini test etmek için Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği Kısa Formu, Benlik Ayrımlaşması Ölçeği ve Kişilerarası Problemler Envanteri Kısa Formu IIP-32 kullanılmıştır. Belirtilen ilişkileri analiz etmek için çoklu doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçları, algılanan ebeveyn reddi ve benlik ayrımlaşmasının kişilerarası sorunları anlamlı bir şekilde yordadığını ortaya koymuştur. Bu çalışma, terapi müdahalelerinde kişilerarası problemler üzerinde çalışırken ebeveyn reddini ele almanın yanı sıra kişilerarası işlevselliği geliştirmek için benlik ayrımlaşma düzeyini artırmanın önemini vurgulamaktadır. Bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.
  • Master Thesis
    Perceived Discrimination and Depression Among Trans+ Individuals: the Mediating Roles of Cognitive Emotion Regulation and Perceived Social Support
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Utkan, Kaan; Ögütcü, Yasemi̇n Meral
    Bu çalışma trans bireylerde algılanan ayrımcılığın depresyon üzerindeki etkisini ve bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin ve sosyal desteğin bu ilişkideki aracı rollerini araştırmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla cinsiyet kimliğini trans+ (trans kadın, trans erkek, non-binary, genderqueer, genderfluid, bigender, agender) şemsiyesi altındaki cinsiyet kimliklerinden biriyle tanımlayan 18 yaşından büyük 112 katılımcıya ulaşılmıştır. Veriler Demografik Bilgi Formu, Algılanan Ayrımcılık Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri ölçekleri kullanılarak toplanmıştır. Sonuçlar algılanan sosyal desteğin ve uyumsuz bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin algılanan ayrımcılık ile depresyon arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı rol oynadığını göstermiştir. Dahası, hangi bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin bu ilişkide aracı rol oynadığı araştırıldığında sadece "kabul etme" stratejisinin bu ilişkiyi anlamlı bir şekilde aracı ettiği bulunmuştur. Ayrıca, algılanan ayrımcılık ile depresyon arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu, algılanan ayrımcılık seviyesi arttıkça depresyon seviyesinin de arttığı görülmüştür. Bunun yanında, algılanan sosyal destek ile depresyon arasında ters bir ilişki olduğu, algılanan sosyal destek seviyesi arttıkça depresyon seviyesinin düştüğü gözlenmiştir. Son olarak, bulgular trans bireylerin ayrımcılığı bireysel olarak kendilerine yönelik algılamaktan daha çok kendi gruplarına yönelik algıladığını göstermiştir. Bulgular, başta Azınlık Stresi Modeli olmak üzere ilgili literatür bağlamında tartışılmıştır. Çalışmanın bulgularının, trans bireylerin yaşadığı zorlukları dikkat çekeceği ve trans bireylerle terapötik çalışma yürütürken tedavi planlama noktasında faydaları olacağı düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    The Mediating Role of Selfobject Needs and Psychological Needs on the Relationship Between Attachment Styles and Codependency
    (İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2023) Alpsoy, Peli̇n; Köksal, Mustafa Fali̇h
    Bu araştırmanın amacı, bağlanma stilleri, eşbağımlılık, kendiliknesnesi ihtiyaçları aracılığı ile psikolojik ihtiyaç doyumu ve doyumsuzluğu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla yaşları 18-67 arasında değişen 219 katılımcıdan veri toplanmıştır. Verilerin toplanmasında Üç Boyutlu Bağlanma Tarzı Ölçeği, Spann-Fischer Eşbağımlılık Ölçeği, Kendiliknesnesi İhtiyaçları Envanteri ve Psikolojik İhtiyaç Doyumunda Denge Ölçeği kullanılmıştır. Sonuçlar, endişeli bağlanmanın, eşbağımlılık ile yüksek oranda ilişkili olduğunu göstermiştir. Güvenli bağlanma ile psikolojik ihtiyaçların tatmini arasında pozitif bir ilişki bulundu; ayrıca kaçıngan bağlanma ve kendiliknesnesi ihtiyaçlarından kaçınma ile de. Daha sonra, psikolojik ihtiyaçların tatminsizliği ve eşbağımlılık yüksek oranda ilişkili bulunmuştur. Ayrıca, arabuluculuk analizleri, kendiliknesnesi ihtiyaçlarına yönelik açlığın, bağlanma kaygısı ile karşılıklı bağımlılık arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini ortaya koydu. Aynı zamanda, özerklik ve yeterlilik ihtiyaçlarının tatmini ve tatminsizliği, bağlanma kaygısı ile karşılıklı bağımlılık arasındaki ilişkiye aracılık etmiştir. Tüm bulgular literatür çerçevesine göre tartışılmıştır.