TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 13
  • Article
    Alışveriş Merkezleri Hizmetlerinde Engeller ve Savunmasızlık Kaynakları: Engelli Bireylerin Bakış Açısı
    (2023) Köstepen Özbek, Kübra Göksu; Yumurtacı Hüseyinoğlu, Işık Özge; Oflaç, Bengü; Hüseyinoğlu, Işık Özge Yumurtacı; Özbek, Kübra Göksu Köstepen
    Bu çalışmanın amacı, engelli bireylerin alışveriş merkezlerine eri- şimde ve alışveriş merkezinin içerisinde tecrübe ettikleri savunma- sızlık kaynaklarını araştırmaktır. Görme ve ortopedik engelleri olan katılımcılarla yapılan 20 yarı yapılandırılmış mülakattan elde edilen bulgular sunulmaktadır. Bulgular, gelişmekte olan bir pazarda engelli bireylerin karşılaştığı fiziksel engellere, sosyal ve duygusal engelle- re ve bunların sonucunda ortaya çıkan doğal, durumsal ve patojenik savunmasızlıklara işaret etmektedir. Savunmasızlık kaynağı, karşılık gelen savunmasızlık türüyle ilişkilendirilmektedir. Örneğin; yolla il- gili fiziksel savunmasızlık kaynağı, doğal ve durumsal savunmasızlık türü altında değerlendirilirken, insan kaynaklı duygusal savunmasız- lık kaynağı, kalıtsal ve patojenik savunmasızlık altında incelenmek- tedir. Bu çalışma, alışveriş merkezi erişimi ve içerisindeki hareket yetkinliğini kapsayarak, geniş bir perspektif sunarak mevcut literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra, savunmasızlık literatürüne de katkı sağlamakta ve seçilen içerikteki savunmasızlık kaynaklarına yönelik daha yüksek bir farkındalık düzeyi oluşturmayı amaçlamaktadır.
  • Research Project
    Nöbetçi Eczane Çizelgeleme Problemleri
    (2014) Kocatürk, Fatih; Kandemir, Cansu; Özdemirel, Aybike; Özpeynirci, Nail Özgür; Ceylan, Gökhan
    [Abstract Not Available]
  • Article
    A New Framework for Supply Chain Risk Management Through Supply Chain Management Capability
    (2015) Göçer, Aysu; Yurt, Öznur; Hüseyinoğlu, Işık Özge Yumurtacı; Baltacıoğlu, Tunçdan
    Tedarik zinciri risk yönetimi, firmalar için en kuvvetli rekabetçilik araçlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bu konu, özellikle son yıllarda araştırmacıların ilgisini çekmeye başlamıştır. Ancak literatürde, tedarik zinciri risk yönetimi, tedarik zinciri üyelerinin olgunluk seviyeleri ve yeterlilikleri göz önünde bulundurularaktan incelenmemiştir. Bu çalışma, tedarik zinciri risk yönetiminin farklı tedarik zinciri yönelimlerine göre değerlendirildiği yeni bir çerçeve geliştirmeyi ve böylece literatürede belirtilen açığa katkı sağlamayı hedeflemektedir. Çalışmada önerilen çerçeve "Tedarik Zinciri Yönetimi Yeterlilik Modeli" olarak isimlendirilmiştir. Bu model, firmaların farklı tedarik zinciri yönelimlerine göre beklenen tedarik zinciri risk yönetimi yeterliliklerini göstermek ve tanımlamak amacıyla yapılan ilk girişimdir. Bu model artan yönelim seviyeleri ile gelişen tedarik zinciri yapılarını göstermekle beraber şirketler arası pazarlama ve ilişkisel pazarlama amaçlarına da hizmet etmektedir. Ayrıca çalışmanın temel bulguları, tedarik zinciri yeterlilik seviyelerinin sürdürülebilirlik boyutunda da farklılık gösterebileceğini belirtmektedir. Bu çalışmanın sonuçları, uygulamacılara yön verecek ve araştırmacıları yeni çalışmalara teşvik edecek bulgular sağlamaktadır.
  • Article
    GENÇ TÜKETİCİLERİN ALGILANAN ÇEVRESEL BİLGİ DÜZEYLERİ VE EKO-ETİKETLİ ÜRÜNLERE KARŞI YAKLAŞIMLARI ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA
    (2015) Oflaç, Bengü; Göçer, Aysu
    Günümüzde, çevresel farkındalıkların ve kaygıların artması ile sıkça duymaya başladığımız bir kavram olan "yeşil", pek çok farklı alanda "çevre dostu" yaklaşımını ifade etmek için kullanılmaktadır. "Yeşil tüketim" veya "yeşil tüketicilik" de bu yaklaşımın tüketim alışkanlıklarına dönüşmesi fikrini yansıtan ve sürdürülebilirlik için kaçınılmaz bir gereklilik olarak belirtilen kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Tüketicilerin yeşil ürünlere yönelmesinin sağlanması için öncelikle ürünlerin çevre dostu yönleri hakkında bilgi ve farkındalık yaratılması gerekmektedir. Yeşil etiketler (ekoetiket) bu amaç doğrultusunda kullanılan önemli araçlar olarak gösterilmektedir. Bu çalışma, Türkiye'deki genç tüketicilerin algılanan çevresel bilgi düzeyleri, eko-etiketleri benimseme düzeyleri ve eko-etiketlere karşı tutum ve eğilimlerini ve bunlar arası etkileşimleri ortaya çıkarmak amacıyla düzenlenmiştir. Genç tüketici grubundan 328 öğrenci üzerinde yapılan yüz yüze anket çalışmasının bulguları, yeşil tüketim ve yeşil tüketicilik kavramlarının yaygınlaştırılması ve benimsenmesi için eko-etiketlerin daha etkin bir araç olarak kullanılmasına ışık tutacak yorumlar ortaya koymaktadır.
  • Article
    İnternet Alışverişinde Sipariş Kalitesi Hata Telafisinin Negatif Ağızdan Ağıza Pazarlamaya Etkisi
    (2016) Oflaç, Bengü
    Bu çalışmanın amacı internet alışverişinde tüketicilerin karşılaşabildiği sipariş kalitesi ile ilgili hatalarda firmaların uyguladıkları prosedürel, etkileşimsel ve dağılımsal telafi yöntemlerinin negatif ağızdan ağıza pazarlama davranışına etkisini araştırmaktır. Bu çalışmada senaryo tabanlı 2x2x2 faktöriyel deney tasarımının kullanılmıştır. Bulgulara göre, internet alışverişinde yaşanan sipariş kalite hatalarında tüketicilerin negatif ağızdan ağıza pazarlama (NAAP) eğilimi; iade ve şikâyet mekanizmalarındaki prosedürel faaliyetlerin hızlı işletilmesi ve ilgili personelin kibar ve anlayışlı olması ile azaltılabilir. Telafi olarak geri ödeme veya ürün değişimi yapma opsiyonları tüketicilerin NAAP eğiliminde fark yaratmamaktadır. İnternet alışverişinde sipariş kalitesine dair hatalarda prosedürel, etkileşimli ve dağılımsal boyutlar arasında NAAP eğilimi açısından etkileşim yoktur.
  • Research Project
    Periyodik Araç Rotalama Probleminin Üç Farkli Türevi Üzerine
    (2016) Camcı, Ahmet; Özpeynirci, Nail Özgür
    Araç rotalama problemi güncel bir problem olup ellili yıllardan beri çalışılmaktadır. Önceleri araç rotalama problemi karmaşık oluşu ve teknolojinin yeterli olmaması sebebiyle literatürde yaygın olarak ele alınamamıştır. Doksanlı yıllarda gelişen teknoloji ile araç rotalama problemleri çalışılabilir hale gelmiş ve araç rotalama problemi üzerine yapılan çalışmaların sayısı artmıştır Araç rotalama problemi bir veya daha fazla depodan çıkan araçların tüm müşterileri ziyaret ederek tekrar depoya dönmesi üzerine kurulu bir problemdir. Araç rotalama problemi kat edilen mesafeyi en küçükleyerek ulaşım giderlerini ve harcanan zamanı azalttığı gibi aynı zamanda araç sayısını en aza indirerek maliyetlerin düşmesine yardımcı olur. Buna ek olarak karbon salınımını da düşürerek çevreye verilen zararı azaltır. Son yıllarda tedarik zinciri ve dağıtım kanallarının rekabetçi piyasadaki önemi oldukça artmıştır. Dolayısıyla firmaların araç rotalama problemine olan ilgisi de artmıştır. Araç rotalama probleminin gerçek hayat ihtiyaçları üzerine birçok türevi oluşmuştur. Bunun sebebi farklı tipteki şirketlerin işleyişlerinin değişkenlik göstermesidir. Örneğin müşterilerin sadece belirli saat aralıklarında ziyaret edilebilmesi, kargo şirketinin aynı anda hem dağıtım hem de toplama işlemi yapması, bazı müşterilerin aynı araçla ve belirli bir sıra ile ziyaret edilme zorunluluğu olması gibi sebeplerden dolayı problemin birçok türevi literatürde tanımlanmış ve çalışılmıştır. Araç rotalama probleminin literatürde sıklıkla çalışılan türevlerinden birisi periyodik araç rotalama problemidir. Bu problem belirlenen bir periyot içerisinde müşterilerin bir veya daha fazla ziyaret edilmesi üzerine kuruludur. Her periyotta ziyaret edilecek müşterilere ve her periyot için araç rotalarına karar verilmektedir. Amaç genellikle toplam rota uzunluklarını en aza indirmektir. Ziyaret günlerinin uygun şekilde düzenlenmesi maliyetler ve araç sayısı açısından büyük avantaj sağlar. Bu projede periyodik araç rotalama problemi üzerine gerçek hayattan esinlenilen iki yeni problem tanımlanmıştır ve bu problemler için matematiksel modeller, alt sınırlar ve sezgisel çözüm yöntemleri geliştirilmiştir. Geliştirilen yöntemlerin sonuç kalitesi ve süre performansları rassal olarak oluşturulan örnekler üzerinde test edilmiştir. İlk problem bir müşteriye yapılan her ziyareti takip eden günde farklı amaçlı bir ziyaret yapılmasını gerektirmektedir. İlk ziyaret talep toplama, ikinci ziyaret ise ürünlerin teslimi olarak düşünülebilir. İlk tip ziyaret küçük, hızlı ve zaman kapasiteli araçlarla, ikinci tip ziyaret ise görece büyük, yavaş ve fiziksel kapasiteye sahip araçlarla yapılmaktadır. Bu sebeple birbirini takip eden günlerde aynı rotaların kullanılması mümkün olmamaktadır. Gerçek hayatta müşterilerin daha sık ziyaret edilmesi satışları artırmakta ancak toplam rota uzunluğunun da artmasına sebep olmaktadır. Proje kapsamında çalışılan ikinci problemde, periyodik araç rotalama problemi kararlarına ek olarak müşterilerin ziyaret sıklığının müşteri talebini değiştirmesi durumu incelenmiştir. Proje kapsamında ele alınan problemler, detaylı olarak tanımlanmış, matematik modeli geliştirilmiş ve çözüm karmaşıklığı incelenmiştir. Problemler için alt sınır algoritmaları ve sezgisel yöntem geliştirilmiştir. Geliştirilen alt sınır algoritmaları ve sezgisel yöntemin performansları rassal örnekler üzerinde test edilmiştir.
  • Article
    İNTERMODAL TAŞIMACILIK: TERCİH NEDENLERİ VE AVRUPA-TÜRKİYE ARASINDAKİ PROBLEMLER
    (2017) Oflaç, Bengü; Uyguç, Balca Berfin
    Global tedarik zincirlerinin farklı ülkelerde faaliyetlerini genişletmesiyle intermodal taşımacılığın önemi giderek artmaktadır. Intermodel taşımacılığın derinlemesine araştırılması gereken kendine has bazı problemleri bulunmaktadır. Bu nedenle, bu çalışmamülakatlar yolu ile intermodel tercihinin nedenleri ve Avrupa-Türkiye arasındaki intermodel operasyonlar sırasında yaşanan problemleri analiz etmeyi amaçlamaktadır
  • Article
    Perakendecilerin E-ticaret ve Tüketici Algısına Yönelik Bir Araştırma
    (2017) Ersoy, Pervin; Hüseyinoğlu, Işık Özge Yumurtacı; Börühan, Gülmüş
    Son yıllarda artan e-ticaret perakendecilerin iş modellerini değiştirmelerine neden olmuştur. Yoğun rekabet koşullarında perakendeciler sadece fiziksel mağazalarıyla değil çevrimiçi mağaza ve özel alışveriş siteleri gibi birçok aracıyla da pazarlama kanallarını yönetmektedirler. Perakendecilikte ve pazarlama kanallarında yaşanan değişimler, rekabet koşullarını çoğu zaman zorlaştırmaktadır. Günümüzde perakendeciler, müşterilerin istek ve ihtiyaçlarını çok hızlı bir şekilde karşılamanın yanı sıra, teknolojik gelişmelere uygun stratejiler üzerine de yoğunlaşmaktadırlar. Teknolojik gelişmeler çoğunlukla tüketicilere fayda ve daha fazla seçenek sunarken, perakendeciler açısından değişime hızla uyum sağlama zorunluluğu getirmektedir. Bu araştırma, literatürde çoğunlukla tüketicilerin tercih ve algılarını araştırmaya yönelik yapılan çalışmalardan farklı olarak, perakendecilerin e-ticaret ve değişen tüketicileri nasıl algıladıklarını ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, e-ticaret, değişen perakendecilik ve değişimin pazarlama kanalları üzerindeki etkisinin perakendeciler perspektifinden değerlendirilmesine odaklanmıştır. Araştırma amacına uygun olarak, birincil veriyi elde etmek ve konu hakkında detaylı bakış açısı geliştirmek için uzun zamandır perakende sektöründe çalışan tecrübeli yöneticilerin katıldığı odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir
  • Article
    BÜTÜNCÜL KANAL (OMNI-CHANNEL) STRATEJİSİNİN İNCELENMESİ: GIDA PERAKENDECİSİNDEN BULGULAR
    (2017) Yumurtacı Hüseyinoğlu, Işık Özge; Hüseyinoğlu, Işık Özge Yumurtacı
    Perakende sektörü ülkemizde ve dünyada oldukça hızlı gelişen sektörler arasında yer almaktadır.Perakende sektörünü dinamik kılan en önemli unsurlardan biri tüketici beklenti ve ihtiyaçlarının sürekliolarak değişmesi ve artmasıdır. Teknolojideki gelişmelerle artan ve ucuzlayan bilgiye erişim, perakendesektöründe başta perakendeciler olmak üzere bütün sektörü etkilemektedir. Perakendeciler, sonkullanıcılara daha iyi hizmet vererek müşteri sadakatini artırmayı ve yeni müşteriler kazanmayı böylecepazar paylarını güçlendirmeyi hedeflemektedirler. Günümüzde tüketiciler perakendecilere birçok kanalve temas noktası kullanarak ulaşmakta ve kesintisiz alışveriş tecrübesi sağlamaya çalışmaktadırlar.Bütün bu gelişmelere bağlı olarak, son yıllarda bütüncül kanal (omni-channel) stratejisi ortaya çıkmışve perakendeciler arasında rekabetavantajı sağlamak için önemli bir konuma gelmiştir. Ancak, bütüncülkanal stratejisinin perakendeciler tarafından nasıl uygulandığını inceleyen araştırmalar oldukça azdır.Araştırma temel olarak perakende sektöründe bütüncül kanal yönetiminin nasıl uygulandığını ortayaçıkarmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, sektörde rakiplerine göre daha yüksek pazar payına sahip birgıda perakendecisi bünyesinde odak grup yöntemi kullanarak bulgular elde edilmiştir. Elde edilenbulgulara göre bütüncül kanal stratejisinin uygulanmasında ve yönetilmesinde etkili olan dört temelbileşen bulunmaktadır; bunlar sırasıyla perakendeci bakış açısı, perakendecinin tüketici bakış açısı,büyük veri ve temas noktaları, lojistik ve en-iyilemedir.
  • Article
    SOSYAL PAZARLAMADA TEKNOLOJİ KABULÜ: HAYIRSEVERLİK DAVRANIŞLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME
    (2017) Vural, Ceren Altuntaş; Göçer, Aysu
    Hedef kitlelerin davranışlarını etkilemek amacıyla topluma fayda sağlayacak fikir, değer veyafaaliyetlerin pazarlanması sosyal pazarlamacıların en temel uğraş alanıdır. Bu uğraş, alternatifteknolojiler insanların faaliyet alanlarını değiştirdikçe ve davranışlarını etkileyerek yeni dinamikleryarattıkça daha da karmaşık bir hal almaktadır. Bu bağlamda sosyal medya insanları oldukça dinamikbir çevreye, kişilere göre özelleştirilmiş bir giriş yolu sağlayan çift yönlü iletişime davet etmektedir.Bazı zorluklarına rağmen, en sonunda temel davranış değişikliklerini gerçekleştirecek şekilde, insanlarasosyal pazarlama programlarını iletmek ve onları bu programlara dâhil etmek için önemli fırsatlarsunmaktadır. Sosyal medyanın sosyal pazarlama programları üzerindeki bu gücü yakın zamandauygulayıcıların dikkatini çekmiş ve böylece birçok kurumsal veya bireysel sosyal kampanya sosyalmedya kanalları aracılığı ile geliştirilmeye ve duyurulmaya başlanmıştır. Bu durum “tüketicileri” sadecebağışçı yapmakla kalmamış, onları bu kampanyaların organizatörü, kural koyucuları haline getirmiştir.Sosyal pazarlama alanındaki bu değişim çevrimiçi teknolojilerin sosyal pazarlama üzerindeki rolü veetkisini araştıracak bilimsel araştırmalara ihtiyaç doğurmaktadır. Ancak, mevcut haliyle araştırmauygulamanın gerisinde kalmaktadır. Bu çalışma bu alana ışık tutmayı hedeflemekte ve özellikleçevrimiçi ortamlar tarafından güdülenen hayırseverlik davranışlarına odaklanmaktadır. Araştırma,teknoloji kabul modeli boyutları ile insanların sosyal kampanyalara çevrimiçi kanallar aracılığı ile dâhilolma davranışları arasındaki ilişkileri incelemektedir. Sonuçlar teknoloji kabul modeli boyutlarınınsosyal pazarlama programları ile hedeflenen davranış değişikliklerini ne kadar etkilediğini göstermesiaçısından önemlidir. Bu doğrultuda alandaki bilimsel boşluğa katkı yapacak ve uygulayıcılara fikiroluşturacak bazı öneriler tartışmaya sunulmuştur.