TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
4 results
Search Results
Other Dokuz Eylül’ün Poetik Mirası: Serdar Kökçeoğlu’nun Belgesel Sinemasında Anlatı, Ses ve Bellek(2025-11-25) Aydin, Tuncer MertBu söyleşi, Serdar Kökçeoğlu’nun Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki öğrencilik dönemi ve sonrasında kurduğu bağlardan yola çıkarak, belgesel sinemada ses, arşiv ve bellek üzerine düşüncelerini odağına almaktadır. Serdar Kökçeoğlu, sinema yolculuğuna 1990’lı yılların sonunda, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Televizyon Bölümü’nde başlamıştır. Kökçeoğlu’nun sanatsal birikimi burada aldığı eğitimle temellenmiş, İzmir’in çokkültürlü ve zengin entelektüel ortamının etkisiyle şekillenmiştir. Şehrin alternatif üretim alanları ve bağımsız sanat çevreleri ile kurduğu ilişki, sanatçının belgesel anlatısına doğrudan yansımıştır. İlk uzun metraj belgeseli Mimaroğlu: The Robinson of Manhattan Island (2020) ile hem ulusal hem de uluslararası birçok başarıya imza atan yönetmen, özgün sinema dili ve belgesel sinemaya getirdiği yaratıcı katkılar sayesinde Türkiye’de çağdaş belgesel sinemanın dikkat çeken isimlerinden biri hâline gelmiştir. Ses ve arşiv kullanımına odaklanan bir anlatı geliştiren Kökçeoğlu’nun sinemasında ses, yalnızca destekçi bir unsur olmanın ötesinde, görüntüyü de şekillendiren bağımsız bir öğe olarak ön plana çıkar. Filmlerinde kullandığı arşiv materyalleri ise sadece geçmişe dair izler sunmakla kalmayıp, hikâye içinde yeniden kurgulanarak çok katmanlı bir anlam kazanır. Yönetmen, belgesellerinde eklektik ve epizodik anlatı yapıları kullanarak hem kişisel hem de toplumsal belleğe dokunan eserler ortaya koyar.Article Kâtip Yazardan Komut Veren Yazara: Senaryo Yazımında Yapay Zekâ Kullanımı Işığında Yazarlık, Otantiklik ve Yaratıcılığın Durum Değerlendirmesi(2024-09-28) Savk, Serkan; Gürsoy, A. ÖzgürÜretken yapay zekânın yaratıcı alanlara girişinin yol açacağı potansiyel zorluklar açık olsa da bunların kesin olarak nasıl ve hangi şekillerde vücut bulacağı henüz net değildir. Bu hususta önemli bir endişe, orijinal ve sahte arasındaki çizginin daha belirsiz hale geleceğidir. Bu çalışmada, dilin doğasına ilişkin bir dizi felsefi kuramdan yararlanarak, üretici yapay zekâ söz konusu olduğunda yazarlık ve özgünlük durumunun analiz edilebileceği kavramsal bir çerçeve oluşturuyoruz. İki kavramsal yönelimin, yani yapısöküm ve kökbilimin, yazarlığın her zaman bir ortak yazarlık olarak görülmesi gerektiği iddiasında birleştiğini savunuyoruz. Daha sonra bu kavramsal çerçeveye, senaryo çekici (logline) ve sinopsislerinin yapay zekâ desteğiyle üretildiği bir sınıf deneyinin sonuçlarını yorumlamak için başvuruyoruz. Araştırmamızın bulguları, yaratıcı üretimde kendilerini sorumlu biçimde ifade etmeleri için öğrencilerin eleştirel becerilerini geliştirmemiz gerektiğini göstermektedir. İnsan – yapay zekâ etkileşiminin potansiyelini ancak bu şekilde ortaya çıkarabiliriz.Article Olmayanın Tarihi: Türk Sinemasında Akamete Uğrayan Projelere Giriş(2024-12-31) Savk, SerkanSinema tarihini sadece filmlere odaklanan bir yaklaşımla yazma eğilimi son 20 yıldır önemli oranda değişmiştir. Bu değişim bağlamında gözlemlenen yeni yaklaşımlardan biri de çeşitli sebeplerle olmayan/gerçekleşmeyen yani akamete uğrayan şeyleri ele alarak bunları sinema tarihinin yapıcı unsurları arasına dahil etmektir. Bu makalede, karşı-olgusal tarih, başarısızlık çalışmaları ve yapım-dışı çalışmaları kuramsal çerçevelerinden hareket edilerek, Türk sinemasında akamete uğrayan projelerin tarihine odaklanmanın ilk örneklerinden biri verilmektedir. Bu yönüyle elinizdeki makale öncü bir çalışmadır ve bir giriş niteliğidir. Kaynak olarak, Yeşilçam dönemi sinema profesyonellerine ilişkin anı, biyografi ve otobiyografi türlerindeki kitaplarında aktarılan bilgilerden yararlanılmaktadır. Amaç, akamete uğrayan şeylerin tarihsel çalışmaların bir parçası haline getirilmesinin, Türk sinema tarihine ilişkin bilgi ve varsayımları nasıl genişletebileceğini örneklemektir. Makalenin bulguları, sinema profesyonellerinin akamete uğrayan projelerden bahsederken kariyerlerinde geriye dönük bir inşa yaptıklarını ve uluslararası projeler ya da büyük bütçeli yapımlar gibi yokluğu gözlemlenen şeyleri vurguladıklarını ortaya koymaktadır. Ayrıca, bazı sinemacıların akamete uğrayan projelerinde gerçek kariyerlerinden farklı profesyonel patikalar olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, Türk sinema tarihinde akamete uğrayan projelere odaklanmanın tarih yazımına yapacağı katkı kuramsal olarak ve örnek vakalarla ortaya konulmuştur.Article Club Med Foça: Türkiye’de Dinlence Kültürünün Dönüşümü(2020-09-07) Savk, Serkan; Ozgun, ArasBu makalede, Türkiye’nin Ege kıyısında metruk bir tatil köyü durumunda olan Club Med Foça’nın, 1967-2005 arasındaki hizmet süresi boyunca, dinlence kültürünün Türkiye’deki gelişimini katalize eden kültürel, ekonomik ve politik bir varlık olarak Türk medyasında nasıl temsil edildiğinin izini sürüyoruz. Bu amaca yönelik olarak popüler dergiler, gazete haberleri, sinema filmleri, kartpostallar, resmî belgeler, ve bir foto-roman dizisi de dahil olmak üzere çeşitli tarihsel kaynaklardan yararlanıyoruz. Söz konusu kaynaklarda, Club Med Foça’nın temsil edildiği bağlamları analiz etmek üzere Eleştirel Söylem Analizi’ne başvuruyoruz. Club Med Foça’yı çevreleyen diğer temsil bağlamlarının dönüşümünü inceleyerek, Türkiye’de dinlence kültürü ve yaşam tarzı tüketiminin ulusal kimlik-batılılaşma ve küreselleşme geriliminde nasıl geliştiğini tartışıyoruz. Sonuç olarak, söz konusu temsil rejimlerinin, ülkenin modernleşmesinin bir parçası olmak üzere Türkiye’de dinlence kültürünün benimsenmesiyle paralel işlediğini, gerilimin Türk ulusal kimliğiyle onun batılı ötekisi arasındaki ikircikli bir eksenden, Türkiye’de farklı toplumsal sınıflar arasındaki bir başka ikircikli eksene kaydığını iddia ediyoruz.
