TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4
Browse
4 results
Search Results
Article Serum Magnesium Levels in Patients With the Necrotizing and Edematous Types of Acute Pancreatitis With and Without Hypocalcemia(2017) Ersil Soysal, Dilek; Dere, Yelda; Karakuş, Volkan; Koç, Emrah; Alper, Emrah; Pekdiker, Mete; Şavklıyıldız, Adem; Soysal, Dilek ErsilAmaç: Nekrotizan ve ödematöz tip akut pankreatitli, hipokalsemisi olan ve olmayan hastaların serum magnezyum düzeylerinin hastalık ile ilişkisini incelemeyi amaçladık.Yöntem: Akut pankreatit için revize edilmiş Atlanta kriterlerini karşılayan 114 hastanın hastane kayıtlarından geriye dönük olarak serum magnezyum, kalsiyum, albumin, C-reaktif protein düzeyleri ile lökosit ve trombosit sayıları değerlendirildi.Bulgular: Yaş ortalaması 58,9±15 yıldı. Serum magnezyum, kalsiyum ve albumin düzeyleri nekrotizan tip akut pankreatitli hastalarımızda ödematöz tipteki akut pankreatitli hastalarımıza göre anlamlı derecede düşüktü. Sırasıyla (1,85±0,6 mg/dL vb. 2,12±0,26 mg/dL; p<0,001, 8,37±0,51 mg/dL vb. 8,86±0,59 mg/dL; p<0,001 ve 3,34 g/dL±0,67 g/dL vb. 3,75±0,46 g/dL; p=0,003). Tüm hasta grubunda hipokalsemi saptananlarda saptanmayanlara göre serum magnezyum düzeyleri düşük, serum CRP düzeyleri ve lökosit sayıları yüksek bulundu. Sırasıyla (p<0,001; p=0,002 ve p=0,002). Hastalık tipine göre yapılan değerlendirmede, ödematöz tip akut pankreatitli hastalarda ileri yaşın 1,047-kat (CI: 1,006-1,089; p=0,025), normal düzeylerdeki serum magezyumun 45,4-kat (CI: 3,548-582,336; p=0,003), nekrotizan tip akut pankreatitli hastalarda yüksek serum CRP düzeylerinin 1,082-kat (CI: 1,017-1,157; p=0,013) daha fazla görüldüğü saptandı. Hastalık şiddeti kontrol altına alındıktan sonra serum magnezyum ile albumin düzeylerinin orta düzeyde (r=0,32; p<0,001) ilişkili olduğu saptandı.Sonuç: Nekrotizan tip akut pankreatitli ve hipokalsemisi olan hastalarımızda serum magnezyum düzeyleri düşük bulunsa da akut pankreatitte hipomagnezeminin hastalık şiddeti ile ilişkisi bulunamadı.Article Hepatoselüler Kanser için Karaciğer Nakli: Altı Yıllık Deneyimin Öğrettikleri(2020) Yılmaz, Cahit Hüseyin; Karaca, Avni Can; Karaca, CanAmaç: Karaciğer nakli (KN), hepatosellüler karsinom (HSK) için en iyi tedavi seçeneği olmaya devametmektedir. Milano kriterlerinin ortaya çıktığı 1996 yılından bu yana, hasta seçimi çok önem kazanmıştırancak bu kriterlerin kısıtlayıcılığı tartışılmaktadır. Canlı vericili KN dünya çapında artık daha rutin bir şekildeyapıldığından, daha fazla hastanın bu tedaviden faydalanabilmesi için orijinal kriterlere ek olarak birçok yenikriter ve / veya bu kriterlerin genişletilmiş versiyonları literatürde önerilmektedir.Bu çalışma, KN ile kabul edilebilir sonuçlar elde edilen hastaların sayısını artırmak için literatürdeki hergün daha da büyüyen dataya katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.Gereç ve Yöntem: Altı yıllık bir sürede HSK için KN uygulanan 187 yetişkin hastanın tıbbi kayıtlarıretrospektif olarak toplandı. Hastalar Milan ve UCSF kriterlerine göre sınıflandırıldı. Her hasta için sağkalım süreleri, tümör, karaciğer hastalığı ve nüks ile ilgili veriler kaydedildi ve sonuçlar istatistikselolarak analiz edildi.Bulgular: Nüks ve sağ kalımı önemli ölçüde etkileyen faktörler histolojik farklılaşma, tümörün sayısı vebüyüklüğü ve vasküler invazyon varlığı olarak saptandı. Serum alfa-fetoprotein düzeylerinin sonuçlarıönemli ölçüde etkilemediği görüldü.Her iki kriteri de aşan hastalar arasında, toplam tümör boyutu 160 mm'den az olan hastaların sonuçlarıanlamlı derecede daha iyi olarak saptandı (p = 0,007).Sonuç: Sonuç olarak, vasküler invazyon, kötü diferansiasyon, 6’dan fazla odak ve 160 mm'yi aşantümörü olan HSK hastaları daha yüksek nüks oranları ve daha kötü sonuçlar göstermektedir.Anahtar Sözcükler: Hepatoselüler kanser, karaciğer nakli, sağ kalım, prognoz.Not: Bu makaleyi oluşturan verilerin farklı güncellikteki versiyonları aşağıda sıralanan etkinliklerderapor edilmiş / sunulmuştur:• 24–27 Mayıs 2017, Prag/Joint International Congress of ILTS, ELITA & Licage–Poster Sunumu• 23–26 Mayıs 2018, Lizbon/Joint International Congress of ILTS, ELITA & Licage–Poster Sunumu• 15–18 Mayıs 2019, Toronto/Joint International Congress of ILTS, ELITA & Licage–Poster Sunumu• 23–26 Ekim 2019, Antalya/14. HPB Cerrahi Kongresi – Sözlü sunumArticle Meme Kanseri Hücre Hatlarında Propranolol ve Paklitakselin Anjiyogenez Üzerine Etkisi(2019-03-31) Vatansever, H. Seda; Tuğlu, İbrahim; Özbilgin, Kemal; İnan, Sevinç; Şimşek, Fatma; Müftüoğlu, Sevda; Tuğlu, Mehmet İbrahim; Vatansever, SedaAmaç: Bu çalışmanın amacı infantil hemanjiyomvakalarında kullanılan propranolol (PR) ile kemoterapötikbir ajan olarak yaygın kullanılan Paklitakselin (PX) kanserhücreleri üzerine etkisini incelenmesidir.Gereç ve Yöntem: Tripan mavisi ile hücre sayımıyapılarak hücrelerin ikilenme zamanları belirlendi. MTTtesti ile de ilaçların sitotoksik etkisi ve IC50 değerleri analizedildi. İnvazyon yönünden farklı iki meme kanseri hücrehattında (MDA-MB-231 ve MCF-7) anti-VEGF, antieNOS, anti-iNOS ve anti-ERK1/2 primer antikorlarıindirek immunohistokimyasal yöntemle incelendi.İmmunoreaktivitenin değerlendirilmesi için H skorlamasistemi kullanıldı.Bulgular: MTT testi ile hücrelere uygulanacak ilaçdozlarının IC50 değerleri MDA için; PX: 5 nmol, PR: 50µm ve MCF- 7 için; PX: 3,7 nmol, PR: 50 µm olarakbulundu. İmmunohistokimyasal uygulamada kanserhücrelerinde kontrol gruplarının immunoreaktivitesişiddetli ve/veya çok şiddetli artmış iken PX, PR vekombine uygulanan ilaç gruplarında boyanma şiddetianlamlı veya çok anlamlı olarak azaldı.Sonuç: Bu çalışma ile kemoterapötik olarak uygulananpaklitaksele ek olarak anti anjiyogenik ilaç uygulamalarınındamarlarda vazodilatasyon, hücre çoğalması, göçü veyaşam süresini etkilemesi sonucunda anjiyogeneziazaltması veya önlemesi açısından meme kanserinintedavisinde önemli olduğu düşünülmüştür.Article Covıd-19 Salgınında Ameliyathane ve Vaka Yönetimi(2020-06-30) Çelik, Buket; Öğce, Filiz; Yasak, Kübra; Damar, Hale Turhan; Umar, Dilek ÇakırKoronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19), şiddetli akut solunum yolu sendromu koronavirüsü 2'nin (SARS-CoV-2)neden olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Bu hastalık ilk olarak 2019 yılında Çin'in Vuhan şehrindeortaya çıkmış, ortaya çıkışından bu yana dünya çapında yayılarak 2019-2020 koronavirüs pandemisine yolaçmıştır. Hastaneler COVID-19 salgını açısından yüksek riskli ve iyi yönetilmesi gereken kurumların başındagelmektedir. Hastanelerde de en riskli alanlar yoğun bakımlar ve ameliyathanelerdir. Salgının başlamasıylabirlikte cerrahi müdahale gerekli olan tüm hastalar, olası enfekte kabul edilerek hareket edilmelidir.Ameliyathanelerde cerrahi ekip (cerrah, hemşire, anestezist ve diğer yardımcı sağlık personeli) koordineli biçimdeolası/kesin tanılı COVID-19 hastaların yönetiminde bulaş önlemlerini acilen hayata geçirmelidir. Önlemlerinamacı; olası/kesin tanılı COVID-19 hastalarının ameliyat sürecini kolaylaştırmak, sağlık çalışanlarına ve diğerhastalara yönelik viral bulaşma riskini azaltmaktır. Bu makalede, olası/kesin tanılı COVID-19 hastalarınınameliyat sürecinde alınması gereken önlemlere yönelik bir izolasyon ameliyathanesinin tanımlanması, iş akışı ve
