TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/4

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 14
  • Article
    Türkçede Boş Artgönderim ve Söylem Atlama
    (2014) Kaili, Aytaç Çeltek; Oktar, Lütfiye
    Bu çalışmada Türkçe yazılı söylemde boş artgönderimin söylem-edimbilimsel işlevleri incelenmektedir. Çalışmanın bütüncesini 2004-2006 yıllarında yayınlanan 6 biyografi kitabı oluşturmaktadır. Araştırma için söylemedimbilimsel bir yaklaşım benimsenmektedir. Boş artgönderimin söylemedimbilimsel işlevini açıklamak üzere, söylemde bir önermenin kendinden hemen önceki önermeye değil de söylemde üretilmiş daha önceki bir önermeye bağlanması durumu olan söylem atlama yapıları üzerine odaklanılmaktadır. Başka bir deyişle, çalışmamızda bir göndergeye yapılan en son gönderimin hemen bir önceki önermede değil de kendinden daha önce gelen bir önermede oluştuğu söylem atlama yapılarında görülen boş artgönderim kullanımları ele alınmaktadır. Bu araştırmanın kuramsal çerçevesini, söylemin retorik ilişkiler yolu ile birbirlerine bağlanan söylem bölütlerinden oluştuğu ve aşamalı bir şekilde yapılandırıldığı görüşünü temel alan Bölütlenmiş Söylem Temsilleştirme Kuramı (BSTK) (Asher, 1993; Asher ve Lascarides, 2003) oluşturmaktadır. Söylem atlama yapılarının ortaya çıkarılabilmesi amacıyla bütüncedeki metinler söylem bölütlerine ayrılarak söylem bölütleri arasındaki retorik ilişkiler belirlenmiştir. Yapılan çözümlemeler sonucunda, bu ilişkilerin söylemde boş artgönderim kullanımını etkilediği ve boş artgönderimlerin bu ilişkiler yoluyla söylemin güncellenmesinde önvarsayımları tetikleyerek söylem bağdaşıklığının güçlendirilmesine katkıda bulunduğu gözlenmiştir. Dolayısıyla, çalışmamızın başında ortaya koyduğumuz varsayımlar bütünce çözümlemesi sonucu elde edilen bulgular tarafından doğrulanmıştır.
  • Article
    Çevirmen Adaylarının Gözünden İngilizce- Türkçe Bilgisayar Çevirisi ve Bilgisayar Destekli Çeviri: Google Deneyi
    (2015) Şahi̇n, Mehmet
    İngilizce-Türkçe dil ikilisi için bilgisayar çevirisi (BÇ) çalışmalarının tarihi 1960'lı yılların başlarına kadar dayanmaktadır. Söz konusu dil ikilisi için yapılan BÇ çalışmalarının uzun bir aradan sonra 2000'li yıllarda yeniden hız kazandığı görülmektedir. İngilizce-Türkçe BÇ sistemlerini oluşturma sürecinde karşılaşılan temel zorlukların başında biçimbirimsel ve sözdizimsel farklılıklar yatmaktadır. Türkiye'de çevirinin birçok kişi tarafından ehil olmayan geniş kitlelerce yapılabilecek bir iş olarak görülmesi çeviride arz-talep dengesini etkileyebilmekte ve henüz kanıtlanmamış olsa da bu durum BÇ çalışmalarının önünde bir başka engel olabilmektedir. Bilgisayar çevirisinin ve bilgisayar destekli çeviri araçlarının çeviri eğitiminde tanıtılması, kullanılması, avantajlarının ve eksikliklerinin tespit edilmesi hem çevirmen adaylarının meslekî gelişimine katkıda bulunma hem de bu alanda yapılacak çalışmalar için bir zemin sunma potansiyeline sahiptir. Çalışma genç çevirmenlerin genel olarak bilgisayar çevirisi, BÇ'nin çeviri sürecine katkısı ve bilgisayar destekli çeviri hakkındaki görüşlerini incelemektedir. Veriler dört yıl boyunca 106 üçüncü sınıf çeviri öğrencisinden zorunlu olarak aldıkları ders kapsamında toplanmıştır. Veriler, öğrencilerin Google Çeviri sistemi desteğiyle çeviri belleği sistemi kullanarak tamamladıkları çeviriler hakkında yaptıkları yorumlar ve dönem sonunda internet üzerinden doldurdukları ankete verdikleri yanıtlardan ibarettir. Öğrenciler on beş hafta süren çeviri teknolojileri dersi kapsamında dönem projesi olarak farklı metin türlerini önce Google Çevirmen Araç Seti bünyesinde Google Çeviri'yi kullanarak çevirmiş, daha sonra bilgisayarın sunduğu bu taslak çeviriyi çeviri bellek sisteminde terim yönetim sistemi desteğiyle düzelterek çevirilerini tamamlamışlardır. Son olarak öğrenciler, hem Google'ın sunduğu BÇ çıktıları hem de arkadaşlarının çevirdiği aynı metnin diğer bölümleri hakkında yorumlarda bulunmuş ve dönüt vermişlerdir. 2010-2013 döneminde, sesle veri girme, metin okuma, çeviri önerisi girme gibi teknik bakımdan yenilikler yaşanmasına ve kullandığı paralel metin veritabanı sürekli gelişmesine rağmen Google'ın ücretsiz olarak sunmuş olduğu İngilizce-Türkçe bilgisayar çevirisinin genel olarak kalitesinin öğrenciler açısından herhangi bir iyileşme göstermediği açıktır. Veri analizlerinin sonuçlarına göre BÇ çıktıları çoğunlukla doğruluk bakımından kabul edilemez olarak görülmektedir ancak taslak çeviri sunma yönünden belirli bir potansiyele sahip olduğu birçok öğrenci tarafından teslim edilmektedir. Google Çevirmen Araç Seti'nin sunduğu çeviri bellek sistemi ve bu sistemin içerisine dâhil edilebilen terim yönetim sistemi çevirmen adayları tarafından oldukça olumlu karşılanmaktadır. Öğrencilerin bilgisayar çevirisine karşı olumsuz bakışının genel olarak Google Çeviri sisteminin düşük kalitede çeviri sunmasından kaynaklandığı, öğrencilerin çeviri sürecinde bilgisayar desteği kullanılmasına karşı genel bir olumsuz tavır göstermediği sonucuna varılmaktadır.
  • Article
    Analyzing the Translations of Some Turkish Postpositions of Abstract Relations Into English
    (2015) Karakoç, Nihal Yetkin
    Literatürde çok sayıda uzamsal ve zamanla ilgili ilgeçlere ilişkin hata analizinin konu alındığı çalışmalar bulunmaktadır ancak bu durum, soyut ilişkiler gösteren ilgeçler söz konusu olduğunda geçerli değildir. Bu, İngilizce'yi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler üzerinde yapılan İngilizce ilgeç kullanımının Türkçe'de soyut ilişkiler gösteren ilgeçlerin çevirisi kullanılarak incelendiği ilk çalışmadır. Çalışma Türkçe'de soyut ilişkiler gösteren bazı işlek ilgeçlerden, açı(sı)yla, açı(sın)dan, ilişkin ve yönelik'in İngilizce'ye çevirilerini ilgeç öbeği düzeyinde incelemektedir. Seçilen Türkçe ilgeçlerin İngilizce'ye çevirilerinin biçimsel farklı kullanımları, çokanlamlılıkları ve soyut oluşları bakımından çeviride güçlük yaratabileceği düşünülmüştür. Araştırma soruları şunlardır: 1) İlgeç/ilgeç öbeği temelinde doğru kullanım, yanlış kullanım ve cümleden çıkarma dağılımı nedir? 2) İlgeçlerin farklı kullanımlarının çevirisi arasında bir ilişki var mıdır? Buna bağlı olarak isim/sıfatı takip eden ilgeçlerin çevirisi cümlecikten sonra gelen ilgeçlerin çevirisinden daha mı kolaydır? 3) Hataların kaynakları ve yapısı nedir? 34 Üniversite ikinci sınıf öğrencisinin sağladığı veriler analiz edilen ilgeçlerin işaretlenip cümlelerin numaraları olarak verildiği ekteki metin aracılığıyla incelenmiştir. Metin incelenecek ilgeçleri dâhil etmek üzere amaçlı olarak tekrar yazılmıştır. Söz konusu metnin sınavda verilmesinin nedeni öğrencilerin ilgeç öbeklerinin çevirisine dair kararları bireysel olarak aldıklarından emin olmak ve aynı zaman diliminde yaptıkları seçimleri görmektir. Öğrencilerin yaptıkları hatalar araştırmacı dâhil üç ayrı dil uzmanı tarafından analiz edilmiştir. Ayrıca ikinci soru için Pearson Ki-kare testi uygulanmıştır. Analizler ilgeçten ziyade ilgeç öbeği düzeyinde yapılmıştır. Birinci araştırma sorusu ile ilgili olarak ilgili dağılım belirlenmiş, öğrencilerin zorlandığı noktada ilgeç öbeğini tamamını cümleden çıkarma eğilimi gösterdikleri gözlemlenmiştir. İkinci araştırma sorusu ile ilgili olarak Pearson Ki-kare testi neticesinde ilgeç öbeğinin yapısı ile doğru yanlış ve cümleden çıkarma durumlarına dair örüntüler arasında anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmış ve anlamın yapıdan daha önem taşıdığı görülmüştür. Yanlış kullanımlar genelde anadil etkisinde görülmekte ve dilbilgisi dışı cümleler kurulmasına sebep olmakta, cümleden çıkarmalar ise genelde ilgeç öbeği düzeyinde ortaya çıkmıştır. Bütün bu doğru yanlış, cümleden çıkarma durumlarına ilişkin olarak ayrıntılı tablolar makale içinde verilmektedir. Üçüncü araştırma sorusu ile ilgili olarak hataların kaynakları ve yapısı üzerinde tartışılmıştır. Bu çalışmanın çeviribilim çalışmaları, eğitim ve dilbilimine katkıda bulunabileceği düşünülmüktedir. Gelecekte farklı Türkçe ilgeçlerin İngilizce'ye ya da diğer dillere öbek düzeyinde çevirisinin analizi yoluyla daha kapsamlı çeviribilimsel, eğitsel ve dilbilimsel veriler elde edilebilir.
  • Article
    Skopos Kuramı Bağlamında Öğrenci Odaklı Bütünce Temelli Bir Uygulama
    (2016) Kansu Yetkiner, Neslihan; Avşaroğlu, Merve; Yetkiner, Neslihan Kansu
    Skopos Kuramı, çeviri kararlarını tamamen metin düzeyinde sınayan dilbilimsel yaklaşımlardan bir ayrılışı temsil etmesi nedeniyle çeviri alanında bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. Hans Vermeer'in ilk olarak 1970'li yıllarda geliştirdiği bu erek kültür odaklı kuramın temel varsayımı, çevirinin bir eylem olarak kabul edilmesinden ötürü belirli bir amaca, yani skoposa hizmet ettiğidir. Bu kuram, çevirmenin, erek kültür, erek metin okuru, erek metnin erek kültür içindeki yeni bağlamı, çeviri edimindeki taraflar, söz konusu taraflar arasındaki ilişkiler gibi birçok dinamiği göz önünde bulundurarak çeviri sürecinde bir karar alma mekanizması geliştirmesi gerektiğini öngörmektedir. Çeviri tarihinde yer alan kendisinden önceki yaklaşımlara kıyasla, çevirmenin hareket alanında esneklik sağlayan Skopos Kuramı, çevirmenin karar alma sürecine ışık tutacak somut yöntem ve prensipler sunmadığı ve dolayısıyla, çeviri edimi her seferinde farklı değişkenlerle karşımıza çıktığı için eleştiri almıştır. Kaynak metinden tamamen farklı bir erek metnin oluşturulması, Skopos Kuramı çerçevesinde çeviri stratejilerinin tanımlanmasındaki belirsizlikten ve skopos temelli yaklaşım kapsamında mümkün olan esneklikten kaynaklanabilmektedir. Özellikle çeviri eğitiminde sınırları ve kuralları tam belirlenmemiş olan Skopos Kuramı, erek metne yansıtılacak kaynak metin öğelerinin seçimi ve sunumuna ilişkin karar verme ve gerekçelendirme konusunda çeviri öğrencileri için ciddi bir belirsizlik alanını temsil etmektedir. Öğrenci odaklı bütünce temelli bu çalışma, skoposla ilgili eğitsel uygulamalarda kaynak metnin ve erek metnin konumunu, çevirmenin ve diğer tarafların tutumunu ve duruşunu belirlemede gerçek yaşamla örtüşen senaryolar eşliğinde çalışılması gerektiği önerisini getirmektedir. Çalışmada, İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Mütercim-Tercümanlık Bölümü'ne devam eden ve bir yarıyıl boyunca Çeviri Kuramı dersine katılan 87 üçüncü sınıf öğrencisinin Edwin Morgan'ın "The Subway Piranhas" şiirine yönelik final sınavı sorusuna verdikleri yanıtların niceliksel ve niteliksel çözümlemesi yapılmaktadır. Araştırma bulgularımız, öğrencilerin tarafları, sorunları ve ihtiyaçları belirlemesine karşın, çeviri sürecinde hareket alanlarının sınırlarını belirlemede ve karar alma mekanizmasını nedenselleştirmede sorun yaşadıklarını ortaya koymaktadır.
  • Article
    Mekana Özgü Sanatta Yeni Stratejiler: Berlin'deki Güncel Pratikler
    (2016) Tanyıldızı, Seda Özen
    Günümüzde sanatın mekanla olan ilişkisine dair güncel durumları tanımlamak oldukça zor. Global düzeyde, sanat, mimari ve tasarım alanlarını kesin sınırlarla birbirinden ayıramadığımız, melez disiplinler ve uzmanlıkların ortaya çıktığı bir süreçten geçiyor olmamız bu durumun başlıca nedenlerinden birisi olarak görülebilir. Bu disiplinler arası çok yönlü ortam içerisinde, galeri ve müzeleri, kamusal alanları ya da alternatif mekanları, sanatsal üretimlerinin merkezine yerleştireren sanatçıların sayısı da son dönemde dikkat çekici bir oranda artmıştır. Bu çalışmanın amacı, mekana özgü sanata ilişkin yeni alternatiflerin günümüz sanat ortamı içerisinde nasıl bir konuma yerleştiğini bağlam, melezleşme, kavram, ölçek, izleyici ve finansal destek gibi son zamanlarda sanat çevrelerince ele alınan trend başlıklar altında analiz ederek güncel verilere ulaşmaktır. Çalışma kapsamında yer verilen sanatçı örnekleri Almanya'da gerçekleştirilmiş olan araştırma projesinin çıktılarını yansıtmaktadır. Metinde bahsi geçen örneklerin pek çoğu birebir görüşme ve diyaloglarla elde edilen veriler ışığında oluşturulmuştur. Bu nedenle çalışmanın en önemli özelliklerinden birisi birincil kaynakların deneyim ve görüşlerine dayanıyor oluşudur.
  • Article
    A Learner Corpus-Based Approach To Explicitation in Interpreting Studies
    (2016) Kansu Yetkiner, Neslihan; Özgen, Murat; Yavuz, Yasemin; Oktar, Lütfiye; Yetkiner, Neslihan Kansu
    Bu çalışmanın temel amacı, Halliday'in (Halliday, 1994; Halliday ve Matthiesen, 2004) Dizgeci İşlevsel Dilbilgisi (DİD) modeli çerçevesinde belirtikleştirme odaklı sözlü çeviri sürecine ışık tutmaktır. Kaynak metin ve erek metinlerin karşılaştırılması temelinde 232 öğrenci performansındaki belirtikleştirmeye ilişkin çeviri davranışları, çeviri türü (andaş, ardıl ve yazılı metinden sözlü çeviriler), yönlülük (İng-Tr ve Tr-İng) ve metin türü (Bilgilendirici ve anlatımsal metinler) parametreleri çerçevesinde ele alınmaktadır. Araştırmanın odak noktasını, adlaştırma yapılarının incelenmesi yoluyla 20 dördüncü sınıf mütercim tercümanlık öğrencisinin sözlü çeviri ses kaydı verisine dayanan performanslarındaki dilbilgisel eğretilemelerden uzaklaşma örüntülerinin, bir başka deyişle, belirtik eşleşik yapıların değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Ses kayıtlarına temel oluşturan metinler, İngilizce Türkçe olarak üretilmiş, benzer içeriklere sahip 12 farklı metinden oluşmaktadır. Anlatımsal metinleri oluşturan 6 farklı politik konuşma metni 3 İngilizce ve 3 Türkçe) zamanın dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Amerika Başkanı Barack Obama'nın seçim konuşmalarından alınmıştır. Enflasyon ve işsizlik konulu 6 bilgilendirici metin ise benzer sayıda eğretilemeli yapıları oluşturmak üzere özgün metinlerde değişiklik yapılarak üretilmiştir. Çalışma, İngilizce-Türkçe dil çifti söz konusu olduğunda Evrensel Çeviri Öğeleri kapsamında yer alan belirtikleştirme varsayımınının aksine, belirlenen parametrelere duyarlı bulgular ortaya koymuştur. Öğrenci odaklı bütünce, İngilizceden Türkçeye bilgilendirici metinlerin çevirisinde çeviri türüne bakılmaksızın adlaştırma yani, dilbilgisel eğretileme eğilimi olduğunu, Türkçeden İngilizceye anlatımsal metinlerin çevirisinde ise yönlülüğün belirleyici bir belirtikleştirme faktörü olduğunu ortaya koymuştur. Bilgilendirici metinlerin İngilizceden Türkçeye çevirilerinde tüm sözlü çeviri türleri için dilbilgisel eğretileme yoğunluğu dolayısıyla, belirtikleştirmeden uzaklaşma ortak bir örüntü olarak görülmektedir. Genel olarak anlatımsal metinlere bakıldığında ise, çeviri türü ve yönlülük parametrelerine bakılmaksızın öğrenci deneklerin özgün metinlerle karşılaştırıldığında çeviri metinlerde yoğun belirtikleştirme yaptıkları görülmektedir. Hiç şüphe yok ki, bu çalışma kapsamında yer alan üç farklı çeviri türüne ilişkin farklı performanslar, özellikle süreç yönetimi ve zaman kısıtı açısından büyük farklılıklar gösteren bu farklı çeviri türlerinin kendilerine has doğasından kaynaklanmaktadır. Bu bakımdan, konuşmacının belirlediği hız ayarı ve zaman kısıtı düşünüldüğünde, adlaştırmadan uzaklaşma yoluyla yapılan belirtikleştirme, kaynak metindeki karmaşık sözlükdilbilgisel yükü hafifletmek açısından öğrencilere yardımcı olabilir. Ayrıca, öğrenci çevirilerinden oluşan bu bütüncenin sunduğu bulgular, örtüklük ve belirtiklik dereceleri açısından söylem oluşturma stratejilerinde bir farkındalık yaratırken, uygun sözlükdilbilgisel yeniden bağlamlaştırmanın ve üzerinde çalışılan iki dil çifti arasındaki olası dilbilimsel zorlukların altını çizmektedir. Problem çözme tekniklerini somut bir biçimde ortaya koyan çeviri süreçlerini aydınlatmak, soyut ve karmaşık anlambilimsel yapıların takip edilebilir ve tanımlanabilir birimlere dönüştürülerek çözümlenmesine olanak sağlayan pedagojik bir boyut yaratmaktadır.
  • Other
    DİJİTAL YÖNTEM ve ARAÇLAR TÜRKİYE SİNEMA TARİHİ ÇALIŞMALARI AÇISINDAN NE VAAT EDİYOR?
    (2018) Şavk, Serkan
    Bu makalede, Dijital Beşerî Bilimler olarak bilinen araç, yöntem ve yaklaşımlarbütününün, Türkiye sinema tarihi çalışmaları açısından taşıdığı potansiyeli vurgulayacağım.Dijital Beşerî Bilimlere kısa bir giriş yaptıktan sonra, örnek projelerdenbahisle bugüne kadar neler yapıldığını ortaya koyacağım. Daha sonra,Yeşilçam endüstrisinin ürünü olan ve bugün çevrimiçi video paylaşım platformlarındanerişilebilen film yığınından, yeni araştırma soruları sormak için nasılyararlanılabileceğini, bu çerçevede dijital araç ve yöntemlerin ne tür olanaklarsunduğunu göstermeye çalışacağım.
  • Article
    A Comparison of Bilinguals' Lexical Processing in Their Two Languages
    (2018) Kuruoğlu, Gülmira; Mergen, Filiz
    Bilinguality literature abounds with evidence that both languages are activated in parallel in lexical processing and the wordsbelonging to two languages are stored in a shared lexicon. This accounts for interferences across languages, and slowerprocessing speed and lower accuracy rates when compared to monolingual lexical processing. This study investigates howbilinguals process words in both languages. In a lexical decision task, simultaneous bilinguals (N= 48) who acquired Englishand Turkish from birth were asked to decide if the visually presented letter strings were either real or non-words in Turkishand in English. Response times and accuracy were recorded via a software program and were statistically analyzed. Theresults showed that bilinguals processed real words faster and more accurately than non-words in both languages, and thatthere was no difference between languages in terms of speed and accuracy rates.
  • Article
    Fransız Hukukunda Mahkeme Dışı Anlaşmalı Boşanma
    (2019) Özcan, Cem
    Fransa’da anlaşmalı boşanma 18 Kasım 2016 tarihinde kabul edi-len bir kanunla bütünüyle sözleşmesel bir yapı kazanmıştır; bu kanunagöre eşler, noterin incelemesinden geçen bir anlaşma ile boşanabilmek-tedirler. Başka bir deyişle eşler, anlaşmalı boşanabilmek için artık ailemahkemesine gitmek zorunda değildirler. Bu durum boşanma süreciniönemli ölçüde kolaylaştırarak mahkemelerin iş yükünü azaltmakta amaaynı zamanda birçok hukuki soruna yol açmaktadır. Anlaşmalı boşan-mada hâkim denetiminin olmayışı eşler ve özellikle çocuklar için tehli-keli ve belirsiz bir durum yaratmaktadır. Çalışmanın konusunu bu huku-ki sorunların incelenmesi oluşturmaktadır.
  • Article
    İnsan Hakları Hukukunda Hukuki Çoğulluk
    (2020) Arslan, Ezgi; Katıman, Esra
    Hukuki çoğulluk, belirli bir sosyal alan içerisinde eş zamanlı olarak var olan, farklı kaynaklardan türemiş, normatifdüzenlerin çeşitliliğini ifade eder. Sosyal bir olgu olan hukuki çoğulluğun insan haklarıyla ilişkisi, çok farklı boyutlarasahiptir. Bu ilişki, devlet hukuku ile çoğul hukuk düzeni arasındaki ilişkiye bağlı olarak, farklı boyutlarıyla gündemegelmektedir. Bu çalışma kapsamında, hukuki çoğulluk teorilerine değinilecek ve bu teoriler çerçevesinde insanhakları hukuku ile çoğul hukuk düzenleri arasındaki ilişki teorik düzeyde farklı boyutlarıyla ele alınacaktır. Konununuygulamadaki yansıması ise, özellikle, hukuki çoğulluk olgusunun uluslararası niteliği dikkate alınarak uluslararasıinsan hakları mahkeme uygulamalarının içinde saptanmaya çalışılmış; bu bağlamda, ağırlıklı olarak, Avrupa İnsanHakları Mahkemesi içtihadı değerlendirilmiştir.