Doktora Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14365/8833
Browse
Browsing Doktora Tezleri by Department "İEÜ, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Ekonomi Ana Bilim Dalı"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Doctoral Thesis Achieving Turkey's Indc Target: Assessments by Multiplier Analysis, Computable General Equilibrium, and Structural Decomposition Analysis Methods(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2018) Alkan, Ayla; Binatlı, Ayla OğuşTürkiye, Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanı'nında (INDC), niyetini %21'e varan artıştan azaltım olarak açıklamıştır. Bu azaltım hedefi Türkiye için önemlidir, fakat, işsizlilk problemleri ile karşı karşıyadır ve büyümesini sürdürmeye ihtiyacı vardır. Bu çalışmada, 2002 ve 2012 yılları girdi-çıktı tablolarını temel alan iki Çevresel Genişletilmiş Sosyal Hesaplar Matrisi (SHM) geliştirimiştir. Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı ile beraber Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanı belgelerinin emisyon azaltım potansiyelleri Çarpanlar Analizi yöntemi ile hesaplanmıştır ve emisyonu hedeflenen seviyeye indirmek için daha akla yatkın alternatif politikalar önerilmiştir. SHM Çarpanlarını kullanarak sadece ekonomik büyümeyi hedef alan çeşitli politikalar oluşturulmuş ve bunların emisyon azaltım potansiyelleri Çarpanlar Analizi yöntemi ile hesaplanmıştır. Politika opsiyonlarını artırmak amacıyla, çok gazlı çok sektörlü bir Hesaplanabilir Genel Denge modeli geliştirilmiş ve INDC hedefini başarmak için alternatif vergi politikaları oluşturulup analiz edilmiştir. Karar almayı desteklemek için, Yapısal Ayrıştırma Analizi yöntemi 2002 ve 2012 Çevresel Genişletilmiş SHM'lere uygulanmış ve bu dönemde emisyon artışına sebep olan faktörler belirlenmiştir. Çalışma daha önceki ulusal dökümanlarının hem hazırlanışının hem de uygulamasının sorunlu olduğu ve Türkiye'nin bu dökümanlardaki iklim değişikliği azaltım politikalarını uygulamada titiz olmadığı kararına varmıştır. Çalışma aynı zamanda INDC'deki politikalarla hedefe ulaşmanın mümkün olmadığı ve Ulusal İklim Değişikliği Eylem Planı ve INDC dökümanlarından esinlenerek hazırlanan alternatif poltikaların da %21'lik hedefin gerisinde kaldığı kararına varmıştır. Çalışma daha zorlayıcı politikaların gerektiği sonucuna varmış ve INDC hedefinin ve dökümanın kendisinin büyük oranda gözden geçirilip düzeltilmesini tavsiye etmiştir.Doctoral Thesis Designing an Oil Curse Index (oci): Measuring the Oil Curse Tendency of the Countries Within an Economic Growth Perspective(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) Akcura, Evrim Özyorulmaz; Binatlı, Ayla Oğuş; Biresselioğlu, Mehmet EfeDoğal kaynaklar bakımından zengin olan ülkelerin ekonomik performanslarının, kaynak yoksulu ülkelere kıyasla nispeten düşük olması, ekonomi literatüründe "kaynak laneti" olarak adlandırılmaktadır. Zengin doğal kaynaklara sahip olunması, ülkelerin büyüme ve gelişme süreçleri açısından önemli bir üretim faktörü olduğu için, bu kaynakların plansız ve bilinçsiz kullanımı neticesinde, Hollanda Hastalığı, yolsuzluk, otoriter rejim, zayıf yönetişim, gelir dağılımı eşitsizliği, iç savaş ve çatışma riski ile rant arayışı gibi gelişememezliğin yol açtığı birçok önemli sorunla karşı karşıya kalınması kaçınılmaz olmaktadır. Bu plansız ve bilinçsiz kullanıma ilaveten, ekonominin dinamiklerini tamamen doğal kaynak kullanımına bağlamak, kaynak laneti hipotezine çekilen dikkatin günümüzde daha da artmasına neden olmaktadır. Bu kapsamda, Sachs and Warner (1995; 1997; 1999; 2001) tarafından gerçekleştirilen seri halindeki ampirik çalışmalarla birlikte kaynak laneti literatürü, doğal kaynakların ekonomik büyüme üzerindeki negatif etkisine vurgu yaparak, oldukça geniş bir çerçeveye yayılmaya başlamıştır. Mevcut yazındaki ekonometrik tabanlı birçok araştırma ve çalışma doğal kaynakların olumsuz ekonomik etkileri üzerine yoğunlaşırken; bazı çalışmalar da Norveç ve Botswana gibi ülkeler örnek gösterilerek, doğal kaynakların bir lanet olmaktan çıkıp, doğru uygulama ve politikalarla aslında bir nimete döneşebileceğini vurgulamıştır. Uzun yıllardır, en önemli fosil yakıt kaynaklarından biri olan petrol ve bu kapsamda özellikle Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı, Orta Doğu, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Sahra Altı Afrika gibi zengin petrol kaynağına sahip bölgeler ile Irak, Venezuela, Birleşik Arap Emirlikleri, Nijerya gibi ülkeler kaynak laneti literatürüne de bu yolla sıklıkla konu olmuştur. Ancak mevcut literatür incelendiğinde petrol kaynağına sahip ülkeleri merkezine alan ve ilgili ülkelerin petrol lanetine yatkınlıklarının ölçüldüğü detaylı bir çalışma olmadığı görülmektedir. Bu kapsamda, bu tez literatürde ilk defa petrol rezervine sahip 41 ülkenin 2002-2015 yılları arasındaki petrol laneti performasını, altı farklı ekonomik ve politik göstergenin yer aldığı Ana Bileşenler Analizi metodunu kullanarak, sistematik ve kapsamlı bir endeks oluşturulması yoluyla incelemiştir. Endeks sonuçlarına göre, petrol laneti bağımlılığı en az olan ülkeler İtalya, Çin, İngiltere ve Amerika olurken; Irak, Suudi Arabistan, Sudan ve Kuveyt petrol laneti performansı en düşük ülkeler olarak dikkati çekmektedir. Endeks sonuçlarına bakılarak, petrol laneti performansı düşük olan ülkelerin başarısında rol oynayan faktörler, petrol laneti performansı yüksek olan ekonomilerin dinamikleri ile karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Petrol Laneti Endeksi'nin en dikkat çekici bulgusu, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler arasındaki petrol laneti performansındaki farktır. Endeks ayrıca, doğal kaynak zenginliğinin bir lanetten öte nimete dönüşmesinin gerçekleşebildiği bazı istisnai durumların da altını çizmektedir. İlaveten, endeksin sonuçları, doğal kaynak zenginliğinin getirdiği yolsuzluk, siyasi istikrarsızlık, rant arayışı davranışı ve çatışma riskinin yanı sıra, ekonomik çeşitlendirmedeki eksiklik nedeniyle Hollanda Hastalığı'yla sonuçlanan bozucu etkilere de dikkati çekmektedir. Bu kapsamda tezin ikinci kısmında, oluşturulan endeksin geçerliliğini kanıtlamak ve doğrulamak amacıyla endeks sonuçları, Mankiw-Romer-Weil (1992)'in ekonomik büyüme modelinde aynı ülkelerin yer aldığı ve 2002 ve 2015 yıllarını kapsayan birçok ekonomik, politik ve sosyal değişkenin yer aldığ panel regresyon analizlerinde bir gösterge olarak kabul edilmiştir. Ampirik bulgular, oluşturulan endeksin ekonomik büyüme üzerindeki bozucu etkilerini kanıtlamaktadır.Doctoral Thesis Essays on Energy, Co2 Emissions and Income Convergence(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2019) İsberk, Esra Onater; Yetkiner, İbrahim HakanBu tez, enerji, CO2 ekonomisi ve gelir yakınsama konularında üç makale sunmaktadır. İlk makale, Solovyen büyüme teorisini kullanarak bir karbon emisyonu yakınsama denklemini türetir ve Annex I ülkelerinin verilerini kullanarak ampirik denklemi test eder. Bu nedenle, çalışma, uygulanan karbon emisyonu azaltma politikaları çerçevesinde bu politikaların karbon emisyonu yakınsaması açısından başarısını ölçmektedir. Sistem GMM tahminleri, Annex I ülkeleri arasında koşulsuz ve koşullu karbon emisyonlarının yakınlaşmasının varlığını kuvvetle ortaya koymaktadır. İkinci çalışma, Solovyen gelir yakınsama denklemini genişleterek bir enerji yoğunluğu yakınsama denklemi geliştirir. OECD ülkeleri için test edilen bu denklem sonucunda Sistem GMM tahminleri, OECD ülkeleri arasında enerji yoğunluğunun koşulsuz ve koşullu yakınsamasının varlığını kuvvetle ortaya koymaktadır. Çevresel Kuznets eğrisi hipotezi, ülkelerin kalkınma süreçlerinin başlangıcında karbon emisyonlarının daha yüksek olduğunu, ancak belli bir kalkınma eşiğini aştıktan sonra karbon emisyonlarının azalacağını savunur. Bu tezin üçüncü çalışması, OECD ülkeleri için çevresel Kuznets eğrisi hipotezini incelemektedir. ARDL yaklaşımı, Danimarka, Güney Kore, Fransa ve İsrail için çevresel Kuznets eğrisi hipotezinin varlığını ortaya koymaktadır.Doctoral Thesis Modeling the Exchange Rate and Interest Rate Intervention of Central Bank of the Republic of Turkey(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2014) Can, Emre; Binatlı, Ayla Oğuş2008 küresel finans krizi dünya ekonomisi ve finans piyasaları için yeni bir dönemi başlatmıştır. Bu kriz karar vericilerin, politika yapıcıların, iş adamlarının, vergi ödeyenlerin, seçmenlerin ve her bir bireyin algısında yeni bir "ekonomi" ve "piyasa" olgusunun oluşmasına neden olmuştur. Bu algı kurumların amaçlarını ve önceliklerini genişletmiş ve değiştirmiştir. 2008 küresel finans krizi küllerinden eski bir oyuncuyu kahraman olarak ilan etmiş ve ona bir çok sorumluluk yüklemiştir. Kuşkusuz bu eski kahraman merkez bankalarıdır. Merkez bankalarının artık öncelikli ve tek amacı fiyat istikrarını sağlamak değildir. Bu amacın yanında, merkez bankaları krizle mücadele eden, piyasaya gün içinde dolaylı veya dolaysız müdahale ederek piyasanın ateşini söndüren, şirketlerin batmasını engelleyen, işsizlikle mücadele eden, büyüme için katkı veren, bir çok bakanlığın görevini üstlenmiş "bağımsız" bir kahraman haline dönüşmüştür. Merkez bankalarının piyasaya bu kadar müdahil olması ve müdahalesinin ne zaman gerçekleşeceği sorusu tüm karar vericiler için önemli hale gelmiştir. Çünkü merkez bankaları müdahaleyi piyasayı "normalleştirmek" veya "dengelemek" için yapmaktadır. Piyasaya bu kadar etkin müdahele edebilen bir oyuncunun müdahalenin yapma zamanını bilmek, öngörmek ve analiz etmek kuşkusuz piyasanın tüm paydaşları için çok önemlidir. Bu tezin temal amacı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın döviz kuruna ve faize doğrudan müdahalesinin ne zaman ve hangi koşullarda olduğunu analiz etmektir. Bu zamanlamanın ve koşulların analizi hem geçmiş piyasa dinamiklerini anlamakta hem de gelecekteki müdahaleleri tahmin etmekte faydalı olacaktır. Bulgularımız, ayrıca Merkez Bankasının piyasayı okuma algısında, dengesizliğin ve anormalliğin tanımlanmasında yardımcı olacaktır. Bu tezde logit regresyonlar tahminlenmiş ve reaction fonksiyon teorisi incelenmiştir. Reaction fonksiyon teorisi incelendikten sonra günlük data ile temellenen bir model önerilmiş. Bu model regresyon, VAR ve M-Garch teknikleriyle analiz edilerek değişkenler arasındaki ilişkiler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu analizlerden elde edilen sonuçlar karar ağaçları metoduna uygulanmıştır. Karar ağaçlarıyla kurduğumuz modeller ile TCMB'nin 2002-2012 yılların ararında döviz kuruna (26 kez) ve gösterge faize (54 kez) ne zaman doğrudan müdahale ettiği analiz edilmiştir.Doctoral Thesis Unconventional Monetary Policy Implementation in Turkey(İzmir Ekonomi Üniversitesi, 2022) Çelik, Mahmut; Binatlı, Ayla OğuşBu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)'nın 2008 Finansal Krizinden sonraki para politikası uygulamalarının detaylı bir değerlendirmesini sunmaktadır. Küresel finans krizi merkez bankacığı uygulamalarında bir dönüm noktası olmuştur öyle ki; bu dönem 2008 öncesi ve sonrası diye nitelendirilebilir. TCMB'nin yeni para politikası araçlarının etkinliği geleneksel olmayan para politikası uygulamalarının bir örneği olarak ve ayrıca makroihtiyati bir açıdan analiz edilmiştir. Yeni para politikası çerçevesinin aktarım mekanizması yalın bir açık ekonomi DSGE modeli çerçevesinde açıklanmıştır. Politikanın etkinliği ise Bayesçi Yapısal VAR modeli ile test edilmiştir. Sonuçlar yeni para politikası çerçevesinin döviz kurlarındaki oynaklığı azalttığını, cari dengede iyileşme sağladığını ve kredi genişlemesini sınırlandırdığını göstermiştir.
